En Son Eklenenler

Toplam 58641 sonuçtan 24451 - 24460 arası görüntüleniyor.
  • Gülcan Özer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    781,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : mehtap tolu
    Konusu:
    MALUM, HAYAT GERİYE DOĞRU OKUNUR, İLERİYE DOĞRU YAŞANIR... İçinde çocukluğu ve yaşlılığı beraber barındıran; ergenlik, kişilik, hatta cinsellikle tatlandırılmış bir kitap nasıl okunur? Misal, çocuğu olan çocukluğu, ergeni olan ergenliği okuyup geçsin mi, yoksa bu mevzular birbiriyle muhabbet halinde midir? Bildiğimiz şudur: Çocukluğun ve ergenliğin kişiliğe damga vuruşu, kişiliği anlamak için çocukluğumuzun karanlık sularında dolaşmanın lüzumlu oluşu, ergenliğin kazasız belasız atlatılmasının önemi, kendine güven denen asırlık meselenin sahiden mesele oluşu, nasıl seviştiğimiz yahut sevişemediğimiz, kendi muhtemel yaşlılığımız, yaşlanmakta olan ana babalarımız, nasıl yaşadığımız, kim olduğumuz, nereye ve ne şekil evrileceğimiz zor zanaat ömürlük hikâye... Biz dilimiz döndüğünce anlattık. İnsan halleri bunlar, birbirinden ayrılmaz; malum, hayat geriye doğru okunur, ileriye doğru yaşanır... Yolunuz açık olsun! Terapi İstanbul
  • Gündüz Vassaf
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    297,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Zeynep Dal
    Konusu:
    Rüyalarımız tekdüzeleşir, Böl-yönet düzeninde Birey yüceltilip bencilleştirilirken, Aidiyetlerimizin gönüllü köleleri, Belirlenmiş seçeneklerin kalebentleriyiz. Her gün yeni felaket haberiyle uyanıyorum. Ne yapabilirim? Vicdanın sızlarken sen ne yapabilirsin? Biz ne yapabiliriz? Gündüz Vassaf, Ne Yapabilirim? Geleceğe Kartpostallar'da bir harekete, örgüte, partiye, hatta ideolojiye bağlı olmayanlara sesleniyor. Kötümserliğe kapılıp edilgenleşmeye, değişimin ertelenmesine, değişimi kendimizden başka yerlerde aramaya karşı çıkıyor. Okurunu, çaresiz çırpınışlarda tükenmeden "ne yapabilirim"i düşünmeye davet ederek yeni bir yaşam ahlâkını tartışmaya açıyor… "Düş gücünün avukatı" Gündüz Vassaf'tan barışa, özgürlüğe, haksızlıkları vurgulamaya, düşlemeye, değişime, birlikteliğe, geleceğe dair şiirsel bir kitap… Rüyalarımız, her yerde, her koşulda. Darwin'in eksiği, evrim teorisinde umuda yer vermemiş olması. İnsandan başka yarını yaşayan tür var mı? (Tanıtım Bülteninden)
  • Ala El Asvani
    insan sesi mp3 - Türkçe
    73 Ayrım
    1967,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Füsun Kuzuoglu
    Konusu:
    II. Dünya Savaşı sonrası Kahire’de oradan oraya savrulan bir ailenin şamatalı, hareketli ve aynı zamanda dokunaklı hikâyesi Darav’ın önde gelen zenginlerinden Abdülaziz Gaafar, beş parasız kalınca ailesiyle birlikte Kahire’ye taşınır ve zengin Avrupalıların uğrak yeri olan Mısır Otomobil Kulübü’nün deposunda çalışmaya başlar. Burada, Mısır’ın yozlaşmış ve sefahat düşkünü kralının doğduğu günden beri uşaklığını yapan Alku, tüm çalışanları ezmekte, en ufak hatalarında bile yardımcılarına dövdürmekte ve ücretlerini keyfine göre ödemektedir. Bir gün Abdülaziz hakkını aramasının sonucunda dövülür. Aldığı yaralar kadar duyduğu utancın da etkisiyle kısa süre sonra ölür ve eşiyle dört çocuğunu eskisinden de kötü bir yoksulluğa mahkûm eder. Bu kayıp, aile bireylerini bambaşka yollara sürüklese de hepsi bir şekilde Otomobil Kulübü’ne bağlı kalmaya devam eder. Bu sırada, kralın devrimci kuzeni önderliğinde yayılan siyasi hareketler, şaşırtıcı bir şekilde kulüpte de taraftar bulmaya başlar. Bu büyük sosyal değişim hareketinde hem işçilere hem de efendilere yer vardır. Otomobil Kulübü’nün Mısırlıları zor bir kararla karşı karşıya kalırlar: Güvenle yaşamayı seçip onurlarından vazgeçmek mi, yoksa her şeyi riske atarak hakları için savaşmak mı? (Tanıtım Bülteninden)
