Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3527 sonuçtan 2501 - 2510 arası görüntüleniyor.
  • Prof. Dr. H. Tamer İnal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    İlk iki baskısında Tüketici Kredileri ve Tüketici Kredisi Sözleşmelerini açıklayan çalışma, 28/11/2013 tarihinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun kapsamlı bir şekilde değişmesi nedeniyle bu üçüncü baskısında Tüketici Hukukunu tüm yönleriyle kapsamlı olarak anlatmaktadır. 7/11/2013 kabul tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 28 Kasım 2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış ve m. 87 hükmü gereğince, 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eserde, 27/5/2014 tarihine kadar yürürlükte kalan 4077/TKHK hakkında ve yapılan karşılaştırmalar açısından, Yargıtay içtihatlarından yararlanılmış ve emsal kararlarının olabildiğince uyarlanmaları yöntemine girişilmiştir. Türk Tüketici Hukuku, olması gereken hukuk açısından, Avrupa Parlamentosu'nun ve Konseyi'nin 2008/48/CE Yönergesi hükümleri ve Avrupa Birliği'ne Aday Ülke olmanın gerekli kıldığı uyum çerçevesine giren, Avrupa Birliği'nin diğer çeşitli Yönergeleri ışığında; İsviçre Hukuku ve Fransız Hukuku ile karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve İsviçre Federal Mahkemesi'nin ve Fransız Yüksek Mahkemesi'nin kararları, olması gereken hukukun dayanak ve gerekçeleri ile sunulmuştur. 6502/TKHK uygulamasına ilişkin Yönetmelikler çıkarılana ve yürürlüğe girene kadar; 6502/TKHK m. 86/1 hükmü gereği yürürlükten kaldırılan 4077/TKHK hükümlerine dayanılarak çıkarılan Yönetmeliklerin ve diğer mevzuatın, 6502/TKHK düzenlemesine aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması sürdürülecektir (6502/TKHK Geçici Madde 1/3). Ancak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından; Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği (12/6/2014); Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği (13/6/2014); Süreli Yayın Kuruluşlarınca Düzenlenen Promosyon Uygulamalarına İlişkin Yönetmelik (16/6/2014); Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik (17/6/2014) çıkarılmış ve bu Yönetmelikler Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 6502/TKHK yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan dâvalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam edecektir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise, söz konusu olan kanun hükümleri uygulanacaktır. Ancak 6502/TKHK yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan ve hâlen geçerli sözleşmelerin, 6502/TKHK hükümlerine aykırı hükümlerinin, 6502/TKHK'nun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren uygulanmayacağı dikkate alınarak, Tüketici Hukuku mukayeseli olarak irdelenmiştir.
  • Deniz Yahyabeyoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    111,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    Küreselleşme ile birlikte, iktisadi hayatta hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi, moda sektöründe de ortaya çıkan hızlı ve seri üretim anlayışına paralel olarak, yerel üretimin yerini uluslararası düşük maliyetli üretim almıştır. Böylelikle, üretimin hızlı ve yüksek hacimli olarak gerçekleştirilmesi anlayışı çerçevesinde “hızlı moda” kavramı ortaya çıkmıştır. Hızlı moda, tüketiciyi ürünün kalitesi yerine; lüks markaların ikamesi olabilecek ürünleri daha düşük fiyata, daha önce ve daha fazla miktarda tüketebilmeye odaklamıştır. Hızlı moda akımı ile kullan-at ürünlerin tüketim miktarında meydana gelen artışla doğru orantılı olarak, atık giysi miktarı da artmış; üretim sırasında ortaya çıkan ham madde kullanımı, su tüketimi ve çevresel zarar yeni bir boyut kazanmıştır. Doğal kaynakların en fazla tüketildiği sektörler arasında yer alan moda sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik yöntem arayışları arasında, “sürdürülebilir moda” anlayışı öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, hızlı moda uygulamalarının yarattığı ekolojik tahribata karşılık sürdürülebilir moda perspektifinin incelenmesi hedeflenmektedir. İlgili literatürde var olan çalışmalardan farklı olarak bu araştırmada, moda sektöründe tüketicilerin çevresel sorumluluklarının ve süreci değiştirme/dönüştürme yeteneğine ilişkin içgörüler elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada altı katmanlı gelir grubu belirlenmiş ve bu gruplara dâhil rastgele seçilen katılımcılar ile örneklem kümesi oluşturulmuş ve bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının bulgularının değerlendirilmesi neticesinde; tüketicinin kararlarının, sürdürülebilir modanın değişim süreci üzerinde etkisinin olabileceği, elde edilen bulguların daha ileri düzey araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilecek araştırmalar için bir başlangıç noktası oluşturabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar
