Yazara Gore Listeleme

  • Stephen King
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    119 Karayolu’nun aşağısında, Chester’s Mill’de kıyamet kopmak üzere... Güzel, güneşli bir günde küçük kasabanın dünyayla olan bütün bağlantısı görünmez bir güç tarafından kesilir. Uçaklar görünmez bir kalkana çarpar, şiddetli bir yağmur önüne geleni yıkıp yerle bir eder. Kubbe yavaş yavaş alçalırken bahçevanın eli kopar. Arabalar infilak eder. Aileler birbirinden kaçar, herkes panik içindedir. Hiç kimse bu kalkanın nedenini, neden, ne zaman geldiğini ve ne zaman ortadan kalkacağını bilemez. Bir Irak savaşı gazisi ve acımasız bir politikacı Kubbe’nin altındaki gücü ele geçirmeye kararlıdır, ama onların asıl düşmanı Kubbe’ dir, çünkü zaman gittikçe azalmaktadır.
  • Muhammed B. Turtuşi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Endülüs'teki İslam medeniyetinin yetiştirdiği Muhammed B. Turtuşi'nin bu eseri yazıldığı zamandan itibaren ilim ehlinin dikkatini çekmiş, yöneticilerin referans kaynağı olagelmiştir. Sirac, sadece bir nasihat kitabı olmaktan öte hukuku eksen alan bir siyaset danışma kitabıdır. Eser, Turtuşi'nin çok yönlülüğünün bir yansıması olarak siyaset, tarih, ahlak felsefesi, varlık felsefesi, fıkıh, kelam, hadis, şiir ve nasihat gibi çok çeşitli konuları içine almaktadır. Zımmilerin haklarından, yöneticinin mesuliyetinden, ordunun nasıl hazırlanacağından, savaş taktiklerinden bahsedilmiş; yeri gelince Alparslan ve Endülüslü kumandanlardan örnek verilerek muhtelif savaş stratejileri gözler önüne serilmiştir.
  • Oğuz Tektaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    850,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Annelerimiz eşyalarını özenle korur, bozulduklarında ertesi gün yerine yenisinin gelmeyeceğini bilirlerdi. Hemen hepsinin elinde bir iğne iplik önlüklerin sökükleri okula gitmek üzereyken ayaküstü dikilirdi. Günlerinde kek, börek, "bir çay daha!", poğaça, "Ay! Komşu tatlıda mı yaptın!" derken başlarlardı şişmanlamaya. Evlerini yuva yapmaya çalışırken yorulurlar, ama asla yorgun olmazlardı. Sokağımızdaki teyzeler annelerimiz gibiydi. Susadığımızda evlerine girer su içerdik. Koşar, düşer, terleriz, burnumuz akar. Üzülür, ağlarız yine akardı. Kollarımıza silerdik burunlarımızı. Göm-leğimizin, kazağımızın, gocuğumuzun, uzun kollu neyimiz varsa hepsinin uçları meşin gibi olurdu. Kelebekler konardı omuzlarımıza, uğurböcekleri en sevimli halleriyle kendilerine birinin mani söylemesini beklerlerdi. Her delikten bir kertenkele uzatır kafasını, başka bir deliğe saklanmadan önce ufak değneklerimiz-le kovalardık onları. Antenler yerlerini kapmadan önce leylekler yuvalarını çatılarımıza yapardı. Elimizde Japon Çekirdekleri sokaktan gelip geçenlere bakarken çitler, soranlara adres tarif ederdik. Hepimizin orada, uzakta köylerimiz vardı... Sadece sebze ya da tahıl ürünleri değil, yatılı misafirlerimiz de gelirdi köylerden. Bir gelen haftalarca gitmezdi. Evci askerlerin kıyafetlerinin kokusu sinerdi duvarlarımıza. Yedikleri dayaklardan yiyemedikleri yemekler-den bahseder, bir hafta sonra yine gelmek üzere giderlerdi. Böyle olduğu halde neden mektup yazarlar anla-mazdım. Yoğurtçular, hurdacılar, kalaycılar, bileyiciler fuar alanı gibi kullanırlardı sokakları. Kendilerine has ezgileriy-le bağırıp gezerlerdi. Bekçilerimiz vardı; kahverengi polislerimiz. Düdüklerini öttürür, bozacılarla beraber gece-lerin sesi olurlardı. Şoförler: "Bundan iyisini ancak Allah yapar," derlerdi efsane otobüs 302 için. "NeAnadol'u be! Babadol, Babadol," deyip dururdu dayım. "O zamanlar Kumburgaz bize çok uzak, fotoğraflarımız sepya, hayatımız siyah-beyazdı. Domatesler kesil-diklerinde etrafa güzel kokular yayar, evlerimizin balkonunda ya da pencere önlerinde Vita marka yağ teneke-lerinde biberler, fesleğenler, çilekler yaşardı. Balkondan uzansak erik, kayısı, kiraz veya vişne toplayabilirdik belki ama misafirliğe gittiğimizde elimiz muza kayardı."
