Yazara Gore Listeleme

  • Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu-Prof. Dr. Halil İnalcık-Şevket Koçsoy-Prof. Dr. Baykan Sezer-Komisyon
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    219,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Ebru KÜÇÜKŞAHİN (Ünite 1) Doç.Dr. N. Aysun AKINCI YÜKSEL (Ünite 2) Arş.Gör.Dr. Tezcan Özkan KUTLU (Ünite 3) Doç.Dr. Funda ERZURUM (Ünite 4) Yrd.Doç.Dr. Fatma Zeynep ÖZATA (Ünite 5, 6) Öğr.Gör. Erdem ÇETİNTAŞ (Ünite 7) Yrd.Doç.Dr. Erhan AKARÇAY (Ünite 8)
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    610,23 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
    Günümüzde yaşamımızın giderek daha önemli bir parçası haline gelen medyanın, toplumun her kesimi üzerinde farklı etkileri olmaktadır. Bu etkileri doğru bir şekilde yorumlayarak gelişmeleri ve eğilimleri takip edebilmek son derece önemlidir. Rekabet her alanda olduğu gibi gastronomi alanında da kendini göstermektedir. Yenilik arayışı gast-ronomi alanında da kendini gösteriyor. Yeni mutfak akımları, tüketicilerin farklı ve değişik lezzetleri tatma istekleri, yerel olanı yerinde görme ve deneme arzusu ve geleneksele yolculuk gastronomiyi şekillendirmeye devam etmekte. Medya bu noktada da devreye gidererek bahsi geçen gelişmeleri insanlarla paylaşmakta ve etkilemektedir. Bu yüzden sadece gastronomiyi iyi bilmenin ötesinde medyanın dinamiklerini de çok iyi bilmek gerekmektedir. Çok sayıda okuru olan bir köşe yazısında yer alan bir mutfak akımının ya da bir restoranın olumsuz bir şekilde ele alınması olumlu sonuçlar ortaya çıkarmayacaktır. Aksine bir filmde bir yörenin mutfağının etkileyici bir biçimde sunulması ise o yörenin mutfak kültürüne yönelik ilgiliyi arttıracaktır. Sosyal medya uygulamaları ise yeni kurallar ve aktörler ile deveye girmektedir. Kitap içerisinde medyanın çalışma alanı kapsamında yer alan neredeyse tüm konular, gastronomi eksenli olarak detaylı bir bakış açısı eşliğinde ve çeşitli örnekler açısından ele alınmıştır.
  • Johannes Schiltberger
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    618,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tarihi hem de 600 yıl öncesini bir esirin kaleminden okuyabilmek Niğbolu Savaşı'nda Türklerin, altı yıl sonra da Timur'un ordusunun eline esir düşen Schiltberger'in Bavyerada başlayıp Anadolu'ya Asya'nın ortalarına hatta Sibirya'ya kadar uzanan ve yine Bavyera'da biten macerası geniş bir coğrafyadan gündelik hayat gözlemleri. Kimilerince Türkolojinin başlangıcı.
