En Son Eklenenler

Toplam 59276 sonuçtan 2391 - 2400 arası görüntüleniyor.
  • Douglas Stuart
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    1980’ler. Glasgow şehrinin adeta öleyazdığı, ailelerin güçbela ayakta kalabildiği bir dönem. Ne var ki orta yaşlarındaki alımlı Agnes Bain daha fazlasını hak ettiğine inanır; müstakil bir ev sahibi olmak, istediğini satın almak gibi... Gelgelelim taksi şoförü kocası tarafından sürekli aldatılan Agnes, üç çocuğuyla birlikte harap olmuş bir madenci kasabasında yaşamaya mahkûm olur. Çocukları, yavaş yavaş alkol batağına saplanan Agnes’i kurtarmak için ellerinden geleni yapsalar da, bir süre sonra kendilerini kurtarmak için bir bir onu terk ederler. Yalnızca en küçükleri Shuggie, bir gün düzeleceği ümidiyle annesinin yanında kalır. Farklı bir çocuk olan Shuggie, annesinin iddialı tavırlarını benimser. Ancak davranışları yüzünden madenci çocukları onu hırpalarken yetişkinler tarafından da acımasızca yargılanır. Diğer oğlanlara benzemeye çabalayan Shuggie, bir yandan da annesini kurtarmak, bu yoz ortamdan çıkarmak derdindedir. Douglas Stuart’ın romanı Shuggie Bain yoksulluğu, sevginin sınırlarını ve kibrin beyhudeliğini ortaya seren, sakınmasız tavrına karşın olağanüstü çarpıcılıkta ve güzellikte bir eser. “Bağımlılık, cesaret ve sevgi üzerine bu şaşırtıcı şekilde içten, duyarlı ve sürükleyici ilk roman bizi şaşkınlığa uğrattı… Yıkıcı tutkulara ve aile kurumuna dair alabildiğine hüzünlü, bununla birlikte umudun büsbütün solmadığı bir sorgulama.” Booker Ödülü Jürisi 2020 Booker Ödülü 2020 Amerikan Ulusal Kitap Ödülü finalisti 2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “Yılın Kitabı Ödülü” 2021 İngiliz Kitap Ödülleri, “En İyi İlk Roman Ödülü”
  • Rollo May
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Can sıkıntısından kaçarız. İçimizin bize söyleyecekleri vardır. Bize derdini açacaktır. Kaygının bize anlatacakları vardır. Bizi kendi hikayemize çağıracaktır. Oysa biz kaçarız. İçimizin inlemesini, ağlamasını duymayacağımız kadar “gürültü”ye kaçarız. “Gürültü”yü kendimiz çıkarmak pahasına yaparız bunu. Acımızı hissetmemizi engellediği için kaçmayı bir iyileşme sanarız. Kargaşanın içinde yaramızdan saklanırız. Kendimize ve özgürlüğümüze giden yoldaki “yapabilme olasılığının dehşeti” bizi en çok kendi olasılıklarımızdan ve kendimizden kaçırır. Oysa insan kaygısına ve acısına bakarak buluşur kendisiyle. Kaçtıkça küçülen, yaklaştıkça büyüyen “öz”ünü kaygısında keşfeder. Yüzleşmemek ve kaçmayı seçmek “olma”nın biraz da korkulu görkeminden kaçıp “olmama”yı seçmektir. Senin kendinle konuşman lazım. Dert ettiklerini fark etmen lazım. Canını yakanları hissetmen lazım. Kendine söylemen lazım. Hastayım zannediyorsun. Değilsin. Kendini hasta ediyorsun. Bütün hücrelerin kulak kesilmiş dinliyor. Yetmiyor, çığlık atıyor. Dinlesen duyacaksın. Konuşsan duyacaksın. Senin kendinle konuşman lazım.
