En Son Eklenenler

Toplam 58998 sonuçtan 23961 - 23970 arası görüntüleniyor.
  • Will Gompertz
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    286,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Bazı insanlar parlak fikirler bulmakta ve bunları hayata geçirmekte neden daha mahirdir? Pardon Neye Bakmıştınız? / Modern Sanatın 150 Yıllık Şaşırtıcı, Sarsıcı, Kimi Zaman da Tuhaf Hikâyesi kitabından tanıdığımız yazar, BBC sanat editörü Will Gompertz uzun yıllar sanatçılarla çalışmış ve onları incelemiş. Bu süreç zarfında, başarılı sanatçıların birtakım ortak özellikleri olduğunu fark etmiş. Sanatçı Gibi Düşün kitabında bu özellikleri, her zamanki akıcı, esprili üslubuyla ve örneklerle anlatıyor. Yeteneklerin gelişmesine yardımcı olan birtakım yaklaşımları benimseyen ve sanatçı gibi düşünen herkesin, işi ne olursa olsun, daha yaratıcı ve verimli bir hayat sürebileceğini, başarı kazanma ihtimalinin artacağını savunuyor.
  • Andrea Camilleri
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    361,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    “İroni hayatta kalmanın tek yoludur.” Sicilya’nın 19.-20. yüzyıl İtalyan yazınına sağladığı katkı, diğer bölgelerin her birininkine kıyasla nicel üstünlüğe sahip olduğu gibi, nitelik bakımından da önde gelenlerdendir. Unvansız Maktul’un yazarı Andrea Camilleri de, Verga ve Pirandello ile başlayan uzun bir yazarlar dizisinin günümüzdeki son temsilcisi, ülkesinin şu sıralar dünyada en çok okunan ve çeşitli dillere en çok çevrilen yazarıdır. Pek özgün, pek renkli, çokyönlü sahne ve perde adamı kişiliğiyle göz kamaştırır Camilleri: Roma Deneysel Sinema Merkezi’nde öğretim verdikten başka, kırk yılı aşkın süreyle senaryo yazarlığı, tiyatro ve televizyon yönetmenliği, hatta aktörlük yapmıştır; 1978’de başlayan olağanüstü verimli yazarlık etkinliğinin yüzüncü ürününü 2016’da yayımlamıştır. Günümüzde 92 yaşında, Roma’daki evinde hâlâ üretmeyi sürdürmektedir: Gözleri artık görmediği için yapıtlarını dikte ederek, hem ancak Sicilya lehçesini, üstelik onun “Vigata ağzını” bilen birisine. Camilleri’nin anlatım tekniğinde sürükleyicilik öğesi önde gelir: Suya atılan bir taş gibi, ilkin esrarlı bir olaya, genellikle bir cinayete odaklanır; oradan yola çıkar, sonra onu bir gerilim öyküsü biçiminde, suda halkalar gibi genişletir, genişletir, adli vaka giderek zenginleşir, bir toplumsal olgu biçiminde gelişir; yazar kalemini bir sinema kamerası gibi çevresinde gezdirir, Sicilya’nın –özellikle de o belli kesiminin‒ kendine özgü, birbirinden renkli kişilerini gündelik gerçeklikleri, yiğitlikleri ve sefaletleri, inanışları ve inançsızlıkları, gizli kapaklı çıkar ilişkileri ve hesapları içinde yakalayıp büyük bir canlılıkla resmeder, konuşmalar yoluyla okura neredeyse seslerini duyurur, kafa yapılarını, zihinsel kalıplarını ele verir. Anlatı ilerledikçe, gözlerimizin önünde Sicilya toplumunun belli bir zaman kesiti içindeki mozayiği biçimlenir olanca özgünlüğüyle. Giderek yavaş yavaş Sicilya’nın insancıl gerçeği ortaya çıkar, o gerçeği dünüyle ve bugünüyle, tarihsel ve kültürel nedenleriyle kavramaya başlarız, Sicilya gezegeninde işlerin neden başka türlü değil de işte öyle olduğunu, neden başka türlü olamayacağını anlarız. Camilleri bunu hiçbir öğretici yanal açıklamaya gerek bırakmadan, kısacık konuşmalarla, sanki kaleminin ucuna takılıvermiş, kestirmeden betimlemelerle, hatta değinmelerle yapar, olayların bir giriftleşip bir çözülen yumağını acı bir alaycılıkla izletirken okurunu bol bol eğlendirerek, Sicilya’nın taşrasının ve