Yazara Gore Listeleme

  • Semih Gümüş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    628,53 KB
    Eser Türü: Kitap
    Semih Gümüş, kitabın önsözünde roman sanatı üzerine düşüncelerini anlatıyor. Ardından, Türk edebiyatında romanın macerası üstünde duruyor. Kitabın genel çizgisi ve kapsamı bu. Yazının Sarkacı Roman, Semih Gümüş'ün Türk edebiyatının önde gelen ya da büyük ilgi görüp tartışmalar yaratan yazarlarının romanları üzerine kaleme aldığı metinleri bir araya getiriyor. Kitap, Kemal Tahir'le başlıyor ve Kemal Tahir'in romanlarındaki Osmanlı etkisi üzerinde duruluyor. Ardından toplumcu edebiyat ve Yaşar Kemal, edebiyatta nostalji ve Selim İleri, postmodernizm ve Orhan Pamuk... Semih Gümüş'ün ele aldığı yazarlar arasında Sevgi Soysal, Hilmi Yavuz, Latife Tekin ve Perihan Mağden gibi birçok isim var. Semih Gümüş'ün çalışmasını diğer eleştiri çalışmalarından ayıran önemli nokta, romanları değerlendirmenin yanı sıra doğru sorular sorarak okuyucuyu da eleştiriye dâhil etmesi.
  • Sema Kaygusuz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    794,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yere Düşen Dualar ilk kez yayımlandığı 2006'dan günümüze, birçok okur ve eleştirmen tarafından "masalsı, destansı, mistik, alegorik ve çok katmanlı bir roman" olarak değerlendirilmiş, beğeniyle karşılanmıştır. Anlatmayı da anlattığı kadar önemseyen, zengin bir hayal gücünün ürünü olan bu romanı nitelikli edebiyattan zevk alan okurlarımıza özellikle tavsiye ederiz. (Tanıtım Bülteninden)
  • Romain Gary
    metin
    2 Ayrım
    937,35 KB
    Eser Türü: Kitap
    Orta Amerika'da, And Dağları'nda yaşayan yerli halkın kullandığı keyif verici maddelere verilen addır `yıldızyiyici'. Bu maddeleri kullananlar Amerika'nın sömürge dönemi öncelerine, atalarının kendi tanrılarıyla baş başa kaldıkları dönemlere ilişkin sanrıların içine kapanıp, acıyla kavruldukları bugünü, gizemli ve görkemli bir geçmişle değişirler. `Yıldızyiyiciler' böylesi bir insan panoramasının çizildiği coğrafyada; devrimlerin, yerel diktatörlüklerin ve Birleşik Devletler'in siyasi-askeri müdahalelerinin günlük olarak yaşandığı 60'lı yıllarda, Orta Amerika'da geçiyor. Başkişileri de, Kızılderili soyundan gelen, başarılarını ve sürekli yükselmesini gizemli bir protecci¢n'a borçlu olan diktatör Jos‚ Almayo ve nişanlısı Amerikalı bir kız; idealleri uğruna kendini yok etmeyi göze alan sarışın, güzel bir Amerikalı. Çalkantılı yazgısını Orta Amerika'da arayan bu Amerikalının hayatı, hırslı ve yükselmeye yazgılı Jos‚ Almayo'nun acı bir şekilde sona eren iktidar serüveniyle çakışıyor. Volkanik topraklar üzerinde, yöresel mitlerin, `yıldızyiyiciler'in, aşkın, sihirbazların, Tanrı'nın yerel ve ideolojik suretlerinin, sömürge döneminin acı kültürel sonuçlarının birbirine karıştığı, şiirsel, gizemli sayfalarında yıldızlar uçuşan bir masal. Yıldızyiyiciler, güçlü kalemiyle unutulmaz yazarlar arasında anılan Fransız yazar Romain Gary'nin ustalıklı bir çalışması.
