En Son Eklenenler

Toplam 58641 sonuçtan 24781 - 24790 arası görüntüleniyor.
  • Johan Huizinga
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans'ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor. Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı tarikat bolluğunun, rekabete ve aşırı dindarlaşmaya, dinle ilgisi olmayan şeylerin de dinselleştirilmesine neden olduğunu açıklıyor. Bu kitap okunduğunda, 14. ve 15. yüzyıllar Batı Avrupa zihniyetiyle günümüz Türkiye'sinde kimi çevrelerde geçerli olan zihniyet kalıpları arasındaki çarpıcı benzerlikler şaşırtıcı olmamalıdır. Dünyayı açıklamanın yollarından yoksun kalındığında, düş kurmak, gerçekle hayali karıştırmak kaçınılmaz olur. (Arka Kapak)
  • Osmanzade Hüseyin Vassaf
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    884,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gezi
    Konusu:
    Hüseyin Vassaf'ın, 110 gün süren seyahatini kaleme aldığı bu eser, hatırat özelliği taşımakla birlikte günlük şeklinde yazılmıştır. 28 Aralık 1905 tarihinde deniz yoluyla hacca gitmenin hazırlığı içinde olan Hüseyin Vassaf, kendisinden kaynaklanmayan bazı engeller nedeniyle 2 Ocak 1906 tarihinde yola çıkar. Hüseyin Vassaf'ın hac ibadetini gerçekleştirerek İstanbul'a dönüşü ise 12 Nisan1906 gününün sabahıdır. İstanbul'dan yola çıkan vapur, Gelibolu'dan, Çanakkale'den ve Ege Denizi'ndeki adaların arasından geçerek Akdeniz'e açılır. Beyrut, Sayda, Port Sait, Süveyş ve Kızıl Deniz yoluyla Cidde'ye ulaşır. Yazarın Cidde'den Mekke'ye gidişi, Mekke'den Cidde'ye gelişi kara yoluyla, deve sırtında gerçekleşir. Cidde'den Yenbu şehrine deniz yoluyla gelen yazar, Yenbu'dan Medine'ye, Medine'den Yenbu şehrine deve üzerinde yolculuk yapar. Yenbu'dan İstanbul'a gelişi de deniz yoluyla gerçekleşir. Hüseyin Vassaf, eserinin orijinal bir özellik arzetmesini istediğinden onu görsel malzemelerle ve belgelerle süslemiştir. Bazı mekânları ve eşyaları da kendisi çizmiştir. Titiz bir çalışmayla bu kıymetli eseri hazırlayan Cemil Çiftçi de Hüseyin Vassaf'ın eserinde yer alan bu çizimlere ve fotoğraflara yer vermiş, kaybolan fotoğrafların yerine de -mümkün olduğu ölçüde- 100 yıl öncesinin fotoğraflarını yerleştirmeye çalışmıştır.
  • Martin van Bruinessen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    588,68 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Kürt sosyopolitiği alanında bir klasik sayılan Ağa, Şeyh ve Devlet'in yazarı Martin van Bruinessen, ağırlıkla Kürtlerde din olgusuna yönelttiği araştırmalarının ilk bölümünde Sünniliği ile ele almıştı (Kürdistan Üzerine Yazılar, 1992). Martin van Bruinessen, bu derlemesinde bu kez heterodoks uzanımlarıyla birlikte Kürt Aleviliği'ni inceliyor. Konuyu hem Anadolu Aleviliği hem de Ortadoğu'nun ve Kürtlerin İslam öncesi inanışları bağlamında ele alan yazar, bu verileri güncel konu ve problematiklerle de ilişkilendirerek yorumluyor. Bir kimlik hareketi olarak Aleviliğin-Alevi uyanışının Türk ve Kürt milliyetçiliği ile sancılı ilişkilerini, örneğin Gazi olayları gibi hassas kesitlerde ele alırken, bir yandan da Alevi inanç öğelerinin Hint din ve efsane dünyasındaki benzeşiklerine de uzanabilen geniş bir perspektif sunuyor.
