En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 25261 - 25270 arası görüntüleniyor.
  • Thomas Andresen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    360,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sinema
  • Dr. Kriton Dinçmen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    151,11 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mitoloji/destan/Efsane
    Konusu:
    Bu monografiyi 1984 yılında ilk kez hazırladığımızda, amacımız özellikle bu şubeye yeni atılmakta olan genç hekimlerin hadiseye sadece faydalılık açısından bakmak gibi bazı çevrelerde beğeni kazanan ve önerilen kısır ve dar görüşlerin dışına taşabilmelerine yardımcı olabilmekti. Tıp’ta son seneler içinde kuvvet bulan ve insan komponentini inkâr edercesine dar ufuklu matematiksel-katı-tarifî tutum, kanaatimizce, belki kısa hesaplar için faydalı görülebilir; ancak bu, “hadiseyi global görebilen hekim” tipinin yetiştirilebilmesi açısından çok sığ ve ileride olumsuz sonuçları çok belirgin olarak karşımıza çıkacak bir yöntemdir
  • Dr. Kriton Dinçmen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    172,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Psikiyatri Tıp'ın en baştan çıkarıcı alanı... Mitoloji, insan düşüncesinin en baştan çıkarıcı mahsulü... Ve, her ikisi de, insanı gizemli güzelliklerle dolu dehlizlere sürüklerler... Bu iki güzellik, birbirlerine ne kadar da bağlılar! .. Onların bu çıldırtan aşklarının öyküsünü yazmaya çalıştım... Başarabildim mi? Kararı okuyucum verecektir. Zaten, hangi gerçek güzelliğin tanımlanması yapılabilir ki?
  • Sinan Özbek
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    933,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Bu kitapta ele aldığım her konu çağımızın yakıcı bir felsefi sorunudur ve burada yazdıklarım, bir anlama ve anlatabilme isteğinin ürünüdür. Yazılarım, üzerinde yıllarca düşündüğüm konulardan oluşuyor. Benim için sorun haline gelmiş bu konuları işlerken, yeni bilgileri ve yeni olayların öğrettiklerini döne döne elimdeki metnin ilk haline ekledim. Bu çalışma tarzıyla, düşüncelerimi daha da olgunlaştırmaya çalıştım. Ele aldığım konu yayımlanabilecek hale geldiğinde, anlama çabasının içimde yol açtığı büyük huzursuzluk duruldu. Bunun yerini kendi açımdan sorunu kavramış olmanın sükûneti aldı. Ama bu durum da uzun sürmedi, başka bir pratik sorun huzurumu kaçırmaya başladı. Bu kez onu cevaplamaya çalıştım. Sanıyorum bu durum bütün ömrümce sürecek… İşlediğim sorunlar hakkındaki teorik birikimi kavrayıp; anlatma, aktarma gibi bir sığlıktan uzak durdum. Neredeyse tamamı Batılı kaynaklara dayanan teorik birikimi, tek başına, içinde yaşadığım toplumu anlamak için kullanmaya kalkışmadım. Bu, nafile bir çaba olurdu. Sorunun Türkiye’deki oluşumunda, var olan özgünlüklerini bulup çıkarmaya çalıştım. Batı felsefesinden edindiğim bilgiyi, buradaki teorik birikimle harmanlayarak kafamda oluşmuş sorunu cevaplamayı denedim.
  • Osman Bilgen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    353,14 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, İslam
    Konusu:
    'Hâl ilmi'ni anlatan pratik bir kitapKendini Allah'a kul, Resul-i Ekrem'e ümmet kabul eden her Müslüman'ın, iman ettiği şekilde yaşamasının 'nasıl'ını öğreneceği bir ilmihale ihtiyacı vardır. Rehber Yayınları tarafından yayımlanan Pratik İlmihal kitabı, abdest, namaz, oruç, zekât, hac ve kurban gibi bir Müslüman'ın yerine getirmesi gereken vazifelerin 'nasıl' yapılması gerektiğini anlatan bir kitap. 'İlmihal' kelimesi, adından da anlaşıldığı gibi, 'hal ilmi' manasına geliyor. Pratik İlmihal kitabı da, 'hal ilmini' İslam alimlerinin Kur'an ve Sünnet kaynağından süzerek ortaya koydukları ictihatlar ışığında Müslümanlara anlatma gayesini taşıyor. Pratik İlmihal, her Müslüman'ın, değişen sosyal ve toplumsal şartların ortaya çıkardığı yeni sorulara açık ve anlaşılır cevaplar bulabileceği, faydalı bir eser.
  • Yaşar Çabuklu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    373,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Toplum
    Konusu:
    Postmodern Toplumdan Kesitler adıyla yayımlanan bu dokuzuncu kitabında Çabuklu, 1980ler sonrasının postmodern toplumunda iktidar ilişkilerinin nasıl yeniden üretildiğini, liberal hoşgörü söylencesine karşın güvenlik ve kontrolün toplumsal yaşamın merkezine nasıl yerleştirildiğini anlatıyor.Varsılların lüks cipler, kapalı yerleşmeler, dev alışveriş merkezleri içinde kendilerine korunaklı alanlar yaratarak yoksulları dışlaması, göçebe New Age gezginlerinin neoliberal güvenlik devletinin baskısına maruz kalması, sistemin X kuşağını, Grunge kültürünü asimile etme çabaları, çevre dostu gibi görünen ekoturizmin yerlilerin yaşam alanlarını tahrip etmesi, marka kültürünün egemen hale gelmesi, postmodern çeşitlilik kültürünün farkları klişelere indirgeyip standartlaştırması kitapta değinilen konulardan bazıları.
