Yazara Gore Listeleme

  • Breck Eisner
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    139,06 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Barış Bölükbaşı
    Orta Batı'da sessiz, sakin bir kasabada yaşayan bir karı-kocanın, teker teker deliren arkadaşlarına ve yakınlarına karşı yaşam mücadelelerini konu alıyor. Şehir sularına karışan ne olduğu belirsiz zehirli bir madde, kasaba sakinlerini psikopat katillere dönüştürmüştür. Bunu fark eden yetkililer, kasabayı karantinaya almaya karar verirler. Dışardan bakıldığında her şeyin kusursuz gözüktüğü kasabamız sakinlerinin, kontrollerini kaybederek birer caniye dönüşmeleriyle ?Amerikan Rüyası? sona erer. Salgını önlemeye çalışan askeriye, kasabaya girişi ve çıkışı engelleyince, içeride ?sağlıklı? kalanlarla gözü dönmüş katiller arasında bir kaos başlar. İçeride mahsur kalan Şerif David Dutton (Timothy Olyphant) ve hamile eşi Judy (Radha Mitchell); sağlık merkezindeki asistan Becca (Danielle Panabaker) ve Şerif'in sağ kolu Russell (Joe Anderson) bir zamanlar cennet gibi olan kasabalarını artık tanıyamamaktadır. Komşularına ve arkadaşlarına güvenemeyen, yetkililer tarafından terkedilmiş ve kendilerini salgından korumak için çabalayan bu dörtlü, yaşadıkları kabustan kurtulmak için güç birliği yapar.
  • Zeus Kabadayı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    93,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Dikmen
    Bavulunu ne kadar toplarsan topla... Onu boşalttığın gibi boşaltamazsın beynini... Yolcu olmak sorun değil.  Gitmesine gidersin de  Dönünce bulabilir misin terk edip gittiğini? Ben en çok yanlış duraktan korkarım. İndiğinde ne yol bilirsin ne de iz... Gerçi gidecek yerin yokken nasıl kaybolabilirsin ki? En iyisi bırakmak her şeyi... Hem bir yere gitmek yerine  Kalırsam olduğum yerde...  Olduğum yer evim olur...  Olmaz mı? Olmasın...
  • Sevan Nişanyan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    477,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Latifoğlu
    – Latince “kalem torbası” anlamına gelen “kalamar” ile bizim Arapçadan aldığımız kalem aynı kökten iki sözcük. – İtalyanca “berber” saç değil sakal traş eden kişinin adı, “barbunya” ise aslında “sakallı” demek. – Put Buddha’nın Eski Türklerdeki adı, “pagoda” ise Budist tapınaklarına verilen “putkede” adının Portekizcesinden Batı dillerine giren bir sözcük. – “Boğaça” “ateşte pişmiş hamurişi” anlamına gelen Latince “focacia”dan, “fuel ise “yakacak odun” anlamında “focalia”dan geliyor. Birincisi İtalyanca, ikincisi Eski Fransızcadan İngilizce yoluyla Türkçeleşmiş. – “Bukalemun” ile “pantolon”da Eski Yunanca “aslan” sözcüğü saklı. – Farsça “beygir” “yük tutan”, “kevgir” “köpük tutan” “peşkir” ise “ön tutan” anlamına gelen bileşik isimler. – “İrtica” sözcüğü (ve tartışması) Türkçeye 1909’da girmiş. Fransızca “écolé”den esintiler taşıyan “okul” ise Dil Devrimi bünyesinde 1934’te yaratılmış. (…) Kullandığımız sözcüklerin inanılmaz