Yazara Gore Listeleme

  • Ahmet Akay Azak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    272,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Çimen Ütünç
    Bilgiye ulaşmak için okuma alışkanlıklarının artırılması son derece önem arz etmektedir. Bu sebeple kitap çalışmalarındaki artış da okuyucular için bir o kadar önemlidir. İnsanların ortaya çıkaracakları eserler, genellikle yakın çevresindeki insanların kendilerinden bekledikleriyle doğru orantılıdır. “Ne ekersen onu biçersin” atasözü de bu gerçeği en güzel şekilde tanımlamaktadır. Gül toplamayı istiyorsanız unutmayın ki, dikeni muhtemelen elimize batacaktır.
  • Türkiye Satranç Federasyonu (TSF)
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    312,89 KB
    Eser Türü: Kitap
    Orta düzey ve üstü sevyedeki satranç oyuncuları için uygundur. Türkiye Satranç Federasyonunun yayınladığı satranç dergisinden erişilebilir formatta seçmeler.
  • Alejandro Zambra
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    410,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yeni kuşak Şilili yazarlarının en önemlisi olarak görülen Alejandro Zambra'nın ilk romanı Bonzai yayımlandığı 2006 yılından bu yana birçok dile çevrildi ve birçok ödül kazandı. Bonzai, Julio ve Emilia'nın hikâyesiyle yoğrulan ufacık ve zarif bir roman, tıpkı bonzailer gibi. Julio ve Emilia'nın birlikteliği yalnızca cinsel ya da duygusal değil, aynı zamanda edebi. Her gece sevişmeden önce birbirlerine şiirler, romanlar, öyküler okuyorlar. Falubert'in Madame Bovary'sinden Yukio Mişima'nın Altın Tapınak'ına, Perec'in Uyuyan Adam'ından Raymond Carver'ın öykülerine... Bonzai'deki yazar adayı anlatıcı, “Bu, gerçeğe, gerçek gibi görünen cümleleri etrafa saçmaya, bitmek bilmeyen sigaralar içmeye ve daha iyi olduklarına, geriye kalanlardan, o uçsuz bucaksız ve aşağılık geriye kalanlar denen gruptan daha iyi ve saf olduklarına inananların vahşi suç ortaklığında hapsolmaya tutkun iki öğrencinin hikâyesi,” diyor Julio ve Emilia'nın gittikçe ağırlaşan hafif hikâyesi için. Sonunda Emilia ölüyor, Julio ise ölmüyor. Gerisi edebiyat.
  • Alan lightman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Hatırladığım kadarıyla evreni yaratmaya karar verdiğimde şekerlememden yeni uyanmıştım." Einstein'ın Düşleri'nin yazarı Alan Lightman'ın Tanrı'nın ağzından evrenin oluşumunun anlatıldığı eğlenceli romanı Bay Tanrı bu cümleyle başlıyor. Calvino'nun, Saramago'nun ve Salman Rushdie'nün büyülü dünyasından esintiler taşıyan roman bilimi, felsefeyi ve teolojiyi biraraya getirerek bizi Büyük Patlama'dan başlayıp evrenin hazin sonuna dek süren, yaşamın ortaya çıkışıyla doğan kaçınılmaz sorularla bezeli neşeli bir yolculuğa davet ediyor. "Lightman, zaman, uzay, madde ve hayatın kökenleri üzerine müthiş bir fabl yazarak Yaratılış üzerine ortaya atılan onca zırvaya şahane bir kontra çıkarıyor." Nature "Evrenin doğuşu, sonu ve diğer her şey üzerine dokunaklı bir çalışma. Hümanist Lightman rasyonellik ve gizem uyumuna yol verirken, Biliminsanı Lightman şeytanın avukatı rolüne bürünerek Yaratılış fanatiklerinin gözlerini felsefenin ışığıyla kamaştırıyor." The New York Times "Alan Lightman'ın Einstein'ın Düşleri gibi bir şaheser daha yazması pek olası görünmüyordu ama bunu Bay Tanrı'da nükte ve hayal gücü ile tekrar başardığı açık." Anita Desai "Entelektüel açıdan kışkırtıcı ve dokunaklı ve komik ve çok güzel yazılmış" Salman Rushdie
  • max horkheimer
    metin
    2 Ayrım