  • Umberto Eco
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Dünya kamuoyunun gündemine Gülün Adı ve Foucault Sarkacı ile giren Umberto Eco'nun romanlarında ortaçağa sık sık yer verdiği biliniyor. Fakat ortaçağ üzerine sahip olduğu geniş bilgiyi kurgudan öteye taşıyan Eco bu sefer karşımıza ortaçağ tarihi uzmanı ve ansiklopedi yazarı olarak çıkıyor. Umberto Eco'nun danışmanlığında hazırlanan ve toplam dört ciltten oluşan Ortaçağ Ansiklopedisi'nin ilk cildi, "Babarlar, Hıristiyanlar, Müslümanlar" adıyla Alfa Yayınları tarafından yayımlandı. Umberto Eco bu kitapta, farklı disiplinlerde ortaçağ üzerine uzmanlaşmış isimlerle işbirliği yaparak; okuyucusunu sanat, tarih, edebiyat, müzik, felsefe, bilim ve teknik gibi başlıklar altında Avrupa uygarlığının söz konusu dönemdeki hikayesine doğru yolculuğa çıkarıyor. Kitap, Umberto Eco'nun ortaçağın ne olduğunu ya da kendi deyişiyle öncelikle ne olmadığını anlatan giriş yazısıyla başlıyor ve böylelikle kitaptan nasıl yararlanılması gerektiğinin ipuçlarını veriyor. Bu yazıda ortaçağın başlangıç ve bitim tarihlerini de tartışan Eco, dönemin yaygın kabuller (476-1492 yılları) itibarıyla en az 1016 yılı kapsadığını belirtiyor. Girişi izleyen bölümler klasik ansiklopedi formatında düzenlenmiş değil. 'Tarih' başlıklı ilk ana bölümde Laura Barletta'nın 'Giriş' başlıklı yazısını Filippo Carla, Paquale Rosafio, Massimo Pontesilli gibi önemli yazarların dönem anlatımları izliyor. İkinci ana bölüm olan 'Ekonomi ve Toplum'da kentler, ekonomi modelleri, ormanlar, evcil ve yabani hayvanlar, imalat ve loncalar, ticaret ve ulaşım yolları, limanlar, para, aristokrasiler, yoksullar, hacılar, yardım sistemi, din, savaş ve toplum, kadınlar, gündelik hayat ayrı bölümler halinde farklı yazarlar tarafından ele alınıyor. Üçüncü ana bölüm, Umberto Eco'nun giriş yazısıyla başlayan 'Felsefe', dördüncü ana bölüm 'Bilim ve Teknik', beşinci ana bölüm olan 'Edebiyat ve Tiyatro' kapsamlı biçimde işleniyor. Bunu; kentleri, mimariyi ve plastik sanatları da kapsayan 'Görsel Sanatlar' ve dansın dahil edildiği 'Müzik' izliyor. "Ortaçağ Roma İmparatorluğu'nun dağılma döneminde başlayıp, tutkal görevi gören Hıristiyanlığın yardımıyla, Latin kültürünü, imparatorluğu yavaş yavaş istila eden halkların kültürüyle birleştirerek; uluslarıyla, konuşmaya devam ettiğimiz dilleriyle vedeğişimlerden ve devrimlerden sonra bile olsa bizim olmaya devam eden kurumlarıyla günümüzde Avrupa dediğimiz yere hayat veren dönemdir" diyen Eco'nun okuyucusuyla söyleşircesine tutturduğu dili ve üslubu Leyla Tonguç Basmacı'nın çevirisiyle Ortaçağ'ı hem önemli bir başvuru (Tanıtım Bülteninden)
  • Kriton Dinçmen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    119,79 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Hiçlik'te Randevu, Kriton Dinçmen'in uzmanlık alanı olan psikiyatri dalında kazandığı deneyimlerin ürünü olduğu kadar, bir bakıma, bir uzman hekimin özel bilgisini edebiyata dönüştürme girişimidir. Bu nedenle, birbirini etkileyen iki etkinlik Hiçlik'te Randevu'da yeni bir "yazı" alanı yaratıyor. Ailesiyle birlikte bir yabancı ülkeye (Türkiye'ye) göçen ve kısa bir süre sonra yapayalnız kalan gencecik Fransız kızının günlüklerini okurken bir uzmanın "insan"a yardımcı olduğunu fark edeceksiniz. Cecile, günlüğünde yazdığına göre, "on yedi yaşında, ufak tefek, lise ikinci sınıfta okuyan, tahta göğüslü, çirkince" bir kızdır. Açıkça kendisine düşman, yani normal bir dünya ile başa çıkamayınca bu dünyayı "parçalama"ya başlar. Cecile'den bize kalan, sahipsiz bir çeşme ile Kriton Dinçmen'in bize aktardığı günlüklerdir. Yani maddeye dönüşmüş bir hüzün.
  • Necati İyikan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Öğrencilikten öğretmeye geçiş surecimde, hep alışılagelenin dışında, farklı bir akademisyen olmak istedim… Öğrencilerim için farklı olmayı, herkesin yaptığını yapmamayı, ders kitaplarının dışında bir dünya olduğunu onlara anlatmayı hedefledim. Objektif ve bilimsel düşünmelerini, doğruya varmak için doğru kaynakları okuyup değerlendirme, muhakeme yapmalarını, eğer Benim yolumdan giderek akademik kariyer yapmak isterlerse çok okumalarını, çok çalışmalarını öğütledim. Ve mutlaka yurt dışı deneyimi yaşamalarını… Araştırmacı olarak, yazar olarak, gezgin olarak… Bir ülkeyi ülkesinde Tanımak, tanıtmak, gerçekleri gözlemleyerek özümsemek.