kişilerinin “ağlanacak hallerine” güldürerek. “Sicilya insanı için” der Camilleri, “ironi hayatta kalmanın tek yoludur.” Öykü “Faşizmin yirmi yılı” olarak bilinen döneme yayılmıştır; 1921’de I. Dünya Savaşı sonrasının kargaşa ve yoksulluğunda, güçsüz siyasal partileriyle toparlanmaya çabalayan İtalya’da paramiliter mangalarının uyguladıkları parlamento dışı şiddet eylemleri sayesinde yükselen Mussolini faşizminin giderek bir siyasal parti kimliği edinmesinden ve çaresiz kalan kralın rızasıyla iktidarı ele geçirmesinden, II. Dünya Savaşı sırasında 1942’de Sicilya’ya Müttefik çıkarmasına değin geçen döneme. Camilleri o tarihsel olayların fonunda iki gerçek somut olayı resmî yazışma belgelerini, sorgu tutanaklarını, gazete haberlerini kullanarak, düşgücünün desteğiyle ve acı bir alaycılıkla izler: Biri, kent merkezinde anacaddenin yanı başında, karanlık, izbe bir sokakta kurulan bir pusunun ölümle sonuçlanışı, cinayetin kovuşturuluşu ve davasının mahkemede görülüşü; öbürü, iktidarı yeni ele geçirmiş, “Duceleşmekte” olan Mussolini’nin gönülsüzce çıktığı “Sicilya seferi” sırasında, kendi adını taşıyan orman-kent “Mussolinia”nın temellerini atışı. Tabii ki toplumsal dinamiğin özgünlüğü sonucunda, iki olay da ancak Sicilya’da olabileceği biçimde gelişir ve tabii ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
  • Evrim Alataş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    185,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : nurçehre elver
    Konusu:
    "Yıllarca kaybettiklerimizin dökümlerini yaptık hep. Acı, bizden başlayıp bize dökülen bir dere oldu. Yüreğimiz ve beynimiz bir 'korkunç anılar deposu'na dönüştü. Oysa biraz da gülerek bakmak gerekir hayata. Güldüğümüz kendimiz bile olsak. Yani, 'Alem buysa kral biziz' demek lazım bazen. Yangınlardan çıkıp da paçalarımızdaki yanığa gülmek lazım..." Evrim Alataş, bu kitabında 1990'ların "olağanüstü hal" ortamında Kürtlerin yaşadığı mezalimin mizahını yapıyor. Hayatın içinde akıp giden trajikomiği anlatıyor aslında. Hem zalimin dar kafalılığına hem de mazlumun en berbat durumlarda bile bir 'komiklik' bulma becerisine tanıklık ediyor. Bunların yanı sıra, solcuların 'kendi aralarında' geçen hikâyelerin mizahına da... Bir lokantada üzerindeki figür Apo'ya benzetildiği için suç unsuru sayılan tuzluklardan düğün genelgelerine, sarı-kırmızı-yeşil yasaklarından kendisine yollanan istek peçetesinde "Kürdistan" lafı geçtiği için tutuklanan oryantal dansöze... 90'lar geride kaldı mı, aşılabildi mi, yoksa pusuda bekliyor hatta hortluyor mu, hâlâ tartışılıyor. Evrim Alataş, 90'ların iklimini kara mizah penceresinden bakarak hatırlatmaktan fazlasını yapıyor. İsyankâr neşesiyle, her devirde okunabilecek devlet ve insan manzaraları anlatıyor bize.
  • Turan Akıncı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    789,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Pınar Gürsoy
    Konusu:
    1905'ten 1913'e Osmanlı'da suikastlar Osmanlı'nın çöküş süreci siyasal tarihimizin en çalkantılı dönemidir. Bir yandan ülke topraklarının bir bölümü elden çıkarken, mevcudu korumanın çırpınışı sürer. 20. yüzyılın başlarındaki bu kaygılı süreçte ülke bir dizi suikasta sahne olur. Turan Akıncı bu kitapta, 1905'te Sultan Abdülhamit'e karşı düzenlenen Yıldız suikastı ile 1913'te Mahmut Şevket Paşa'ya yapılan saldırı arasındaki bir dizi eylemi tüm ayrıntılarıyla aktarıyor. Araştırmacı yazar, Ermeni komitacıların başlattığı eylemler ve İttihatçı 99. Bölük'ün suikastları ile devam eden bu kanlı döneme belgesel Tarih bir bakış getiriyor...
