Eserlere Göre Listeleme

Toplam 4997 sonuçtan 2441 - 2450 arası görüntüleniyor.
  • Georgi Markov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    602,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Georgi Markov, günümüz Sovyet edebiyatının en ünlü romancılarından, eserleri bütün dünya dillerine çevrildi. "Sibirya" bunların arasında "Şolohov ayarı bir doruk roman" sayılıyor. ""Sibirya", devrimin başlamasına yakın dönemlerdeki Rusya"nın panoramasını olağanüstü bir başarıyla çizmekte. Akimov ve Katya"nın kişiliklerinde de yürekli devrimcilerin çileli serüvenlerini şiirli bir üslupla anlatmaktadır."
  • Brad Anderson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    194 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    ABD'li bir çift olan Roy ve Jessie Çin'deki bir Hristiyan kilisesine gönüllü olarak yardım ettikten sonra Çin'den Moskova'ya Trans-Sibirya treniyle geçmeye karar verirler. Çok sosyal ve arkadaş canlısı olan Roy, trende aynı kompartımanda kaldıkları diğer çift olan İspanyol Carlos ve kız arkadaşı Amerikalı Abby ile hemen kaynaşır. Biraz asosyal olan eşi Jessie ise dünyayı gezen çifte karşı aynı sıcaklığı göstermez. Yolculuk ilerledikçe Carlos, Jesie'ye çantasında taşıdığı hediye matruşka bebeklerini gösterir. Tren İrkutsk istasyonunda mola verince etrafı gezmeye inen Jessie, tren hareket edince Roy'un trende olmadığını fark eder. Jessie bir sonraki istasyonda inip eşini beklemeye karar verir, Carlos ve Abby de onu yalnız bırakmamak için inerler. Otele yerleşen yolcular akşam yemek yerlerken Jessie Carlos'a matruşkalardan bahseder, bu sohbete kulak misafiri olan Abby öfkeyle masadan ayrılır. Jessie, Carlos'a Abby'nin iyi bir kız olduğunu söyler ve kendi karanlık işlerine bulaştırmamasını ister. Ertesi sabah Carlos Jessie'nin kapısını çalar ve odasındaki duşun çalşımadığını, onun odasında duş almaya geldiğini söyler. Bu sırada Jessie otel resepsiyonundan bir telefon alır ve eşiyle ilgili bir gelişme olduğu için resepsiyona iner, Carlos odasında yalnız kalır. Telefondaki eşidir, treni kaçırdığı için özür diler ve akşamüstü saat 4 treniyle oraya geleceğini bildirir. Beklerken Carlos Jessie'ye yakınlardaki bir tarihi kiliseyi görmeleri için ikna eder ve yola çıkarlar. Vahşi doğanın içinde kendilerini bulan ikili karlarla kaplı bir patikadan ve orman içinden geçerek ıssız bir vadideki kiliseye ulaşırlar. Fotoğrafçı olan Jessie vahşi doğanın ve bu arada Carlos'un fotoğrafını çeker. Kilisenin içindeyken kendisine kur yapan Carlos'a olumlu cevap veren Jessie ile Carlos bir anda ateşli bir şekilde öpüşmeye başlarlar. Ancak eski ve harap kilisenin çatıs
  • Per Petterson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    722,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurten Tokdemir
    Gidiyoruz, Lanet Olsun Zaman Nehrine, Reddediyorum, Benim Durumumdaki Erkekler ve Ardından’dan sonra yayımladığımız altıncı romanı. “Yandaki bölmeyi dene,” diyor Jesper tahta perdenin arkasından seslenerek. “Dorit yatıyor orada, çok iyi huyludur.” Aradaki yolda duruyor ve Jesper’in sakin sakin nefes alışını dinliyorum. Bakışlarımı bölmesinde uyuyan Dorit’e çeviriyorum, geniş sırtı karanlıkta giderek daha iyi seçiliyor. Eğilip Dorit’in sırtını okşuyorum. “Konuş onunla,” diyor Jesper, ama ben ne diyeceğimi bilemiyorum, şu an dilimin ucuna gelenleri yüksek sesle söyleyemem. Bölme daracık, hiç boş yer yok, Dorit hafifçe dönse beni tahta perdeye yapıştırır. Hayvanın boynunu okşuyorum, sonra da kulağına eğilip cesur kurşun asker masalını anlatmaya başlıyorum. Masalın sonuna, kurşun askerin alevlere karşı koyarken yavaş yavaş eridiği bölüme gelince öne doğru yatıyor ve kollarımı hayvanın boynuna doluyorum, pencereden içeri dolan rüzgârın nasıl balerini havalandırıp alevlere doğru sürüklediğini, ateşe düşen balerinin nasıl kayan yıldız gibi parladığını ve alevlerin söndüğünü anlatıyorum, masalımı bitirdiğimde soluk bile almaktan korkuyorum. 1934 yılının Noel gecesini yaşıyoruz, Jesper ve ben her şeyin nefes aldığı bir ahırda iki ayrı bölmede, iki ayrı inekle sarmaş dolaş yatıyoruz, belki de uykuya dalıyoruz, çünkü gerisini pek hatırlamıyorum.
