En Son Eklenenler

Toplam 58641 sonuçtan 24601 - 24610 arası görüntüleniyor.
  • 1. Johannes V. Jensen (Danimarka) 2. Martin Anderson-Nexo (Danimarka) 3. Martin A. Hansen (Danimarka) 4. Selma Lagerlöf (İsveç) 5. Par Lagerkvist (İsveç) 6. Hjalmar Bergman (İsveç) 7. Gunnar Gunnarsson (İzlanda) 8. Halldor Laxness (İzlanda) 9. Thorbergur
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    279,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Antoloji
    Konusu:
    Okurlarına şimdiye kadar Fransız, Amerikan, Macar, Romen, Çekoslovak ve Rus hikâyeleri antolojilerini sunmuş olan yayınevimiz şimdi de size, toplu olarak İskandinavya ülkeleri hikâyelerinden seçilmiş bir demeti sunuyor bu kitapla. İsveç, İzlanda, Danimarka ve Norveç’in en iyi hikayecilerini biyografileriyle ve en karakteristik hikâyeleriyle tanıtan bu eseri Yekta Ataman titizlikle hazırlayıp dilimize çevirmiştir. Bu kitabı da bundan önceki çeviri antolojilerimiz gibi beğeneceğinizden şüphe etmiyoruz.
  • Elif Şafak
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Elif Şafak’ın büyük yankılar uyandıran eseri İskender, 2011’de Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştır. Eser, İngilizce yazılmıştır ve Omca Korugan tarafından tercüme edilmiştir. Elif Şafak bu kitabında göçmen sorunu, kadına şiddet, tasavvuf gibi temaları işlemiştir. Londra’da yaşamaya başlayan bir ailenin gözünden göçmenlerin durumunu anlatan kitap, 1.5 yılda tamamlanmıştır. Elif Şafak’ın kitabın kapağında kitabın ana karakteri İskender kılığında boy göstermesini birçok eleştirmen olumsuz bir dille eleştirmiştir ve bu konuda büyük bir tartışma yaşanmıştır. Elif Şafak ise kapak tasarımı konusunda fikrin kendisinden çıktığını ve kapakta neden kendisinin yer aldığının daha iyi anlaşılabilmesi için İskender karakterinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini, kitabı yazarken gerçekten de o karaktere büründüğünü dile getirmiştir. 2016 baskısıyla birlikte kitabın kapağı yenilenmiştir.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    691,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Ünlü İngiliz yazarı "Lawrence Durrell"in dört kitabından oluşan "İskenderiye Dörtlüsü"nün ilk kitabı olan "Justine"i kısa bir süre önce yayımlamıştık. "Balthazar", bu dörtlünün ikinci kitabı. Üçüncü kitap olan "Mountolive" ve son kitap "Clea"yı da yakında yayımlayıp bu büyük dörtlüyü tamamlamış olacağız. Bilindiği gibi "İskenderiye Dörtlüsü", 1960'lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmış, kısa sürede dünya dillerine çevrilmişti. "Durrell"ın bu dörtlüde anlattığı sevgi ilişkileri, yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak kalmaz. "Durrell", her türlü cinsel ilişkiyi büyük bir soğukkanlılıkla ele alır ve anlatır. Cinselliğin değişik biçimlerini deneyen Justine'in ilişkilerinin tanığı olan Darley, yıllar sonra bu izlenimlerini yazar ve ortaya "Justine" adlı kitap çıkar. Ancak Darley'in olayları ve gerçekleri yorumlayışı, kendi görüş açısıyla sınırladır. Birçok ayrıntı belirsiz kalır. Bu belirsizlikler, öbür roman kişilerinin bakış açılarından anlatılarak değişik boyutlara erişecek ve böylece ortaya "Balthazar" (1958), "Mountolive" (1958) ve "Clea" (1960) adlı, dörtlünün öbür iç kitabı çıkacaktır.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    871,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Clea", ünlü İngiliz romancısı "Lawrence Durrell"in dört kitaptan oluşan "İskenderiye Dörtlüsü"nün dördüncü ve son romanı. Daha önce yayımladığımız "Justine" (1957), "Balthazar" (1958), "Mountolive" adlı ilk üç kitapta anlatılan olaylar ve yaratılan kişiler, ancak dördüncü roman "Clea" (1960) ile bir bütünlük kazanıyor. Diyelim ki "Balthazar"da romanın kişilerinden biri olan Pursewarden intihar etti; üçüncü roman "Mountolive"de bu intiharın nedeni açıklanır gibi olur; ama "Clea"da, Pursewarden'in kendi kör kızkardeşine yasak bir aşk beslemesi olduğunu görürüz...
