Yazara Gore Listeleme

  • Selcen Yüksel Arvas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    164,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Erduran
    Deyimler bir dilin zenginliğidir. Yazarken, konuşurken doğru şekilde ne kadar çok deyim kullanırsak, ifademiz o kadar zengin, kendimiz de o kadar havalı oluruz. Bizi dinleyenlerin hayranlıktan ağzı açık kalır, bize de beşlik simit gibi kurulmak kalır. Peki ama günlük dilimizin vazgeçilmezi, ifadelerimizin süsü, sözümüzün özü deyimlerimiz, nasıl ortaya çıkmıştır? Kim, nerede, ne zaman, nasıl ve niçin kullanmıştır ilk kez onları? İşte elinizdeki bu kitapta deyimlerin hangi olaylara dayandığını ve ortaya çıkış hikâyelerini okuyacaksınız.
  • Lucie Azema
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    187,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Seda Doğruer
    Seyahat Dünyasında Biz de Varız’da Lucie Azema, meşhur kadın gezginlerin hikâyelerinden ve kişisel seyahat deneyimlerinden hareketle, kadınların geçmişte ve günümüzdeki yolculuklarının panoramasını çiziyor: Kadınların seyahat etmesi ne anlama geliyor, erkeklerce belirlenen sınırlar hangi yollarla aşılıyor, seyahat etmek ve annelik bir arada olabilir mi? Seyyah olmak için erkek kılığına giren kadınları da hatırlatarak, kadınların seyahat dünyasında ve tarihinde varlık gösterebilmek için yüzyıllardır verdikleri mücadeleyi ele alan gazeteci ve gezgin Lucie Azema, “seyahat edebilmekte” ve “seyahat edebilmek için” özgür olmamız gerektiğini vurguluyor ve ekliyor: “Özgürlük kibarca istenmez, alınır.” İster çoktan yollara düşmüş olsun ister henüz yola çıkmamış, bütün kadınlara sesleniyor Azema. Tarihsel olarak tutsak varlıklar olan kadınlar için seyahat, içinde bulundukları durumdan sıyrılmalarının en etkili aracıdır: Seyahat, kurucu bir eylemdir; “istediğim yere gidebilirim, ben yalnızca kendime aitim,” diyebilmektir.
  • Abdul Metin Çelikbilek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    707,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mesut Bayındır
    Çingiz Kagan ve onun kurduğu Türk-Mogol Kaganlığı, o devirde bilinen dünyanın yarısını fethederek tarihte daha önce eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza atmıştı. Bir efsane gibi anılan ve Mogol adını cihana duyuran Çingiz Kagan, XIII. asırda sadece savaşlarda başarılı olan bir komutan değildi; o, aynı zamanda dağınık, sürekli birbiriyle mücadele eden ormanlı, bozkırlı Türk ve Mogol boylarını bir çatı altında birleştiren, Mogol toplumuna yeni nizam veren, yasa koyan, millî ve kültürel kimlik kazandırarak Büyük Mogol Ulusu’nu meydana getiren kişiydi. Bununla birlikte Çingiz’in oluşturduğu bu ulusun ve kurduğu devletin en kalabalık topluluğu Türklerdi. Muhtemelen Çingiz Kagan ve Türk danışmanları, binlerce yıldır birlikte yaşayan Türkler ile Mogolları kaynaştırmak, tek sancak altında toplamak ve bir uğurda savaştırmak için yeni bir meşruiyet telakkisine ihtiyaçları olduğunu iyi biliyorlardı. Bu ihtiyaca binaen Mogollarla Türklerin ortak yönlerinin ön plana çıkarıldığı, Çingiz Kagan’ın soyunun Oguz Kagan şeceresine dayandırıldığı pek çok yeni destan ve şecere düzülmeye başlandı. XIII. asırda Çingiz Kagan ve Mogollar için Türklere yakınlaşmak, en isabetli karardı. Bunun için Mogollar, Çingiz’i Asya’daki bütün Mogol ve Türklerin seveceği, benimseyeceği karizmatik bir lidere dönüştürmek için, Türklerden dinledikleri hikâye ve destanları bir şekilde kendilerine uyarladılar. İşte bu şekilde Oguz-nâmelerin bir devamı niteliğindeki Çingiz-nâmeler ortaya çıktı. Zamanla yeni bir sözlü tarih geleneğine dönüştü. Çingiz ve evlatlarının büyük fetihleri neticesine bozkırda Oguz an’anesinin yerini, Çingiz an’anesi aldı. Oguz-nâmeler yerine Çingiz-nâmelerin yazılıp yaygınlaşmasıyla birlikte Çingiz, bozkırın yeni Oguz’u oldu. Bundan sonra Asya bozkırlarında devlet kuran liderler, soylarını bir şekilde Çingiz Kagan’a dayandırma ihtiyacı duydular. Elinizdeki bu kitap, Çingiz öncesi düzen ile Çingiz’in getirdiği yeni düzeni Türkçe, Farsça ve Mogolca Çingiz-nâmeler üzerinden karşılaştırmalı bir şekilde inceleyerek bir cihan devletine giden sürecin arka planındaki esas unsur olan toplumu ve toplum yapısını gün yüzüne çıkarmaktadır.