    686,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    Akıl Tutulması, Frankfurt Toplumsal Araştırma Enstitüsü'nün ve kurucusu Max Horkheimer'in (1895-1973) temel yapıtlarındandır. Kitap, yazarın ülkesini terketmek zorunda kaldığı İkinci Dünya Savaşı yıllarında, ABD'de, Avrupa felsefe geleneğine yabancı Amerikalı okurların düzeyi göz önünde tutularak ve İngilizce olarak yazılmıştır. Belki de bu yüzden, 'zorluğuyla' ünlü Frankfurt Okulu kuramcılarının en açık, en 'kolay' metinlerinden biridir. Horkheimer, Akıl Tutulması'nda ABD kültürünün egemen felsefesi olan pragmatizmi ve onun temelinde yatan pozitivizmi eleştirirken, Frankfurt Okulu'nun belli başlı temalarını da gündeme getirmektedir. Kitapta, Batı düşüncesinde Akıl kavramının tarihi, önce hurafeye dönüşmesi tartışılmaktadır. Aydınlanmanın mitos içindeki kökenleri ve giderek yeni bir mitoloji haline gelişi, insanın doğa üzerindeki egemenliğinin tahripkar boyutu, Faşizmin Batı Aklının tarihi içindeki yeri, bireyciliğin sonucunda bireyin ölümü, işçi hareketinin imkanları ve direnme gücü -bunlar, Horkheimer'in bir toptan yıkım döneminin getirdiği perspektif açısından gözden geçirdiği temel sorunlardır.
  • agop arslanyan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Agop Arslanyan 1930'larda doğduğunda, 1915'te yaşananlardan sonra Tokat'ın Ermeni ahalisinin nüfusu büyük ölçüde azalmış, okulları, kiliseleri kapanmış, o canlı sosyal yaşantıdan geriye soluk bir hayalden ve yaşama tutunmaya yarayan geleneklerden başka pek bir şey kalmamıştı. Arslanyan daha on iki yaşında ailesini ardında bırakarak, okumak için memleketinden ayrılıp pek çokları gibi İstanbul'a göçse de, yüreğinde doğduğu kente olan özlem hiç dinmedi. Tokat Ermenilerinin bu son temsilcilerinin yaşantısı, komşularıyla olan ilişkileri, siyasi gelişmelerin gölgesinde hissettikleri, korkuları, sevinçleri, tadına doyum olmaz yiyecekleri, müzikleri, eğlenceleri, piknikleri, zanaatları, hep canlı, renkli, duygulu ayrıntılar olarak belleğinin bir köşesinde işli kaldı. Adım Agop Memleketim Tokat bu anıların, özlemin, bugün artık yok olmuş farklı bir zaman dilimini kaydetme arzusunun dışavurumu. Yüzyıl ortalarında bir Anadolu şehrinin zaman zaman eğlenceli, hüzünlü, ama hep içten, hep sıcak, hep samimi hikâyesini anlatan bu kitap, diplomatik-politik çekişmelerden uzak, basit halk kitlelerinin yaşantısıyla örülmüş, aşağıdan yazılmış bir tarihin meraklılarına göz kırpıyor.
  • adem güneş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    443,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eş eşi ya terapi eder ya da terapiye muhtaç eder. Günümüzde eşler birbirlerini varolduğu hali ile kabul etmedikleri içindir ki, evlilikler incitici bir mücadele alanına dönüşüyor. Kişiler birbirlerini değiştirmek, dönüştürmek ve başkalaştırmak için mücadeleye girerken, koca bir yaşam, yıpranmışlıklar içinde geçip gidiyor. Kimi zaman, kadın erkekleştikçe, erkek pasifleşiyor; erkek pasifleştikçe, kadın agresifleşiyor. Kimi zaman ise, erkek agresifleştikçe, kadın çaresizleşiyor; kadın çaresizleştikçe arada çocuklar eziliyor. Halbuki mutluluğun temel esası ‘koşulsuz saygı’ ve kişinin ‘varolduğu hali ile kabul edilmesi’dir. Ve insan gördüğü, baskı ve zorlamalar kadar değil, ‘kendi olmasına izin verildiği kadar’ insandır. Sağlıklı çocuk da, ceza ile korkutularak veya mükâfat ile yönlendirilerek ‘davranış kazandırılmış’ çocuk değildir. Sağlıklı çocuk; bir davranış ‘yanlış’ olduğu için o davranıştan uzak durabilecek ‘iradeyi’ kazanmış çocuktur. İşte bu kitap bütün bunlardan bahsediyor. Belki de, aile içinde pozitif bir yaşam için gözden kaçırılan ayrıntıları sunuyor.
