Yazara Gore Listeleme

  • Osho
    metin
    2 Ayrım
    627,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çocuk anne babalar tarafından çirkin şekillerde koşullandırılıyor. Anne baba koşullandırması dünyadaki en büyük köleliktir. Bu tamamıyla ortadan kaldırılmalıdır. Sadece o zaman insan, ilk defa, gerçekten özgür, hakikaten özgür, sonuna kadar özgür olacaktır, çünkü çocuk insanın babasıdır. Şayet çocuk yanlış bir şekilde büyütülürse o zaman tüm insanlık yanlış yöne gider. Çocuk tohumdur. Şayet tohumun kendisi zehirlenmişse, bozulmuşsa, o zaman özgür bir insan bireyi için hiçbir umut yoktur, o zaman bu rüya asla gerçek olamaz. Kişilik senin içinde, senin doğanın içinde anne baba, toplum, din adamı, politikacı ve eğiticiler tarafından üretilmiştir. Onların tüm amacı her çocuğu, kurumsallaşmış olan topluma uyum sağlayacak şekilde sakatlamaktadır, her çocuğu mahvetmektedir. Bir korku vardır: Şayet çocuk en başından itibaren koşullanmadan bırakılırsa o öylesine zeki, öylesine tetikte ve farkında olacaktır ki onun tüm yaşam tarzı bir başkaldırı olacaktır. Ve hiç kimse asileri istemez; herkes boyun eğen insanlar ister. Anne babalar boyun eğen çocukları sever ve unutma ki boyun eğen çocuk en aptal olandır. Başkaldıran çocuk ise zeki olandır ama ona saygı duyulmaz ya da o sevilmez. Öğretmenler onu sevmez, toplum ona saygı göstermez; o kötülenir.
  • Moliere
    metin
    2 Ayrım
    215,45 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Dünyadaki insanların en az insan olanı; yeryüzündeki canlıların en katı yüreklisi, pintilerin en pintisidir. Onun sevmesinden kuru, onun okşamasından kısır bir şey olamaz. Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır..." Böyle betimliyor onu tanıyanlar Cimri'yi... Kimdir bu Cimri? Gerçekten de dedikleri kadar acımasız, katı yürekli, pinti ve kötü müdür? İnsan doğuştan mı böyle olur? Sadece yazılmış bir karakter midir Cimri? Etrafımızda var mıdır böyleleri? Nasıl bir şey olurdu böylesi bir insanla yaşamak? 17. yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere'in ünlü eseri Cimri'de belli bir zümreye bakmakla bir genelleştirmeye bakmak arasındaki pencereden birçok insanın ve ailelerin iç ve dış yapısına bakacak, garip rastlantılara tanık olacaksınız.
  • Moliere
    metin
    2 Ayrım
    265,23 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Dünyadaki insanların en az insan olanı; yeryüzündeki canlıların en katı yüreklisi, pintilerin en pintisidir. Onun sevmesinden kuru, onun okşamasından kısır bir şey olamaz. Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır..." Böyle betimliyor onu tanıyanlar Cimri'yi... Kimdir bu Cimri? Gerçekten de dedikleri kadar acımasız, katı yürekli, pinti ve kötü müdür? İnsan doğuştan mı böyle olur? Sadece yazılmış bir karakter midir Cimri? Etrafımızda var mıdır böyleleri? Nasıl bir şey olurdu böylesi bir insanla yaşamak? 17. yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere'in ünlü eseri Cimri'de belli bir zümreye bakmakla bir genelleştirmeye bakmak arasındaki pencereden birçok insanın ve ailelerin iç ve dış yapısına bakacak, garip rastlantılara tanık olacaksınız.
  • Mahir Çayan
    metin
    2 Ayrım
    980,23 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mahir Çayan 30 Mart'ta Kızıldere'de "Biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik" diyerek bizlere, devrimcilikte ısrarı ve başeğmezligi öğretmişti. Türkiye Devrim Tarihinin önemli eserlerinden birisini oluşturan ve ilk olarak 1978 yılında basılan "Toplu Yazılar"ın yeniden basılması asıl olarak devrimci değerlerin unutturulması çabasına karşı koymak anlamına gelmektedir. Bu nedenle geçmişi unutmamak ve geçmişten geleceğe uzanmak için "Toplu Yazılar"ın okunması gerektiğinin inancını taşıyoruz. 3. Baskısını yeniden yaptığımız, Toplu Yazılar'ın, dün olduğu gibi bugün de ve yarında okunması gerekliliğine inanıyoruz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Cahit Öztelli
    metin
    2 Ayrım
    283,45 KB
    Eser Türü: Kitap
    PİR SULTAN ABDAL, gerçekten büyük bir halk - tekke şairidir. Pir Sultan'ı bilim dünyasına tanıtan ilk yazı 1928 yılında çıkmıştır. Fuat Köprülü'nün bu yazısından bir yıl sonra, 1929'da Saadettin Nüzhet (merhum) ilk kitabı verdi. Bu kitapta ön bilgiler ile birlikte (105) manzume de çıktı. Bundan sonra aradan geçen on beş yıl içinde önemli bir çalışma görülmedi.