  • Shelley Coriell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    606,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Kate’in parmağı, ilk saldırıda boynunda oluşan yara izinden ikinci saldırıda göğsünde oluşanyara izine doğru kaydı.“Aman Tanrım,” diye inledi. “Er ya da geç, Kasap beni bulacak ve yarım kalan işini bitirecek.” Muhabir Kate Johnson üç yıl önce Kasap’ın elinden sağ kurtulmayı başarmıştır. Ölü bedenlere doymayan seri katilin, üzerinde fiziksel ve psikolojik yaralar açtığı bu kadın hayatta kalmak için herkesten gizli, diken üstünde bir yaşam sürmektedir. Çünkü Kasap, yarım kalan işini bitirmek için onun peşindedir. Ajan Hayden Reed bütün zamanını Kasap’ı yakalamak için harcamaktadır. Ancak tüm çabalarına rağmen gözü dönmüş katilin cinayetlerine engel olamaz. Hayden, bu caniyi ele geçirmek için Kate’i bulmalı ve onun güvenini kazanmalıdır. Çünkü genç kadınınbildikleri, Kasap’ı durdurabilmesinin tek yoludur.
  • İnci Aral
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    335,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Yıldırım
    “Erişilebilir mutluluk yoktur, varsa da dipsiz bir kuyudur. Bütün yanlışlarım sözden öte anlamı olmayan hayali bir mutluluk kavramından doğdu. Ben de herkes ya da birçoğumuz gibi kendimden yorulmuştum.” Güçlü bir mevkiye sahip, eğitimli ve itibarlı bir adam... Dışarıdan bakıldığında başarı ve dengeyle örülü bir hayat sürerken, iç dünyasında büyüyen huzursuzluk, bastırılmış kızgınlık ve derin bir kırgınlık giderek onu sarmalar. Bir anda patlak veren bir öfkeyle, hem kendi yaşamını hem de karısınınkini sonsuza dek değiştirecek bir suç işler. Verda’nın Ölümü, yalnızca bir cinayetin değil, onun ardından gelen çöküşün, içsel hesaplaşmanın ve toplumun hastalıklı kabullerinin romanıdır. İnci Aral bu eserinde, bir erkek karakterin iç dünyasında gezinirken, bireysel eylemleri şekillendiren toplumsal yapıları, erkeklik normlarını ve modern hayatın görünmeyen baskılarını ve bunlardan yola çıkarak kadına yönelik şiddeti masaya yatırıyor.
  • Yavuz Oğhan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    228,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    “Dünya tarihi darbeleri yazar. Otoriterlerin nasıl gelip kalıcılaştığını da… Ama bir otoriter popülist liderin, şiddet olmadan, demokratik yollarla nasıl yollandığının kitabı henüz yazılmadı. Meydanlarda ‘O kitabı siz yazıyorsunuz’ diyordum. Belki bu kitap, o sürecin ilk kitabıdır.”
  • Umut Yavuz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    239,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Öz
    Umut Yavuz'un İran, Avrupa ülkeleri ve Tunus'a yaptığı seyahat notlarından oluşan eser, yazarın Seyahatname: Ortadoğu ve Balkanlar adlı çalışmasının devamı niteliğinde...
