Yazara Gore Listeleme

  • Edward Osborne Wilson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    569,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selin Kamiloğlu
    “Yaşayan en büyük yirmi bilim adamından biri” kabul edilen (Newsweek) ve Pulitzer Ödülü'ne iki kez layık görülen Edward O. Wilson'ın son kitabı İnsan Varlığının Anlamı, aynı zamanda en felsefi yapıtı olarak da tanımlanıyor. Edward O. Wilson bu kitabında insanın varoluşuna dair en temel sorulara ve onu nasıl bir geleceğin beklediği sorusuna bilimin yöntemi ve verileri ile yanıt arıyor; yeryüzünde insan türünün ortaya çıkışının ve diğer türlerden nasıl ayrıştığının hikâyesini kendine has üslubu ile kaleme alıyor. Kendi deyimiyle “insan denen bulmacayı” çözmeye girişiyor. “İnsanın bugünkü durumunu tam anlamıyla kavrayabilmek için, türlerin biyolojik evrimini ve tarih öncesindeki şartları da hesaba katmamız gerekir. İnsanoğlunu anlama görevi, sadece insani bilimlere bırakılamayacak kadar önemli ve meşakkatli bir iştir. Bugüne kadar insani bilimlerin felsefeden hukuka, tarihten yaratıcı sanatlara dek çeşitli dalları; insan doğasının özelliklerini, zaman zaman birbirlerine pasladıkları sonsuz bir döngü içerisinde olsa da, zekâyla ve ince ayrıntılarla dantel gibi işleyerek anlatmaya çalışmıştır. Gelgelelim, insan doğasının birçok farklı olasılık varken neden bu şekilde yapılandığını açıklamamışlardır. Bu bakımdan, insani bilimlerin ne insan türünün varlığının anlamı üzerine eksiksiz bir anlayış geliştirdiğini, ne de geliştirebileceğini söyleyebiliriz. Bu durumda elimizden geldiğince cevabını aramamız gereken soru şudur: Biz neyiz? Bu büyük bulmacanın çözümü, türümüzü yaratan süreci ve şartları incelemekte yatar.” (Tanıtım Bülteninden)
  • Osho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    836,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tapınaklara, kiliselere, rahiplere gidersin ama orada da öteki dünyada önemli biri olmanın yolunu, bir şeye ulaşmanın yolunu, başarılı olmanın yolunu ararsın. Başarı düşüncesi seni gölge gibi takip eder. Nereye gidersen git hep kâr, başarı, kazanç, hüner düşüncesiyle gidersin. Eğer birisi buraya bu fikirle gelmişse, burayı ilk fırsatta terk etmesi ve benden olabildiğince uzağa kaçması gerekir, cünkü ben senin birisi olmana yardım edemem. Ben senin düşmanın değilim. Sadece birisi olmana yardım edemem. Seni ancak dipsiz uçuruma itebilirim. Asla hiçbir yere varamayacaksın, sadece dağılıp yok olacaksın. Düşecek, düşecek ve düşecek ve yok olacaksın; sen yok olduğun anda bütün varoluş vecde gelir. Bütün varoluş bu olayı kutlar.
  • Ahmet Paksoy
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    302,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir zamanlar Türkiye'nin en önemli kamu kurumlardan biri olan İDO'nun Genel Müdürü Dr. Ahmet Paksoy'un başarıya uzanan hikâyesi. Üniversitede bir akademisyenken, bir gün aniden İDO genel müdürlüğüne atanan Paksoy, denizcilik alanında dünyanın en büyük filosuna sahip işletme olmayı nasıl başardıklarını anlattı. Kurumun başına ilk geldiğinde neler yaptı? Üniversite ile iş dünyasının hangi özgün yönlerini bir araya getirdi? Bazı konulardaki tecrübesizliğini nasıl aştı? Kamuda ne gibi eksiklikler gördü, bunların üzerine nasıl gitti? Nasıl bir yönetim tarzını benimsedi? Krizleri nasıl yönetti? Bir kamu kurumunu özel sektör ruhuyla nasıl çalıştırdı? Kurumu ve kendini geliştirmek için neler yaptı? Neleri daha iyi yapabilirdi? Yaşadıklarından ne gibi yöneticilik dersleri çıkardı? İşletmenin kamudan özel sektöre geçiş sürecinde neler yaptı? Bu kitap, yönetim pratiğine ilgi duyan profesyoneller kadar, büyük hedefleri olan gençler için bir başucu kılavuzu.
