En Son Eklenenler

Toplam 59281 sonuçtan 2551 - 2560 arası görüntüleniyor.
  • Amy Mills
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Antropoloji
    Konusu:
    Kuzguncuk'un, tarihsel olarak farklı dinlere mensup insanların birlikte yaşadığı, nostaljik mahalle kültürünün hâlâ yaşanabildiği hoşgörülü bir semt olduğu düşünülür. Halbuki burada bir zamanlar yaşamış olan Rum, Ermeni ve Yahudi nüfus yirminci yüzyılın ortalarında semtlerinden sürüldü; arkalarında derin izler bırakarak... Amy Mills, Kuzguncuk'ta yaptığı etnografi çalışmasında, sokak sokak, eski insanların bıraktığı bu izlerin peşine düşüyor, günümüzde burada yaşayanlar için bu izlerin ne anlama geldiğini araştırıyor. Kendi ifadesiyle “insanların millileşen bu şehirde nasıl yaşadıklarını ve Tu¨rkleştirmenin yarattığı etkinin ardından devletin ulus tahayyülünü nasıl anlamlandırdıklarını" inceliyor. Yazar, hafızanın unuttukları ve hatırladıkları, Kuzguncuklu olmaya yüklenen anlam, kimin Kuzguncuklu olduğu ve kültürel hafızada yer etmiş hoşgörü temasının ifade ettikleri üzerinden kozmopolitizmin arkasına saklanan milliyetçiliğe dair bir tartışma yürütüyor. Hafızanın Sokakları Kuzguncuk’un geçmişini, dönüşümlerini ve bugününü anlatırken, bir yandan da okuru İstanbul’un gayri Müslim geçmişinin hatırlanma pratiklerini gözden geçirmeye, bireysel ve kolektif hafıza yollarının nasıl örüldüğünü düşünmeye davet ediyor.
  • Dana Sajdi
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Lale ve kahve, on sekizinci yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu tarihi ve tarihyazımında farklı anlamlar taşıyan kültürel ürünlerdir. Hem sıradan insanların günlük hayatlarının ve sosyalleşme pratiklerinin bir parçası hem de Osmanlı sarayı ve meşruiyetinin simgesi olmuşlardır. Osmanlı Laleleri, Osmanlı Kahvehaneleri Osmanlı İmparatorluğu’nun on sekizinci yüzyılının kahvehane, matbaa, saray mimarisi, geçit alayları ve şenlikler gibi bazı belirleyici kültürel unsurlarının eleştirel bir incelemesini sunuyor. Bu farklı konuları işlerken kitap, tarihi yeniden değerlendirerek Lale Devri olarak adlandırılan dönemin tarihyazımını ortaya koyuyor. Dahası, kahvehaneyi siyasal bir alan, Bektaşilik merkezi, karakol, ihtisap dairesi gibi farklı amaçlarla kullanılan çok işlevli bir mekân olarak ele alıyor. En önemlisi, on sekizinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun kültürel ve politik olarak gerilediği söylemini ve Batılılaşma ile modernleşme amaçlarını aşan bir anlatı sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nu kendi coğrafyasında değerlendirirken Batı’yla olduğu kadar Doğu’yla da etkileşim içinde görüyor. Dana Sajdi, doktora derecesini Columbia Üniversitesinden almıştır, halen Boston College Tarih Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
  • Bleda S. Düring
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    18,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kültür
    Konusu:
    Bleda S. Düring, coğrafi olarak günümüz Türkiye’sinin büyük bir kısmıyla örtüşen Küçük Asya’nın MÖ 20.000’den 2000’e kadarki döneminin arkeolojik bir analizini sunuyor. İnsan topluluklarının küçük ölçekli avcı-toplayıcı gruplardan, tarıma ve endüstriye dayalı ekonomileri olan, karmaşık ve hiyerarşik toplumlara dönüştüğü dönemi ele alan Düring, sonunda bütün Avrasya’ya ulaşan Neolitik yaşam biçiminin yayılışının ve hayvanların evcilleştirilmesi, metalürji, tahkimli kentler, uzun mesafe ticaret ağları dahil olmak üzere insanlık tarihindeki temel gelişmelerin izini sürüyor. Avrupa ile Asya’nın kesişme noktasında yer alan Küçük Asya, genellikle teknoloji ve fikirlerin geçişi için bir köprü olarak algılanmıştır. Bu algıya karşı çıkan Düring, Küçük Asya’da kültürel gelişmelerin MÖ 9000’lerden itibaren kendine özgü bir gidişat izlediğini ileri sürüyor.