bir tarihi var. Türk dilinin bilinen geçmişi 1300 yıllık. Oysa bugün kullandığımız bazı kelimelerin kökeni daha binlerce yıl öncesine dayanıyor. “Üvendire” ve “evlek” gibi iki kadim Anadolu sözcüğüne 2800 yıl önce yaşamış olan Homeros’un destanlarında rastlıyoruz. “Aferin” deyimi Zerdüşt dininin 3000 yıllık kutsal metinlerinde “seni kutsuyorum” anlamıyla karşımıza çıkıyor… Kimilerinin Amerikan icadı zannettiği “seks”, bizi Roma’nın henüz imparatorluk bile olmadığı bir devrin haremlik–selamlık düzenine geri götürüyor. 3000 yıl önce Fenikelilerin kendi alfabelerinin ilk harfine verdikleri “elif” adı ise 21. yüzyıl Türkiye’sinde popüler bir kadın adı olarak yaşamaya devam ediyor… Sevan Nişanyan’ın bu şaşırtıcı kitabı 1000’i aşkın Türkçe sözcüğün inanılmaz tarihini, esprili ve kolay okunur bir dille anlatıyor, her gün kullandığımız sözcüklerin aralarındaki umulmadık köken ilişkilerini göz önüne seriyor. “ELİFİN ÖKÜZÜ”, geniş bir tarih kültürüne ve titiz bir araştırmaya dayandığı halde okuması keyifli, tüy kadar hafif bir kitap. Dili ve sözcükleri sevenler için ideal bir armağan…
  • İbrahim Kalın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    51 Ayrım
    1334,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Çelik
    İslâm ve Batı'nın iç içe geçmiş tarihinin ana hatlarını ele alan bu çalışma, siyasî, askerî ve toplumsal ilişkilerin yanı sıra , 'ben' tasavvuru, 'öteki' algısı, zaman ve mekân tasavvuru, sembolik dil ve imgeler üzerinden inşa edilen anlamlar dünyasına eğilmeyi hedefliyor. Kitap İslâm ve Batı toplumlarının etkileşim içinde olan ve tedâhül eden tarihlerinin dün ve bugün ifade ettiği anlamları ortaya koymak için tarihten felsefeye, teolojiden sanata uzanan disiplinler arası bir yaklaşımı esas alıyor. Her 'ben' iddiası bir 'öteki'nin varlığını tazammun ederken, her 'öteki' vurgusu da bir 'ben' tasavvuru inşasını zorunlu kılar. Fakat modern dikotomilerin tersine, bu ayrımı mutlaklaştırarak sonsuz ve sınırsız düşmanlar üretmek gerekmiyor. 'Öteki' üzerinden verilen hükümler, aynı zamanda 'ben' ile, 'biz' ile ilgili tanımlamaların da bir aynasıdır. Bu kitap, İslâm ve Batı ilişkilerini tahlil ederken, arka planda yatan ben-öteki diyalektiğinin izdüşümlerini takip etmeyi amaçlıyor. "İbrahim Kalın'ın, İslamiyetin hızlı yayılışından beri Avrupa ve İslam ilişkisi, özellikle de Avrupa'nın karşısında Müslüman Türklerin konumu ile ilgili yazdıkları çok ilginç. Kitabın geniş bir kaynak bilgisi var. Bu kitap batı dillerinde Osmanlı dönemi ve modern Türkiye ile ilgili kaynaklar yanında Anglosakson ve Fransızca literatürün başka dillerinden yapılan tercümelerin geniş ölçüde kullanıldığı bir çalışma. Kalın, her tezin etrafında en ince teferruata kadar gidip, onları sıralamada şaşırmadan sunmayı biliyor. Beş yüz sayfalık kitap çok ilgiyle ve yormadan okunabilecek durumda. " -İlber Ortaylı, Tarihçi Yazar- "Ne Doğu, Doğu'dur artık; ne Batı, Batı. Bu ikisi artık birleşebilir! Kipling ve