  • Özen Yula
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    282,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asuman Abra Kuzuoğlu
    Farklı kadınların sıradan bayatları ve sıradan kadınların farklı bayatları... Hayatın içinden 21 kadının portresi... Osmanlı'dan günümüze... Bir adamın ve bir çocuğun gözünden... Özen Yula'nın kaleminden ve ince gözlemlerinden okuduğunuzda ber gün gördüğünüz bu kadınları yeniden tanıyacaksınız. Onların gözden kaçmış dünyalarını ve değişimlerini izlerken sadece onların değil, onlarla birlikte dünyanın da değiştiğini göreceksiniz. Bir prizmadan bakılan kadınlar, parçalanan, bütünlenen, kendini bütünlemeye çalışan kadınlar. Onların yok olan dünyaları. Bütün cinsel simgelerin çok ötesinde bir yerde, tanıdığımız, bildiğimiz, sevdiğimiz kadınların Hikâyeleri. Başka dünyalara başka türlü bir kılavuz...
  • Mahmut Makal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    437,22 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mustafa Sönmez
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    390,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Küresel kapitalizm, 1980 sonrasında sermaye birikimi sürecini neoliberal model çerçevesinde sürdürmek için kolları sıvadı. Küreselleşme, özelleşme, ticarileşme ile el ele ilerleyen bu liberalleşme sürecinde “piyasa” her derde deva, her şeye kadir bir ilahi güç olarak takdim edildi. 1980 sonrası dönem, küreselleşen kapitalizmin hızla sermaye biriktirdiği, ama hızla da balonlaşarak kendi kuyusunu kazdığı bir zaman dilimi oldu. Bölgesel, ulusal krizlerin sıklaştığı bu dönemde küresel krizin de 2007’de ucu göründü. Küresel kriz bütün haşmetiyle 2008’de baş verdikten sonra 2009’da da bütün dünyaya bulaştı ve her coğrafyayı sardı. Küresel krizin etkileri, Türkiye’de de şiddetle hissedildi. Bu kitapta 2008 ve 2009’un tamamında küresel krizin, “teğet geçerken” Türkiye ekonomisinde yarattığı enkazın envanteri yer alırken, önümüzdeki dönemde emekçi sınıfları bekleyen tehditlere ve fırsatlara değiniliyor. Küresel krizin dünyada merkez ülkeleri ve çevre-bağımlı ülkeleri nasıl etkilediği, kapitalist devletlerin müdahale biçimleri ve bunların sonuçları, krizin Türkiye kapitalizmine etkileri ve AKP yandaşı sermaye kesimi ile geleneksel sermaye kesimleri arası çelişkiler mercek altına alınıyor. Krizin emekçilere yansıması, işsizlik ve güvencesizleştirme, yoksullaşma, gelir dağılımının daha çok bozulması gibi sorunlar üzerinde özel olarak duruluyor. Petrol-İş Sendikası’nın Yordam Kitap’la birlikte sunduğu bu kitap, günümüz krizine ilişkin çalışmalar içinde özel bir yer tutacak nitelikte.
  • Konstantin Mihailoviç
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    372,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul'un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı'na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna'ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması'na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462'de Uzun Hasan'a karşı Trabzon Seferi'ne ve daha birçok savaşa ve sefere katılır. Mihailoviç 1463'te, bir yeniçeriyken bu kez Macarlar tarafından ele geçirilir. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra ilkin Bohemya'ya sonra Polonya'ya geçen Mihailoviç, Osmanlı İmparatorluğu'nda bulunduğu süre zarfında yaşadıklarını yazdırır. Tam olarak hangi dilde yazdırıldığı bilinmeyen bu kroniğin bugüne kadar gelen Çek ve Leh versiyonları mevcut olmakla birlikte Sırpça olması gereken orijinali ortalıkta yoktur. Konstantin Mihailoviç hatıratında, on yıl hizmetinde bulunduğu Osmanlıların dinsel yapılarını, kurumlarını, kuruluşundan II. Bayezid'e kadar hanedanın tarihini, kimi ikinci elden anlatıları, imparatorluğun gelenek ve göreneklerini anlatmaktadır. Mihailoviç hatıratında tüm bunların yanı sıra, Polonya ve Macaristan krallarının Osmanlılarla yapacakları muhtemel savaşlarda kullanabileceği bilgiler de yer almaktadır.