  • TBMM
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    60,5 MB
    Eser Türü: Kitap
  • David Cronenberg
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    843,72 KB
    Eser Türü: Kitap
    Teknoloji fetişizmi, cinsellik, bedenin hastalık veya kaza sonucu dönüşümleri, beden ve teknoloji ilişkisi… Cronenberg'i filmlerinden tanıyanların yabancısı olmadığı temalar yönetmenin bu ilk romanında da var. Üstelik yer yer hınzır bir mizah duygusuyla harmanlanmış olarak. Tüketilmiş, ilginç haberler peşinde dünyayı gezen, ikisi de teknoloji tutkunu birer internet gazetecisi olan Nathan ve Naomi çifti çevresinde gelişiyor. Jean Paul Sartre'ın postmodern bir çeşitlemesi gibi duran ünlü Fransız filozofu Aristide Arosteguy, kendisi gibi filozof olan karısının cesedi parçalara ayrılmış ve kısmen yenmiş halde bulununca şüpheli duruma düşerek Japonya'ya kaçar. Öte yandan Macar bir cerrah, alternatif bir meme kanseri tedavisi geliştirdiği iddiasındadır. Nathan cerrahla söyleşi yapmak için Macaristan'a giderken Naomi de Fransız filozofun peşinden önce Fransa'ya sonra da Japonya'ya gider. Birbiriyle bağlantısız gibi görünen olaylar ve kişiler roman ilerledikçe tuhaf bir komplo çerçevesinde buluşacaklardır. "Anlam bizi ilgilendirmiyor. Ari'nin önermesine göre, anlam bir tüketim ürünüdür. Kimileri onu dinle, felsefeyle, milliyetle, siyasetle kendisi imal eder, kimileri de satın alır. Ama sanatçının işi imalat değildir." (Tanıtım Bülteninden)
  • David Cronenberg
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    477,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gvz Gül
    Teknoloji fetişizmi, cinsellik, bedenin hastalık veya kaza sonucu dönüşümleri, beden ve teknoloji ilişkisi… Cronenberg’i filmlerinden tanıyanların yabancısı olmadığı temalar yönetmenin bu ilk romanında da var. Üstelik yer yer hınzır bir mizah duygusuyla harmanlanmış olarak. "Tüketilmiş", ilginç haberler peşinde dünyayı gezen, ikisi de teknoloji tutkunu birer internet gazetecisi olan Nathan ve Naomi çifti çevresinde gelişiyor. Jean Paul Sartre’ın postmodern bir çeşitlemesi gibi duran ünlü Fransız filozofu Aristide Arosteguy, kendisi gibi filozof olan karısının cesedi parçalara ayrılmış ve kısmen yenmiş halde bulununca şüpheli duruma düşerek Japonya’ya kaçar. Öte yandan Macar bir cerrah, alternatif bir meme kanseri tedavisi geliştirdiği iddiasındadır. Nathan cerrahla söyleşi yapmak için Macaristan’a giderken Naomi de Fransız filozofun peşinden önce Fransa’ya sonra da Japonya’ya gider. Birbiriyle bağlantısız gibi görünen olaylar ve kişiler roman ilerledikçe tuhaf bir komplo çerçevesinde buluşacaklardır. “Anlam bizi ilgilendirmiyor. Ari’nin önermesine göre, anlam bir tüketim ürünüdür. Kimileri onu dinle, felsefeyle, milliyetle, siyasetle kendisi imal eder, kimileri de satın alır. Ama sanatçının işi imalat değildir.”
  • Robert Bocock
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    344 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Oğuzhan Salihoğlu
    Neden tüketiyoruz? Tüketimin psikoloji, kültürel etkileri nelerdir? Bocock, kitabında bunun gibi sorulara yanıtlar arıyor, modern ve postmodern toplumlarda tüketim olgusuyla belli başlı sosyolojik yaklaşımlara eleştirel bir bakış açısı getirmeye çalışıyor. Bunu yaparken Marx, Weber, Simmel gibi klasik yazarlara ek olarak Bourdieu, Baudrillard gibi modern yorumcuların katkılarını da gözden geçiriyor. Tüketim günümüzde insanların kendilerini ifade etmeleri, kimliklerini oluşturmaları açısından giderek önem kazanıyor. Yazar tarihsel süreci ve günceliği içinde bu olguyu tartışmaya açıyor.
