En Son Eklenenler

Toplam 58641 sonuçtan 24771 - 24780 arası görüntüleniyor.
  • Agatha Christie
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    741,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
    Konusu:
    Dış görünümüyle Hercule Poirot'nun mitolojik Yunan kahramanı Herkül (Hercule) ile uzaktan yakından bir benzerliği yoktu. Fakat bu zeki dedektif de Herkül gibi toplum içinde meydana gelen tatsız olayların sorumlularını bulup yakalamakta ustaydı. Emekli olmasına yakın, on iki vakanın çözümünü üstlenen Poirot, tarihte işlenmiş suçlardan çıkarımlar yapıp becerilerini kahramanca kullanarak olayları çözümleyebilecekti.
  • Susanna Tamaro
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    556,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Çocukluğumun ve gençliğimin uzun inziva eğitimi, benim duygusallığın ayak bağlarından sıyrılarak kesinlikle özgür bir insan olmamı sağladı; gerçeğe susamış bir insan, nefsin, çıplaklığın aşikâr yalnızlığıyla yüzleşmeye cesareti olmayanların pek meraklı oldukları küçük ödülleriyle yetinmeyi bilmeyen biri olarak yetiştim. Hiçbir şeye tutunma. Hiçbir şey arzulama. Hiçbir şey bekleme. Hiç olmayı bil... Her Melek Korkunçtur, erişkinlik yolunda bir kız çocuğunun öyküsüdür. Engel tanımayan, her şeyi silip atan bir boranın estiği bir geceye doğar. Dengesiz bir annenin, ilgisiz ve soğuk bir babanın çocuğu olarak, aynı şekilde hiddetli çalkantıların yaşandığı bir evde büyür. Uyumaz, kendine ve çevresine hiç durmadan, kimsenin yanıtlayamadığı, düşünmek bile istemediği sorular sorar; buzdağının görünmeyen kısmının, derinlerin dibindeki ışığın peşine düşer. Ama Her Melek Korkunçtur aynı zamanda dünyanın benzersiz güzelliğinin de keşfidir. Genç kız ve kadın olma yolunda, şairlerin, yazarların, aşkların, dostlukların tadını çıkaran bir kız çocuğunun öyküsüdür. O küçük kız, o genç kız, o kadın, bu kitabıyla en öznel ve cesur eserini, hayata dair en çılgın ve en derin felsefesini sunan Susanna Tamaro'dur. Şairin dediği gibi, "Her melek korkunçtur". Çünkü güzelliğiyle dehşet uyandırır, huşu verir; kırık kanatlarımızla, karanlıktan doğup bilinmeze açıldığımız yaşamın suretidir o, tıpkı gri bir duvarın dibinde patlamış, güneşi yankılayan bir mimoza gibi. Çünkü yaşamak demek, kuşanmak zorunda kaldığımız zırhı söküp atarak yeniden, yeniden başlamak; zehri panzehire, nefreti aşka, acıları tükenmez bir sevince dönüştürmek demektir.
  • Doğan Özlem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    153,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Bir edebiyat yapıtını yorumlamada aslolan nedir? Şiir, edebiyatın en eski türü. Sevilen, yadırganan, içe kapalı gelen -dolayısıyla yoruma en muhtaç olan. Aslında yalnızca şiirin değil, bütün yazınsal metinlerin ömrü yoruma ne kadar açık olduklarına bağlı. Hermeneutik ve Şiir felsefi bir bakış açısıyla, bir edebiyat metnini yorumlama sorununu şiir özelinde tartışıyor. Öncelikle, bir edebiyat metnini anlama ve yorumlama sürecinde yapılan seçimlere değinen kitap, tarihselliğin altını özellikle çiziyor. Yazınsal bir metnin en iyi biçimde ancak yazıldığı tarihsel-toplumsal koşullar göz önünde bulundurulduğunda anlaşılabileceğini vurguluyor. Başka bir deyişle, Grek tinini anlamadan Homeros'u, Rönesans ile Reform'un kesiştiği noktayı göz önünde tutmadan Shakespeare'i yorumlamanın eksik yorumlama olacağını öne sürüyor. Hermeneutik ve Şiir, edebiyatı yeniden üçboyutlu düşünmek için iyi bir fırsat.
  • Herodotos
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Herodotos (?İÖ 484 - ?İÖ 430-420 arası): Dokuz kitaptan oluşan Tarih i ile Batı tarih yazımının atası ve ilk büyük yazarı olarak kabul edilir. Yazar, İÖ 550 den kitabına son düştüğü tarih olan İÖ 430 a, Antik Yunanlıların, Perslerin, Ön Asya nın ve Mısır ın ilk tarihçisi olmakla kalmamış, üslubu ve anlatım gücüyle günümüze dek ilgiyle okunmayı sürdürmüştür. Mümtekim Ökmen (1915-2003); Türkçenin önde gelen Fransızca çevirmenlerindendi. Yazarının izinde Bodrum a (Halikarnassos) yerleştikten sonra yaptığı Herodotos / Tarih çevirisinin yanı sıra Descartes (Aklın Yönetimi için Kurallar) ve Marguerite Yourcenar (Zenon) da dilimize yetkinlikle aktardığı yazarlar arasında yer alır.