  • Jay Bonansigna, Robert Kirkman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    889,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyanı en heyecanlı zombi dizisinin romanı Yürüyen Ölüler "Serinin hayranları için müthiş bir haber! Ama dikkatli olun, çünkü Kirkman'ın zombi hikâyelerinin tadını bir kez alan, bir daha bırakamaz!" -The Ossuary- Her şey dönüşümle başlamıştı. Bildikleri o eski dünya yok olmuş, küllerinden dev ölü kentler doğmuştu. Tüm sevdikleri tek tek dönüşüyor, her geçen gün içlerinden birileri yürüyen ölüler kervanına katılıyordu. Bu yeni ve acımasız dünyada hayatta kalabilmek, âşık olabilmek mümkün müydü? Bu dünyada artık korkuya, ümitsizliğe, sevgiye yer yoktu! Zombilerle savaşmaktan bitap düşen Philip Blake, duyguların şimdiki yerini, yani yersizliğini anladı. Eski dünyanın yıkıntıları ve ölüleri arasında canlı kalabilmeyi başarmak yalnızca bir şarta bağlıydı: duygusuzlaşarak o ölülerden biri olmak! (Tanıtım Bülteninden)
  • Server Tanilli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    İlkçağ insanlığın sınıfsız toplumdan sınıflı toplum dönemine geçtikten sonraki ilk ve en uzun çağı. Binlerce yılı kapsıyor. Aslında dayanılmaz acılarla dolu bir çağ; sınıflı toplumların en korkunç biçimi, kölelik var çünkü. Henüz bütün insanların insan olarak da tanınmadığı yüzyıllar. Ama insanoğlu, yazı da içinde olmak üzere, edebiyattan sanata, bilimden felsefeye değin, aklın ve beynin ilk büyük fetihlerini de bu çağda yapmış: Önlerinde bugün de hayranlık duyup saygıyla eğildiğimiz fetihler bunlar. İlkçağ önemli. Öylesine önemli ki onu görmeden ve tanımadan çağları anlamak bütünüyle olanaksız. Bu kitap onun öyküsü işte... (Tanıtım Bülteninden)
  • Server Tanilli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ortaçağ: Karanlıklar Çağı! Bizde, Ortaçağ denince, aklımıza ilk gelen budur; Ortaçağ’la karanlık, bir bakıma eşanlamlıdır dilimizde. Bununla, Batı Ortaçağ’ını kastediyorsak, ancak bir ölçüde doğrudur böylesi bir değerlendirme. Batı, bir ara bir alacakaranlığın içine girer gerçi; ancak, 1000 yılı dolaylarından balayarak -türlü bunalımlarla iç içe de olsa- ilerleyen, yaratan bir Ortaçağ’dır o. Hele karanlık, Doğu’daki Ortaçağ için asla söz konusu olmamak gerekir: Ortaçağ’da Asya uygarlıkları, özellikle Hindistan ve Çin rönesanslarını yaşarlar; Yakındoğu’da ise, her şey bir yana, VII. yüzyıldan başlayarak, insanlık tarihinin en görkemli olaylarından biri sahneye gelir: İslam uygarlığı doğar. Doğu’nun çaptan düşüşü, aslında Ortaçağ’dan sonradır. Bu geniş coğrafyada yaşayan toplumların belki hepsine birden egemen olan da, ?feodalizm? dediğimiz belli bir iktisadi ve sosyal yapıdır. Ne var ki, o bile Batı’da ve Doğu’da farklılıklar içerir uygulamada. Bu kitapta, yepyeni bir Ortaçağ bulacaksınız. Batı’da, bir noktadan sonra, burjuvazinin ve laik düşüncenin palazlanmaya başladığı, Doğu’da ise aklın ve bilimin saltanatını sürdüğü bir çağdır bu; pek büyük sosyal, siyasal, kültürel ve sanatsal değişimlerin ağır ağır biriktiği, özellikle Batı’da köklü dönüşümlerin tohumlarının atıldığı bir çağ. Okuyunuz göreceksiniz...
  • Server Tanilli
    metin
    2 Ayrım
    1,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Nedir 16. ve 17. yüzyılların anlamı tarihte? Batı için, başta kapitalizmin doğuşu ve ilk sömürge fetihlerinin yanı sıra, Hümanizma ile Rönesans'ın doruğuna çıkışı; Reform; belki hepsinden de önemli olarak kör imana karşı aklın başkaldırısı ve onun sonucu, bilimin ilk büyük açıklamalarını ortaya koyuşu. Batı yeni kıtalar bulur ve eskilerini kolaçan edip dünya ticaret yollarını değiştirirken, bilimde bir "devrim" yapmış, başta gökkubbenin sırlarını çözmüş ve bütün bunlara denk düşecek biçimde, "düşünmede yöntem" tartışmasını başlatmış ve akıldan yana bir çözüme varmıştır. O dev sanatçılar bir yana, Kepler'lerin, Galilei'lerin, Harvey'lerin, Newton'ların, Descartes'ların, Bacon'ların, Spinoza'ların yaşadığı yüzyıllar, 18. yüzyıla, "Aydınlıklar Yüzyılı"na giden yolun taşları döşenmektedir. Ya Doğu? 16. yüzyıl özellikle Türklerin en görkemli yüzyılı. Doğru! Ne var ki kuğunun son şarkısıdır bu. Asya, çok geçmeden, Avrupa uygarlığına karşı bir "geçici reddiye"de bulunacak, ondaki -bir bakıma? evrensel bütün değerlere sırtını çevirip, teknik gücü de ona terk ederek, sonunda dünya egemenliğinin yolunu açacaktır Batı'ya. Doğu'nun büyük geri çekilişi başlamıştır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Server Tanilli