  • Rasim Özdenören
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    708,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    “İslami edebiyatın ne olduğu üzerinde tartışmaların yapıldığı bir dönemde, biz, gene de bir takım a priori kuralların kılavuzluğuna güvenerek yola çıkmanın sakıncalarını tekrarlamakta yarar görüyoruz” diyen Rasim Özdenören, sanat ve edebiyat yazılarından oluşan bu kitabında, söz konusu ettiği tartışma alanına alışılmış şematik kalıpların dışında bir metot güderek son yüzyılda siyasal ve toplumsal açmazların paralelinde yol alan kültürel kopukluğa ve yerli kültüre sayalı bir edebiyat ortamının oluşmasına İslamî bir bakışla eğiliyor...
  • John Mitchinson, John Lloyd
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Hans Christian Anderson açık alanlarda dolaşmaktan, tekneyle denize açılmaktan, diri olarak yakılma ya da delirme kuruntusundan ve bir kadını çıplak görmekten dehşete düşüyordu. Benjamin Franklin’in 1790 yılındaki cenaze törenine Philadelphia halkının yarısı katılmıştı. Alfred Kinsey seks üzerine araştırma yapmaya başlamadan önce dünyanın önde gelenmazı arısı uzmanları arasında yer alıyordu. Florence Nightingale hayatının son elli yılını yatalak geçirmişti. Oliver Cromwell henüz bir bebekken dedesinin beslediği maymun tarafından kaçırılmıştı. Ignácz Trebitsch Lincoln, Darlington liberal milletvekili, Yahudi bir Nazi casusu ve Buidst keşişiydi. Radyonun mucidi Nikola Tesla’nın hayatı boyunca aşk beslediği tek kişi bir dişi güvercindi. Marx, Das Kapital'i ayakta durarak yazmıştı. Cengiz Han'ın mezarının yerini sadece dişi bir deve biliyordu. Leonardo'nun matematik ve geometri bilgisi çok zayıftı. H. G. Wells zamanının en büyük çapkınlarından biriydi.
  • Jules Verne
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    509,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Onsekizinci yüzyılın ikinci yarısı... Çarlık hükümetinin, Alman aristokrasisinin yönetimi altındaki Baltık bölgelerini Ruslaştırma politikasını uygulamaya koyduğu bir dönem... Johaussen Kardeşler Bankası'nın kuryesi Poch, yüklü miktarda bir parayı Revel'e götürürken, posta arabasının kaza nedeniyle mola vermek zorunda kaldığı Kırık Haç Meyhanesi'nde öldürülür. Cinayetin en önemli zanlısı, yaklaşan seçimlerde Almanlara karşı Slav partisinin adayı olan Profesör Dimitri Nicolef'tir. Mütevazı bir yaşam sürdüren bu saygın profesörün bir cinayet olayına karışmış olması siyasi rakipleri dışında kimseye inandırıcı gelmemektedir. Ancak Dimitri Nicolef'in, ne kızının, ne oğlunun ne de en yakın dostlarının bildiği bir sırrı vardır. Profesör, ölmüş olan babasının Alman bankacı Johaussen kardeşlere olan borcunu ödemeyi üstlenmiştir ve borcun vadesi kısa süre sonra dolacaktır. Jules Verne'den gizem dolu, tarihi bir öykü...
  • Sis
    Miguel De Unamuno
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Miguel de Unamuno (1864-1936): Gerek Aşk ve Pedagoji, Sis ve Tula Teyze romanları, gerekse en tanınmışı olan Yaşamın Trajik Duygusu gibi felsefi denemeleri düşünüldüğünde, Unamuno, 20. yüzyıl İspanyol yazınına damgasını vurmuş en önemli modern-klasiklerden biridir. I. Dünya Savaşı’nın başladığı yıl yayımlanan ve yazarın en çarpıcı romanlarından biri sayılan Sis (1914) ise, Unamuno’nun ölümünden 70 yıl sonra nihayet İspanyolca aslından yapılan bir çeviriyle okurla buluşmaktadır. Yıldız Ersoy Canpolat; 19. ve 20. yüzyıl İspanyol romancılığı üstüne yayımladığı iki telif kitabının ve İspanyol öykücülüğünü örnekleyen kapsamlı bir antolojinin yanı sıra, Cervantes’ten Fuentes’e, Unamuno’dan Paz’a yaptığı çevirilerle de İspanyol ve Latin Amerikan yazınlarını okura ulaştıran en önemli adlardan biridir.