  • Carlo Ginzburg
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    507,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Sabahat Çalışkan
    “Şaman, insanlık tarihinin alelade bir figürü değildir. O, kültürel normlarının dikte ettiği vazifeleri üstlenmiş bir kişidir.” İki cilt halinde yayınladığımız ve devamını getirmeyi umduğumuz bu derlemeye ilham veren iki isim var: Yüzyılımızın en özgün tarihçilerinden Carlo Ginzburg ve tarihimizin en sıra dışı isimlerinden seyyah Evliya Çelebi. Ginzburg, 1966’da yayınlanan Gece Savaşları adlı muhteşem çalışmasıyla cadılığın ve Cadıların Şabatı inançlarının “bütün Avrasya’ya yayılmış kökenleri” olabileceğini söyleyerek bahsi geçen tartışmayı başlatan kişidir. Evliya Çelebi ise 17. yüzyılda yaptığı geziler ve yazdığı -tamamlanmamış- 10 ciltlik seyahatnamesine, türlü “acaib ve garaib” arasına cadılar ve büyücüleri de dâhil etmiştir. Umulur ki, merakları, araştırmacılıkları ve özgünlükleriyle bu iki isim, ilham oldukları bu derlemenin ulaştığı herkeste yeni ilhamlara, fikirlere ve yepyeni akademik araştırmalara ve çalışmalara vesile olsun.
  • Xavier de Maistre
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    548,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Birinci Pol döneminin sonlarına doğru, babasının bağışlanmasını istemek için Sibirya'dan kalkıp yaya olarak Sen Petersburg'a giden bir genç kızın gözüpekliği, o zamanlar ünlü bir yazara bu yaman yolcuyu bir roman kahramanı yaptıracak denli kışkırtıcı bir gürültüye yol açmıştı. Ama, bir çocuğun babasına karşı duyabileceği en temiz sevgiden başka bir tutku tanımayan ve kimseden öğüt almadan, kimseye güvenmeden, yüreğinde soylu bir işin düşüncesiyle o işi yapma gücünü bulan bu soylu ve deneyimsiz genç kıza bir takım aşk serüvenleri ve romanesk düşünceler yüklemelerine, kızı tanıyanların canları sıkılmıştı. Onun başından geçenler, bir romancının uydurma kişilerinin uyandırabileceği coşkului lgiyi bulamasa bile; başlı başına çekici olan ve bütün değerini gerçekliğinden alan bu öykü, sanırız az çok zevkle okunabilir
  • Erhan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türk tarihinde Yenisey Yazıtları’nın önemi nedir? Yenisey Yazıtları, Türklerin tarih sahnesine çıkışlarına dair neler söylemektedir? Tarihte Türk izini sürebilmek için ciddiyetle araştırılması gereken yazıtlar ve incelenmesi gereken coğrafyalar hangileridir? Prof. Dr. Erhan Aydın hem bu soruları cevaplıyor hem de daha önce bozkır Türklerinin tarihine ilk yazılı belgeler ışığında baktığı “Taşa Kazınan Tarih: Türklerin İlk Yazılı Belgeleri” adlı eserinin açtığı yolu genişletiyor. 18. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren keşfedilen ve bilim dünyasınca bilinen Yenisey Yazıtları, satır sayılarının azlığı ve düzensiz yazılmış olmaları nedeniyle, özellikle Türk dili alanı dışında çalışan araştırmacıların ilgisini çekmemiştir. Bu yazıtların tamamının tarihsiz oluşu ve günümüz mezar taşlarındaki veciz ifadelere benzeyen kalıplaşmış ibare ve cümleler içermesi de bu yazıtlara olan ilginin az oluşunun bir başka nedenidir. Türklerin Sibirya’daki varlığına dair en önemli kaynak olan Yenisey Yazıtları, az satırlı olmasına rağmen bazı tarihî olaylara işaret etmesi nedeniyle çok büyük bir işleve sahiptir. Yapılan her çalışmada bu işaretler yoluyla Türk tarihinin Sibirya bölgesindeki izleri ortaya çıkmaktadır. Erhan Aydın, Türk runik harfli metni, transkripsiyonu ve Türkçe çevirisini alt alta verme sistemini bu çalışmasında da sürdürüyor ve böylece okuyucunun sürekli sayfa karıştırmasının önüne geçiyor. Her yazıtın altında bulunan özel kaynakçayla ise o yazıtla ilgili bütün yayınlar bir araya getirilmiş oluyor. “SİBİRYA’DA TÜRK İZLERİ: Yenisey Yazıtları”, şimdiye kadar yazıtlara dair yayımlanmış olan eserler içinde en kolay okunan bir rehber niteliğinde...