  • Michael Albert
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Toplum
    Konusu:
    Cildi olan elinizdeki kitap şu tanıdık soru etrafında bir tartışmayı içermektedir: Bilimden kaynaklandığı düşünülen kötülükler, bilimin yapısına mı dayanmaktadır, toplumsal yapıya mı? Postmodernistlere göre, modern bilim ve rasyonel araştırma, "hakikat" i araştıran tarafsız bir pratik olarak görülemez; Batı'ya özgü tarihsel koşulların bir ürünüdür. Bu nedenle, kaçınılmaz olarak sömürgeci, cinsiyetçi, ırkçı veya tahakkümcü eğilimler barındırır. Albert, Chomsky ve Ehrenraich'e göre ise, bilimsel pratikte karşımıza çıkan tahakkümcü eğilimlerin kaynağını, bilimin temel özelliklerinde değil, bilim insanlarının da içinde yer aldığı toplumsal kurumların baskıcı yapısında aramak daha doğru olacaktır..
  • Ahmet Haldun Terzioğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Konusu:
    destan da Fırat için... Yiğitlik, erljk her kişioğluna verilmeyecek bir üstünlük... Yiğitlik, erlik her kişioğlunun taşıyamayacağı bir orun... Yiğitlik ve erlik, onu var edip yaşatacaklar için bir ayrıcalık.. .1 Kimileri yiğit olarak, kahraman olarak doğar. Yiğidim, ah yiğidim! Fırat! Dikkatleri daha çok üzerine çektiğini de biliyordu ama aldırmıyordu. Her zaman söylediği söz vardı dilinde. “Allah var, gam yok!” 20 Şubat 2015 Cuma... Fırat gidiyor, ah! Yiğit gidiyor... Dağ gibi Fırat... Dev gibi Fırat... Bozkurt Fırat... Yiğitler yiğidi Fırat... Uzun boylu, yakışıklı, güler yüzlü, dost, arkadaş, Ülküdaş Fırat... Beyza’nın Fırat’ı, Fırat... O, anasının, babasının bir tanesi. O, davasının eri... ü, Türkoğlu Tiirk bir çeri. “Fırat Yılmaz Çakıroğlu, Ülkücü Şehitler Kervanı ’na katıldı!” Bir söz vardır ki kanıtlanmıştır. Nerede bir Türk şehit olursa... Tanrı Dağları titrermiş, yürek titremesinde... ıVe o yiğidin ruhunun gelmesini beklermiş o yana doğrm..
  • Ali Ergur
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    554,97 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    "Müzik, kitle insanı için katalizör etkisinin yanı sıra, ondan çok daha dehşet verici bir işlev yüklenmiştir; boşluk doldurmaktadır! Üretimin gitgide sanallaşması, buna mukabil insanların her geçen gün daha fazla meşgul (busy) hale gelmeleri, yalnızca bu meşguliyet üzerine kurulu bir ekonomik etkinliğe (business) mahkum (ve, kelimenin her anlamıyla, medyun) günümüz insanın dolan gündemine karşılık ruhunda açılan boşlukların yarattığı sıkıntı hissini en süreğen ve yüzeysel şekilde tatmin etmek için müziği başlıca kurtarıcı addetmesine yol açmaktadır. Müziğin bunca tekdüzeleşmesinin ardından böyle bir uyuştutucu etkisinin olması bizi şaşırtmamalı. Müzikle umutsuzca doldumaya çalışılan, zamanın aşırı doluluğundan, paradoksal olarak, türeyen zaman boşlukları ve önceden tasarlanmış yaşam biçimlerine bağlanmanın sonucunda gelen genel sıkıntı halinin yol açtığı akıl gedikleridir."
  • Tahsin Yücel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    863,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, Roman/Öykü
    Konusu:
    "Peygamber'in Son Beş Günü", sürekli bir bölünmenin öyküsü. Devrimci ozan Rahmi Sönmez, takma adıyla "Peygamber", bir kış akşamı, İstanbul'un Taksim alanında, arkasından kimsenin gelmediğini bile bile, en önden gidiyormuş gibi bir duygu içinde yürür. Bu yürüyüş bir bakıma onun bütün yaşamını özetler. Hep en önde olduğunu, hep ileriye doğru gittiğini sanırken, yaşamın dışına sürüklenir, gerisinde kalır. Hep çevresindekilerle kaynaşmak istemiş, ama onlar kendisini şu ya da bu biçimde yarı yolda bırakmışlardır. Gerçek devrimci ozanlar arasına katılmasını sağlayacak "tabutluk"lar düşleyip durmuş, ama evinde bir tür tutuklu yaşamı sürdürmüştür. Bir yarı bilinç içinde geçen son beş gününde ise, düşlerini gerçekleştirdiğini sanır, ama yalnızca yıkılışlarını yaşar. Böylece, gülünç ile acıklının iç içe girdiği bir döngü içinde, sürekli bir bölünme olur yaşamı.

Sayfalar