  • Kemal H. Karpat
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Türkiye’deki politik sistemin dengesizliğini, öncelikle anlaşmazlıkların giderilmesinde uygulanan geleneksel yöntemlerin bir kenara bırakılmasıyla ve sosyopolitik değişime uyum süreciyle açıklamak gerekir. Yine de Türkiye’deki politik sistemin yaşadığı kesintisiz bunalımı anlayabilmek için bu sistemin evrimini sosyal gruplar, yönetici seçkinler ve yapısal farklılaşma sürecinin parçası olmuş bazı uluslararası olaylar arasındaki etkileşimi göz önünde bulunduran geniş bir kavramsal çerçeve içinde çözümlemek zorundayız.” Prof. Dr. Kemal H. Karpat Prof. Dr. Kemal H. Karpat, Türkiye’de hâl-i hazırda var olan siyasal sistemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden başlayarak kendine has üslubuyla yaptığı dikkat çekici analizlerle anlatıyor. Türkiye’de modern siyasal sistemin başlangıcı olarak 1876 Tanzimat Fermanı’nı kabul eden Kemal H. Karpat, bu yeni anayasal süreçle beraber Osmanlı toplumunda nelerin değiştiğini, dönemin önde gelen edebiyatçıların ve düşünürlerinin eserlerinden, gazete yazılarından yola çıkarak yorumluyor, bu yorumlarını da belgelerle zenginleştiriyor. Daha sonrasında Meşrutiyet’in ilânı ve Jön Türk Devrimiyle Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasal rejimi olan “istibdat dönemi”nin bitişi ve akabinde Cumhuriyet’in ilânı, CHP’nin tek parti olarak devletin başına gelmesi, en nihayetinde çok partili sisteme geçiş, ordunun her dönemde nasıl siyasal rejimin en önemli unsuru haline geldiği ve aralarda yaşanan darbeler... Kemal H. Karpat, Türk Siyasi Tarihi kitabında her dönemi anlatan/açıklayan en önemli sâiklerin temellerinin, nasıl bir önceki dönemde atıldığını ve tarihin ancak edebiyat, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi ilim dallarıyla kullanıldığında temel sorulara nasıl cevap verdiğini birbirinden farklı birçok örnekle sentezleyerek okuyucusuyla paylaşıyor.
  • Albert O. Hirschman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    274,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Siyasal iktisadın tanınmış isimlerinden Albert O. Hirschman kapitalizmin şekillenmekte olduğu on yedinci ve on sekizinci yüzyıllardaki düşünsel havayı inceleyerek, çok uzun süre günah sayılan maddi çıkar peşinde koşmanın nasıl olup da hayatın merkezine oturduğu sorusuna cevap arıyor. Kapitalizmin yükselişine farklı bir yorum getiren yazar, Marksist ve Weberci düşüncenin ortak paydası olan kopuş fikrine değil, eski ile yeni arasındaki sürekliliğe vurgu yapıyor. Montesquieu, James Steuart, John Millar, Adam Smith gibi düşünürlerin görüşlerini inceleyen Hirschman, yaşanan uzun süreli ideolojik değişimi içsel bir süreç olarak tanımlıyor ve uzun bir tarihsel dönem boyunca birbirine karşıt tanımlanmış tutku ve çıkarların, Adam Smith tarafından bir tutulmasıyla birlikte koskoca bir düşünce zincirinin hafızalardan silindiğine işaret ediyor. Bir yandan, kapitalizmin "eksiksiz insan kişiliğinin" gelişmesine engel olduğu yolundaki eleştirileri ele alırken, on dokuzuncu yüzyıl öncesinde kapitalizmin zaten hükümdarların ve diğer soyluların tutkularını bastırma ve "daha az yönlü, öngörülemezliği azalmış, tek boyutlu bir insan kişiliği" yaratma amacıyla savunulduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan, Keynes gibi "bırakınız yapsınlar" ideolojisi savunucularının savlarının da kapitalizmin gerici yüzünü göstermesinden önce hakim olan "herkesin kendi çıkarının peşinden koşması iyi bir düzen sağlayacaktır" fikrinin bir tekrarından ibaret olduğunun altını çiziyor. Düşünce tarihinin bu kitapta ele alınan bölümü hakkında bilgi edinmek, kapitalizm üzerine yapılacak çalışmalara ciddi ölçüde katkı sağlayacaktır.
