Yazara Gore Listeleme

  • Sezer Duru ve Orhan Duru
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    256,47 KB
    Eser Türü: Kitap
    Oğuz İstanbul'da yaşadı. Oğuz bir dönemi yaşadı. İncecikti. Çeviriler yaptı, şiirler yazdı, dünyayı ve çevresini izledi. Hiçbir zaman bir evi, tek bir sandalyesi bile olmadı, arkadaşlarının evinde kaldı. Birlikte yaşadığı insanlar hep övgüyle andılar onu... Üzerinde daima bir kitap bulundururdu. Kitaplığı olmadı ama güçlü bir belleği oldu. Bir bavulu bile yoktu, gerektiği zaman üzerindekileri değiştirmekle yetindi. Eşya almadı, eşya tamir ettirmedi, belki de bir tek mobilya mağazasına girmedi. Pasaport almadı, karı almadı, karı boşamadı, kimseyi gebe bırakmadı, resmi dairelere girip çıkmadı... Her şeyi hiçbir şey, hiçbir şeyi her şey olarak yaşadı... Hayalet Oğuz: yaşamını bir sanat yapıtı haline getirebilmiş ender insanlardan biri...
  • Immanuel Wallerstein
    - Türkçe
    2 Ayrım
    859,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    YİRMİNCİ YÜZYILIN son on yılı. "Komünizmin çöküşü ve Liberalizmin zafer yılları" diye mi anılacak ileride? Immanuel Wallerstein, 1990'larda çökenin Liberalizmin ta kendisi olduğunu iddia ediyor. Fransız Devrimi'nden bu yana soldan sağa "Sosyalizm, Liberalizm, Muhafazakârlık" diye sıralanan üçlü ideolojik sistemin, aslında dünya çapında hâkim ve merkez ideoloji olan Liberalizmin üç görüntüsü olduğunu, bu sistemin "sol" kanadının çöküşüyle, dünya çapında bir bütün olarak meşruiyetini ve geçerliliğini yitirdiğini söylüyor. İdeolojik meşrutiyetini yitirmiş devletler 21. yüzyılda ayakta kalabilmek için ne yapabilir? Daha da önemlisi, "sol" geleneğini yitirmiş sistem karşıtı güçler, aynı dönemde hangi ideolojik çerçevede, nasıl bir yapı içinde örgütlenebilir? Wallerstein SSCB'nin çöküşüyle "tek kutuplu" hale gelen" yeni dünya düzeni"nin, yakın gelecekte ABD-Japonya ve Avrupa Birliğini Rusya eksenlerinde yeniden örgütleneceğini ve bu temelde yeni bir meşruiyet aramaya başlayacağını öngörüyor. Sömürüye karşı ve bir özgürlükten yana güçlerin kaderi ise, bu yeniden yapılanma sürecinde ne yaptıklarına bağlı. Liberalizmin "sol" bir türevi olan eski sistem karşıtı hareketleri diriltmeye mi çalışacağız, yoksa özgürlük, eşitlik ve demokrasi için yeni bir yapılanma ve meşruiyet arayışına mı girişeceğiz? Wallerstein'a göre 21. yüzyılın ilk ve hayati soruları bunlar.
  • Denny Spade
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    346,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    İçeri girdi. Hol kapkaranlıktı ve içerden küf kokusu geliyordu. Yavaş yavaş ilerlerken elektrik düğmesini arıyordu. Kimseler görünmüyordu ortalıkta, sadece yan odalardan birinden hafif bir ışık sızıyordu. «Bay Maddox?» Cevap gelmedi. Jessica biraz daha yürüdü ve tekrar seslendi. Arkasında bir kumaş hışırtısı duydu, ancak geriye dönmeye fırsat bulamadan bir el ağzını kapatıverdi...
