En Son Eklenenler

Toplam 58641 sonuçtan 25091 - 25100 arası görüntüleniyor.
  • John Mitchinson, John Lloyd
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Hans Christian Anderson açık alanlarda dolaşmaktan, tekneyle denize açılmaktan, diri olarak yakılma ya da delirme kuruntusundan ve bir kadını çıplak görmekten dehşete düşüyordu. Benjamin Franklin’in 1790 yılındaki cenaze törenine Philadelphia halkının yarısı katılmıştı. Alfred Kinsey seks üzerine araştırma yapmaya başlamadan önce dünyanın önde gelenmazı arısı uzmanları arasında yer alıyordu. Florence Nightingale hayatının son elli yılını yatalak geçirmişti. Oliver Cromwell henüz bir bebekken dedesinin beslediği maymun tarafından kaçırılmıştı. Ignácz Trebitsch Lincoln, Darlington liberal milletvekili, Yahudi bir Nazi casusu ve Buidst keşişiydi. Radyonun mucidi Nikola Tesla’nın hayatı boyunca aşk beslediği tek kişi bir dişi güvercindi. Marx, Das Kapital'i ayakta durarak yazmıştı. Cengiz Han'ın mezarının yerini sadece dişi bir deve biliyordu. Leonardo'nun matematik ve geometri bilgisi çok zayıftı. H. G. Wells zamanının en büyük çapkınlarından biriydi.
  • Rasim Özdenören
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    708,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    “İslami edebiyatın ne olduğu üzerinde tartışmaların yapıldığı bir dönemde, biz, gene de bir takım a priori kuralların kılavuzluğuna güvenerek yola çıkmanın sakıncalarını tekrarlamakta yarar görüyoruz” diyen Rasim Özdenören, sanat ve edebiyat yazılarından oluşan bu kitabında, söz konusu ettiği tartışma alanına alışılmış şematik kalıpların dışında bir metot güderek son yüzyılda siyasal ve toplumsal açmazların paralelinde yol alan kültürel kopukluğa ve yerli kültüre sayalı bir edebiyat ortamının oluşmasına İslamî bir bakışla eğiliyor...
  • Oğuz Tektaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    850,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Annelerimiz eşyalarını özenle korur, bozulduklarında ertesi gün yerine yenisinin gelmeyeceğini bilirlerdi. Hemen hepsinin elinde bir iğne iplik önlüklerin sökükleri okula gitmek üzereyken ayaküstü dikilirdi. Günlerinde kek, börek, "bir çay daha!", poğaça, "Ay! Komşu tatlıda mı yaptın!" derken başlarlardı şişmanlamaya. Evlerini yuva yapmaya çalışırken yorulurlar, ama asla yorgun olmazlardı. Sokağımızdaki teyzeler annelerimiz gibiydi. Susadığımızda evlerine girer su içerdik. Koşar, düşer, terleriz, burnumuz akar. Üzülür, ağlarız yine akardı. Kollarımıza silerdik burunlarımızı. Göm-leğimizin, kazağımızın, gocuğumuzun, uzun kollu neyimiz varsa hepsinin uçları meşin gibi olurdu. Kelebekler konardı omuzlarımıza, uğurböcekleri en sevimli halleriyle kendilerine birinin mani söylemesini beklerlerdi. Her delikten bir kertenkele uzatır kafasını, başka bir deliğe saklanmadan önce ufak değneklerimiz-le kovalardık onları. Antenler yerlerini kapmadan önce leylekler yuvalarını çatılarımıza yapardı. Elimizde Japon Çekirdekleri sokaktan gelip geçenlere bakarken çitler, soranlara adres tarif ederdik. Hepimizin orada, uzakta köylerimiz vardı... Sadece sebze ya da tahıl ürünleri değil, yatılı misafirlerimiz de gelirdi köylerden. Bir gelen haftalarca gitmezdi. Evci askerlerin kıyafetlerinin kokusu sinerdi duvarlarımıza. Yedikleri dayaklardan yiyemedikleri yemekler-den bahseder, bir hafta sonra yine gelmek üzere giderlerdi. Böyle olduğu halde neden mektup yazarlar anla-mazdım. Yoğurtçular, hurdacılar, kalaycılar, bileyiciler fuar alanı gibi kullanırlardı sokakları. Kendilerine has ezgileriy-le bağırıp gezerlerdi. Bekçilerimiz vardı; kahverengi polislerimiz. Düdüklerini öttürür, bozacılarla beraber gece-lerin sesi olurlardı. Şoförler: "Bundan iyisini ancak Allah yapar," derlerdi efsane otobüs 302 için. "NeAnadol'u be! Babadol, Babadol," deyip dururdu dayım. "O zamanlar Kumburgaz bize çok uzak, fotoğraflarımız sepya, hayatımız siyah-beyazdı. Domatesler kesil-diklerinde etrafa güzel kokular yayar, evlerimizin balkonunda ya da pencere önlerinde Vita marka yağ teneke-lerinde biberler, fesleğenler, çilekler yaşardı. Balkondan uzansak erik, kayısı, kiraz veya vişne toplayabilirdik belki ama misafirliğe gittiğimizde elimiz muza kayardı."