  • Fritjof Capra, Ugo Mattei
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hukuk
    Konusu:
    Artık düzeni değiştirmemizin zamanı geldi! Özel mülkiyetin bir “doğal hak” sayıldığı, doğal kaynakların yeryüzünde yaşayan tüm canlıların müşterek varlığı olması gerekirken yağmalanıp sömürüldüğü bu düzen daha fazla devam edemez. Tartışmanın odağını Batı’nın bilim ve hukuk geleneğine oturtan Hukukun Ekolojisi, bugün küresel çapta yaşadığımız çevresel, sosyal ve ekonomik krizin dünyayı bir “makine” olarak gören ve insanları da onun sahibi ilan eden mekanikçi görüşten kaynaklandığını savunuyor. Bilim insanı Fritjof Capra ile hukukçu Ugo Mattei, doğa bilimleri ile hukukun antikçağdan beri paralel ilerlediği ve bu iki disiplinin birbiri üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu kanısında. Onlara göre değişimin yolu, toplumun yaşayış biçimiyle devletlerin ve şirketlerin gücünü belirleyen yasaların mevcut, mekanikçi görüşün ürünleri olmaktan çıkıp ekolojik ilkeler ışığında yeniden ve bizzat topluluklar tarafından oluşturulmasından geçiyor. Fritjof Capra, fizikçi ve sistem kuramcısı, ilk ve orta öğrenim düzeyinde ekolojik bakışı ve sistem düşüncesini teşvik etme amaçlı Center for Ecoliteracy’nin [Eko-okuryazarlık Merkezi] kurucu yöneticisi. Ugo Mattei, ABD’de Hastings Hukuk Fakültesi ve İtalya’da Torino Üniversitesi’nde kürsü sahibi hukuk profesörü.
  • E. Natalie Rothman
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    İmparatorluk Simsarları’nda E. Natalie Rothman, sömürge göçmenleri, azad edilmiş köleler, tüccarlar, simsarlar, mühtediler ve siyasi tercümanlar gibi, erken modern Venedik-Osmanlı sınırını düzenli olarak geçenlerin kesişen dünyalarını inceliyor. Dil, din ve siyaset çizgilerini sürekli aşan etkileşimlerinde bu imparatorluk aşırı tebaa, Avrupa’yla Levant arasında yeni ortaya çıkan ayrım da dâhil olmak üzere, emperyal ve kültürel sınırların şekil değiştirmesine yardımcı olmuştur. Rothman, 1570-1670 arası dönemde, Osmanlı’nın yarattığı farkın Venedik kurumlarında algılanışında kademeli bir dönüşüme tanık olunduğunu savunuyor. Yasal ve ticari kıstaslara yapılan vurgu, kısmen bu tebaanın sayesinde, yerini dine ve dile dayalı farklılıkların algılanmasına bırakmıştır. Devletin yabancı tüccarlara vergi ödetme ve Venedik vatandaşlığını tanımlama çabalarına simsarların sık sık karşı koyduğu, Venedik’in hareketli pazar yerlerinde başlayan hikâye, Müslümanlıktan ve Yahudilikten dönmelerle, onların Venedikli Katolik hamilerinin, karşılıklı dönüşümlerinin pazarlığını yaptıkları, Venedik’teki bir hayır kurumunda devam ediyor. Osmanlı’yla ilgili bilgi üretip yaymakla kalmayan, aynı zamanda emperyal sınırların öte yanında yoğun akrabalık ve hamilik ağları kuran Venedik’in siyasi tercümanları, dragomanlarla son buluyor. Rothman’ın yeni çizdiği kavramsal ve deneysel çerçeve, Akdeniz ve ötesindeki yasal, dini ve etnik dilsel farklılıkları yöneten kurumsal icraatlara ışık tutuyor. E. Natalie Rothman, Toronto Scarborough Üniversitesi Tarihi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü’nde tarih doçenti.