  • O. Henry
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    553,94 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
    Konusu:
    Asıl adı William Sydney Porter olan O Henry. derin bir gözlem gücünün ürünü olan yüzlerce kısa öykü ile bilinir. Hayatı boyunca serüvenci bir kimliğe sahip olarak dünyanın çeşitli yerlerini gezen yazar, yaşamın güzel ayrıntılarını, küçük mutlulukları olağanüstü bir sezgiyle yakalayıp, okurlarına aktarır. Öykülerinde hep bir mizah havası gizlidir. Öykülerini yalın bir dille anlatır ve kahramanları genellikle sıradan Amerikalılardır. Elinizdeki kitapta yer alan O. Henry'nin birbirinden güzel hikayelerini yüzünüzde bir tebessümle okuyacaksınız.
  • Miguel de Cervantes Saavedra
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    876,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "(…) Sevgili okur, sunduğum bu hikâyelerle hiçbir zaman bir yemek pişiremeyeceksin; çünkü ne ayakları, ne başı, ne iç organları ne de buna benzer şeyleri vardır. Demek istiyorum ki bazı hikâyelerde bulacağın gönül maceraları o kadar edepli, Hıristiyan mantığına ve davranış biçimine göre o kadar uygundur ki onları okuyacak olan dikkatli ve dikkatsiz okuru hiçbir kötü düşünceye sürüklemesine imkân yoktur. Onlara 'Örnek Alınacak' adını verdim ki; dikkat edersen kendisinden faydalı bir örnek çıkarılmayacak hiçbir hikâyenin bulunmadığını görürsün. Bu konuyu uzatma korkusu olmasaydı her birinden tek tek çıkarılabilecek lezzetli ve şerefli meyveyi belki gösterirdim. Amacım, halkımızın önüne bir hüner masası koymak ve burada her birinin hiçbir zarara uğramadan eğlenmesini sağlamaktır. Ruhun ve bedenin hiçbir zarara uğramaması diyorum; çünkü dürüst ve hoşa giden çalışmalar, zarar vermekten öte yararlıdırlar. Bildiğim kadarıyla ben İspanyolca hikâyeler yazmış olan ilk kişiyim ki bu gerçektir; çünkü bu dilde basılmakta olan birçok hikâyenin her biri yabancı dillerden çevrilmiştir. Bu hikâyelerse benimdir. Ne taklit ne de çalıntıdır. Hayal gücüm onları tasarladı, kalemim onlara hayat verdi ve basının kolları arasında büyüyüp gidiyorlar."
  • Ahmet Kahraman
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    1,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Kürtlerin tarihi, acılı bir tarihtir. Hiç dinmeyen bir var olma mücadelesinin kan ve gözyaşıyla, aldatma, hile ve ihanetle iç içe ilerlediği yüzlerce yıllık bir tarih. Kürt isyanları, tarihin en acılı kesitlerinden birini oluşturan bu tarihin kapısını aralıyor ve okuru tanıklığa çağırıyor. Büyük mücadeler, büyük oyunlar, büyük ihanetler önümüze seriliyor. Aynı darağacında sallanan babalar ve oğullar, insani, hayvanı ve barınaklarıyla topluca yok edilen köyler, kurşunlanmış bedenlerden dolayı kıpkızı akan dereler, ele geçmemek için kendilerini uçurumlardan atan genç gelinler...
  • Sait Aytemur
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    294,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çalışma Hayatı
    Konusu:
    "Oksijensiz hayat olmayacağı gibi, hikâyesiz de 'anlamlı' bir hayat olamaz." diyor Hikâye Oksijendir kitabının yazarı Sait Aytemur. Kendisi bir reklam duayeni olan Aytemur, 21. yüzyılın sinema ve reklam dünyasına damgasını vuran örneklerle hikâyenin gücünün izini sürüyor bu kitabında. İtalyan yeni gerçekçilik sinema akımının kurucularından olan yönetmen Vittorio de Sica'ya ithaf ettiği Hikâye Oksijendir, metinler ve sahneler evreninde yaratılmış karakterlerin ve kurgusal dünyaların gerçek yaşam üzerindeki etkisini açıklıyor. Sinemadan dijital medyaya şimdiye dek unutulmamış hikâyeler ve hikâyecilerin ışığında, hikâye yaratma ve anlatma sanatının püf noktaları okurla paylaşılıyor. 21. yüzyılın modern hikâye dünyasına ve yakın geçmişinizde karşınıza çıkmış ve hafızanıza kazınmış filmler, kitaplar ve reklamlar diyarına doğru bir keşif gezisine çıkmak için alternatif bir üslupla kaleme alınmış bu okuması keyifli kitabı şiddetle tavsiye ediyoruz. "Julian Barnes, insanı hikaye anlatmak için tasarlanmış bir makineye benzetiyor. Bu doğal yeteneğini geliştirerek sinema, televizyon, reklam, dijital iletişim alanlarında kullanmak isteyenler, bu kitapta hikaye anlatma sanatı konusunda ufuk turu atabilirler. Syd Field, William Goldman, Robert McKee, John Hegarty gibi ustaların perpektiflerinden hikaye sanatına çok farklı gözle bakabilirler. Görecekleri şey tutkuya dönüşürse, o zaman, birileri -belki milyonlar- yazacaklarını ilgiyle izleyecektir."

Sayfalar