  • Muhammed B. Turtuşi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset Felsefesi
    Konusu:
    Endülüs'teki İslam medeniyetinin yetiştirdiği Muhammed B. Turtuşi'nin bu eseri yazıldığı zamandan itibaren ilim ehlinin dikkatini çekmiş, yöneticilerin referans kaynağı olagelmiştir. Sirac, sadece bir nasihat kitabı olmaktan öte hukuku eksen alan bir siyaset danışma kitabıdır. Eser, Turtuşi'nin çok yönlülüğünün bir yansıması olarak siyaset, tarih, ahlak felsefesi, varlık felsefesi, fıkıh, kelam, hadis, şiir ve nasihat gibi çok çeşitli konuları içine almaktadır. Zımmilerin haklarından, yöneticinin mesuliyetinden, ordunun nasıl hazırlanacağından, savaş taktiklerinden bahsedilmiş; yeri gelince Alparslan ve Endülüslü kumandanlardan örnek verilerek muhtelif savaş stratejileri gözler önüne serilmiştir.
  • Stephen King
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    119 Karayolu’nun aşağısında, Chester’s Mill’de kıyamet kopmak üzere... Güzel, güneşli bir günde küçük kasabanın dünyayla olan bütün bağlantısı görünmez bir güç tarafından kesilir. Uçaklar görünmez bir kalkana çarpar, şiddetli bir yağmur önüne geleni yıkıp yerle bir eder. Kubbe yavaş yavaş alçalırken bahçevanın eli kopar. Arabalar infilak eder. Aileler birbirinden kaçar, herkes panik içindedir. Hiç kimse bu kalkanın nedenini, neden, ne zaman geldiğini ve ne zaman ortadan kalkacağını bilemez. Bir Irak savaşı gazisi ve acımasız bir politikacı Kubbe’nin altındaki gücü ele geçirmeye kararlıdır, ama onların asıl düşmanı Kubbe’ dir, çünkü zaman gittikçe azalmaktadır.
  • D. H. Lawrence
    metin
    2 Ayrım
    189,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    İngiliz edebiyatının en çarpıcı isimlerinden D. H. Lawrence’ın ilk kez 1929’da, ölümünden bir yıl önce yayımladığı Ölen Adam, insana dair en temel meselelerle ilgileniyor: yaşam, ölüm ve arzu. Vücudunda yaralarla ve zihninde sorularla “dirilen” adam, dış dünyanın gerçekliğine dair bakışını yeniden kurmak üzere insanların arasına katılır. Ölen Adam, Magdalena’dan Yahuda’ya, Tanrı’ya ulaşma fikrinden “sev” emrine kadar uzanan ve İsa peygamberin dirilişinin etrafında gelişen hikâyelerin mistik, katmanlı ve fevkalade çarpıcı bir yeniden yazımı. “Yazık ki onlara ben vaaz etmişim! Vaaz dediğimiz şey bir ilahi ya da şarkıdan çok çamur gibi kuruyup çeşmeleri kapatmaya meyillidir. Hata ettim. Onlara öğütler verdiğim için beni öldürdüklerini anlıyorum. Ama sonunda beni tam da öldüremediler, şimdilik kendi yalnızlığımın içinde dirildim ve artık üzerinde herhangi bir hak iddia etmediğim yeryüzü bana miras kaldı.”