    metin
    2 Ayrım
    1,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aydınlanma Yüzyılı: 18. yüzyıl deyince akla gelen bu; “Aydınlanma” deyince de, başta bilimin ve aklın egemenliği geliyor. Ne var ki 18. yüzyıl bu nitelikleriyle Avrupalıdır. Gerçekten de Avrupa’da bilimsel gelişme bu yüzyılda pek büyük boyutlar kazanır; sanayi devrimi uç verir ve modern teknik çağ başlar. Düşüncenin, akla ve bilime dayanarak, eski düzene, yani feodaliteye ve onun değerlerine, başta da dine karşı silahlarını amansızca doğrultup saldırıya geçişi de bu yüzyılda ve Avrupa’da olur. Aydınlanma Avrupa’sını arkasından çekip götüren de başta İngiltere ile Fransa’dır. Belki yalnız Doğu’dur bunun dışında kalan. Ne bilimsel bir uyanış ne aklın egemenliği: 18. yüzyıl Doğu bakımından yitirilmiş bir yüzyıldır; öyle olduğu için de Doğu sonraki yüzyılları acılar içinde yaşayacaktır. Ama 18. Yüzyıl “Aydınlanma”sını Avrupa yarattığı ve yaşadığı içindir ki dünyanın başka kıtalarındaki gelişmeleri de o belirleyecektir. Bu bakımdan, 18. yüzyıl Avrupa’sını bilmek, bize ondan sonraki gelişmelerin de anahtarlarını verir; böylesine belirleyici bir yüzyıl söz konusudur. Aydınlanma hareketini gecikerek de olsa yaşayan bir toplumun insanları olarak, o yüzyıl en başta bizler için öğretici olsa gerek. (Tanıtım Bülteninden)
  • Server Tanilli
    metin
    2 Ayrım
    1,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    1815’te Avrupa’da Eski Rejim ile 1789 Fransız Devrimi’nin ideolojisi arasındaki uyuşmazlık sona ermiş olmasa da, yeni bir yüzyılın, 19. yüzyılın çizgileri yavaş yavaş belirmektedir. Tarımda çalışma biçimleri, teknik üretim ve ulaşım gitgide değişir. Gerçi yaşanan daha çok 18. yüzyıldaki buluşların sonuçlarıdır. Ne var ki yeni buluş, buhar da Batı’da hizmete girer. Kent burjuvazisi iktidara gelir. Sınai ve liberal ekonominin yararlarını fark etmiştir; bunlara dayanarak kentsel çerçevede zenginliklerin yaratılmasını ve dağıtımını yönlendirir. Yüzü önce geriye, sonra da ileriye dönük romantizm patlar. Burjuvazinin karşısında palazlanan yeni bir sınıf, proletarya ve onun ideolojisi sosyalizm, bir başka önemli yeniliktir. 1850’den başlayarak, Batı’nın güçleri hızla gelişir; doğa ve insan bilimlerinde de görülen budur. Amerika’daki Birleşik Devletler yerli yerine otururken, Avrupalılar Afrika’nın büyük bölümüne, Asya’da geniş alanlara ve Okyanusya’nın da tümüne boyun eğdirirler. Emperyalizm dönemidir bu! (Tanıtım Bülteninden)
  • Server Tanilli
    metin
    2 Ayrım
    1,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    XX. yüzyıl biterken 'bilanço'sunu nasıl çıkarmalı? Olumlu ya da olumsuz, akla ilk gelen şunlar: Bilim ve teknikte hızlı ve çarpıcı ilerlemeler, art arda iki dünya savaşı, faşizm, sosyalizmin kuramdan uygulamaya geçişi ve sonra da derin bunalım, 'Üçüncü Dünya'nın ortaya çıkışı, Avrupa gerilerken Amerika Birleşik Devletleri'nin hegemonyasını kurması, küreselleşme, demokrasi ve insan haklarının öne çıkması. Bunlara başkalarını da ekleyebilirsiniz. Tarihin yolu üzerinde bir geçiş noktası olan XX. yüzyılın, insanlığın olumlu mirasına ekledikleri oldu, ekleyemedikleri de. Ama şurası açık: Yeni bir dünyanın arayışı içinde yürüdü sürekli. O aranış, en azından bin yılın şu 'büyük düş'ü adınadır: İnsanın insanca yaşayacağı bir dünya kurmak! Özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin dünyası; savaşssız, sömürüsüz bir dünya! XX. yüzyıl, çok çaba harcasa da böyle bir dünya kuramadı; ama o büyük düşün karşısındaki düşmanları daha da belirgin olarak gösterdi; kavramların, uygulamaya geçerek içini doldururken, aklın özgürlüğün, insan haklarının ve demokrasinin hasımlarını sergiledi. Bu arada, ufkumuz zenginleştirerek, gözlerimizi geçmişden geleceğe daha çok çevirdi. Büyük bir yüzyıldır XX. yüzyıl; cesur ve kahraman! Okuyunuz göreceksiniz...

Sayfalar