Yazara Gore Listeleme

  • Tom Robbins
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    486,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Camel paketine bakarak neler söyleyebilirsiniz? Âşık değilseniz, o da her nesne kadar anlamsızdır. Ama, "azılı" bir bombacı aklınızı başınızdan almışsa ve aylarca Camel paketi dışında hiçbir şey "okumamışsanız", siz de Prenses Leigh-Cheri gibi kâinatın sırlarını çözebilirsiniz belki. Ağaçkakan, sıra dışı kahramanların yaşadığı tutkulu bir aşk hikâyesi... Tahttan sürülmüş bir kraliyet ailesinin Prenses kızı ile göğsüne bantlanmış dinamit lokumlarıyla dolaşan meşhur bombacı Bernard, nam-ı diğer Ağaçkakan, Hawaii'de karşılaşır. Ağaçkakan bir kanun kaçağıdır ama sıradan bir suçlu değildir; şerefli bir davası ve saygı değer bir felsefesi vardır. Prenses ise seksin "arsız" çağrısına doğru dörtnala koşturan soylu vücudunu ıslah etmeye karar vermiştir. Yüksek toplumsal ve çevresel duyarlılığı Ağaçkakan'ın romantik bireyciliğine toslayınca, Prenses bambaşka bir davanın peşinden koşmaya başlayacaktır: Aşk... Aşk bazen gelir; ama sonra geldiği gibi gider. Robbins'in hınzır, dalgacı, hiperaktif dünyasında renkli ve hareketli bir aşk turu atarken, ezeli bir soruya cevap bulma arayışındaki Prenses ile Ağaçkakan'a eşlik ediyoruz: Aşkı kalıcı kılmanın yolu nedir? Bu arayış sırasında, piramitler, kızıl saçlılar, uzaylılar, Ay'ın ve Güneş'in misyonu ve tabii Camel paketi arasındaki esrarlı ilişkileri keşfetmek de onlara kısmet olacaktır. Robbins aşkı mı "ti"ye alıyor; yoksa aşk karşısındaki çaresizliğimizi mi? Kendiniz karar verin.
  • Halil Cibran
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    174,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gerçek, bir çocuğun en içten gülüşü ya da bir sevgilinin öpüşüyle donanmış olarak seslenir bize; ama biz sevginin kapısını onun suratına çarpar ve sanki düşmanımızmış gibi davranırız. Dünya kuruldu kurulalı bilinir; Aşk, derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır. Siz çoksunuz, oysa ben tekim. Bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracak!
  • İbrahim Sertkaya
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    339,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu memleketi saadete götürecek yolun demokratik sistem, çok partili sistem olduğunu söyledik. Biz inanıyorduk ki, şayet bu millet kendi işlerini kendi eline alacak olursa, kendi kaderine sahip olacak olursa, memleketi ıstıraba sevk eden şikâyetler kendiliğinden yoluna girecektir. Biz buna inanarak çalıştık. Siyasi hayatta muvaffakiyetin başlıca düsturunun samimiyet olduğuna kaniim. İdare vazifesini üzerine almış insnalarda samimiyet olmadıkça memlekete hizmet etmenin, muvaffak olmanın mümkün olmayacağına kaniim. Menderes ailesi, askerlik dönemi Politikaya giriş, milletvekili seçiliyor, Köy enstitüleri, Truman doktrini Demokrat Parti dönemi Çok partili sistemde genel seçimlere doğru Yürek yakan bir intihar 7 Eylül kararları Hürriyet misakı 1947 milletvekili ara seçimi Adnan menderes’in şahsiyeti Demokrat Parti hükümetleri Hükümet programı üzerine konuşmalar 1954 yılı genel seçimi CHP’de 1954 seçim öncesi Kıbrıs sorunu, basın yasası Adnan Menderes tuzağa çekiliyor 27 Mayıs ihtilaline doğru 27 Mayıs 1960 ihtilali Menderes’in idam edilmeden önceki son sözleri
  • İlhami Aras
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    194,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bütün yönleriyle Şark İslam Mahkemeleri… Yaşananlar, gizlenenler, üstü örtülenler… Arşiv belgeleri ışığında Şeyh Said olaylarının iç yüzü…
  • D. H. Lawrence
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    66,83 KB
    Eser Türü: Kitap
    Joseph Conrad'ın Zafer adlı romanının kahramanı Axel Heyst, "Bu adalara vurgunum ben!" der. D.H. Lawrence'ın Adaları Seven Adam adlı uzun öyküsü de "Adaları seven bir adam vardı" diye bir masal gibi başlar. Çevresine yabancılaşmış modern insanın, mutluluğu kaçışta aramasını dile getiren Lawrence, Axel Heyst'i başka bir düzeyde yeniden anlatır sanki. "Hiç kimsenin bir ada olmadığını", bir kaçış ütopyasının çağdaş yaşamın insan bilincinde yarattığı bunalımlara çözüm getiremeyeceğini bir daha gösterir Lawrence. Bu bakımdan amacı, eninde sonunda Conrad'ınkiyle birleşir. Lawrence'ın kahramanı da herkesten uzaklaşmak, bir adaya, yalnız kendisinin olacak bir adaya, kendi dünyasına kapanmak ister. Bu özlemi gerçekleşir. Akşit Göktürk Adaları Seven Adam çağdaş dünya edebiyatının en önemli yazarlarından D.H. Lawrence'ın üç öyküsünü bir araya getiriyor: "Adaları Seven Adam", "Dokundun Bana", "Sallanan At Birincisi".
