Yazara Gore Listeleme

  • Ali Mithat İnan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    405,18 KB
    Eser Türü: Kitap
    Avrupa kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve dünyanın kurumsallaşmış en uzun ömürlü imparatorluğu sayılan Roma'nın, cumhuriyet döneminde en yetkili devlet adamı sayılan çift konsülleri, görev sürelerinin bitiminde, uygulamalarından dolayı görevden çekildikten sonra, görevsel sorumluluk nedeniyle, bir bakıma hesap vermek zorundaydılar. Türk kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve Türklük tarihinde kurumsallaşmaya olanak hazırlayan Göktürk Kağanları, hatta daha öncekiler de bir yerde Kurultay'a hesap vermek zorundaydılar. O günlerden bu yana, gerçek devlet adamları, resmen olmasa bile uygulamalarının hesabını meclislere değil de kendi halklarının yararına, dönemiyle ilgili yazılı eser bırakarak, bu geleneği dolaylı biçimde sürdüregelmişlerdir. Sezar'ın "Galya Savaşları"; Bilge ve Kültigin Kağanların, çağlara kafa tutan taşlara kazıttırarak, gelecek kuşaklara bıraktıkları "Orhun Abideleri"nden; Hitler'in "Kavgam"ına ve büyük Önder Atatürk'ün "Nutuk" adlı büyük eserine kadar uzanan tarihi süreçlemeden de anlaşılacağı gibi, bu tutum bir bakıma ulusa hesap verme, yol gösterme, ışık tutma ve ulusunun devamlılığına katkıyla, inanç vermedir. Bu eserlerde nerelerden nerelere gelindiği, nelerin yapıldığı veya bir başka deyişle nelerin yapılamadığı ve nelerin yapılması gerektiği anlatılmaktadır. Önderler bu eserleriyle, karizmalarının onlara verdiği yetenekleri sergilemekten, onlarla övünmekten çok, eserlerinin devamlılığını sağlamanın, onları ölümsüzleştirmenin yol ve yöntemlerini açıklayarak böylece gelecek kuşaklara birer belge bırakmayı amaçlamışlardır. Elbetteki bir lider sadece bu tür eserle değerlendirilip yaşatılamaz. Bu baş eserlerinin yanında, bu eserlerin oluşumunu sağlayan, baş eserlerin birikimlerine temel oluşturmuş, ayrıca lider veya önderlerin bir başka yüzünü, yaşamını ve davranışlarını yansıtan, özel defter, not, hatırat, broşür ve benzeri eserleri vardır. Çoğunlukla bu eserler kişinin yaşadığı dönemde değerlendiril
  • Amin Maalouf
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    874,48 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap çok basit bir fikirden yola çıkyor: Haçlı Seferleri'nin tarihini 'öteki cephe'de, yani Arapların tarafında görüldüğü, yaşandığı ve hikâye edildiği biçimde anlatmak. Kitabın hemen hemen tüm içeriği, o çağın Arap tarihçilerinin ve vakanüvislerinin tanıklıklarına dayanıyor." Lübnan asıllı Amin Maalouf 1983 tarihli bu ilk yapıtında, on birinci yüzyılın sonundan on üçüncü yüzyılın başına kadar devam eden, ancak etkileri ve söylemi günümüze dek uzanan Haçlı Seferleri'ni egemen tarih anlayışının yerine "öteki"nin gözünden anlatıyor. Tarih en büyük anlatıdır. (Arka Kapak) Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir okur kitlesine sahip olan Lübnan asıllı Fransız yazar Amin Maalouf'un büyük ses getiren kitabı "Arapların Gözünden Haçlı Seferleri" YKY tarafından yayımlandı.
  • Thomas Bernhard
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Avusturyalılık, Katoliklik ve Nasyonal Sosyalizm... Franz Josef Murau, Wolfsegg'de bunların içine doğar. Nefret ettiği bu coğrafyadan yıllar önce ayrılıp dünyada en sevdiği kent olan Roma'da yaşamaya başlayan Murau, annesi, babası ve erkek kardeşinin ölümünü bildiren bir telgraf alır. Bu telgraf Murau'nun geçmişi ve deyiş yerindeyse Wolfsegg hâkimi ailesiyle yeniden hesaplaşmasına yol açar. Giderek bütüncül bir Avusturya toplumu ve Avusturyalılık eleştirisine dönüşen bu hesaplaşma öyküsü, bir anlamda da Murau'nun kendini Wolfsegg'le yeniden karşılamaya hazırlayışının öyküsüdür.