  • Osho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    740,93 KB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük Sufi ermiş "Kabir"in sözleri üzerine yorumlar... Osho bütün sistemleri yerle bir eden bir devrimden söz eder. İçsel masumiyetimizi, içimizdeki programlanmamış varlığı hatırlamamızı sağlayan bu devrimdir. Bu, içsel bir devrimdir: bir kez daha dünyayı oraya dışarıdan konmuş bütün yargı ve koşullanmalardan bağımsız gözlerle gören ve hayatımıza tam bir dönüşüm getirebilecek tek devrim. .."Devrim bir sürprizdir, devrim bir mucizedir. Gizemlidir. İnsandan bir Buda'ya, insandan bir İsa'ya, insandan bir Mevlana'ya; bu devrimdir. Ben buna devrim derim, tek devrim. Bilinçli olmadıkça, bunun gerçekleşmesi için zemin hazırlamadıkça, bir Buda olamazsın. Bunu seçmek zorunda kalacaksın, bunun için çalışmak zorunda kalacaksın, bunu aramak zorunda kalacaksın. Senin tarafında planlı, bilinçli bir çaba gerekecektir, ancak o zaman bir ihtimal vardır. Devrimin mantığı yoktur. Devrim şiirsel bir sıçramadır; sıçrama bir boyuttan öbür boyutadır. Devrim dikeydir; varoluşun başka âlemlerine nüfuz eder. Kişi kendi varlığına bilinçli olarak sahip çıkmadıkça, devrim gerçekleşmeyecektir. Büyümeye devam edeceksin fakat büyümen yatay olacaktır. İnsan süpermen bile olabilir -daha güçlü, teknik olarak daha donanımlı, bilimsel yönden daha kuvvetli- fakat bu yeni bir şey olmayacaktır. Bu bir mesih bilinci olmayacak, insan aynı düzlemde kalacaktır..." "Sev, tadını çıkar, kutla, o zaman cenneti yaratıyor olacaksın; çünkü sen her ne olursan ol, mutluysan, keyifliysen, mutluluğunu ve keyfini paylaşırsın. Ancak olduğun şeyi paylaşabilirsin ve paylaştığında, o sana geri döner. Kural budur. Yaşam ona fırlattığın her şeyi yansıtır ve taklit eder: Geri döner; bin katı olarak geri döner. Gülümse; bütün varoluş sana gülümser. Bağır ve kötü davran; bütün varoluş sana bağırır ve kötü davranır. Esas neden sensin; bütün süreci sen yaratırsın."
  • Claude Quetel, Jean Charles Brisard
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    449,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Svetlana, Edda, Carmen, Beşşar, Li Na ve diğerleri... Tanıdık geldi mi? İlk bakışta sıradan gelen bu isimlerin önemini anlamak için babalarının kim olduklarını da bilmemiz gerek: Stalin, Mussolini, Franco, Hafız Esad, Mao... 20. yüzyıla damgasını vurmuş diktatörlerin çocukları onlar. Kimisi söz sahibi olmadıkları bir kaderin gönülsüz aktörleri oldu, kimisi de babalarıyla aynı güç ve iktidar hırsının kurbanı. Ama istisnasız hepsi de baskı, mutsuzluk ve gözyaşı vaat eden bir rejimin devamlılığı uğruna masumiyetlerini vermek zorunda kalan çocuklardı. Peki ya diğerleri? Çavuşesku, Kaddafi, Duvalier, Hüsnü Mübarek, Saddam Hüseyin, Mobutu, Kim İl-sung, Bokassa, Pinochet, Castro, Lukaşenko, Rıza Pehlevi. Jean-Christophe Brisard ile Claude Quétel’in yönetiminde, araştırmacı gazeteci ve tarihçilerden oluşan bir ekip tarafından hazırlanan Diktatörlerin Çocukları, iyi niyetle yola çıktıktan sonra iktidar uğruna yoldan çıkan, yakın dönemin tarihsel figürlerinden bir seçki sunuyor.