  • Franz Kafka
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    83,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir trapez sanatçısı -çok iyi bilinir ki; çalışmaları büyük varyete tiyatrolarına ait kubbelerin yükseklerinde yapılan bu sanat, insanoğlu tarafından en zor kazanılan sanatlardandır- trapeze her çıkışında aynı cesareti gösterebilmek için, önce mükemmellik adına bir çaba, sonraları ise zorba bir alışkanlık olarak, hayatını bütün gün ve gece boyunca trapez üzerinde kalabilecek şekilde düzenlemişti. Zaten son derece ikincil olan bütün ihtiyaçları da onu aşağıdan seyrederek nöbetleşe çalışan ve gerekli olan her şeyi yukarıya gönderip almak için yapılmış özel bir kutu kullanan yardımcılar tarafından karşılanırdı.
  • Gerard de Villiers
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Malko, bir iş için Abudabi'ye gider. Burada hükümet aleyhinde bir darbe olacağı söylentisi vardır. Şeyhlerden genç bir tanesini takip etmesi gerekmektedir
  • Doğan Yurdakul
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    "Rahmetli Sabahattin Eyüboğlu ile ilgili bir anım var. Birlikte yatıyoruz. 12 Mart dönemi. Şimdi Sabahattin Bey Amca bana soruyor -çok zeki adamdı-: 'Evladım Dündar, bizi buraya neden getirdiler?' Ben de diyorum ki: 'Aaa! Hocam. Ben diyeyim altı ay, sen de on altı ay sonra seni çağırıp soracaklar: 'Kimsin?' Sen diyeceksin ki 'Ben Profesör Sabahattin Eyüboğlu'yum'. 'Hay Allah, bir yanlışlık olmuş. Biz pezevenk Sabahattin'i arıyorduk. Kusura bakma,' deyip seni salıverecekler. İşte seni o zannediyorlar, onun için tutuyorlar Hocam..." Bir kuşağın son temsilcisidir Dündar Kılıç. İlhan Selçuk'un ifadesiyle "Külhanbeyi değil kabadayı, mafya babası değil kabadayı"dır. 21 yılı cezaevlerinde geçen hayatı, yeraltı dünyasının iç işleyişini, devletle olan gizli-açık ilişkilerini ve suçun evrimini gözler önüne serer. Gazeteci-yazar Doğan Yurdakul "Abi" lakabıyla tanınan Dündar Kılıç'ın renkli kişiliği ve "racon" etrafında şekillenen sıra dışı yaşamı üzerinden Türkiye'nin yeraltı dünyasının bir dönemine ışık tutuyor.
  • Haluk Gerger
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Haluk Gerger bu kitabında, Soğuk Savaş''tan Büyük Ortadoğu Projesi''ne ABD - Ortadoğu - Türkiye ilişkilerini anlatıyor. Ortadoğu''nun 1950''lerden günümüze dek uzanan tarihsel kesitinin panoramasını çıkarıyor. ABD, Ortadoğu''ya neden saldırıyor? Ortadoğu ülkeleri, rejimleri, halkları, Amerikan saldırılarına nasıl, hangi yöntemlerle direndiler, direniyorlar? Ulusalcı Sol, Ortadoğu''da neden yenilgiye uğradı? ABD''nin, Lübnan''a müdahale etme kararı ve önerisini Bayar, Menderes ve Türk Dış İşlerinin yanıtı ne oldu? Türkiye, Suriye''ye saldırmaya karar verince ABD ile İngiltere nasıl bir tavır aldılar? 1958''de İsrail devletiyle Genel Kurmay Başkanı Fevzi Mengüç dahil Türk devleti yetkilileri arasında yapılan gizli görüşmeler nasıl açığa çıktı? Savaş tarihinde ilk kez Kürtlere karşı kullanılan kimyasal silahları Curchill nasıl savundu? Direniş neden İslamcı örgütlerin önderliğinde gelişiyor? Bu savaşın gidişi nereye doğru? Ortadoğu''da ilk kez nükleer silahları ABD ne zaman, hangi ülkeye yerleşterdi? Haluk Gerger, bu kitabında, bunun gibi onlarca sorunun yanıtını gizli belgelerle açıklıyor...
  • Jean Echenoz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    111,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Fransızların Büyük Savaş dedikleri Birinci Dünya Savaşı'nı küçük bir romana sığdırmak kolay olmasa gerek. Ama iğne deliğinden Hindistan geçiren Echenoz var karşımızda. Dolayısıyla romanın tam bir Homeros destanına dönüşmesi işten bile değil. Öyle de olur, Anthime adlı roman kahramanı, türdeşlerinin bu tuhaf, müziksiz, bitmek bilmez savaş dansının tam ortasına düşer. Tek "kahramanlığı" sağ eline taktığı şövalye yüzüğüdür belki de. Bir şarapnel parçası sağ kolunu özenle kesip aldığında o da kalmaz geriye. Oysa kolunu hiç unutmayacaktır o. Zaman geçtikçe daha çok hisseder sağ kolunu, öyle ki avucunun içinin acıdığını söyleyip tedavi ettirmeye bile yeltenecektir. Anthime'in kahramanlığı hafızasındaki kaşıntıdır bir bakıma. İşte böyle, Anthime yavaşça epik bir kahramana, okur da efsanevi zamanlara ait bir destanın dinleyicisine dönüşecektir.

Sayfalar