Yazara Gore Listeleme

  • HENRY JAMES
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Henry James (1843-1916): Eserlerinde Amerika ile Avrupa arasındaki yaşam anlayışı ve kültür farklılıklarını sarsıcı bir gözlem gücü ve derinlikle işledi. Genç yaşında Amerikan edebiyatının en tanınmış yazarlarından biri olan Henry James, 1875'ten itibaren Avrupa'da yaşadı ve bu dönemde yaşamının büyük bir bölümünü İngiltere'de geçirdi. Ölümünden kısa bir süre önce, 1915'te İngiliz uyruğuna geçti. 1878'de Daisy Miller ile uluslararası üne kavuşan yazar, olaylardan çok kişilerin içsel yaşamına ve zihinsel süreçlere önem verdi. 1902'de yayımlanan Güvercinin Kanatları Henry James'in son dönem romanlarındandır ve 20. yüzyıl romancılığının önünü açan başlıca eserlerden biri sayılır.
  • GUY DE MAUPASSANT
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    956,72 KB
    Eser Türü: Kitap
    Guy de Maupassant (1850-1893): Tolstoy’un, “...sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önem ve anlamıyla, olduğu gibi görürler.” sözleriyle andığı yazar, kırk üç yıllık kısa ömrüne pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu sığdırdı. Yazarın ikinci romanı olan Güzel Dost 1885 yılında yayımlandığında geniş yankı uyandırmıştır. Romanın kahramanı Georges Duroy’nın muhabirlikle başlayan, uğruna her tür ahlaksızlığı mubah gördüğü güç sahibi olma serüvenini olanca yalınlığı ve çarpıcılığıyla öykülerken, zengin gazetecilik tecrübesinin de epeyce faydasını görmüştür.
  • Jean Echenoz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    261,91 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şimşekler'de Echenoz, ampulden radyoya, röntgenden helikoptere, füzeden internete kadar bin bir türlü fikri öne sürmüş, alternatif akımı yaygınlaştırmış, bunlardan çoğunu başkalarına kaptırmış, takıntılarla dolu yaşamında bir türlü sosyal bir varlık olamamış ünlü mucit Nikola Tesla'yı anlatıyor. Sonraki yüzyılda teknoloji olarak kullanılacak ne var ne yoksa o bulur, ama bu icatları paraya çevirme konusunda yeteneksizdir. Şimşeklerle başlayan hayatı güvercinlerin arasında son bulur. Çaktırdığı şimşeklere karşın olukça düz bir yaşamı olan Tesla'yı ancak Flaubert ayarında bir yazar bu denli ironiyle anlatabilir, bir okuru ancak Flaubert bu denli kızdırabilir ve güldürebilir; edebiyat ehli bir okurun ağzı ancak böyle bir metin önünde açık kalabilir.
  • M.Sadık Aslankara
    metin - Türkçe
    7 Ayrım
    6,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Denizli'nin Sarayköy ilçesi; geleneksel Sakız Şenliği'nin bir araya getirdiği insanlar ve şenlik boyunca önümüze açılan pencereden izlediğimiz bir dizi hayat. Doğup büyüdükleri ilçeye Sakız Şenliği nedeniyle dönen, farklı dünyalara savrulmuş bir avuç insanın öyküsü geriye dönüşlerle anlatılırken, Sarayköy'de, bir roman kahramanı olarak beliriyor, sanki soluk alıp veriyor ve sakinlerinin yaşamını olduğu kadar okuru da kuşatıyor, sarıp sarmalıyor. Bir çiçek dürbününden bakarcasına önümüzden kayıp geçen, birbirine dolanan, kesişen yaşamlarla birlikte romanın başkahramanı olan 'kasaba', roman boyunca bir yün yumağı gibi çözülüyor, açılıyor, yüzeyin altını, buzdağının geri kalanını seriyor gözlerimizin önüne. Derinlere gömülü sırlar, sapkın kişiklikler, kırık düşler, kasaba sınırlarını zorlayan cinsellikler ve elbette insanların yaşamları üzerine söz sahibi olan 'kasaba'. Yüzeyde sığ, derinde çok katmanlı dünyalar sergileyen Sarayköy de, Sakız Şenliği de, romanın dokusunu renklendiren farklı kimlikler de M. Sadık Aslankara'nın romanında aslında birer simge, birer metafor. Taşra yaşamını farkklı bir boyutta ele alan, içinden anlatan Sığınak, 'taşranın kalbine bir yolculuk'.