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    291,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Her Peygamber Bir Mimardır Gökyüzünü/yeryüzünü kısaca evreni/âlemi ve insanı planlayan/yaratan bir kudretin mutlaka insan yaşamına ilişkin bir mimarî yaklaşımı / âyeti / işareti olmalıydı. Eğer insan, Allah ile arasında dikey bağı kurmamışsa, yatayda gerçekleştireceği mimarî de anlamlı olmayacak; insanın ruhunu rahatlatacak yerde nefsini azdıracak / büyütecek bir yapılaşmanın izlerini taşıyacaktı. Bu nedenle yeryüzünü "yar yüzüne" çevirmeye önce insanı yeniden inşâ etmekle başlamalı ve onu ilâhî vahyin mimarîsinde yeniden düzenlemelidir. Tevhîd'den beslenen bir mimarî ancak insanı varlıkla bütünleştirebilir ve yeryüzünü her karesinden ilâhî yakınlığın sağlandığı bir mescid hâline getirebilir. Böyle bir mimarîye "Mistik Mimari" adını veriyoruz ve bu mimarînin Allah tarafından seçilmiş öncülerini de "Her Peygamber Bir Mimardır" tanımıyla anıyoruz. Bu demektir ki; Hz. Âdem'den Hz. Peygamber'e kadar gelen tüm peygamberler insanın mimarîsinde rol almış, insanın ve yaşamın tekâmülüne paralel bir şekilde bu mistik mimarîye katkı sağlamışlardır. Bu çalışmamızda önce Kur'ân'da yaratılış gerçeğinin farklı aşamalarına karşılık gelen kavramları inceledik ve evrenin ve insanın yaratılışından bahseden âyetleri yorumlamaya çalıştık. Sonra da yine Kur'ân'da adı geçen bu mistik mimarînin uygulayıcılarını geliş/gönderiliş sırasıyla ele aldık ve onları kendi toplumlarına yaptıkları katkılarıyla, farklı mimarî özellikleriyle tanıtmaya çalıştık. Böylelikle kısa da olsa "mistik mimarî" adı altında farklı bir bakış açısıyla oluşan peygamberler tarihini de ortaya çıkarmış olduk. Umarım bu çalışma Kur'ân'ın mimarî yaklaşımı ile ilgili çok daha geniş yazımlara bir küçük basamak olur.
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    156,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gece, âşıkların elbisesidir. "Sizin için geceyi bir örtü kıldım” demiştir geceyi var eden. Gece, bir sükûn ortamıdır; oluşun ve erişin mayalandığı. Gece, tefekkürün mânâya kanat açtığı bir rûhânî sofradır. Bir âyettir gece, okumasını bilene; sessizliğinde kalbinin atışlarını zikrin nefesiyle tutuşturana. Gece, fecrin doğuşuna bir hazırlıktır. Bu nedenle yemin edilmiştir "on gece❞ye. "On gece'yi bürüyenlere, bu gecelerde yürüyenlere/yükselenlere sonunda âriflik bahşedilmiştir. Bayramı görenler/yaşayanlar, gecenin mahremidirler. Gece, gaybın anahtarıdır. Gecenin halveti tıpkı bir deryadır. Bu deryanın gavvâsları, el değmemiş nice inci ve mercan çıkartırlar bu sahilsiz ummandan. Gece Leyla'dır; Mecnûn'lara yol açan. Leyl'i, Leylâ yapan, sevgili kılan, peşinden koşturan, aklı çelen dalga dalga siyah zülüfleridir. Gece, âşıkların Kâbe'sidir. Burada kılınan bir namaz, bin namaza/aya bedeldir. Gece, vuslat sarayıdır, birlik mekânıdır. Öyleyse geceleri uykuyla kısaltma! Bil ki; büyük oluşların rüyâları, geceleri uyanık durmasını bilenlerin dünyalarına doğar. Siyah zülfünün aşığıyım ey nazlı gece! Bir râyihanı duyabilmek için sürekli kıyamdayım ey gece! Elif'ten vav'a, vav'dan nûn'a şekilden şekildeyim. Duracağımı/durulacağımı sanma ey gece! Hangi ırmak ummana varmadan durulmuş, hangi pervâne ateşe düşmeden rahat bulmuş? Siyah duvağını kaldırmadan, cemâlini göstermeden, "Kabe Kavseyn" kaşlarına elimi sürmeden feryadımı/niyâzımı keseceğimi sanma! Gündüzün esaretinden sükûnunun/siyahlığının özgürlüğüne sığınmışım ey gece! Ya al kollarına sustur beni, ya da sessizliğini 978-975-2477-83-4 sonuna kadar aç!
  • Erdal Yalçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    91,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice Macun
    Bedenimiz bir yere bağlı kalabilir ,beynimiz ise üretkendir.Üretir, hayal eder .Hedeflerine ulaşır. Beyninizi özgür kılan hikayeleriniz vardır. Bunları kaleme alan Yazarımız hayata dair hikayeleri yüreklere dokunmaktadır. Hedeflerinizden ödün vermeyin.

Sayfalar