  • Slavoj Žižek
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    463,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Memnuniyetsizliğin altan alta işleyişi devam ediyor. Öfke büyüyor, isyanların ve kargaşaların yeni dalgaları başlayacak. Niçin? Çünkü 2011 olayları yeni bir politik gerçekliğin önceden habercisi. Bu gerçeklik şimdinin içinde hareketsiz yatan ütopyacı geleceğin sınırlı, bozuk -hatta bazen sapkın- bir fragmanı. "Elinizdeki kitap, mevcut konstelasyonun bu tür bir "bilişsel haritası"nı (Jameson) çıkarma çabasına katkı sunmayı hedeflemektedir. Günümüz kapitalizminin başlıca özellikleri kısaca tanımlandıktan sonra toplumsal antagonizmalara tepki olarak ortaya çıkan gerici olgulara (özellikle popülist isyanlara) odaklanarak günümüz kapitalizminin hegemonyacı ideolojisinin ana hatlarını ortaya koyuyoruz. Kitabın ikinci bölümünde 2011de ortaya çıkan iki büyük özgürlükçü hareketi ele alıyoruz: Arap Baharı ve Wall Street İşgali. Son olarak da, The Wire üzerine bir tartışma başlatarak, sistemin güçlü işleyişine katkıda bulunmadan sistemle nasıl dövüşülebileceği gibi zor bir soruyla hesaplaşıyoruz. "
  • Mehmet Celal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    470,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Kadının Hayatı, iğfal edildikten sonra ailesi tarafından reddedildiği için İstanbul’a kaçmak zorunda kalan Trabzonlu bir kadının yaşamı çevresinde gelişen olayları anlatır. Bu olaylar, Trabzon’dan Edirne’ye, Mısır’dan İsviçre’ye kadar uzanan geniş bir mekandan başlayarak İstanbul’da sürer ve sonuçlanır. Yazar, bütün kişileri ve olayları, gerçek bir roman okuyucusu olarak tanımladığı şiir ve edebiyat meraklısı Ziyâ ile başlangıçta şiiri, romanı küçümseyen arkadaşıve eniştesi Cemâm aracılığıyla izelr; sonunda da, bir dedektif romanının finalini anımsatacak biçimde, tüm kişileri bir araya getirterek çözümletir. Olayların, çevrenin ve kişilerin anlatımında oldukça gerçekçi bir yol izleyen Mehmed Celâl, romanın kurgusunda, olayların birbirine bağlanmasında daha çok rastlantılara dayanır. Bu rastlantılar sayesinde, romanın bitiminde iyiler mutlu sona ulaşırken, kötüler ve suçlular cezalarını çekerler. Mehmed Celâl, roman boyunca, bir yandan olayları geliştirip birbirine bağlarken, bir yandan da edebiyatın işlevi, çeşitli kadın sorunları, esir ticareti ve bunun sosyal ve ahlâkî boyutları, kadın-erkek ilişkileri gibi konuları gündeme getirerek tartışmakta; dönemin İstanbulundan manzaralar çizmekte, günlük hayattan kesitler vermektedir. Bu yönüyle roman, tarilsel bir belge olma niteliği de kazanmaktadır. ...
  • Melih Cevdet Anday
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    82,03 KB
    Eser Türü: Kitap
    Melih Cevdet Anday'ın 1975'te yayımlanan Teknenin Ölümü adlı kitabı, şairin yeniden mitolojik kaynaklara yönelişiyle, şiirinin o tarihten sonra akacağı yatağı kalın çizgilerle vurgular. Öte yandan ses ve biçim, dize sonlarındaki açık ve kapalı hecelerde gözetilen titizlik ölçüsünde Melih Cevdet Anday şiirinin değişmez öğesi olarak belirginlik kazanır.

Sayfalar