  • Pro Familia
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    4,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Nurdan Hoşver
    Konusu:
    Cinsellikle ilgili sınır ihlalleri konusunda tavır belirlemek hiç de kolay değildir. Bu kitap, diyalog ve konu üzerine düşünme önerlerinde bulunup sorun hakkında düşünmeye teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu kitapta cinsel istismara ilişkin doğrudan anlatımlar bulamayacaksınız. Daha ziyade, çocukların kendi kendilerinin nasıl tavır alacaklarını ve başkalarına karşı nasıl davranacaklarını öğrenebilecekleri gündelik hayattan durumlar tanımlanmaktadır. Çocukların ihtiyaç duyduğu şey, hoşlarına gitmeyen dokunma ve yakınlaşmaların farkına varıp bunları engellemeleri ve bu türden davranışlara karşı kendilerini savunmalarını olanaklı kılan özgüvendir. Önemli olan, duygu ve bedenlerinin farkına varmalarının yanı sıra hoşlarına giden ve gitmeyen durumları ayırt etmeleridir. Duygularını ve isteklerini net bir şekilde ifade etmeleri için çocukları cesaretlendirmeliyiz. Nahoş ve istenmeyen bir durumla karşılaştıklarında belli bir sınır koymayı ve "Hayır" demeyi öğrenmeleri gerekiyor. (5+)
  • Dante
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    764,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kategorisiz
    Konusu:
    The Divine Comedy (Italian: la Divina Commedia, first called the Divina Commedia only in 1555 by a Venetian publisher) is an epic poem written by Dante Alighieri between 1308 and his death in 1321. It is widely considered the preeminent work of Italian literature, and is seen as one of the greatest works of world literature. The poem's imaginative and allegorical vision of the afterlife is a culmination of the medieval world-view as it had developed in the Western Church. It helped establish the Tuscan dialect in which it is written as the standardized Italian. It is divided into three parts, the Inferno, Purgatorio, and Paradiso. On the surface, the poem describes Dante's travels through Hell, Purgatory, and Heaven; but at a deeper level, it represents allegorically the soul's journey towards God. At this deeper level, Dante draws on medieval Christian theology and philosophy, especially the writings of Thomas Aquinas. The work was originally simply titled Commedia and was later christened Divina by Giovanni Boccaccio. The first printed edition to add the word divine to the title was that of the Venetian humanist Lodovico Dolce, published in 1555 by Gabriele Giolito de' Ferrari
  • Arkadaş Zekai Özger
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    260,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Semra Çürük
    Konusu:
    Arkadaş Z. Özger’in ölümünün üzerinden kırk bir yıl geçti. İlk yayımlayacağı kitabın adını Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası koymak istiyordu: "Ne zaman yayımlarsam yayımlayayım adı bu olacak!" Erken ölümü nedeniyle yerine getiremediği ve şairin vasiyeti olarak kabul ettiğimiz isteği bu kitapla yerine geliyor. Kitapta yer alan şiirler Kenan Yücel tarafından titiz bir çalışmayla derlendi. Yaşarken dergilerde yayımladığı şiirler tek tek incelenerek, karşılaştırılarak kitaba aktarıldı. Kitapta tüm şiirlere ilişkin ayrıntılı notların yanı sıra, Kaynakça, Şiir Başlıkları Dizini ve İlk Dize Dizini de yer alıyor. Bu eleştirel basımla ölümünün kırk birinci yılında Arkadaş Z. Özger'i saygıyla selamlıyoruz! Kitabın tüm gelirleri Arkadaş Z. Özger Kitaplığı'nın oluşturulması için bağışlanmıştır...