  • Doç. Sabiha Aker
    metin
    3 Ayrım
    22,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
  • William Faulkner
    metin
    2 Ayrım
    761,04 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    20. yüzyılın büyük modernist romancılarından William Faulkner’ın yazım tekniğinde radikal bir yeniliği temsil eden, benzersiz bir yapıt. Ölüm döşeğinde olan Addie, kırk mil uzaklıktaki Jefferson mezarlığına, ailesinin yanına gömülmeyi vasiyet eder. Addie’nin tabutunu bir katır arabasına yükleyen Bundren ailesi, sıcakla ve sellerle boğuşacakları uzun bir yolculuğa çıkar. Döşeğimde Ölürken, on beş farklı anlatıcının ağzından anlatılan elli dokuz bölümden oluşur. Ailenin öfke, üzüntü, endişe ve tutku dolu serüveni karakterlerin zihninden geçen akışın ritmiyle birleşir. Bilinçlilik akışı tekniğini çarpıcı bir yetkinlikle kullanan Faulkner’ın karakterlerinin “gözleriyle sesi kendi içine dönüp ağlayışını dinlemeye koyulmuş gibidir”. Düzyazıyı şiirselleştirmekte sıradışı bir yeteneği olan Faulkner’ın bu romanı, sezgilerin, duyarlıkların, iç seslerin, boşlukların destanıdır. “Döşeğimde Ölürken’in bir Amerikalı tarafından yazılmış en özgün roman olduğu söylenebilir. Faulkner, 20. yüzyılın en büyük romancıları arasında.” Harold Bloom
  • Nelle Lamarr
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    934,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Onunla daha önce hiç tanışmadım ama kim olduğunu biliyorum. Çünkü yeni misafirimiz kaybettiğim kızım Anabel’in tıpatıp aynısı. Uzun sarı saçlar. Parıldayan kahverengi gözler. Mükemmel inci beyazı dişler. İşte tam da bu yüzden onu evimize davet ettim. Değişim öğrencisi misafirimiz Tanya mükemmel biri. Nihayet güzel evime iltifatlar eden ve yaptığım yemeklerden hoşlanan bir aile üyesi var. Hayatımla ilgili sorular sorduğunda, sonunda güvenebileceğim birini bulduğumu hissediyorum. Küçük kızım Paige misafirimizden pek memnun değil. Tanya'nın, ablası Anabel'e benzemesinin garip olduğunu düşünüyor ve geçmişini kurcalamam için ısrar ediyor. Tanya'nın, göründüğü gibi biri olmadığını düşünüyor. Cevabını bilmek istemediğin soruları sormamanın en iyi karar olduğunu uzun zaman önce öğrendim. Yeni misafirimizin bir sırrı olduğundan şüphelenmeye başlasam da bunun benim sırrımla kıyaslanamayacak kadar önemsiz olduğuna eminim... Tanya bu evde sır saklayan tek kişi değildir ve geçmişin hayaletleri sadece Tanya için değil, tüm aile üyeleri için mezarından çıkmak üzeredir. Son sayfaya kadar tahmin yürütmeden duramayacağınız, sürprizlerle dolu bir psikolojik gerilim.
  • Fakir Baykurt
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Gurbette bir garip işçidir Koca İbrahim. Karısı Elif ve kızı Gülten′le, Almanya′nın Duisburg şehrinde yaşar ve zorlu ekmek kavgasında, çalışır yüksek fırınların karşısında. Yalımlar vurdukça yüzüne, tez zamanda para biriktirip ana vatana dönmeyi hayal eder; ama bilir, gelmek kadar gitmek de zordur bu topraklardan. Hem çekip gitse ne olacak? Memlekette ekmek aslanın ağzında; üstelik durumlar da bir hayli karışık: Tükenmekte gencecik hayatlar mapushanelerde... Bağrı ne kadar yanıksa, gönlü o kadar kırıktır İbrahim′in. İlk karısını hastalık almıştır elinden, ikincisini ise eller. Biraz buruk, biraz onuru ayaklar altına alınmış bir halde kalakalmışken öyle, Elif′i, Türkmen Kızı′nı, yepyeni bir umutla eş diye seçer kendine. Koca İbrahim bir namuslu olmasını ister ondan, bir de erkek çocuk doğurmasını. İlk bebekleri kız olur, ikincisi ise yoldadır. Bu kez muradına erer İbrahim; Deniz Bebek dünyaya merhaba der. Ama şimdide öyle bir kuşku düşmüştür ki yüreğine, gözü ne karısını ne bebeği görür... Fakir Baykurt bu romanında, Almanya′daki bir grup işçi ailesinin öyküsünü anlatıyor. Çalışma koşullarından uyum sorununa, geleneksel aile yaşantısından namus anlayışına yayılan geniş yelpazede, hem Almanya′yı hem de orada yaşayan Türk ailelerin genel yapısını yine ustalığına yakışır bir biçimde öyküsüne katıyor.
  • Eric Emmanuel Schmitt
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    308,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
    Konusu:
    Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler, toplumsal yaşamın kaçınılmaz çatışmalarından biri olan evlilik kurumunun açmazlarını, çelişkilerini ve alışkanlıklarını anlatırken, aşkı, sevgiyi, sadakati ve bağlılığı da sorgulayan iki kişilik bir oyun Eser, kadın-erkek arasında evrensel düzeydeki derin savrulmaları yalın ve akıcı bir üslupla anlatırken, aynı zamanda beklenmedik gelişmelerle de ileryene başarılı bir kara komedi örneği.
  • Eric Emmanuel Schmitt
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    898,35 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Belçika’nın sessiz sedasız kenti Charleroi’da bombalar art arda patlıyor. Ölü ve yaralılar var. Eylemler Tanrı adına, din adına gerçekleştiriliyor. Yerel gazetede stajyerlik yapan kimsesiz Augustin, olayların ortasında kalıyor. Bir yandan asıl suçluyu bulmak için kendi soruşturmasını yürütüyor, bir yandan masum bir çocuğun nasıl teröriste dönüştüğüne şahitlik ediyor. Tüm bunları yapabilmesine yardım eden çok özel bir yeteneği var: İnsanların yüzlerinin ötesindekileri,etraflarında dolaşıp onları iyiye ve kötüye yönlendiren meleklerini ya da şeytanlarını görüyor.