  • HENRY DAVID THOREAU
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    80,55 KB
    Eser Türü: Kitap
    Amerika'da kapitalizmin hızla gelişmesinin sebep olduğu sarsıcı değişimlerden hoşnutsuzluk duyan Henry David Thoreau 1845 yılında yaşadığı kenti terk ederek bir göl kıyısına yerleşir. Burada iç dünyası, gündelik yaşamı ve doğal çevresiyle ilgili duygu ve düşüncelerini kaleme alır. Arada bir toplumsal meselelere değinmeyi de ihmal etmez. Bu tür yazılardan biri olan Sivil İtaatsizlik Thoreau'nun bugüne dek üzerinde en çok durulmuş metinlerinden biridir. Yazar bu metinde köleliğe ve savaşa karşı olan düşüncelerini dile getirir, ideal devletin nasıl olması gerektiğini tartışır. Metnin ilk satırlarında kullandığı "En iyi devlet hiç yönetmeyen devlettir" sözü akıllarda yer etmiştir.
  • H. G. Wells
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    514,03 KB
    Eser Türü: Kitap
    H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Yazdığı bilim fantazileri nesiller boyu yazarları etkilemiş, onlara yol göstermiş; ilk basıldıkları dönemden itibaren etkilerini yitirmeden okurların gönlünde taht kurmaya devam etmiştir. Görünmez Adam da Wells’in eserleri içinde en akılda kalıcı olanlardan biri. Tuhaf görünüşlü yabancı, bir tipi sırasında Iping Köyü’ne gelir. Garip hareketleri, giyinişi, suratının tamamının bandajlar içinde olması ve gözlüklerini bir an olsun gözünden çıkarmaması köy sakinleri tarafından kimi zaman şüpheyle, kimi zaman düşmanca karşılanır. Kısa süre içerisinde hakkındaki dedikodular giderek yoldan çıkan bir dizi olaya neden olacaktır.
  • David Ricardo
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    David Ricardo (1772-1823): A. Smith'le başlayıp J.S. Mill ile sona eren İngiliz Klasik Okulu'nun doruk noktasını oluşturduğu kabul edilir.. Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri'nde ekonomi bilimi ve politikanın bugün de uğraştığı sorunları iki yüzyıl önce ele alan Ricardo, bu yapıtıyla K. Marx'tan J.S. Mill'e kadar farklı çizgide birçok düşünürü derinden etkilemiştir
  • Georges Perec
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    367,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir. Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole Madera’nın kanı vardır. Cinayetin sebebiyse, Antonello da Messina’nın 1475 tarihli, kitaba adını veren Paralı Asker tablosudur. Gaspard Winckler, bu tablonun bir sahtesini yaparken Louvre’daki aslına taş çıkartacak bir ustalık sergilemiştir. Peki Winckler neden bu mesleği seçmiş, bu portreye kattığı ustalıkta ne fark etmiştir? Madera’yı öldürmeyi neden bir bağımsızlık eylemi olarak görmüştür? Paralı Asker, Georges Perec’in 1960 yılında tamamladığı ilk kitabıydı. Yayıncılar tarafından reddedildikten sonra yıllarca çekmecede kalan bu kitap, Perec’in ölümünden otuz yıl sonra belgeleri arasında keşfedildi. Paralı Asker, Perec’in oyuncu kalemine yakışır bir şekilde yazarın ilk ve son romanı. Perec’in yarattığı evrene yüzlerce iplikle bağlı olsa da, yazdığı başka hiçbir şeye benzemez. DavId Bellos
  • Edith Wharton