  • Erlend Loe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    196,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Birsen Çoban
    Konusu:
    "Merak uyandıran, huzursuz eden, duygu yüklü bir metin; yazar için yeni bir sanatsal başarı." -Stein Roll, Adresseavisen- "Loe'nun Naif. Süper'den bu yana yazdığı en iyi kitap." -Sindre Hovdenak, VG- "Uzun zamandır yayımlanan en komik kitap." -Michael Nilsen, Politiken- Babam öldü. Dün bir geyik avladım. Ne diyebilirim. Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı. Andreas Doppler: Bir başarı abidesi! İki çocuklu başarılı bir aile babası; başarılı bir tadilattan geçmiş güzel bir evi ve çok başarılı olduğu iyi bir işi var. Bir gün ormanda dolaşırken bisikletten düşüyor. Otların arasında yarı baygın bir halde uzanırken, uzun zamandır hissetmediği bir huzur doluyor içine: Neredeyse hiç tanımadığını fark ettiği babasının ölümü iyiden iyiye içine otururken, yeni banyo için fayans seçimi gibi banal düşüncelerden ve beynini kemiren o anlamsız çocuk şarkılarından kurtuluveriyor. Birkaç gün sonra işini, evini ve ailesini terk edip ormana taşınıyor. Doğa güzel, karanlık ve derin; ayrıca Bongo var: Kendini geyikten başka her şey sanan ve kart oyunlarından zerre kadar anlamayan bu afacanla bir "avcı toplayıcı" gibi yaşamaya çalışan Doppler, yağsız süt krizine girince, bir adım daha ileri gidip takas ekonomisine geçiyor... Norveç'in en çok okunan yazarlarından Er land Loe, 1969'da, Norveç'in kuzeyindeki Trondheim şehrinde doğdu. Normal bir Norveçli çocuğun gitmesi gereken bütün okullara ve birkaç tane de çocuk yuvasına devam etti. Öğrenci değişim programı çerçevesinde Fransa'da bulundu. Ayrıca üniversitede sinema ve edebiyat eğitim gördü. Askere gitmeyi reddedip sivil kuruluşlarda zorunlu hizmette yer aldı. "Stella Polaris" tiyatro topluluğunda her işe koşan adam olarak çalıştı. Kurt Kudurdu adlı çocuk kitabı 2001'de, Kadının Fendi adlı romanı 2007'de beyazperdeye aktarıldı. Senaryosunu yazdığı "Varoluş Mücadelesi" adlı dizi film, NRK kanalında halen gösterilmektedir. (Aschehoug Ödülü, 2013) (Tanıtım Bülteninden)
  • Hilal Kara
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    162,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, İslam, Tarih
    Seslendiren : Duygu Altınok
    Konusu:
    Kâinatın Sultanı, âlemlere rahmet Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)... Peygamberimizin sevgili eşi, “Hanımlar Sultanı” Hz. Hatice (radiyallahu anha)... Efendimizin ilk kızı, “Babasının Süsü” Hz. Zeyneb (radiyallahu anha)... “Gül’ün İki Goncası” Hz. Rukiyye ve Hz. Ümmü Gülsüm (radiyallahu anhüma)... Efendimizin en küçük kızı, Ehl-i Beyt’in annesi Hz. Fatıma (radiyallahu anha).... Peygamberimizin torunu, “Cennet Gençlerinin Efendisi” Hz. Hasan (radiyallahu anh)... Ve Efendimizin küçük torunu, “Kerbela Şehidi” Hz. Hüseyin (radiyallahu anh)... Peygamber Efendimizin ve kutlu aile efradının örnek hayat hikâyeleri, roman tadında ve akıcı bir üslupla bu seride...
  • Erlend Loe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    314,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Birsen Çoban
    Konusu:
    Ormanın derinliklerinde geçirdiği macera dolu ayların ardından bir ailesi olduğunu hatırlayan Doppler, geyiği Bongo’yu boynuzlu hayvanlar barınağına bırakıp soluğu Oslo’da alır. Kendisini ölesiye özlediklerine inandığı karısına ve çocuklarına kavuşacağı için çok heyecanlıdır ama küçük bir problem vardır: Onca yıllık posta kutusunun üzerinde “Andreas Doppler” değil, “Egil Hegel” yazmaktadır! Dibe vurduğunu düşünür ama aşağılanma nedir, görmemiştir henüz.. “Zaman her şeyi silip süpürür.” Eserleri yirmiden fazla dilde okunan Norveçli yazar Erlend Loe’nun unutulmaz bir modern zaman figürüne dönüşen kahramanı Doppler yuvaya dönüyor. Doppler romanının devamı niteliğindeki Bildiğimiz Dünyanın Sonu ormanın derinliklerinden sistemin derinliklerine uzanıyor: Çemberin içinde duramayanların bütün oyunlardan kovulduğu bir dünyada özgür kalmak mümkün mü? Hafiflemiş ve özgür hissediyordu kendini. Gerçekten özgür. Borcu yoktu, işi yoktu, yükümlülükleri yoktu. Sadece kendisi vardı. İyisiyle kötüsüyle. Ve güzel bir geyiği. Vergi dairesinin bisiklet parkına bağladığı Bongo'yu çözdü ve durup üst katlara baktı. Her yerde toplantılar yapıldığını varsayıyordu; bu toplantılar ki, hem araştırmalar hem de deneyimler sonucu yalnızca yersiz olmakla kalmıyor, doğrudan verimi de baltalıyordu. Bongo'ya tırmanırken yüzüne bir gülümseme yayıldı. Artık bu hayattan elini eteğini çekiyordu.

Sayfalar