  • Süreyya Ülkü Güler
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    972,90 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    İnciler nasıl oluşur bilir misiniz? İçlerine küçük bir kum tanesi kaçtığında istiridyeler bundan büyük rahatsızlık duyar ve kendilerine özgü bir salgı oluşturmaya başlarlar. Bu salgı, küçük kum tanesinin etrafında ipeğimsi bir koza örer. Aradan zaman geçtikçe bu koza sertleşir ve ortaya muhteşem parlaklıkta bir inci çıkar. İşte, Süreyya ile güzeller güzeli kızı İnci’nin hikâyesi de tam olarak böyle başlamıştı. Tekirdağ’dan Hakkâri’ye uzanan zorlu hayat mücadelesini, günün birinde İnci gibi değerli bir mücevhere sahip olmak uğruna verdiğinden habersiz olan Süreyya, kızını kucağına aldığı o büyük günde doktorun ağzından dökülen sözcüklerle hayatının bir kez daha altüst olduğunu sanmıştı. “Down sendromlu olduğunu biliyor muydunuz?” Hayır, bilmiyordu… Ama öğrenecek ve herkese istiridyenin içindeki İnci’nin masalını anlatacaktı. +1 kromozom fazla ya da eksik olmanın bir fark yaratmadığını, büyük bir farkındalık yaratarak tüm dünyaya öğretecekti. En önemlisi de İnci’lerin ne kadar güzel güldüğünü ve koskoca evrende evlat kokusuyla yarışabilecek başka hiçbir koku olmadığını gösterecekti yüz binlere… Cennetin Bir’İnci Günü, bir annenin istiridyenin içindeki inci misali küllerinden yeniden doğuşunun masalını anlatırken, evlat sevgisinin ötesinde hiçbir gücün olmadığını bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Ve İnci’nin ışığı, her sayfada yürekleri biraz daha aydınlatıyor.
  • Doç.Dr. Ali Eryılmaz, Tansu Mutlu Süral
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    765,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Aybala Özer
    Konusu:
    Psikolojik danışma sürecini etkili bir şekilde yürütmek önemlidir. Bu süreci etkili bir şekilde yönetebilmek için, psikolojik danışmanların sadece terapötik koşulları ve becerileri bilmeleri yeterli değildir. Anılan özelliklerin yanında danışman adaylarının kendilerini, terapötik süreci ve danışanlarını da yönetmeleri gerekmektedir. Bu yönetim sürecinde sadece sezgilere değil, kuramsal bilgilere ve modellere de ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, psikolojik danışman yetiştiren kurumlarda görev yapan akademisyenlerin de standart süpervizyon modellerine ihtiyaçları vardır. Tüm bu gerekçeler göz önünde bulundurularak, terapötik koşullar ve beceriler, gelişimsel yardım modeli, problem çözme, psikolojik danışma kuramları, bireyle psikolojik danışmada süpervizyon süreci, hataları ve doğruları ile bireyle psikolojik danışma süreci gibi konuları içeren kapsamlı bir kitap ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kitaptan yardım mesleği elemanları (sosyal hizmet uzmanı, psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman gibi) faydalanabilir. Özellikle Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik programlarında öğrenim gören son sınıf öğrencileri bireyle psikolojik danışma uygulamaları dersinde bu kitabı ana ya da yardımcı kaynak olarak kullanabilirler. Benzer bir şekilde lisansüstü düzeyde eğitim gören psikolojik danışmanlarda bu kitaptan yararlanabilirler. Ayrıca alan çalışanları kendilerini geliştirmek adına bu kitaba başvurabilirler. Ek olarak, bu kitap ve bu kitabın içeriği psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanıyla ilgili farklı kitlelere hitap etmektedir. Bu nedenle bölümler okunurken bireylerin ihtiyaçları göz önünde bulundurulursa daha işlevsel olabilir. Örneğin süpervizyon oturumlarını yürüten bireylerin özellikle Bölüm 6: Süpervizyon Modeli'ne odaklanması faydalı olabilir. Bu kitap, yazarların uzun yıllar süren mesleki deneyimleri ve öğrencilerin ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Kitabın bu aşamaya gelmesine pek çok kişi katkı sağlamıştır. Özellikle kitabın yazarlarına sonsuz katkılar getiren danışanlara ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans ve lisansüstü programlarında öğrenim gören öğrencilere teşekkürü bir borç biliriz. Kitabı okuyanların hem kendilerine hem danışanlarına faydalı olmalarını umut eder, başarılar dileriz.

Sayfalar