Peyami Safa'nın muhayyilesindeki Doğu-Batı'yı hâlâ merak edenler varsa, İbrahim Kalın'ı okusunlar: akıcı ve düşündürücü bir eser." -Mustafa Özel, İstanbul Şehir Üniversitesi- "Geleneksel diyalektikte, "İsteseydim sizi tek bir millet yapardım…" ilâhî fermanının karşıt anlamını yakalama gereği olarak öteki ile beraber var olmanın yolları aranırdı. Öteki denilen şey ezilip yok edilecek bir şey değil, ancak kendisi ile yarışılacak bir şeydi. "Âdem'in çocukları birbirinin uzvu gibidir" diyen Sa'dî ve "Varlığı bilmeden kendini bilemezsin. Ve varlığı bilmek Tanrı'nın kendi eseriyle cilveleşmesinin yollarını bilmekse, o zaman ben-idraki bizi varlığa, varlık bizi Tanrı'ya, Tanrı da bizi tekrar ben'e geri getirir" diyen Molla Sadra gibi bilgelerden aldığı ilhamla Doç. Dr. Kalın, geleneksel ontolojinin karşısında yer alan modern zamanların hakim ötekileştirme eylemini sorgulamaktadır. İbrahim Kalın'ın modern ötekileştirmenin aynı zamanda yok etme haline gelmesi sürecini özellikle Müslümanın ötekileştirilmesi eylemi üzerinden okuyan bu mühim çalışmasını herkese tavsiye ederim." -Mahmud Erol Kılıç, İslam İşbirliği Teşkilatına Üye Ülkeler Parlamentolar Birliği (İSİPAB) (PUIC) Genel Sekreteri-
  • Jane Rogers
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    662,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kadınlar karınlarındaki bebekleriyle birlikte ölmektedir. Bu felaket yüzünden insanların bir kısmı bilim adamlarını suçlar. Bir kısmı da bunun ilahi bir ceza olduğunu düşünür. Jessie Lamb ise suçlunun kim olduğunu umursamaz, tek istediği şey bu durumun değişmesi için üzerine düşeni yapmaktır. Jessie Lamb'ın Vasiyeti, genç bir kızın cesaretle imtihanı değildir yalnızca. Onun babasının da sınavını anlatmaktadır. Jane Rogers'a bilim-kurgunun önemli ödüllerinden biri olan Arthur C. Clarke ödülünü kazandıran bu kitap, babasını, insanlığın geleceği ile kızının geleceği arasında tercih yapmak zorunda bırakan Jessie Lamb'ın etkileyici hikâyesini anlatmaktadır. "Bu hikâye sizi çok uzaklara sürükleyecek." -Independent- (Tanıtım Bülteninden)
  • Onur Ataoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    524,85 KB
    Eser Türü: Kitap
    Onur Ataoğlu, Japon Yapmış dizisinin ikinci kitabında, Japonya’da yabancı olmayı, günlük hayat koşturmacası içinde Japonya’nın çeşitli kültürel görünümlerini, Japon mutfağını, Japon bahçelerini, akıl ötesi Japon icatlarını, Japon mafyası yakuzayı, sinek avlayan polisleri, dini festivalleri, Japon öcü hikâyelerini, pachinko salonlarını, karaokeli gece hayatını, efsanevi Kodo davul grubunu, “düşlerinin resmini yapan” ünlü sinema yönetmeni Akira Kurosawa’yı, Hiroşima’ya atılan atom bombasından etkilenerek kan kanserinden ölen bir “kız çocuğu”nu, İkinci Dünya Savaşının bittiğinden habersiz, ormanların derinliklerinde saklanarak yaşamaya çalışan Japon Rambolarını, kısacası Japonun neler yaptığını, hem düşündüren hem de eğlendiren bir dille anlatmaya devam ediyor...