  • Göktuğ Canbaba
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    143,43 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Şule Taşçıoğlu
    Konusu:
    Kiki, bir ev kedisiydi. Galata Kulesi'ni gören bir apartmanın en üst katında yaşıyordu. Sıcacık yuvasında mışıl mışıl uyumak en büyük zevkiydi. Dış dünyayı hiç ama hiç tanımıyordu… Ta ki bir gün tatil hazırlığı yapan ailesinin valizinde uyuyakalana kadar! Gözünü açtığında kendini Paris havaalanında bulan Kiki, ne yapacağını şaşırmıştı. Sokaklar ona yabancıydı. Evine nasıl döneceği konusundaysa en ufak bir fififi kri yoktu. Etrafı keşfetmek için yola koyulan Kiki, karşısına çıkan minik fare Toro TozBurun sayesinde, hiç unutamayacağı bir serüvene atılmak üzereydi! Kiki'nin bu eğlence dolu öyküsünde, arkadaşlık, yardımlaşma ve sevginin gücüne tanık olacaksınız. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mark Manson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    310,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Mehtap Aslansoy
    Konusu:
    “Büyük Güç Büyük Sorumluluklar Getirir.” Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken sözlerin yerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar büyük güç getirir.” “Her şeyi iyi tarafından görmek” gibi bir şey iyi gibi görünse de, gerçek şu ki hayat bazen berbattır ve yapabileceğiniz en sağlıklı şey de bunu kabul etmektir. Negatif duyguları inkâr etmek daha derin ve daha uzun ömürlü negatif duygulara ve duygusal bozukluğa neden olur. Sürekli pozitif olmak hayatın sorunları için geçerli bir çözüm değil, bir inkâr biçimidir. Doğru değerleri seçerseniz, bu sorunlar size zindelik, kuvvet ve şevk verir. Dedemin zamanına dönersek, kendini çok kötü hissettiğinde şöyle düşünürdü, “Bugün berbat bir günümdeyim. Ama n’apalım hayat böyle, ben samanları havalandırmaya devam etmeliyim.” Ama ya şimdi? Şimdi beş dakikalığına bile kendinizi çok kötü hissetseniz son derece mutlu ve harika hayatları varmış gibi sunan insanların 350 fotoğrafıyla bombardıman ediliyorsunuz, bu durumda hatanın sizde olduğunu hissetmemeniz imkânsız kuşkusuz. Değmeyecek şeyleri kafaya takmamak çok önemlidir. Dünyayı kurtaracak olan şey budur. Dünyanın bazen berbat olduğunu ama bunun da doğal olduğunu kabul ederek yaşamak gerek. Çünkü her zaman böyleydi ve her zaman da böyle olacak. Sosyal medyada her gün milyonlarca kere paylaşılan “Nasıl Mutlu Olunur” tarzı saçmalıklarda yanlış olan ve kimsenin fark etmediği şey şudur: Daha pozitif bir deneyimi arzu etmenin kendisi negatif bir deneyimdir. Ve de tam tersine, insanın negatif deneyimini kabul etmesinin kendisi pozitif bir deneyimdir. Pokerde elinde korkunç kağıtlar olan biri çok güzel eli olan birini yenebilir. Elbette eli güzel olanın kazanma ihtimali daha büyüktür, ama sonunda kazanan her oyuncunun