  • Ahmet Kıymaz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    354,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mısır ve Libya'da yaşanan ve adına "Arap Baharı" denilen süreç son dönemde Suriye'yi etkisine almıştır. Şüphesiz, Suriye'deki gelişmeler tarihsel ve komşuluk ilişkileri bakımından Türkiye'yi yakından ilgilendirmekte ve aktif bir rol almaya zorlamaktadır. Önemli tarihi, stratejik ve edebi araştırmalarıyla yakından tanıdığımız Dr. Ahmet Kıymaz bu eseri ile Suriye konusunu masaya yatırmaktadır. Suriye'nin dünü, bugünü ve muhtemel yarınını ayrıntılı bir şekilde inceleyen Sayın Kıymaz'ın bu eseri önemli bir boşluğu dolduracaktır. En önemli silahın "bilgi" olduğu düşünülürse, belgeye dayalı bu çalışmanın ülkemizdeki karar vericilere ve aydınlarımıza büyük katkılar sağlayacağı açıktır.
  • Andre Bonnard
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    895,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Antik Yunanistan, insanlık tarihinde, bilimin ve sanatın bütün dallarında büyük atılımlarla dikkat çeken parlak bir sayfa oluşturur. Antik Yunan Uygarlığı eseri, bu parlak dönemi ve uygarlık kavramını oluşturan bütün sanatsal, bilimsel, felsefi ve dinsel yaratımları çağdaş hümanizmanın gözüyle inceliyor. Şiirin aşılmaz doruğu kabul edilen İlyada'yı, derin bir insancıllığı yansıtan tragedyaları, insanların tanrılar aracılığıyla dile getirdiği hayalleri yansıtan mitolojiyi, felsefeyi, bilimi, mimariyi yeni bir gözle görmemizi sağlıyor. Araştırmacılar için bilimsel bir kaynak niteliği taşıyan bu kapsamlı eser, şiirsel ve duru anlatımıyla geniş bir meraklı okur kitlesinin de ilgisini çekecek özellikte. Antik Yunan uygarlığı uzmanları arasında adı ön sırada anılan İsviçreli profesör André Bonnard tarafından hazırlanan ve Türkçede ilk olarak yayınlanan bu üç ciltlik eser ülkemizin tanınmış akademisyenlerinden Prof. Dr. Taner Timur'un önsözüyle okurlara sunuluyor. Taner Timur önsözde şunları söylüyor: "Bonnard bize Yunanlıları günlük yaşantıları çerçevesinde sevinç ve kederleri, bilim ve efsaneleri, özgürlük ve kölelikleri içinde sunuyor. Bu kadarla kalmıyor. Eski Yunan bilgeliğiyle beslenmiş bir etik anlayışıyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de çağdaş hümanizm dersi veriyor: 'Benim için hümanizm, masasında çalışan bir insanın bilimi değildir; hiç ayrılmayacağım bir hayat kuralıdır… Burada kişiliğimde Antigon dostu ve çevirmeni ile barış taraflısını ayırmak istiyorlar; oysa bunlar aynı insan!' O insan kitabında bize sadece Eski Yunan'ı anlatmıyor; biraz da bizleri anlatıyor.."
  • Ali Şeriati
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    362,91 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sizden ricam, eğer şu sert sözlerim, iğneleyici, keskin ve net eleştirilerim biraz acı geliyorsa; bu acılığı benim kusurum kabul edin ama bu acı sözlerde bir hakikatin, bir gerçeğin yattığına inanıyorsanız, yabana atmayın. Bu sözlerin acılığı benim, gerçeği sizin olsun. Zira maslahata uygun sözler insana hoş gelir; aldatmak, yalan yanlış uydurmak ve yağcılık kulağa ve gönle hoş gelir. Oysa gerçekler acıdır. Bu nedenle acıyı uyuşturmak, hastalığı gizlemek ve sizi oyalamak yerine, müsaade edin bu hastalığa, bu yaraya parmak basayım ve acı konuşayım, sert söyleyeyim, açık ve gerçekçi olup diyeyim ki: "Kanser tümörü kanına, beynine ve kalp hücrelerine kadar sirayet etti ve çok ilerledi. Bu nedenle elimizi çabuk tutmalıyız. Zira vakit çok dar, facia ise derin.!" (Tanıtım Bülteninden)
  • Alper Canıgüz