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Alev Alatlı, "Bu toplumda 'biliyor olmak' mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir." diyor. "Çünkü bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder." Günay Rodoplu'nun hayatındaki trajik, boyut bilgidir. Hayatını, Lao Tzu ile, Hazreti Muhammed'le, Kropotkin'le, Marks'la, Baudelair'le, Albert Schweitzer'le, Kazancakis'le paylaşmasına bakılırsa bu dünyadan değildir. Ama bu dünyaya dair çok bilgi edinmiş bir insanın sorumluluğu altında ezilir, pasifize olur. Türkiye insanının hoyratlığına yenik düşer. "Ve iyilik buradan çıkar. İyilik, dayatılan haksız, yanlış ve çirkin oyun oynamayı reddetmekten çıkar." "Viva, La Muerte!" Yirminci yüzyılın son otuz yılında Türkiye insanının ortak ruhunu çözümleyen, yer yer belgesel nitelikli dörtlünün ilk romanı." Alatlı "Türkiye bugün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır." diyor ve sesleniyor, "Or'da kimse var mı?" (Arka Kapak)
  • Aimee Bender
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    617,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin... Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?.. Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, onu pişiren kişinin duygularını da tatmakta olduğunu anlar... Olağanüstü yeteneği, aynı zamanda derin bir kaygı ve hüznü de beraberinde getirir; çünkü her zaman neşeli, güler yüzlü ve sevecen biri olarak bildiği annesi, kalbinde sarsıcı bir gerçek saklamakta, ailesinden ayrı ikinci bir hayat yaşamaktadır... Çok geçmeden babası ve ağabeyinin de çok özel yetenekleri olduğunu anlar. Her üçü için de bu yetenek, kimi zaman bir mucizeye kimi zaman da yakalarını kurtaramadıkları bir illete dönüşecektir. Hemen her ailenin üstünü örttüğü gerçekleri, duyarlı ve yetenekli bir genç kızın büyüme öyküsü eşliğinde anlatan acı, tatlı ama her sayfası büyülü bir şehir masalı...
  • Mario Levi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sen sadece duyduklarım karşısında sağır kalarak değil, bir başkasını seçerek ve aramıza bir başka odayı koyarak, benden o kadar değerli bir şeyi koparıp onlara götürdün ki, yıllardır acısını duymadığım bir yarayı öylesine kanattın ki! (...) İçimden götürdüğüm ve bana artık asla geri veremeyeceğin parçam, benim zaferimdi, en nihayet yaşayabildiğim zaferimdi İnci. Bu zafer gücünü, bir kadının bana tutkuyla bağlanmasından alıyordu. (...) O yaralı çocuklar, yaralarını kurmak istedikleri ailelere isteseler de istemeseler de taşırlardı hep. O yaralı çocuklar, sadece yaralı aileler kurabilirlerdi... Bir kaderdi bu sanki..." Hayalleri, masalları ve yenilgileri olmayan insan, yaşadığını söyleyebilir mi? Ya o tutku ilişkileri? Bizi bir yerlere götüreceğine hep inanmak istediğimiz, o aşklar, o sevgililer? İlişkilerimizde duvarlar ören ve bunu bize hissettiren kimdir aslında? Kendini kazanmanın bedeli, birilerini kaybetmeyi göze almak mı? O hayalleri yolun neresinde yitiriyoruz? Lunapark Kapandı, bu sorulara yanıtlar arayanların, diğer yandan da gidenlerin, gitmeyi bilenlerin ve hep aynı yerde kalanların, kendilerini bir odaya tutsak edenlerin hikayesi... Geriye, bir düzen kurduklarına inananların, oyunlarına sığınanların hayatın neresinde olduklarını sormak kalıyor... Ve roman bir gerçeği gösteriyor: bu yalanlarımızla o kadar kalabalığız ki aslında... en sadece duyduklarım karşısında sağır kalarak değil, bir başkasını seçerek ve aramıza bir başka odayı koyarak, benden o kadar değerli bir şeyi koparıp onlara götürdün ki, yıllardır acısını duymadığım bir yarayı öylesine kanattın ki! (...) İçimden götürdüğüm ve bana artık asla geri veremeyeceğin parçam, benim zaferimdi, en nihayet yaşayabildiğim zaferimdi İnci. Bu zafer gücünü, bir kadının bana tutkuyla bağlanmasından alıyordu. (...) O yaralı çocuklar, yaralarını kurmak istedikleri ailelere isteseler de istemeseler de taşırlardı hep. O yaralı çocuklar, sadece yaralı aileler kurabilirlerdi... Bir kaderdi bu sanki..." Hayalleri, masalları ve yenilgileri olmayan insan, yaşadığını söyleyebilir mi? Ya o tutku ilişkileri? Bizi bir yerlere götüreceğine hep inanmak istediğimiz, o aşklar, o sevgililer? İlişkilerimizde duvarlar ören ve bunu bize hissettiren kimdir aslında? Kendini kazanmanın bedeli, birilerini kaybetmeyi göze almak mı? O hayalleri yolun neresinde yitiriyoruz? Lunapark Kapandı, bu sorulara yanıtlar arayanların, diğer yandan da gidenlerin, gitmeyi bilenlerin ve hep aynı yerde kalanların, kendilerini bir odaya tutsak edenlerin hikayesi... Geriye, bir düzen kurduklarına inananların, oyunlarına sığınanların hayatın neresinde olduklarını sormak kalıyor... Ve roman bir gerçeği gösteriyor: bu yalanlarımızla o kadar kalabalığız ki aslında...