  • Kobo Abe
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    390,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş Japon edebiyatının en sıradışı yazarlarından Kobo Abe’den, toplumdan, insanlardan ve bakışlardan kaçan bir mutlak-yabancıya, görülse de fark edilmeyen kimliksiz ve isimsiz bir anti-kahramana dair eşsiz bir anlatı: Kutu Adam. Kutu Adam, gerçeği ve düşü, hayali ve hakikati, kurguyu ve nesnelliği kendi deneyimiyle aşar; ama ne deneyimin gerçekliğinden emindir ne kendi varlığından. Şehrin sokaklarında, köprü altlarında ve kuytularda dolaşır; sahte Kutuadamlardan, topluma karışmaya gönüllü sözde Kutuadamlardan nefret eder. Görülmekle ve görülme arzusuyla tanımlanan bu dünyada, görünmez olmak isteyen kişinin kaderi varolmamak, varlığı yadsınan bir Kutu Adam olmaktır. Küçük şeylere baktığımda, içimde yaşama arzusu uyanıyor, “Yaşamayı sürdürsem de olur” diye düşünüyorum. Yağmur damlaları… Islanıp küçülmüş deri eldivenler gibi küçük şeylere… Aşırı büyük şeyleri seyrettiğimdeyse ölmek istiyorum. Millet Meclisi ve dünya haritası gibi büyük şeyleri...
  • Kobo Abe
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    482,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    Nadir bulunan bir böceğin peşindeyken yolu tuhaf bir kasabaya düşen, orada dul bir kadının evine neredeyse hapsedilen kahramanın umutsuz, karamsar, sonuçsuz ve çoğu boşa çıkan kaçış çabalarını, kapkaranlık bir atmosferde anlatan Kobo Abe’nin Kumların Kadını adlı romanı, Japonya’nın edebiyata en önemli armağanlarından bir olarak kabul edilir. Eser, Beckett, Kafka ve Sartre’ın yapıtlarıyla kıyaslanmış, büyük övgüler almıştır. Varoluşçuluk felsefesine Japonya’dan açılan bir pencere olarak görülen Kumların Kadını, özgün dilinden çevirisiyle ilk kez Türkçede.
  • İsmail Cem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    917,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Milliyetçi Cephe olayı, 1973 seçimiyle oluşan siyasal üstyapının özellikleriyle ve Türkiye sağının geçirdiği değişimle yakından ilişkilidir. 1973 seçim sonrasının genel görünümü, şöyledir: Sağın büyük partisi AP, bir yandan Demokratik Parti’ye öte yandan kendi kişiliğine özgü nitelikler de taşıyan MSP’ye büyük ölçüde oy kaybetmiştir. CHP, en radikal dönemini yaşamaktadır; gelişmektedir, ancak tek başına hükümet olacak gücün uzağındadır. 12 Mart döneminin kalıcı etkileri sonucunda sosyalist sol, Parlamento düzeyinde temsil edilmemektedir. MC’nin temelleri, bu belirsizlik ortamında atılmıştır. Siyasal manevraların eski ustası Demirel, Demokratik Parti milletvekillerini birer birer kendi partisine çekmeye başlamıştır. O günün koşullarında, Türkiye’nin sağ güçleri bu oluşumu büyük ölçüde desteklemiştir. 12 Mart tecrübesiyle “akıllanmış” bir Demirel, bu güçlere artık güven verebilmektedir. Demirel’in ve “kurulu düzenin” –yabancı dildeki deyimiyle “establishment”in– güvenilir sözcüsü Feyzioğlu’nun gözetiminde, MSP’nin yola getirileceği inancı vardır. MHP ise, bu çevrelerin önemli bölümü tarafından hiç değilse anlayışla değerlendirilmektedir. Düzeni, sol “tehlike” karşısında koruyacak, gereğinde kaba kuvvet yöntemlerini düzen adına harekete geçirebilecek tek gücün MHP olduğuna inanılmakta; sağın büyük bir kesimi bu partiyi ve anlayışını sempatiyle karşılamaktadır. Böylece, bir çeşit “ideal” formül, sağ güçler açısından oluşmaktadır. İsmail Cem bu kitabında 1975-80 arasındaki siyasi olayları içeren yazılarına yer vermekte ve doğal olarak özellikle de Milliyetçi Cephe hükümetlerini konu edinmektedir.

Sayfalar