En Son Eklenenler

Toplam 58956 sonuçtan 25461 - 25470 arası görüntüleniyor.
  • Taika Waititi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    179,70 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Eser Alt Türü: AKSİYON MACERA FANTEZİ BİLİMKURGU
    Seslendiren : Ünsal Coşar
    Konusu:
    Thor serisinin 2017 yılında izleyiciyle buluşacak olan üçüncü filminde, yaklaşmakta olan Norse kıyametine tanık olacağız. Asgard'tan uzakta, evrenin öbür ucunda hapsolmuş olan Thor çıkış yolu bulamamaktadır. Üstelik güçlü çekici de yanında değildir ve Asgard bir yıkımın eşiğindedir. Ragnarok zamanı gelmiştir, eğer gerçekleşirse bütün Asgardlıları yok edecek olan yıkımın sorumlusu ise acımasız Hela'dır. Ancak Asgard'ı kurtarabilmek için öncelikle özgür kalmalı, bunun içinde karşısına eski müttefiki Hulk'ı çıkaran ölümcül bir yarışmayı kazanmalıdır... Craig Kyle ve Christopher Yost ikilisinin senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerinde bir kez daha Chris Hemsworth ve Tom Hiddleston bulunuyor.
  • Homeros
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mitoloji/destan/Efsane
    Konusu:
    Ilyada ve Odysseia, Egeli bir ozan olan Homeros’un yarattığı iki büyük destandır. Homeros, sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozandı. Bu destanları İsa’dan önce dokuzuncu yüzyılda yarattığı sanılıyor. Yazılışı, kaleme alınışı daha sonradır. Bu İzmirli büyük ozan, Ilyada’du, Troya Kentinin destanını anlatır. Troya Kenti, Çanakkale Boğazının beri yakasında bugünkü adıyla Hisarlık Tepesine kurulu zengin bir kentti. Yunanistan’dan gelen Akhalar’ın saldırısına uğrar. Bu savaşta iki toplum karşı karşıya gelir. Yurtları Anadolu’da bulunan Troyalılarla Yunanistan’dan gelen Akhalar Topluluğunun savaşıdır bu büyük destan. Akha- lar Topluluğu Yunanistan’ın çeşitli bölge krallarından oluşmuş bir ordudur. Her kral, kendi gemileri ve adamlarıyla yola çıkmıştır ve bu ordular, krallar kralı Agamemnon’un yönetiminde örgütlü ve birleşiktirler. Güçlüdürler. Akhalar, daha soylu, daha yürekli, daha akıllı ve daha örgütlüdürler. Ve savaşı kazanırlar. Ilyada, Troyalıların yenilgisinin destanıdır. Ilyada destanı, 24 bölümden ve 16.000’i aşkın dizeden oluşur. Troya Savaşının dokuzuncu yılında 51 günlük bir süreyi kapsar. Yani o büyük savaşın kısa bir kesitidir bu destan. Yunanca aslından, Azra Erhat’m, A. Kadirle birlikte yaptığı bu ölümsüz çeviriyi Can Yayınları olarak kıvançla yayımlıyoruz.