oyun süresinde yaptığı seçimlerle belirlenir. Hayatı da aynı şekilde görüyorum. Hepimize dağıtılmış bir el var. Bazılarının eli daha iyi. Sadece kağıtlara bakarak berbat durumda olduğumuzu söylemek kolaysa da, gerçek oyun o kağıtlarla yapacağımız seçimlere, almaya karar verdiğimiz risklere ve birlikte yaşamayı seçtiğimiz sonuçlara bağlıdır. İçinde bulundukları duruma göre sürekli en iyi seçimleri yapanlar tıpkı pokerde olduğu gibi hayatta da öne çıkarlar ve illa da eline en iyi kağıtlar gelmiş olmaları gerekmez. (Tanıtım Bülteninden)
  • Şafak Altun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    451,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Gülnihal EREN
    Konusu:
    Lucifer Etkisi - Lady Macbeth Etkisi - Ekran Etkisi - Kalabalık Etkisi Seyirci Kalma Etkisi - Bando Arabası Etkisi - Hipster Etkisi - Bumerang Etkisi - Domino Etkisi - Bulaşma Etkisi - Geri Tepme Etkisi - Dunning–Kruger Etkisi Plasebo Etkisi - Barnum Etkisi - Bill Nighty Etkisi - Spot Işığı Etkisi  Kelebek Etkisi - Lotusan Etkisi - Medici Etkisi - Oprah Etkisi - Angelina Jolie Etkisi   Yanlış bir durum da olsa çoğunluğa ayak uydurmak zorunda hissediyoruz. Sandığımız gibi, kendi kararlarımızı kendimiz vermiyoruz. Sürünün dışında kalmaktan çok korkuyoruz. Bir şeyi, sadece bizden farklı diye, anormal olarak görüyoruz. Durum hiç de hoş olmasa dahi, ortama ayak uyduramadığımızda çok rahatsız oluyoruz. Hastalıklar sadece kişilere özgü değil, toplum olarak da hastalanabiliyoruz. Büyük şirketlerin kasıtlı olarak yaydıkları yanlış bilgilere yıllarca inanıyoruz. Kendimizin cahiliyiz, hepimiz kendimizi ortalamanın üstünde zannediyoruz. Şehir efsanelerine, komplo teorilerine sandığımızdan çok daha fazla inanıyoruz. Ben kanmam, diyoruz, oysa zaaflarımızın istismar edilmesi çok kolay. Kontrolün kendi elimizde olduğunu zannediyoruz ama hiç de öyle değil. Bizi olduğumuz yere mıhlayan öğrenilmiş çaresizliklerimiz ve iyimserliklerimiz var.   İnsan hem çok karmaşık, hem çok öngörülebilir bir varlık. Bu bakımdan, bildiğiniz gibi değil. Acaba insan, hem grup davranışı olarak hem de toplumsal ve bireysel olarak hangi etkiler altında? Bu kitapta, farkında bile olmadığınız etkilerin hayatınızı nasıl değiştirdiğini okuyacaksınız…
  • Bahri Karaçay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    79 Ayrım
    1203,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Bilim
    Seslendiren : Nurayy SARI
    Konusu:
    1953 yılında DNA'nın keşfedilmesi insanlık tarihinde yepyeni bir sayfa açtı. Aradan geçen sürede genetik bilginin ve biyolojik sistemlerin nasıl çalıştığını öğrenmekle kalmadık, izleyici koltuğundan kalkıp canlıların yaşam kodunu değiştirerek yaşam süreçlerine yön verebilir hale geldik. Gen tedavisi ile hastalığa sebep olan genlerin yerine sağlıklı kopyalarını aktarıp tedavi sağladık. İnsan kök hücrelerini elde ettikten sonra, vücudumuzu oluşturan hücrelere ve dokulara dönüşüm programlarını öğrenerek insan ömrünü uzatma yönünde önemli çalışmalar yapmaya başladık. 2000'de insanın yaşam sırrını içeren genetik kodunu okumayı başararak, her alanda etkilerini göreceğimiz yepyeni bir çağın kapılarını aralamış olduk. Artık her yeni doğan bireyin, altı milyar harfle yazılmış bir "kullanım kılavuzuyla" birlikte dünyaya geldiğini biliyoruz.