  • Başar Başarır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    59 Ayrım
    670,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben. Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana. Sibop, kendi deyimiyle “acemi kolpacı” Orhan’ın romanı. Doğma büyüme Cihangirli Orhan, hukuk tahsili yapmış. Girdiği işlerde pek tutunamamış, ailesinin gözünden bile düşmüş. Kimse tarafından yüzüne bakılmayan biri. Öyle ki, adı “sibop”a çıkmış. Ama bir gün Orhan’ın yüzüne bakan bir kız çıkıyor ve roman başlıyor. Başar Başarır’ın bu sürükleyici, inandırıcı, azmettirici romanının öne çıkan yanı dili olabilir; bir solukta, Türkçenin tadına vara vara okuyacağınız Orhan’ın hikâyesini çok seveceksiniz.
  • Trevanian
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,70 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Trevanian
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    445 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Kendir
  • Özgür Çırak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    281,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    Sıcacık Bir Ev Özgür Çırak’ın ilk öykü kitabı. Çırak, yeryüzüne inmek için nazlanan adaletin, sevginin yokluğunu hatırlatıyor bize. Sartre’dan aldığı güçle, dünyadaki sayısız metinden ayırmak istiyor öykülerini. Derdi illüzyon yaratmak değil, sahte olanı açığa çıkarmak. Özgür Çırak öyküsü yazılmayanların peşinde bu yüzden… Sıcacık Bir Ev’in karakterleri ezilenler, maddi manevi kaybedenler, zinciri görünmeyen köleler… Hayal kırıklığına uğrayanlar, yarım kalan aşkı ve özlemiyle başa çıkmaya çalışanlar, hırsına yenilenler de… Çırak, anlatmak için olağanüstü meseleler aramıyor. İşçi ölümleri, iş hastalıkları, sömürü öykünün sebebi oluyor. Çırak politik meseleleri didaktik olmadan, anlatma tuzağına düşmeden aktarıyor, odağına insanı alıyor. Tüm bunları öyküye verirken olağan sayılanı ilginç ve görünür kılıyor Çırak. Gerçeklikten fantastik olaylar doğuyor. Fantastik gerçekliğe dönüşüp, somut yaşamla boy ölçüşüyor. Edebiyat kelimelerden bir dünya kurmak… “Bir çiçeğin açışı, güneşin doğuşu ya da bir bebeğin gülüşü, nasıl, hangi kelimelerle anlatılır?” diye sormak. Yazmaksa sınırları genişletmek. Özgür Çırak, sınırları aşındırırken, fizik kurallarını, bilindik doğruları, aklın sarsılmaz mantık düzenini eğip bükmek istiyor. Bu yüzden içinde büyüyen kokuya ulaşmak için kendini yutanı, saç ve sakalında çiçek büyüteni, akvaryumda uyananı, kendisini yarım ekmek arasında bulanı görüyoruz öykülerinde. “Yaşadığımız bu dünyanın cehennem olmadığını kanıtla?” diye soruyor “Ölü” öyküsünde Berber Halil. Çünkü Sıcacık Bir Ev’de Özgür Çırak, cenneti vaat etmiyor okura. Öykü karakterinin buyruğunu yerine getirircesine cehennemde nem kurutuyor… Özgür Çırak cehennemi betimlerken ters etkiyle nefes alışın yani hayatın değerini anımsatıyor. Yaşamın öylece solup gitmesine izin vermiyor. Bu hayatları fantastik bir evrene taşırken acıyla baş edemediği yerde parodileştiriyor. Gerçekliği anlatmak için öykünün gücünden çalmak yerine, öykü sanatına sığınıyor. İyi yazılmış bir öykünün, korkuyla yükselen duvarlara gedikler açtığına inanıyor.

Sayfalar