  • Amin Maalouf
    bilgisayar sesi mp3
    9 Ayrım
    372,00 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Philip Roth
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    723,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GVZ Gül
    Philip Roth Pastoral Amerika'da 20. yüzyılın en ihtilaflı ve patlamaya hazır dönemini,60'lı yılları teşrih masasına yatırıyor. Başka romanlarında da karşılaştığımız edebi alter egosu, yazar Nathan Zuckerman, bu kez de lise yıllarından tanıdığı, 'Sarıkafa' lakaplı beysbol yıldızı Seymour Levov'un bir portresini çiziyor. Öyküyü, Seymour'un kardeşi Jerry'nin anlattıklarına, bir iki gazete küpürüne ve Sarıkafa'yla iki kısa karşılaşmasında konuştuklarına dayanarak kaleme alıyor. Lise yıllarının efsanevi sporcusu, genç yaşlı herkesin idolü, 'Sarıkafa' Seymour Levov, müreffeh ve utkulu savaş sonrası Amerikası'nda ergenliğe erişmiştir. Babasının kurduğu fabrikanın yönetimini üstlenen, New Jersey Güzeli'yle evlenen Seymour varlıklı, çalışkan, sorumluluk sahibi bir işadamı ve iyi bir aile babasıdır. Ancak talih bir noktadan sonra yüzüne gülmekten vazgeçecektir. Seymour yaşlanırken, Amerika da çılgınlaşır ve ülke çalkantılı 60'lı yıllarda adeta cinnet geçirirken, o da sevdiği her şeyi yitirir. Tarih Sarıkafa'nın ailesini kaçınılmaz olarak hâkimiyeti altına alır: Kızı Vietnam Savaşı'nı 'protesto' etmek için yaşadıkları bölgedeki postaneyi bombalayıp, yoldan geçen birinin ölümüne neden olurken, masum bir insanı öldürmekle kalmamış, kendisine tapan babasıyla arasındaki bağları da dinamitlemiştir. Sarıkafa'nın hayatında artık mutluluğa ya da manevi tutarlılığa ilişkin hiçbir umut kalmayacaktır. Kızını bu davranışa iten nedenleri sorgulamasıyla, İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda Amerika'nın siyasal ve sosyal bir panoraması çizilir. Romanda anlatılan olaylar, kamuoyunun Watergate skandalıyla çalkalandığı 1974 yılına kadar uzanır. Roth'a 1997 yılında Pulitzer Ödülü'nü kazandıran Pastoral Amerika, talihli bir Amerikalının yükselişinin ve düşüşünün; toplumsal kargaşanın ezdiği güçlü ve özgüvenli bir toplumsal denge üstadıın hikâyesi değildir yalnızca.20. yüzyılın refah, toplumsal düzen ve mutlu aile yaşamı vaatleri için yakılmış bir ağıttır da aynı zamanda. Roth'un yazdığı en güçlü romanlardan biri... Çarpıcı, zengin ve iddialı... Son derece etkileyici bir yapıt.' New York Times
  • Ömer F. Oyal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    584,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Şahitlik, adı konulmamış bir tutsaklıktır, akıp geçenin hatırasına hapsolmaktır.” 25 Temmuz 1943… Çukurova Ekspresi iki gün sürecek Adana-İstanbul seferi için yola koyulur. Namus derdi ya da yasak aşk yüzünden kaçanlardan, askerlere, memurlara, müzisyenlere, mahkûmlara, kondüktörlere dek pek çok insanı ve hikâyeyi taşıyan, üstelik bütün bu hikâyelere büyük bir merakla kulak veren 11 numaralı vagondayız. Anlatıcı ise bu meraklı vagonun ta kendisidir. 11 numaralı vagonun ağzından iki gün boyunca tanık olduklarını ve sefere ilk çıktığı 1900 başlarından Bağdat demiryolunun inşasını ve haliyle bir imparatorluğun yıkılıp yeni bir devletin inşasının 1943 yılına kadar gelen hikâyesini dinleriz. Zaman Lekeleri, Ömer F. Oyal’ın kaleminden sürükleyici bir memleket ve memleketten insan manzaraları tarihi…

Sayfalar