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Dörtlünün birinci kitabı, Viva la Murte! hızla yabancılaşan Türkiye toplumunda bir haymatlos gibi yaşamak zorunda kalan Rodoplu'nun, ezilmesini, pasifize edilmesini anlatır. "Bu toplumda 'biliyor' olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü, bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bitmeyen cahili vicdanının demir parmakları arasından seyreder," diyen Alev Alatlı, ikinci kitap, 'Nuke' Türkiye’de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydım, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil, Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı'da da haymatlostur! Dünya üzerindeki iktidarını koruma gayreti içindeki Batı, cahilliyeyi öyle bir hamiyetle dayatır ki, elvermemek, katledilmek demektir."
  • İvan Sergeyeviç Turgenyev
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    229,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Lüzumsuz Adam'ı edebiyatta belki de ilk kez Sait Faik'ten duyduk. Sabahattin Ali'nin Raif Efendisi'nde, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Suad'ında, Yusuf Atılgan'ın Bay C.'sinde, Oğuz Atay'ın Selim Işık'ında izlerini okuduk. Bize çok da uzak olmayan Rus edebiyatında da kalabalık bir soykütüğü var Lüzumsuz Adam'ın: Puşkin'in Onegin'i, Lermontov'un Peçorin'i, Gonçarov'un Oblomov'u, Turgenyev'in Bazarov'u ve en keskin ifadesiyle Dostoyevski'nin isimsiz yeraltı adamı. İçimizdeki uyumsuzluk istencini hatırlatır bize lüzumsuz adamlar. Çağının iki arada bir derede kalmış gayrimeşru çocuklarıdır onlar; yaşamı seyretmekten eyleme geçemeyen ama belki de bakarak eyleyen öfkeli antikahramanlar. İşte Turgenyev, Türkçede ilk kez okuyacağınız Lüzumsuz Bir Adamın Günlüğü'nde bu aykırı karakterlerin doğuşuna götürüyor bizi.
  • Joseph Roth
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    330,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    100. doğum yılı olan 1994'te Avusturya içinde ve dışında çeşitli kültürel faaliyetlerle anılan ünlü nesir üstadı Joseph Roth'un (1894-1939), Türkçeye kazandırdığımız Hileli Tartı adlı bu roman, ölümünden kısa bir süre önce yayınlanmıştır. Çok akıcı bir dil ve sıcak bir üslupla kaleme alınmış bir roman olan hileli tartı'nın yıldızı da yazarı gibi giderek parlamaktadır. Zaten Joseph Roth da Türkiye'de yeni yeni tanınmaktadır. Apolitik bir roma olan Hileli Tartı'nı özünü oluşturan Avusturta-Macaristan monarşisinin çöküşünden duyulan içtimai üzüntüyü ferdi seviyede ele almasıdır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Julien Gracq
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    498,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Julien Gracq, Gerçeküstücülük akımına katılmamakla birlikte bütün yapıtlarında bu akımın etkisinde kalan, 1951'de layık görüldüğü Goncourt Ödülünü kabul etmeyen ilginç bir Fransız yazarı. Ormana Bakan Balkon başlıklı romanında bizi, İkinci Dünya Savaşının hemen öncesinde Almanların saldırısını bekleyen Fransa'ya götürüyor. Belçika ormanına yakın ormanlık arazi içinde, Almanları durdurmak için inşa edilmiş bir korugana tayin edilen Asteğmen Grange'la birlikte bölgeye gidiyoruz. Fırtına öncesi sessizliği içinde, bölgenin ve ormanın güzelliklerine, asteğmenin güzel Mona ile ilişkisine tanık oluyoruz. Derken Belçika cephesi hareketleniyor, sınırın bu yanındaki köyler, kasabalar boşaltılıyor, sınırı savunacak Fransız birlikleri geri çekiliyor, sonunda Grange, bir avuç erle tek başına kalıyor. Ve kıyamet kopuyor.

Sayfalar