  • Güngör Gençay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    187,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Elif Demir
    Konusu:
    Onyedinci yüzyılın bunalımlı zaman diliminde; Dağlar gibi özgürce ruh hali, onu özlemine daha fazla kayıtsız bırakamadı. Kendisini Galata kulesinden bırakıp, kanatlanan Çelebi, Üsküdar’a inmekle başarısını dünyaya tescil ettiriyor, içindeki sönmeyen ateşi mutluluğa boğuyordu. Dışarıda olup biten kargaşa, savaşın durmadığı bunalımlı sahnelerin varlığına karşın, içinde hep uçma fikri, onun gözünü biran olsun, gökyüzünden alıkoymadı. İlim ve fende aşk ile çalışıp, daha önce bu konuda çalışma yapanlardan bir şeyler kaptı. Kendisine özgün, otantik renkli dünyasında şekil aldıkça hayali, günyüzüne ortaya çıkıyordu.Her ne kadar dönemin, padişahı tarafından takdir edilmediyse de, halk tarafından kendisine‘’bin fenli’’ olarak takdim edilmesi, onun ne denli evinde bu konuda çalışma gayreti olduğunu göstermesine yetiyordu. Müspet neticelerde, tecrübe onu bu başarıya götürmesinde önadım olmuştur. Bugünkü hava taşıtlarının ilkel şeklini gerçekleşmiş olması, insanlığın kilometrelerce yolu yorulmadan, dünyayı bir baştan sona, uzaya taşımasını sağlamıştır. Balmumundan yapma, takma kanatlarıyla kendisini kuleden salarken, başına geleceklerini hiç tahmin edemedi Çelebi. Ne hazindir ki, bu derece bilgili ve becerikli birisinin varlığı, saray erkânınca hazmedilmedi, akibetinin hakkında sağlıklı sonuca varamıyor, bir sürü soru işaretiyle tarih yeterince ışık alamadı/öksüz bırakıldı…Sonu böyle mi bitmeliydi? Hezarfen Ahmet Çelebi’nin, insanlık için bir devir olan bu kazanımı, birçok yurttaşı cesaretlendirebilir, konu üzerinde hayli mesafe alınabilirdi... *** Günümüz hava trafiğinde teknoloji, üst seviyelere doğru yol almakta. Özellikle son elli yılı hesaba koyarsak, bu alanda hiçte hafife alınmaz gelişmenin hızı, açıkça görülecektir. Bir gün otobanda seyreden otomobiller, havada da pekâlâ sürat alacaktır. Hayır demek mümkün değil, ‘Şuan insansız uçakların yapılabileceğini, bir gün kimin aklına gelebilirdi? Günümüz hava trafiğinde teknoloji, üst seviyelere doğru yol almakta. Özellikle son elli yılı hesaba koyarsak, bu alanda hiçte hafife alınmaz gelişmenin hızı, açıkça görülecektir. Bir gün otobanda seyreden otomobiller, havada da pekâlâ sürat alacaktır. Hayır demek mümkün değil, ‘Şuan insansız uçakların yapılabileceğini, bir gün kimin aklına gelebilirdi?’  İnsanlık tarihi, binlerce asrı sömürü düzenin kurmak üzere, savaşlarla geçirmiştir. Sayılı ilim, fen adamların yaşaması, bunun göstergesi. İnsanlar salt kendi değerlerini, inançlarını kabul ettirmek yarışından kurtulamadılar. Nihayet, bu kavganın enerji sarfiyatı insanlığa, gürültülü bir yasla yerinde saymasına, sayılı ilim, fen adamının da harcanmasına yol açmıştır.  Yaşadığımız dünyayı henüz yeterince anlamış değiliz! Her karesinde detaylar, inceleme ve çalışma için bir neden… Bilmediğimiz onca şeyler var, demokrasiyi henüz yurt edinmemiş onca ülke var. İnsanlığın savaşı, artık tersine işlemeli, zaman; İnsanlığa hizmet yarışı, insanlığa sevgi yarışı, insanlığa barış çağrısıdır.