  • Annelies Laschitza
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Konusu:
    Bu kitap, henüz lisedeyken yazdığı bir şiirde "bütün dertleri tokların vicdanına yüklemek istiyorum" diyen bir devrimcinin, doktor unvanlı bir iktisatçının, bir botanik ve edebiyat düşkününün, bir yazar ve militanın yaşamöyküsüdür. Polonyalı bir Yahudi ailesinden gelen Rosa Luxemburg, Birinci Dünya Savaşı ertesi Almanya'yı sarsan devrimci ayaklanmanın önde gelen figürlerinden biri oldu. Polonya sosyal demokrasisindeki ulusalcı eğilimlere, Almanya sosyal demokrasisi içindeki sosyal reformizme karşı tavizsiz mücadelesiyle öne çıktı. Birinci Dünya Savaşı'ndaki II. Enternasyonal ihanetine ve "vatan savunması" yalanlarına karşı, işçi sınıfını emperyalist savaşa karşı örgütlemeye çalıştı. Bolşevik devrimini büyük bir coşkuyla karşıladı; parti-kitle ilişkisi, sosyalist demokrasi gibi konularda Bolşevikleri eleştirdi. Ardında yüzlerce makale, onlarca kitap ve broşür, iktisat teorisinden ulusların kendi kaderini tayin hakkı sorununa kadar pek çok önemli teorik/politik tartışma ve zaman zaman karşıtlarını çileden çıkartan sert polemikler bıraktı. Rosa Luxemburg'un toplu eserlerini ve mektuplarını yayına hazırlamasıyla tanınan, aynı zamanda Margaret von Trotta'nın "Rosa Luxemburg" filmlerine de danışmanlık yapmış olan Prof. Annelies Laschitza'nın kaleme aldığı bu biyografi, yeni arşiv belgeleriyle zenginleşen en kapsamlı Rosa Luxemburg biyografisidir. Yazar kitabında, dünya ve devrim tarihinin bu gelgitli dönemine Rosa'nın penceresinden tanıklık ederken, okuyucuyu onun edebiyata, botaniğe, resme, müziğe derin ilgisi ve yeteneğiyle de tanıştırıyor. Kısacası, "hayat piyanosunda bütün parmaklarını kullanmak" isteyen bir devrimciyi anlatıyor.
  • Emrah Serbes
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    646,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Polisiye Roman, Roman/Öykü
    Konusu:
    Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri... ve Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. "İçimizden birinin" üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. Amatör'de duran toplara iyi vuran bir stoperken, topçuluğu bırakıp başkalarını tekmelemeye başlamış. Mesela beş lira için kalbinden adam bıçaklayanları, on üç yaşında kızlara tecavüz eden, namus için en yakın akrabalarını vuranları... Kendi adalet anlayışı bakımından sorun yok; "it uğursuz" kimdir, belli gibi görünüyor... Ama acaba öyle mi? Behzat Ç.'yi ve onun adalet duygusunu da rahatsız eden işler olabiliyor bazen hayatta... At izinin it izine karıştığı bir cinayet... Kim, niye öldürsün bu kızı? Hem niye bu şekilde? Siyaset karışmış desek?.. Garip... Öğrenci âlemine, başka âlemlere, ama asıl polis âlemine dikiz atan, entrikası bereketli bir polisiye...
  • Trevanian
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    700,65 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Vücudu kasılıp bilinci sulara gömülene dek, acısının sivri uçlu dalgaları yoğunluklarının doruğuna ulaştılar. Sonra tam delirmesine yakın, doruklar yıkıldı, bilincin derinliklerine girdap yaparak indi ve adam, unutulmuşluğa uçtu."