  • Filiz Aydoğan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    270,68 KB
    Eser Türü: Makale
    TuketimKulturununGolgesindeKentlerFilizAydogan
  • Jean Baudrillard
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    769 KB
    Eser Türü: Kitap
    Tüketim, doğal ihtiyaçların rasyonel olarak tatmin edilmesi midir? Tüketim daha ziyade, ilerleme ve mutluluk anlamına mı gelir? Tüketimin yaygınlaşması sınıf farklarının giderilmesi midir? Uluslararası markaların tüm dünyaya yayıldığı, yeni alışveriş merkezlerinin en geleneksel toplumların tüketim alışkanlıklarını bile değiştirdiği, insani ilişkilerin yerini giderek nesnelerle ilişkiye bıraktığı ve kitle iletişiminin tüm bu süreci yönlendirdiği çağımızı Baudrillard bu sorular aracılığıyla tartışıyor. Baudrillard'a göre günümüzde tüketim, doğal ihtiyaçların mal ya da hizmet aracılığıyla tatmin edilmesi olarak değil, kodlar ve kurallarla düzenlenmiş glo-bal ve tutarlı bir göstergeler sistemi olarak yorumlanmalıdır. Bu sistemde ih-tiyaç ve hazların olumsal dünyasının, doğal ve biyolojik düzenin yerini, bir toplumsal değerler ve sınıflandırmalar düzeni almıştır. Gerçek ihtiyaçlar ile sahte ihtiyaçlar arasındaki ayrımın ortadan kalktığı tüketim toplumunda birey tüketim mallarını satın almanın ve bunları sergilemenin toplumsal bir ayrıcalık ve prestij getirdiğine inanır. Böylece genel bir toplumsal farklılaşma mantığı ortaya çıkar. İhtiyaç artık tikel bir nesneye duyulan ihtiyaçtan çok, bir farklılaşma ihtiyacıdır. Toplumsal olarak üretilmiş rasyonel ve hiyerarşik ihtiyaçlar sisteminde tüketici tek tek nesnelere değil, mal ve hizmetler sistemini bütünüyle satın almaya yönlendirilir; bu süreçte bir yandan kendini toplumsal olarak diğerlerinden ayırt ettiğine inanırken, bir yandan da tüketim toplumuyla bütünleşir. Dolayısıyla tüketmek birey için bir zorunluğa dönüşür. Çünkü temel toplumsal etkinlik ve bütünleşme biçimi, geçerli ahlâk, tüketim etkinliğinin ta kendisidir. Bu anlamda tüketim bireyin özgür bir etkinliği değildir. Tersine hem ihtiyaçlar sistemini üreten ve yönlendiren üretim düzeninin, hem de birer gösterge olarak tüketim mallarının kazandırdığı görece toplumsal prestiji ve değeri belirleyen anlamlandırma düzeninin zorlaması altındadır. Sonunda bu yabancılaşma o
  • Alan Durning
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    349,25 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Hakan Övünç Ongur
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    878,28 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu satırların yazarı, Dövüş Kulübü üzerine birkaç satır karalamaya çalışarak, ilk iki kuralı ihlal ettiğini biliyor. Ama tıpkı Chuck Palahniuk’in betimlediği ideal dünyada olduğu gibi kuralları yıkmadan, insanın kendisi ile arasındaki mesafeyi kapatmaya çalışmadan, felaketleri de sıradan olanı kucaklar gibi kucaklamaya uğraşmadan, birkaç yumruk almadan gerçek huzura kavuşamayacağına da inanıyor. Palahniuk ve Dövüş Kulübü hakkında kafa yormak tüm bu risklere, her zaman olduğu gibi, fazlasıyla değiyor. Hakan Övünç Ongur, bu ilk kitabında, Amerikalı kült yazar Chuck Palahniuk’un bir yeraltı edebiyatı efsanesi haline gelmiş Dövüş Kulübü romanını kuramsal bir analize tabi tutuyor. 1999 yılında beyazperdeye de uyarlanarak dünya çapında geniş bir hayran kitlesine ulaşan Dövüş Kulübü’nün, kendisiyle adı sıkça birlikte anılan küresel kapitalizm ve yabancılaşma tartışmalarının da ötesinde, Frankfurt Okulu’ndan postmodernizme, eleştirel kuramlardan psikanalize kadar, çok daha geniş bir çerçevede ele alınabilecek zengin bir metin sunduğunu ortaya koyuyor. Bunu yaparken de okura, Adorno ve Horkheimer’dan, Marcuse’den, Gramsci’den, Baudrillard’dan, Zizek’ten, Jung’dan, Freud’dan ve çok sayıda farklı düşünürden yapılan alıntılarla harmanlanmış bir Palahniuk okuması sunuyor. Anlatıcı, Marla Singer, Tyler Durden gibi karakterler tüketim toplumunun, nevrotik kültürün, zihinsel terörizmin, bilinçdışı arketiplerin, simülasyonların ve mutsuzluk üzerine kurulmuş uygarlığın içine yerleştiriliyor. Elinizdeki bu kitap, Chuck Palahniuk’un kışkırtıcı ve çok tartışılan üslubunun altında yatan zengin sosyolojik, psikolojik ve felsefi hazinenin açığa çıkarılmasına katkıda bulunmayı amaçlarken, yazarın kitaplarının dava konusu olabilmesi nedeniyle de Türkiye’de kültürel ve kuramsal çalışmalar için umudun hâlâ tükenmemiş olduğunu müjdeliyor.

Sayfalar