  • Can Kozanoğlu, Mirgün Cabas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    887,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Söyleşi
    Seslendiren : Sinem Filatlı
    Konusu:
    Berkant Gültekin “Hafıza-i beşer nisyanla malûldür” derler. Yani insan hafızasının sakatlığı unutmaktır. Fakat bu söz Can Kozanoğlu için pek geçerli değil. Hem sosyolog hem de gazeteci gözüyle yıllardır Türkiye’yi ve dünyayı izleyen Kozanoğlu, filleri bile kıskandıran güçlü hafızasıyla tanınıyor. Kozanoğlu bu kuvvetli hafızasının avantajıyla, geçmişten bugüne, Türkiye’deki toplumsal, kültürel ve siyasi değişimleri oldukça ilgi çekici bir şekilde analiz edebiliyor. En meşhuru henüz 29 yaşındayken yazdığı Cilâlı İmaj Devri (1992) olan yedi kitap kaleme alan Kozanoğlu bu kez yazmadı, konuştu. Aklındakileri uzun yıllar birlikte çalıştığı gazeteci Mirgün Cabas’a anlattı, ortaya da ‘Bıçkın ve Ağlak’ çıktı. Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan Bıçkın ve Ağlak, Kozanoğlu’nun kitaplarının pek çoğu gibi bir popüler kültür incelemesi. Kitabın adına bakınca akla iki isim geliyor, malûm… Fakat Kozanoğlu, işin bu iki kişiyle sınırlı olmadığını; 2000’lerin Türkiyesi’ndeki baskın karakterin ‘bıçkınlık ve ağlaklık’ olduğunu savunuyor. Kozanoğlu ve Cabas’la bu keyifli kitabı konuşmak üzere bir araya geldik…
  • Alper Bilgili
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    628,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sosyoloji
    Seslendiren : Helin Bazman
    Konusu:
    Alper Bilgili bu çalışmasında, bilimin doğasını, amaçlarını ve meşru sınırlarını Richard Dawkins, Sam Harris ve bilhassa yeni-ateizmin Türkiye’deki en önemli temsilcisi olan Celâl Şengör’ün bilim anlayışları üzerinden tartışmayı hedeflemektedir. Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de geniş bir okur kitlesine sahip olan yeni-ateist düşünürler, metafizik ve ideolojik kaygılarla doğa bilimlerinin amacını ve sınırlarını yanlış bir şekilde tasvir etmekte, doğa bilimlerinden toplumsal meseleler de dâhil olmak üzere her konuda rehberlik yapmasını beklemekte, doğa bilimleri dışında kalan bilgi türlerini küçümsemekte hatta gayrimeşru ilan etmekte, bilimi özcü bir yaklaşımla dinin tam karşısına yerleştirmekte, bilim ve din arasında kurdukları bu dikotominin bir sonucu olarak sekülerleşmeyi hızlandırıcı sosyal politika taleplerinde bulunmaktadırlar. Sonuçta, yeni-ateist düşünürler, okurlarını bilimin niteliği ve işleyişi konusunda yanlış bilgilendirmekte, daha da vahimi, bilimi metafizik ve ideolojik pozisyonlarının sözcüsü olmaya zorlayarak bilimin toplum nezdindeki itibarını zedelemektedirler. Yeni-ateist düşünürlerin, bilime ve bilhassa bilim-din ilişkisine dair iddialarının sosyoloji ve felsefenin sunduğu teorik araçlarla değerlendirildiği, bilimin ideolojik kaygılarla araçsallaştırıldığının tarihsel verilerle gösterildiği bu kapsamlı ve nitelikli çalışmanın, Türkçe literatürde önemli bir açığı kapatacağı rahatlıkla söylenebilir.

Sayfalar