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    488,85 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür." Alper Canıgüz'ün eşsiz kahramanı Alper Kamu'yla birlikte her türlü şiddetin hüküm sürdüğü bir atmosferde, kırık hayatların, küllenmiş aşkların ve daha nice esrarın peşinde kara mizahla yüklü yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Kahramanımız, bu kez bir çocuğun ölümü ve eski bir aşk hikayesinin ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmak için uğraşırken, "İnsanlığa dair kavrayışımızı biraz daha ileri götürmeyecekse bir cinayeti çözmenin ne anlamı var ki?" diyen bir dedektife yakışacak şekilde, adalet kavramımızı sorguluyor. Cehennem Çiçeği; ilk üç romanıyla edebiyatımızda kendine özgü ayrıcalıklı bir yer edinen Alper Canıgüz'den kahkaha ve gözyaşının iç içe geçtiği büyülü bir serüven. "Canıgüz'ün kalemi, kara romanın sosyal dramasını sürrealizmin renkli mürekkebiyle çiziyor." -Philippe Manche - Le Soir- (Tanıtım Bülteninden)
  • Salahaddin Enis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Salahaddin Enis, yaşamın en acılı, en karanlık, en düşkün yanlarına çevirmiş gözünü... "Yosmalar" toplumsal hayata tüm yalınlığı ile yaklaşan bir roman. Savaş sırasında İstanbul zenginlerinin ilişkilerini, kumar ve fuhuşu, ahlaki çöküntüyü çok açık bir dille ele alırken, genel olarak toplumsal hayatta din, ahlak ve kanun gibi değerleri topyekun reddeden nihilist bir yaklaşım sergilemesine rağmen, sonunda kahramanını bu bataktan çıkararak bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmez. Fıtnat'ın davranışlarındaki tüm olumsuzluklar ve iç çatışmalarındaki karmaşık örgüde ortaya çıkan durum, aslında günlük hayatımızın da en büyük açmazlarından birisi. Niyeti ne olursa olsun insanı sorumlu kılan davranışlardır. Enis, roman kahramanı Fıtnat'ın çift karakterli yapısı ve yaşamı boyunca iç çatışmaları içerisine gizlemiş olduğu ruh halinde; Fıtnat'ın çatışmalı karakterlerinden birisine bürünerek dönemin sosyal ve siyasal eleştirisini yapmaktadır.
  • Ahmet Büke
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    310,04 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Göğsünde bir diken büyüyordu. Kökleri akciğerinin dalları arasında karışmış, kalbinin hemen yanından boy veren kaba sapı kızıla dönmüş diken. Tuğ çıkarmış. Muzaffer mor uçları var topuzunun. İçindeki kafayı koruyan sert zırh, ölümcül oklarla donanmış. Metal ruhlu diken büyüyordu göğsünde. Onu bıraktıkları ağacın dibinden doğruldu. Sırtını dayadı akasyaya. Dibinden avuçladı toprağı. Ağır ağır çiğnedi. Yuttukça rahatladı. İçindeki açlığın atları sakinleşti." Alnı Mavide, öyküleriyle sıradan insanı gözlemleyen, öyküye yakışacak ayrıntıları yetkinlikle aktaran Ahmet Büke'nin yirmi dört öyküsünü bir araya getiriyor. Bu öykülerin kahramanları, yaşamın kendilerine dayattığı acı, karanlık yazgıyı tüm varlıklarıyla resmediyorlar. Okuyucunun da aslında kendi gizli sesini bulduğu, bu nedenle okurken sarsıldığı, huzursuzluğa kapıldığı önemli bir kitap, Alnı Mavide.
  • Ahmet Büke
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    133,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ahmet Büke'nin öykülerinde acı ve ironi bir arada; bu yalın öyküler, şaşırtıcılığını da, sarsıcılığını da ülkemizin tükenmek bilmez acı ve ironi kaynağından topluyor. Böylece bir dil sağanağı çıkıyor ortaya: yoksulun dili, ötekinin dili, zalimin dili ve umut edenin dili hep bir ağızdan öykü söylüyor. Büke, Yüklük'teki öykülerinde artık kangrene dönüşmüş meseleleri anlatırken yer yer sevdiği sanatçılardan da yardım alıyor, edebiyat serüvenindeki köşe taşlarını imliyor. Ahmet Büke, Türkiye'nin yazarı olmakta direniyor. Biz onlara dedik ki, elbette sizin bilmediğiniz öyküleri biz biliriz. Seni yazdıkların için küçümseyenler bilmiyorlar mı, onların akıllarını açıp yazdıklarını biz koyduk. Zenginlik istediler, verdik. Pahalı kumaşlar ve kervanlar dilediler; bir sabah kapılarının önüne koyduk. Ama yine de senin öykülerine güldüler. İçine yeis dolmasına izin verme. Sabretmekten vazgeçersen onlardan ne farkın kalır. Hem senin neyi becereceğini de biz bilirdik. Onun için çabalasan da, vazgeçsen de fark etmez. Ama vazgeçmemende büyük mükâfatlar olabilir. Olmayabilir de. (Tanıtım Bülteninden) İnce Kapak: Sayf

Sayfalar