  • Vedat Türkali
    metin
    2 Ayrım
    1,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    “- Bir kez bir ülkede, dedi Özgür, hoşgörü yok, düşünceden, düşünmekten korku yaygınlaştırılıyorsa ne parlamentosu, ne özgürlüğü be; ne demokrasisi?.. ’Ya tam susturacağız; ya kan kusturacağız,’ diye bas bas bağırıyor adam. Yani onun gibi düşünmedin mi yasak koyuyor, öldürecek seni… Sonra da elini kolunu sallayarak dolaşabiliyorsa hangi özgürlük be? Bırak ki elini kolunu da sallamıyor boşu boşuna; bomba sallıyor, bıçak sallıyor, kurşun sıkıyor… O sloganı atmaktan daha büyük suç da yoktur aslında, demokrasi deniyorsa…’’ Nergis ve Korhan, Özgür’ün ekseninde ülkedeki kaostan kaçıp denizin mavisine sığınanlar… Sadece onlar da değildir. Çevrelerinde kendileri gibi olan aydınlar ve maviyi bir sığınak olmaktan öte gören ülkenin yeni burjuvazisi, yerli halk da vardır. Onlar için sığınakları olan “mavi” ülkenin geri kalanı gibi karanlıktan azade değildir. Çok geçmeden kendileri de bunu yaşayarak öğrenirler. En çok da Nergis öğrenir. Nergis’in kimliğinde kadın olmanın, aydın olmanın, geldiği sınıfın çelişkileri içinde kabuk değiştirmenin savaşı vardır. ‘‘- Gazetelere bakamıyorum, içim kararıyor… Kıyım, öldürme, öldürüşme… Radyoda o, televizyonda o… Koca toplum çıldırmış. Bir deliyi iyileştirmek ne güç bir iştir… Deliler yığınıyla, hem de birbirini azdıran deliler yığınıyla kim baş eder? Sonunda bu bahçeye de soktular… Özgür’ü sevmesem, hani… Valla… İnsan ne halt edeceğini şaşırıyor…’’
  • Osho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    882,98 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Konusu:
    ..Bu aslında bir kitap değil.Daha çok bir dans bu.Sıradan bir dans ta değil.Kalpten esen bir sufi kasırgası bu.Bu kitap bir şarkı,bir anımsama,bir kucaklama,o gizli ana duyulan bir özlem,bir zikirdir.. ..Ben sürekli tekrar tekrar,Zen ve Tasavvuf'tan bahsediyorum ki her insan bunlardan faydalansın.Seçim yapman gerekiyor.Kendini,enerjini izleyip,ona göre seçmen gerekiyor.İkisi de geçerli yollardır,ikisi de aynı hedefe gider.Her iki yol da hedefe ulaşmanın farklı biçimleridir çünkü hedef tam ortadadır.Pozitifle negatifin ortasında bir nokta vardır,tam ortadadır ve dönüşümün gerçekleştiği,kişinin dünyanın ve her şeyin ötesine geçtiği,Tanrı'ya adım attığı yerdir burası. Pasif tipte biri olduğunu hissediyorsan Zen'i takip edip,pasifliğin derinliklerine doğru ilerlemeye başlarsan bir gün gelir,orta noktaya varırsın. Aktif,enerjik,pozitif biri olduğunu hissediyorsan ve sessizce oturmak sana zor,gereksiz yere bir işkence geliyorsa,o zaman tasavvuf yolunu takip et. Mevlana "Ey dost ! Bu ateşten şarabı,ateşin iğnelerini iç de öyle sarhoş ol ki,mahşer günü uyanmayasın" der.Tasavvuf yolu dansıyla neredeyse sarhoş olan,başka bir aleme taşınan dansçının yoludur.Mest olmuştur o;dansı sarhoş edici bir danstır. Sufizm yoğun aşkın,tutkulu aşkın yoludur..
  • Nedim Gürsel
    metin
    2 Ayrım
    607,98 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    "İlk kez böyle bir şeye tanık oluyorum. Doğanın nimetlerinden, gün ışığının bize sunduğu güzelliklerden körler de yararlansın diye yapılmış bir kent maketi. Gözlerimi kapatıp sivri ve yuvarlak biçimlere dokunuyorum, görme yetimi kaybettiğimi ya da doğuştan kör olduğumu varsayarak parmak uçlarımdan bilincime yansıyan bir titreşimde Basel'i algılamaya çabalıyorum. Bambaşka bir duygu bu, bir kenti yabancı bir kadın gövdesini keşfeder gibi dokunarak, okşayarak algılamak, giderek bütünleşmek onunla, caddelerinde, ara sokaklarında dolaşmak, çıkmazlarında yitip gitmek."
  • Osho
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Konusu:
    "Meditasyon yapmadan hayatın sırrını çözemez, onu sadece yüzeysel olarak yaşayabilirsiniz." -OSHO- Geniş kapsamlı ve kullanışlı bir meditasyon rehberi olan Sırlar Kitabı bizi, düşüncelerimizin, davranışlarımızın ve duyularımızın farkına vararak gündelik yaşamımızı deneyimlemeye davet ediyor. Osho kadim metinleri temel alarak 112 ayrı meditasyon tekniğini tanıtıyor ve bu teknikleri içinde bulunduğumuz anın bilincine varmaya odaklanan günümüz meditasyon anlayışının diline tercüme ediyor. Osho her bir tekniği ayrıntılı biçimde tanımlıyor ve böylece bize en uygun olan tekniği bulup gündelik hayatımızla bütünleştirme olanağı tanıyor. Meditasyonu dinsel ya da ruhani bağlamdan çıkararak meditasyonun altında yatan neşe ve farkındalıkla dolu yeni bir yaşam biliminin esaslarını ortaya koyuyor. Osho yirminci yüzyılın en kışkırtıcı ve esin verici ruhani öğretmenlerinden biridir. İç dönüşüm bilimine yaptığı devrimci katkıyla ün kazanmıştır ve öğretisinin etkisi artmaya devam etmekte, tüm dünyada arayış içinde olan her bireye ulaşmaktadır.

Sayfalar