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    727,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Justine, ünlü İngiliz yazarı Lawrence Durrell'in dört ayrı romandan oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nün ilki. Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive (1958) ve Clea (1960) adlı bu büyük dörtlü, 1960'lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmıştı. Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacı, Lawrence Durrell, "çağdaş sevginin irdelenmesi" olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine'de, Sade'ın, sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görünüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepyeni bir soluk getiren Lawrence Durrell, Justine'de, yaşam dolu, tutkularıyla kabına sığmayan, İskenderiye'li bir Yahudi güzelini anlatır. Sevmeye de sevilmeye de doymayan, kocasıyla olan ilişkileri oldukça karışık, evlilik dışı kaçamakları hiç eksik olmayan Justine, sevgi yoluyla gerçek benliğini ararken, cinselliğin değişik olanaklarını da yansıtır. İskenderiye Dörtlüsü'nün dört kitabını da Can Yayınları arasında bulabilirsiniz.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    964,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Durrell, İngiliz edebiyatının 20. yüzyıla kazandırdığı en önemli yazarlardan biri, tüm dünyada edebiyat okurlarının gözdesi. 20. yüzyılın en büyük romancılarından biri olan Lawrence Durrell, Justine, Balthazar, Mountolive, Clea adlı kitaplarından oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nü, yapısal özellikleri bakımından bir "Avrupa romanı" olarak tanımlar. Bu dörtlü, roman kurgusu olarak birbirini izleyen bir süreci yansıtmaz. Aynı roman kahramanlarının, aynı zaman diliminde yaşadıkları olayları, kendi bakış açılarından, kendi yorumlarına göre farklı biçimde dile getirmeleriyle biçimlenir. Durrell'ın amacı, bakış açıları değişince, olayların ve kişilerin görünümlerinin de değişik anlamlar aldığını vurgulamaktır. Bu, çağımız roman sanatında çok önemli bir anlatı devrimidir. Bir gizem açılırken, yeni bir gizemin örtüsüne bürünür, okuma zevki aralıksız devam eder. Romanların anlattığı olaylar ve kahramanlar aynı olmakla birlikte, dörtlünün başkahramanı, olayların geçtiği İskenderiye kentidir. Dörtlünün üçüncü kitabı olan Mountolive de diğer üç kitapta olduğu gibi hayatın en önemli öğesi sayılan aşkın gerçeğini araştırır ve aşkın kural, töre, sınır tanımayışını hikâye eder.
  • İlhami Durmuş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    405,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    İskitlerin tarihte oynadıkları rol, çeşitli kaynaklarda geçen adı, yayıldığı kültür coğrafyası, kimliği, siyasî tarihi ve kültürünün ortaya çıkarılması bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır. İskitler, "Atlı Kavimler Medeniyetinin önemli bir halkasını oluşturmakla beraber, "Bozkır Kavimleri" arasında gerek siyasi tarihleri, gerekse kültürleri bakımından önemli bir yer tutmaktadırlar. Çin Seddi'nden Tuna nehrine kadar çok geniş bir sahaya yayılmış olan İskitlerin, aynı zamanda Kafkaslar'dan Anadolu'ya ve hatta Mısır önlerine kadar yayıldıkları hem arkeolojik buluntular hem de yazılı kaynaklarla aydınlatılmaktadır. İskitler genelde yaşamış oldukları kültür coğrafyasından dolayı bir bozkır kavmidir. Kültürlerinin ana unsuru olan attan dolayı ise atlı kavimdir. Temsil ettikleri kültür atlı kültürdür. Onların coğrafyayla sabitledikleri evleri yoktur. Evleri öküzlerin çektiği arabalar üzerindeki çadırlarıdır. Bu özelliklerinden dolayı oplar için göçerevli ya da kağnılı tabiri kullanılabilir. İskit kültürü büyük ölçüde kurganlardan çıkarılan buluntularla aydınlatılmaktadır. Kurgan adını verdikleri mezarları onların ellerinden çıkan maddi kültür unsurları bakımından oldukça zengin mezarlardır. Bu özelliklerinden dolayı da onların oluşturdukları kültür kurgan kültürüdür. Bütün bu özellikleriyle İskitler hareketli bir kavimdir. Onların hayat tarzı sosyal, siyasi, iktisadi, dini, askeri yapısına ve sanat anlayışına büyük ölçüde etki etmiş bulunmaktadır. İskitler, birçok eski bozkır kavmi gibi tarihin akışını değiştirmiş, tarihe yön vermiş bir kavimdir. Onlar kendi insanlarının yiğitliği ve kabiliyeti, atlarının hızı, yay ve oklarının mükemmelliği sayesinde her istedikleri coğrafyayı kendilerine kolayca yurt edebilmişlerdir.