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    284,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    İki Kız Kardeş’te, Amerikan edebiyatının klasikleşmiş yazarlarından Edith Wharton, 20. yüzyıl başlarındaki Amerika’nın yoksul çevrelerine bir pencere açıyor. Ann Eliza ve Evelina Bunner, mütevazı dükkânlarında çalışarak hayata tutunmaya çalışan iki kardeştir. Birbirinin aynı renksiz geçen günleri, satın aldıkları bir saatle birlikte bambaşka bir yöne çevrilir. Alman göçmeni olan saat ustası Ramy, iki kardeşin hayatlarının altüst edecek, kaçınılmaz ve trajik bir sonun temellerini atacaktır. Amerika’nın kent yaşamının ve toplum düzeninin fon oluşturduğu bu küçük roman, başkahramanları dışında çizdiği yan karakterlerle de klasik edebiyatın önemli örneklerinden biri sayılıyor. Wharton, İki Kız Kardeş’te fedakâr davranışın ironik bir şekilde trajediyle sonuçlanmasını işlemiştir. Edith Wharton bir zamanlar, “Hayat, soyut ilkelerle ilgili değildir ancak kader, eski geleneklere, eski inançlara, eski trajedilere ve eski hatalara verdiğimiz tavizler ve zavallı uzlaşmaların birbirinin arkasından gelmesidir,” diye yazmıştı.
  • Eylem Delikanlı,Özlem Delikanlı
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zaman geçiyor, dünya değişiyor ve hayatlarımız yeni ufuklara açılıyor günbegün. Ama bir şeyler kalıyor geçmişten, bir türlü kabuk bağlamayan ve inceden sızlayan bir yara gibi, 12 Eylül gibi. Keşke Bir Öpüp Koklasaydım, işte bu yaraya dokunuyor. Yakın tarihimizin bu en travmatik toplumsal dönüşümünün ve baskı rejiminin yeni bir kaydını tutarak, cezanın yalnızca cezaevlerinde çürütülenlere değil, onların ailelerine ve aslında toplumun tamamına da kesilmiş olduğunu, kısacası bir mahpusluk halinin dışarıda kalanlar için de oluşturulduğunu gösteriyor. Bu kitapta çocukların, kaderleri çoktan çizilmiş, anne ve babalarıyla nice yıllar sonra tanışabilmiş, 12 Eylül'ün üzerine doğmuş, içinde yoğrulmuş çocukların, küçücük yaşlarda bir yetişkinin bile taşıyamayacağı sırları, dertleri yüklenmiş, sevgili anne ve babalarına reva görülen işkenceleri dost masalarında çok uzun yıllar sonra öğrenmiş, fotoğraf albümlerinde hep büyük boşluklar bulunan çocukların hikâyeleri anlatılıyor. Geçmişleri mahkum, gelecekleri ellerinden alınmış mücadele insanlarının hikâyeleri. Bin bir zorluğa direnen, kimi zaman çözülen kimi zaman destan yazan ailelerinin hikâyeleri. Sıradan anne ve babaların, kardeşlerin, sevgililerin cezaevi ve mahkeme kapılarındaki inancının, kararlılığının ve örgütlenmesinin hikâyeleri. Hayatlarını yeni koşullara göre yeni baştan düzenleyen, pes etmeyen, üreten ve dışarıdaki dayanışmayı örgütleyen kadınların hikâyeleri. Onlar komşumuz, akrabamız, öğretmenimiz belki; onlar işçi, öğrenci, berber, memur emeklisi… Keşke Bir Öpüp Koklasaydım, trajik bir döneme değiniyor olsa da anlatılanlar, geride kalanların beslediği umut, gösterdiği fedakârlık ve yardımlaşma, en önemlisi hiç yitirmedikleriinançları, bize insan olmanın güzelliğini ve bu güzelliğin ışığıyla geleceğin daha da aydınlanacağını gösteriyor.

Sayfalar