  • Ian Rankin, William McIlvanney
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    10,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Gerilim, Polisiye Roman, Roman/Öykü
    Konusu:
    Glasgow’un zorlu sokaklarında adalet, karanlık gölgelerin arasından süzülen ince bir ışık huzmesi gibidir. Cinayet Masası’nın deneyimli dedektifi Jack Laidlaw, işlenen vahşi bir cinayetin ardındaki sırları açığa çıkarmaya çalışırken kendini şehrin en tehlikeli isimleri arasında, hilelerin ve ihanetlerin iç içe geçtiği ölümcül bir oyunun ortasında bulur. Bobby Carter’ın kanlı ölümü, yalnızca iki suç imparatorluğunun çatışmasını tetiklemekle kalmaz, aynı zamanda ailelerin ve dostlukların parçalanmasına da neden olur. Laidlaw, cinayetin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için çıktığı bu yolculukta, sokaklardaki acımasız düşmanlarla da kendi içindeki karanlıkla da yüzleşmek zorundadır. Her adımda belirsizliğin hüküm sürdüğü, suçla adaletin arasındaki çizginin giderek bulanıklaştığı bu kasvetli atmosferde Laidlaw’un zekâsı, işin içinden çıkmasının tek yolu olacaktır. Ancak karanlığın içinde yürürken her yanlış adımın bedeli ölümcül olabilir. Baki Karanlık, ihanetin, intikamın ve çözülmesi zor bir cinayet sarmalının ortasında kalmış bir dedektifin çarpıcı öyküsünü anlatıyor. Suç edebiyatının karanlık köşelerini aralayan bu sürükleyici roman, okurları hem psikolojik hem de fiziksel gerilim dolu bir serüvene davet ediyor.
  • Altay Cem Meriç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    318,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : FATİH MEHMET KARAGÖZ
    Konusu:
    Çağımızda İslam'a yöneltilmiş pek çok soru ve eleştiri mevcutken bu eleştirilere doyurucu cevaplar vermenin bir ihtiyaç olduğu gerçeği önümüzde durmaktadır. Hal böyleyken eleştirileri yok sayarcasına ilim üretme çabasının da faidesiz bir metoddan fazlası olamayacağını söylemek mümkündür. Bu eleştirilerin tamamına tek bir kitap bünyesinde kısa kısa cevaplar vermeye çalışmak bir noktada beklenileni tam karşılamayacak ve eksik kalacaktır. Bu sebepledir ki, Muhtelif doyurucu cevap ihtiyacını karşılamak maksadı ile başlatılmış bir seri projesinin adıdır ve uzun vadede bu konuda bir literatür oluşturmayı hedeflemektedir. Elinizde tuttuğunuz kitap serinin ikinci eseridir. Bu kitapta on farklı soruya cevap verilmiştir : * Deve İdrarı Meselesi * Kuran'da Anatomik Bir Hata Olduğu İddiası - Tarık 7 * Kur’an, Bilim ve Yorum Çelişkileri * Kur’an’a Göre Dünya Düz mü? * Kur’an’a Göre Kalbimizle mi Düşünürüz? * Mezhepler Neden Var? Dinde Tek Doğru Yok mudur? * Kur’an Arapça İndirilmiştir, O Halde İslam Arap’ın mı Dinidir? * “İzin verilmedikçe Peygamber’in evine girmeyin” ne demek? * Kader * Mucizeler
  • Burak Delier