  • Ali Şeriati
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, İslam, Kültür
    Konusu:
    Tanıma ve anlama meselesi, bilme meselesinden ayrı bir şeydir. Tanıma ve bilme arasındaki ayrımı bilmeyen biri, ne bir şeyi tanıyabilir, ne de bir şeyi bilebilir, isterse tanınmış bir bilgin, büyük bir allame olsun. Bir kitap ya da bir ekol ile ilgili olarak pek çok şey bilen, ama ne o kişiyi, ne o ekolü, ne de o eseri tanıyan bir sürü insan vardır. İslam âlimlerinden kimileri, İslam'ı tanımaktadırlar. Kimileri ise İslam âlimidirler ama İslam'ı tanımıyor olabilirler. Bunun tersine kimileriyse İslam'ı tanımakla birlikte İslam âlimleri arasında yer almazlar. İslam, ne kültür, ne de ilimdir, İslam bir inanç ekolüdür. İslambilim de tahsil edilmesi gereken bir kültür ve bilimler dizgesi değildir. Elbette İslam ilimleri ve İslam kültürü, oldukça değerli ve zengin olup İslam uygarlığının övünç kaynağıdır. Ama İslambilim, İslam ideolojisi anlamındadır, İslam ilimleri anlamında değil. (Tanıtım Bülteninden)
  • Özlem Kumrular
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor. Engizisyon gizli Müslümanları deşifre etmek için hangi yöntemleri kullanıyordu? Müslümanlar, Hıristiyanları din değiştirmeye özendirmek için onlara neler teklif ediyorlardı? Müslüman korsanların eline düşen Hıristiyanların sonu ne oluyordu? İslam topraklarında dolaşan Hıristiyanlar ne gibi kötü sürprizlerle karşılaşıyorlardı? Hıristiyanların Mekke'de olduğunu ve boşlukta asılı olduğunu sandıkları Hz. Muhammed'in tabutu üzerine ne gibi efsaneler türetilmişti? Bir Hıristiyan Müslüman olduğu zaman ona nasıl bir tören yapılıyordu? Avrupa Müslümanlardan neden korkuyor? Bu korku neden ve nasıl başladı? Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinin arka planındaki etkenler neler? Tarih boyunca ilmek ilmek örülen bir propaganda zinciri içinde çığ gibi büyüyerek bugün dünyayı saran bu korku Ortaçağ'da ve Yeniçağ'da nasıl şekillendi? İslam Korkusu tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Türk Korkusu'nun yazarı Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.
  • Ali Şeriati
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    322,29 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, İslam, Kültür
    Konusu:
    “Pek çok Müslüman, hicret deyince Peygamber’in buyruğu üzerine, bazı sahabelerin Mekke’den Habeşistan’a ve Medine’ye göç etmesini anlamaktadır. Bazılarına göre, genel olarak hicret; ilkel yahut yarı medeni bazı insanların coğrafi veya siyasi sebeplerle bir yerden başka bir yere göçmelerinden ibarettir. Müslümanlar için ise, Müslümanların ve Peygamber’in hayatında olmuş bir olaydır. Ne var ki, Kuran’ın hicreti anlatırken kullandığı ifadeden, hicretin felsefi ve sosyal açıdan çok derin bir kavram olduğunu sezinledim. Daha sonra, dikkatimi tarihe yöneltince, hicretin hiç de basit bir olayı değil, tam tersine son derecede muhteşem bir ilke olduğunu; buna rağmen şimdiye kadar, kimsenin bu konuya değinmediğini gördüm. Bütün tarih boyunca hicret, medeniyetlerin doğuşunda başlıca etken olduğu halde, tarih felsefesiyle uğraşanlar bile bu konuya gereken önemi vermemişlerdir.

Sayfalar