  • Onur Ataoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    512,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünya üzerinde Türkçeden başka hiçbir dilde, hatta Japonca'da bile "Japon yapmış" kadar Japonya'yı ve Japonları açıklayabilecek kısalıkta ve kudrette bir deyiş yoktur. Halkımız bilmeden veya bilerek, Japonlara özgü Zen Budizminin sade ve derin felsefesi ile uyumlu bir özdeyiş üretmiştir. Bu özdeyiş, Japonya'ya ve Japon halkına bakışımızı özetler; hayran olma, takdir etme, imrenme, taraf tutma, destekleme, hayıflanma, iç çekme, özeleştiri, kıskanma ve bazen motive olma! Japon ne yapmıştır, nasıl yapmıştır, niye yapmıştır, pek bilinmez; ama yapmıştır işte! Onur Ataoğlu, Japon yaratılış efsanelerinden Budizme, Japonya tarihinden modern günlük hayata, samuray ve geyşalardan manga ve haikulara uzanan geniş bir yelpazede Japonun neler yaptığını anlatıyor… Üstelik hem düşündüren hem de eğlendiren bir dilde…
  • Friedrich Nietzsche
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    577,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Her derin düşünür, anlaşılmamaktan çok anlaşılmaktan korkar. Anlaşılmamak, belki boş gururunu yaralar, oysa anlaşılmak,yüreğini; şöyle diyen duygudaşlığını: 'Ah! Niçin benimki gibi bir zorluğu istersiniz?' Derin acıların insanı mutlu olduğunda kendini ele verir. Sanki kıskançlıktan ezip çiğnemek, Boğmak ister gibi bir mutluluğu Yakalama yolu vardır. Ah bir bilebilse uçup gidebileceğini!..
  • Flannery O'Connor
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    711,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    İyi İnsan Bulmak Zor, yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olan ve "güney gotiği" diye adlandırılan akım içinde başarılı eserler veren Flannery O'Connor'ın on öyküsünü içeriyor. Tekinsiz bir atmosferin hâkim olduğu bu öykülerde, insan doğasının pek hoş olmayan ama bir o kadar da gerçek yönleri gözler önüne seriliyor. O'Connor'ın karakterlerinin çoğu sempati duyulamayacak kadar rahatsız edici, ama onları ilginç kılan tam da bu. İyi veya kötü diye sınıflandırılmaya şiddetle direnen karakterler söz konusu burada; ahlak terazisinde hangi kefenin ağır basacağını kestirmek kolay değil. Zira okuru bencilliğin, riyakârlığın, cehaletin ve hatta sırf zevk için yapılan kötülüğün dünyasına buyur eden O'Connor ahlak, dindarlık, iyi ve kötü gibi ikircikli konularda bildik klişeleri yerle bir ediyor ve neredeyse tedirgin edici, afallatıcı bir nesnellik sergiliyor. Grotesk karakterlerle dolu bu grotesk dünya, "karanlık"la yüzleşmekten korkmayan edebiyatseverlere doyurucu bir okuma vadediyor. YAZAR HAKKINDA: 1925'te Amerika'nın Georgia eyaletinde doğdu. 1964 yılında deri veremi hastalığın sonucu öldü. Hastalığıyla mücadele ettiği on üç yıl süresince yazdığı öyküler iki kitapta toplandı. Bunlardan ilki olan İyi İnsan Bulmak Zor 1955 yılında yayımlanırken, diğeri (Everything That Rises Must Converge) ölümünün ardından 1965 yılında yayımlandı. Kısa öykülerinin haricinde Wise Blood (Bilge Kan) (1952) ve The Violent Bear It Away (1960) başlıklı iki romanı da vardır.
  • James Webb Young
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    109,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Nasıl olur da ilk baskısını 1940'larda yapmış bir kitap bugünün en üst düzey yaratıcıları için bu kadar önemli olabiliyor? James Webb Young'ı zamanında bu olağanüstü küçük kitabı yazmaya teşvik eden soruyu cevapladığı için: Fikir nasıl bulunur? Reklâmcılıkta ve başka alanlarda iyi fikirler üretmek için basit ama mucizevi bir teknik… Bu kitap, 1965 yılında ilk defa yayınlandığından beri, binlerce reklamcıya, zihinlerinin içindeki bariyerleri aşıp yaratıcıklarını açığa çıkarmaları için yol gösterdi. Şairlerden ressamlara, bilimadamlarından mühendislere kadar birçok profesyonel heyecan verici fikirler üretebilmek için, bu özlü ve güçlü kitaptan faydalandı. Reklâmcığının büyük ustalarından James Webb Young'ın benzersiz tecrübe ve zekası, içinizdeki o büyük, bir türlü ulaşamadığınız fikirleri keşfetmenize yardım edecek, yaratıcılığınızın önündeki o gizem perdesini sonsuza kadar kaldıracak.

Sayfalar