  • adalet ağaoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    938,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Zaman akıp giderken, "tarih" olmadan önce okumak... Roman -bir anlamda- geleceği var olandan hareket ederek okumanın notları sayılırsa; Üç Beş Kişi, dokusu içinde barındırdığı ciddi tarih öngörüsüyle gerçek bir romandır. Adalet Ağaoğlu'nun, tarih öngörüsüyle birlikte psikolojik çözümlemelere de yer verdiği Üç Beş Kişi, 80 öncesinin bulanık, karanlık ve umutsuz ortamının pervasız bir aynasıdır. Üç Beş Kişi, yani romanın kahramanları olan Ferit Sarıkaya, Murat Kaymazlı, Selmin Rifatzade, Kıymet, Türkan Hanım, Kardelen, Neval Hanım ve diğerleri, üstlerinde ağır, bunaltıcı bir baskı hissederler. Bazıları bu baskının toplumsal ipuçlarını yakalayamaz, bazıları ise o garip karanlığın üstünü örten başka şeylerin varlığını hisseder. Ancak bütün bu üç beş kişinin yaşadıkları ve düşündüklerinden hareket eden Ağaoğlu, sınıfsal yapılanmada gelecekte baş gösterecek değişikliklerin ilk ipuçlarını da verir. Gelecek, 80 öncesi yıllarda olduğu kadar bile naif ve az kirli olmayacaktır artık.
  • Adalet Ağaoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    458,96 KB
    Eser Türü: Kitap
    sessizliğin İlk Sesi, sesi hemen hiç duymayanların sesini duyuruyor olanca çıplaklık ve çarpıcılığıyla. Ne yazık ki, nicedir sağır kesildiğimiz bir dünyada yaşayan bu insanları görmüyoruz artık, gördüğümüz yerde başımızı çeviriyoruz çoğu kez. Hatta, işin kolayına kaçıp elimizdeki aynayı kendi yüzümüze yakın tutarak kendimizden söz ediyoruz hep. Görünmesin "onlar," görmeyelim "onları," kitaplarımızdan, gazetelerimizden, televizyonlarımızdan içeri girmesinler. Vaktiyle, sınıflardan söz edilenlerin sınıflardan içeri sokulmadığı bir ülkede yaşıyoruz biz...
  • A.S. Byatt
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    383,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Okurlarımızın daha önce Bülbülün Gözündeki Cin adlı öykü derlemesiyle tanıdığı usta hikâyeci A.S. Byatt, bu kez Matisse’in yaşamını ve sanatını eksen alan üç öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Öykülerde Matisse’in kendisi yok, ama her öykü ona bağlanıyor. Birinci öyküde, duvarında bir Matisse röprodüksiyonunun asılı olduğunu berber dükkânının sahibi, Matisse’in çizdiği kadınlarla kendi karısı arasında olumsuz bir benzerlik buluyor ve karısına ihanetinin mazereti olarak bu benzerliği kullanıyor. İkinci öykü, Matisse’in yapıtlarındaki renk coşkusunu kavrayarak o yolda yürümeye çalışan bir ressamla, Matisse’in adını bile bilmediği halde aynı renk çılgınlığını uygulayan evdeki hizmetçinin deneyimlerini aktarıyor. Üçüncü öykü ise Matisse konusunda tez hazırlayan bir üniversite öğrencisi ile tez danışmanı profesör arasında geçenleri anlatıyor. Sunday Times eleştirmeni Peter Kemp’in dediği gibi: “Matisse Öyküleri, bir boya kutusu patlamışçasına imgelemimizin retinasına çarpıyor.”

Sayfalar