  • Homeros
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Mitoloji/destan/Efsane
    Konusu:
    Homeros ODYSSEİA v @$3 Egeli büyük ozan Homeros un destanlarından ilyada bir olayın, Odysseia ise bir kişinin destanıdır. Çağdaş okurlar, Ilya- da’ dan daha sonra yaratıldığı anlaşılan Odysseia yı bir destandan çok çağdaş bir romana, bir filme benzetirler. Gerçekten de konusuyla romanı, kurgusuyla filmi andırır bu destan. Her iki destan, anlatım tekniği açısından da değişiktirler. Troya kentinin destanı olan İlyada’da olaylar düz akışlı bir anlatımla sergilenirken, Odysseia’da anılar, öyküler, geriye dönüşler, yer ve zaman atlamalarıyla, olay içinde olayların anlatıldığı çağdaş bir roman kurgusu görülür, ilyada, gerçek bir destandır; büyük bir olayın ve o olaya karışmış pek çok kişinin insanüstü güçlerle ilişkisini anlatır. Odysseia ise bir tek kişinin, kral Odysseus’un öyküsüdür. Troya Savaşı biteli on yıla yaklaştığı halde İthaka Kralı Odysseus, yurduna dönememiştir. Yıllardır bir adada tutukludur. Tanrılar sonunda yurduna dönmesine izin verirler. Odysseia destanı, Odysseus’un on iki gemisi ve yoldaşlarıyla yola çıkışıyla başlar, üç yıl denizlerde sürünüp bin bir tehlikeyi savuşturmasından
  • Ezel Akay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    179,87 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Eser Alt Türü: DRAM KOMEDİ
    Seslendiren : İlker Uykal, Çiğdem Banu Yeşilırmak
    Konusu:
    Karagöz ile Hacivat güldüren ve aynı zamanda da düşündüren sohbetleri ile karşımızda. Mekan Bursa ve zaman da 14. yüzyıl. Anadolu’daki Moğol tehlikesi mevcutken halkın büyük bir kısmı firarda. Bursa yeni yerleşim alanları. Hem halk hem de çeşitli devletlerin ve beyliklerin liderleri de bu kente sığınır. Dinleri, dilleri farklı olan insanların bir arada yaşadığı Bursa kaosa dönüşür. Osmanlı da, İmparatorluğu’nun ilk tohumlarını atmaktadır. Akıllı ama cahil, sinirli ama komik Karagöz, kendisinin aksi olan zekasını fırsatçılığı ile birleştirip her işten sıyrılan Hacivat ile tanışır. Orhan Gazi’nin adına yapılan caminin inşaatında beraber çalışmaya başlarlar. Bu sırada mizah yönü kuvvetli sohbetleri hemen farkedilir. Atışmaları sırasındaki komiklikleri o kadar ünlü olur ki, davetten davete koşmaya başlarlar. Ancak şöhretin bedeli ağırdır.
  • Raoul Vaneigem
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    312,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Din eleştirisinin sonunda varacağı yer, insanın insan için yüce varlık olduğu doktrinidir; keza insanın değersiz, köleleştirilmiş, terk edilmiş, aşağılık bir varlık olduğu bütün toplumsal ilişkileri yıkma yönündeki kesin buyruğa varır. Karl Marx Din, insanları bunaltan, gözünü açtırmayan aşağılamanın en tamamlanmış biçimidir. Tanrıların onurlandırıldığı her yerde halkların yalnızca adı insandır. İlahi kudret, ekonominin insanı yaşamdan koparıp çalışmaya indirgediği anda insanın mahkûm olduğu güçsüzlükten doğmuştur. Evrenin yaratıcısı, insanın efendisi ya da kaderinin tek buyurucusu bir Tanrı fikri, özgül anlamda insani gerçek güç olan yaratıcılığın çalışma zorunluluğu nedeniyle yolundan saptırıldığı bir sistemin dalaveresidir. Peki, gökyüzünün yeryüzü üzerindeki gücüne duyulan bu aptalca inanç neye dayanır?
  • Mina Urgan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Eleştiri
    Konusu:
    D.H. Lawrence, yirminci yüzyılın ilk yarısında işçi kökenli tek İngiliz romancısı: "D.H. Lawrence, çağdaşları James Joyce ya da Virginia Woolf gibi, biçimsel açıdan bir yenilik yapmadı. Onda yepyeni olan biçim değil, içeriktir... Lawrence'ın ana konusu, her romancınınki gibi, insan ilişkileriydi...yaptığı yenilik, kadın-erkek ilişkisinde öteki romancılar gibi yalnız duygularla düşüncelerin değil, cinsel dürtülerin de etkisini vurgulamaktı." İngiliz edebiyatı "duayen"imiz Mîna Urgan, 1995'te yayımladığımız ve aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü -Nermi Uygur'un kitabı Tadı Damağımda (YKY, 1995) ile- paylaşan Virginia Woolf'tan sonra, çok sevdiği D.H. Lawrence'ı yazdı ve kitabını "D.H. Lawrence'ı seven ve çeviren sevgili öğrenci(si) ve meslektaş(ı) Akşit Göktürk'ün anısına" aldı. D.H. Lawrence: Üç ustaya üç kat saygıyla okunacak bir kitap...