  • Italo Calvino
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    470,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino’nun, bundan 60 yıl önce yayımlanan ilk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika, ilk kez Türkçede" İtalyan edebiyatında özgün ve neredeyse tekil bir örnek olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika, elinden bırakamadan, bir solukta okunacak kitaplardan". "Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum." diyen Calvino’nun bu kitabı, ileride onun nasıl hınzır bir yazar olacağının da habercisi aslında. Pin adında bir çocuğun gözünden savaş, inanç, öfke, kötülük, aşağılanma, düş kırıklığı üstüne yalın ve etkileyici bir metin olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika’nın 1964’te yapılan yeni baskısına yazdığı önsözde, Calvino çarpıcı saptamalar yapar: "burada, her şeyden önce, kitabın imgeleri ve sözleri, akışı, tonu, üslubu, umursamazlığı, meydan okuması yoluyla kendini göstermesi amaçlanmıştır. Daha konunun seçiminde, neredeyse tahrik edici bir özgüven sergileniyor. Kime karşı? Şunu söyleyebilirim: Eşzamanlı olarak iki cephede savaşmak; hem Direniş’i eleştirenlere, hem de kutsallaştırılmış, kusurlarından arındırılmış bir Direniş’i savunanlara meydan okumak istiyordum." Sosyalist kahraman yaratmak, devrimci romantizm gibi kolay malzemeye tepkili Calvino şunları dile getirir: ‘Öyleyse, ben de size, içinde hiç kimsenin kahraman olmadığı, hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizan öyküsü yazacağım. ‘En alttakiler’in, lümpen proletaryanın dünyasını anlatacağım! (Benim için o zamanlar yeni bir kavramdı bu ve büyük bir keşif olduğunu sanıyordum. Anlatı için geçmişte en kolay malzeme olduğunu, öyle olmayı da sürdüreceğini bilmiyordum.) Ve bu, bütün yapıtların en olumlusu, en devrimcisi olacak! Zaten kahraman olan kişiden, zaten sınıf bilinci olan kişiden bize ne! Anlatılması gereken, oraya varış sürecidir! Bilincin berisinde tek bir birey kaldığı sürece, bizim görevimiz onunla, yalnızca onunla ilgilenmek olacaktır!’ Böyle düşünüyordum ve bu öfkeli polemikle yazmaya koyuldum; en candan dostlarım kabul ettiğim, aylarca ama aylarca bir tas kestaneyi ve ölüm tehlikesini paylaştığım, yazgıları için üstlerine titrediğim, gözlerini bile kırpmadan ölümü göze alışlarına, her türlü bencillikten arınmış yaşam tarzlarına hayran olduğum kişilerin yüz çizgilerini ve karakter özelliklerini çarpıtıyor, bunları sürekli tikleri, kaba ve gülünç kusurları olan maskelere dönüştürüyor, öyküleri üzerindeki bulanık alacakaranlıkları "gençlik saflığımla bunları ben bulanık alacakaranlıklar olarak hayal ediyordum" yoğunlaştırıyordum... Sonradan, yıllarca içimde taşıyacağım bir pişmanlık duyacaktım bu yüzden...
  • Bülent Ecevit
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    281,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Ortanın Solu “Bir insanın düşüncesi baskılardan kurtulabilir ve kişiliği serbestçe gelişebilirse, eğitim ve yeteneğine göre eğitim görebilirse, erişebileceği bir düzey vardır. Herkesin o düzeye erişmesine imkân vermeyen bir devlet düzeni, insanlığa aykırıdır. Bazı insanların o düzeye erişmelerine imkân verip bazılarını bundan alıkoyan bir devlet ve toplum düzeni ise hem insanlığa, hem adalete aykırıdır. Ortanın solunda tutum ve davranış: İnsanlar üzerinde her türlü baskıyı reddettiği, insanları kendi yaşama ve çalışma şartlarının hâkimi kılmak istediği için demokratiktir, İnsanları, imkân eşitsizliğinden ve yaşama şartlarında adaletsizlikten kurtarmak istediği için sosyal adaletçidir, İnsanlarda saklı bütün manevi ve maddi gücü harekete geçirmek, insanları yaşama ve çalışma şartlarına yön verici duruma getirmek istediği için de devrimcidir.” CHP’nin 1965 seçim yenilgisinden sonra, parti içinde bir süredir dile getirilen ancak belli bir içeriğe sahip olmayan “ortanın solu” düşüncesinin tartışıldığı toplantılar düzenlenmiştir. Önce Ecevit’in çevresindeki sınırlı sayıda kişiyle başlayan bu toplantıların katılımcı sayısı, daha sonra artmış ve tartışmalar sistematik hale getirilmiştir. Bu tartışmalar sonucunda netleşen görüşlerin ifade edilmesine karar verilmiş ve elinizdeki ünlü Ortanın Solu kitabı, Ecevit tarafından kaleme alınmıştır.
  • metin - Türkçe
    2 Ayrım
    775,11 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    MÖ.8. YY'da yaşamış olan Hesiodos Yunan mitolojisinde Homeros'tan sonra ikinci en büyük kaynaktır. Hesiodos bir İyonyalıdır, çobanlık yaparak hayatını kazanmıştır. Yazdığı iki büyük eseri 'İşler ve Günler' ve 'Tanrıların Doğuşu' ( Theogonie ) ile ün kazanmıştır. 'Tanrıların Doğuşu' adlı eserinde Tanrı soylarını saymış, tanrıların yetki ve şeref alanlarını belirlemiş ve kişiliklerini betimlemiştir. 'İşler ve Günler' adlı eserinde ise, Yunanistan'ın orta kesimindeki Boiotia bölgesinde çobanlık yaparak hayatını kazanan yılın çeşitli dönemlerinde ne gibi işlerin yapılması gerektiği ve bunların üstesinden nasıl gelineceği konusunda ayrıntılı bilgiler vermiştir.

Sayfalar