  • Tom Stoppard
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    634,43 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Sözcüklerin ve zeka oyunlarının balesini yapan", çağdaş tiyatronun en entelektüel yazarı Stoppard, yalnız tiyatronun değil, edebiyatın ve tüm sanat biçimlerinin mirasını yapıtlarında ustalıkla değerlendirmiştir. Onun oyunları sanata yapılan bir övgü ve kutsama gibidir. Bir 'parodi' ustası olan Stoppard'ın konularını Shakespeare, Joyce, Wilde gibi ünlü yazarlardan aldığını; Beckett, Osborne, Albee, Pirandello, Shaw, Shelley gibi birçok yazardan alıntılar yaptığını ve birçok esere göndermelerde bulunduğunu görürüz. Bu yönüyle Stoppard'ın oyunları çözülmesi çok eğlenceli üst düzey bir bulmaca gibidir. Eleştirmenler tarafından teknik virtüöz olarak değerlendirilen Stoppard'ı tanımanın, tiyatroyla uğraşan herkese olduğu kadar edebiyat-tiyatro, felsefe-tiyatro, fizik-tiyatro ilişkileri açısından oluşturduğu sentez itibarıyla tüm okurlara çok yararlı olacağını ve zevkli bir deneyim yaşatacağını düşünüyoruz.
  • Stefan Zweig
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    373,11 KB
    Eser Türü: Kitap
    1920 yılında yayımlanan bu eserde Stefan Zweig üç ayrı milletin her birinden dünyaca ünlü birer romancıyı, Fransız Edebiyatı'ndan Balzac'ı, İngiliz Edebiyatı'ndan Dickens'i, Rus Edebiyatı'ndan da Dostoyevski'yi incelemiştir. Her üç romancı da 19. Yüzyılda yaşamış olup çağdaştırlar. Zweig, ele aldığı yazarları, eserlerinden hareketle incelemiştir. İncelemeler ilmî makale niteliğinde olup, biyografik unsurlar ihtiva eder. Bu yazılar romancıların eserlerine giriş değil aksine yoğunlaştırılmış özet iddiasında olup, yazarların bütün eserlerini ve hayatını yoğunlaşmış hâlde bir arada vermektedir. Bu romancılardan her birinde kendi hayat sahaları vardır. Balzac'ta toplum, Dickens'de aile, Dostoyevski'de insan ve kâinat.
  • Robert Musil
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    269,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seksenli yılların sonuydu; açlıkla ne bulursak okuyorduk. Ankara Fransız Kültür Merkezi’nin kütüphanesine dadanmıştım ve adını duyduğum, büyük yazar olduğu söylenenlerin kitaplarını hatmediyordum. Hatta, hoş bir duygu, kimi kitapların arkasında, o kitabı daha önce alıp okumuş olanların ismi olurdu. Birçok kitapta Bilge Karasu ismine rastlamak hoşuma giderdi, sonra da gider Bilge Bey’e, “bakın aynı kitabı ben de okudum,” derdim, aynı Üç Kadın’da olduğu gibi. Belirtmek elzem: Ben bu kitabı Philippe Jaccottet’nin mükemmel çevirisinden okudum. Tam da o yıllarda Ankara’da Gece Yayınları’nı kurmuştuk. Yayın listesi oluştururken, beni derinden çarpan iki kitabı mutlaka dahil etmem gerektiğini düşündüm. Biri Italo Calvino’nun Görünmez Kentler’iydi (ki onu basamadık) diğeri de elinizde tuttuğunuz Robert Musil’in Üç Kadın’ı. Ve kitabı sevgili dostumuz Zehra Yılmazer çevirdi, bastık ve yıllar içinde birkaç baskı daha yaptı bu kitap. Zehra her seferinde çevirisini daha da yetkinleştirdi. Büyük bir okuma keyfidir Üç Kadın. Musil’in şaheserlerindendir. İkinci öykü “Portekizli Kadın”ın başlangıç cümlesi ise, bence tarihe geçmelidir, eğer bir “muhteşem başlangıç cümleleri tarihi” yapılacaksa. Bakın, göreceksiniz.
  • Ivo Andriç
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    254,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bosnalı Keşiş Pierre'in başından geçen olaylar anlatılıyor.
  • Isaac Asimov
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    617,42 KB
    Eser Türü: Kitap
    Joseph Scwartz Arz'ın tanıdık yüzünden tamamiyle kaybolmadan iki dakika kadar önce Chicago'nun banliyölerinden birinde güzel bir sokakta ilerliyor ve kendi kendine şair Browning'in dizelerini tekrarlıyordu.

Sayfalar