  • Rainer Maria Rilke
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    153,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Konusu:
    1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke, uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde, Prenses Maria von Thurn ve Taxis’in davetlisi olarak, Triest Körfezi’nde, uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu’na gider. Adriyatik’in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde, kayalar üzerinde gezinirken, rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir: “Haykırsam, kim duyardı sesimi melekler katından?” Aynı günün gecesinde, fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır. Ardından da Gebsattel’e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir. Birinci Dünya Savaşı’nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke, eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında, on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar. Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke’nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür. Duino Ağıtları ile şair, dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır. Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar, insanın varoluşsal kaygılarını ele alır.
  • SLAVOJ ŽIŽEK
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    173,73 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sinema
    Konusu:
    Zizek için Tarkovski'yi ilginç kılan onun filmlerindeki özgün biçimdir. Tarkovski maddi unsurları zamanın kendisi olarak kullanır ama aniden en içsel alana ilişkin olan zamanın melankolikliğini, belirsizliğini bize hissettirir. Zizek'e göre Tarkovski'de gerçekliğin tam da maddi dokusunun dağılmasıyla ruhani bir derinliğe ulaşılır. Tarkovski, kendimizi maddi gerçekliğin üstüne yükselterek ulaştığımız standart ruhani motiflerin ötesine, daha derin, daha önemli deneyimlere sürükler bizi. Tarkovskici mıntıkada özel hiçbir şey yoktur, her şey aynı ve bildiğimiz gibidir. İşte tam da bu sebepten inançlarımızı, korkularımızı, iç dünyamıza ait şeyleri buraya yansıtabiliriz. Lacancı psikanalizin araçlarıyla Tarkovski'nin materialist bir yorumunun da mümkün olabileceği tartışılıyor bu metinde.
  • Ahmet Cevizci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe, “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz; günü gününe yaşar ancak” derken, sadece bireylerin değil, toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu. Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan, hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye, büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar. Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur. Bunun da en önemli nedeni, büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları, hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır. “Adaletin, mutluluğun, aşkın ne olduğu”, “kimin, nasıl yönetmesi gerektiği”, “siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği”, “gerçekten var olanın ne olduğu”, “bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu” gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz. Bu sorular, Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır. İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi, entelektüel dünyamızı zenginleştirecek, yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur. Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar” sözüyle tam da bunu kastediyordu. Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi, Antik Yunan’dan Hıristiyan ve İslam felsefesine, modernizmden postmodernizme kadar, işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı, sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor.
  • İlhan Kutluer
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    604,05 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    İslâm felsefesinin özgün klasikleri, hem belirli bir felsefe tasavvurunu şekillendiren hem de bu tasavvurun yönlendirdiği şaheserlerdir. Bunları ortaya koyan entelektüel muhit, İslâm medeniyetinin temel değerleriyle uyum içinde olan bir “felsefe paradigması”na ulaşma idealini genel olarak gözetmişti. Ulaşılan başarıların temel ilke ve değerlerle çatıştığı kanaatinde olan ilim ve fikir muhiti ise felsefî geleneği eleştirip yargıladı. Ancak aleyhte tavırların dahi çoğu zaman söz konusu “felsefe paradigması”na iştirak ettiği gözlendi. Bu kitap, özellikle kendini İslâm felsefe geleneği içinde konumlandıran entelektüellerin felsefeyi bir “hikmet” ve “ilim” olarak nasıl kavradıklarını incelemektedir. Süreklilik, özgünlük ve ilmîlik fikrinin şekillendirdiği bu “felsefe tasavvuru”, bu kitabın temel konusunu oluşturmaktadır.

Sayfalar