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Sanat Dünyasının Senaryoları, Burak Delier’in 2005-2014 yılları arasın­da kaleme aldığı yazıları ve kendi işleri üzerine yaptığı söyleşileri kapsıyor. Delier’in sanat ve siyaset ilişkisini somut örnek ve durumlar içinden ele al­mak amacıyla yürüttüğü tartışma, sorunlara yanıtlar üretmekten çok, be­lirli bağlamlarda etkinleşen sanatsal, eleştirel, siyasal konuşma edimlerinin biçim ve siyasetlerini sorgulamayı hedefliyor. Yürüttüğü tartışmada Türkiye’de ve dünyadaki boykot çağrılarına ve bu çağrıların ortaya çıkardığı politik ve etik söyleme odaklanan Delier, bu boykot çağrılarında ortaya çıkan dilin bizi inandırmak istediği “sanat kapi­talizme karşı” anlatısının, temelde bir kazan-kazan senaryosu olarak işle­diğini öne sürüyor. Oyunun bir tarafta “kötü neoliberal kapitalizm”, diğer tarafta “iyicil aktivist sanat” olarak kurgulanmasının handikaplarına dik­kat çektiği yazıları kitabın temel metinlerini oluşturuyor. Boykot ve grev taktiklerinin tartışıldığı bu temel metinlerin yanı sıra, Afrika asıllı İtalyan futbolcu Mario Balotelli’den, sıradışı tasarımlı savaş uçağı X-29’a, kolektif bir otosansür vakasının analizinden sanat fuarı okumalarına kadar geniş bir kültürel alanda farklı direniş yöntemlerinin izi sürülüyor.
  • Charles Gates
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    27,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Arkeoloji
    Konusu:
    Antik Kentler’de antik Yakındoğu, Mısır, Yunan ve Roma’nın kent ve medeniyetleri arkeolojik bakışla sunuluyor. Odak noktası kentsel merkezler olan kitapta mimari ve diğer maddi kalıntılar, tarihsel ve sosyoekonomik bağlamlar, buralarda yaşamış insanların deneyimleri ele alınıyor. Charles Gates, kentsel merkezlerin izini Yakındoğu’nun MÖ dokuzuncu ve altıncı binyıllarda ortaya çıkışlarından MS dördüncü yüzyılın başlarında paganlığın sonlarına dek sürüyor. Modern Pakistan’daki İndus Vadisi’nden batıda İngiltere’ye kadar uzanan, Pers İmparatorluğu’nun denetiminde olup Büyük İskender tarafından fethedilen bölge ile Roma İmparatorluğu’nun en geniş halindeki topraklarının birleşimi olan bir alanı inceliyor.
  • Cihan Tuğal
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Pasif Devrim İstanbul’un bir zamanlar radikal Müslüman ilçelerinden Sultanbeyli’nin “ılımlı İslam”a dönüşümünü anlatıyor. Bu mahalledeki hayatın zengin bir etnografisini sunan bu kitap İslami aktivistlerin nasıl örgütlendiklerini, 28 Şubat sürecinde nasıl geri çekildiklerini ve AKP tarafından nasıl massedildiklerini anlatıyor. Tuğal gözlemlerini Mısır ve İran örnekleriyle de karşılaştırarak Türkiye örneğini genel tarihsel bir bağlama da oturtuyor ve İslami politikaların neden başka yerlerdeki laik kapitalizmlere benzer bir şekilde entegre olmadığı sorusunun yanıtını arıyor. AKP’nin aklığı nereden geliyor? Bu partiyi, kapitalizmi doğallaştıramamış diğer merkez partilerden farklı kılan ne? Cevap, partinin unutmak istiyor göründüğü geçmişinde yatıyor. AKP, örgütçülük anlayışıyla, kadrolarıyla ve kısmen de kullandığı dille, Türkiye’de 1980’lerden sonra kapitalizme tek kitlesel direniş noktası olan İslamcılığın sistem tarafından massedilmesini sağladı. Gerçek başarısı bu. Tuğal çözümlemesinin merkezine Marksist düşünür Antonio Gramsci’nin “pasif devrim” kavramını alarak AKP hükümeti döneminde belirleyici olanın kapitalizmin doğallaşması olduğunu, bunun anamotorunun ise AKP olduğunu söylüyor.

Sayfalar