Yazara Gore Listeleme

  • Deniz Egece
    metin
    1 Ayrım
    671,65 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bugüne kadar sağlıklı yaşam, diyet ve beslenme üzerine duyduğun, bildiğin ve gördüğün her şeyi unut, çünkü hiçbiri sana zayıflama konusunda çözüm getirmedi. Deniz Egece, yepyeni bir yöntem ve tüm hayatınızı değiştirecek fikirlerle size yepyeni bir yaşamın kapılarını açıyor. Diyet listeleri, ölçümler, eziyete dönüşen egzersizler ve size diyet konusunda baskı yaratan her şey tarih oluyor. Doktorların, beslenme uzmanlarının, diyetisyenlerin düşüncelerini ve uygulamalarını tarihe gömecek bu kitap, sana kilo problemini çözmen için SON SÖZ'ü söyleyecek. Deniz Egece'ye kulak ver, yaşadığın değişime inanamayacaksın. Yeni hayatının ilk gününe başlamak için bu kitabı al ve evine götür. Yazar diyor ki: Sevgili okuyucum, Farkındalık kaç kilo fazlan olduğunu bilmen demek değildir, bedeninin değerini bilmektir. Kilo almak istiyorsan Diyet yap! Gerçekten zayıflamak istiyorsan san tek bir çözüm öneriyorum bilincini değiştir. Lütfen kendine zaman ayırarak bu kitabı defalarca oku, her okuduğunda yeni bilgilerin farkındalığım kazanacaksın. Her okuduğunda bunun başka bir kitap okuduğunun farkına varacaksın, öğrendiklerini çevrene anlat, anlattığında bilincini yeniden yapılandıracak, anlattıkça fazlalıklarının bedenini terk ettiğini göreceksin. Bu sadece bir kitap değil, bu senin yaşamını ve bedenini değiştirecek senin içinden bir parça.
  • Tarık Ali
    metin
    2 Ayrım
    1,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı'nın en sisli günleridir. Yıllardan 1899'dur ve son İslam İmparatorluğu büyük sorunlar içindedir. İskender Paşa, İstanbul'un havası dayanılmaz olduğunda, yazlığına çekilir. Aile toplantılarından birinde, eski bir öğretmen ve yakın dostları olan Alman Baron, ülkenin neredeyse yüz yıldır yüzleşmekten kaçındığı bir soruyu kendi ifadesiyle yöneltir: "Bugün Osmanlı İmparatorluğu sarhoş bir fahişe görünümünde. Ne bir sonraki sefer kimin kendine sahip olacağını biliyor, ne de buna aldırış ediyor, yanılıyor muyum, dersiniz?" İskender Paşa ailesinin ve bu ailenin etrafındaki efendilerin, hizmetlilerin, öğretmenlerin, subayların ve gezginlerin ve bu ailenin her renkten kadınlarının tarihi tam beş yüzyıldır hizmet ettikleri Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yozlaşmanın ve çürümenin hikâyesini, kıskançlık, tutku, hırs ve öç alma duygularıyla örülmüş bir şekilde anlatır. Tedirginlik, çökmekte olan bir imparatorluğun hücresine nüfuz etmiş durumdadır. Nitekim Tarık Ali romanın bir yerinde, "Kimbilir, belki de yeni yüzyıl Çirkin Jo gibilerinin yüzyılı olacaktır," diyerek imparatorluğu ve dünyayı nasıl bir kaosun beklediğini gösterir. Ve o yüzyıl, insanlığın tanıdığı en modern ve en barbar yüzyıl olacaktır.
  • Shan Sa
    metin
    2 Ayrım
    517,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    1989 yılının Nisan ayında Çin'de kalabalık bir öğrenci kitlesi, 'demokrasi ve özgürlük' isteyerek gösterilere başlamıştı. Hükümet, öğrenci liderleriyle anlaşmaya çalıştıysa da protestolar giderek büyümüş, sonunda ordu göreve çağrılmıştı. Pekin'e yürüyen öğrencilerin toplandığı Tienanmen Meydanı'nda askerler göstericilere ateş açınca, 3 Haziran günü binlerce öğrenci hayatını kaybetmişti. Genç Çinli yazar Shan Sa, 'Goncourt İlk Roman Ödülü'nü kazandığı Tienanmen'de İsyan adlı bu kitabında, bu kanlı olayları pastoral bir ezgiyle yorumluyor. Genç öğrenci lideri Ayamei, kıyımdan sağ kurtulmuş, sığınabileceği bir yer aramaktadır. Askerler peşindedirler. Ayamei'nin evinde arama yapan genç bir subay, onun günlüğünü bulur. Günlüğün sayfalarını okudukça, bu zeki, duyarlı çocuktan çok etkilenir. Genç adam, peşindeki askerleri atlatmış, çoktan Pekin'den uzaklaşmış, kırlara çıkmıştır. Dünya kurulduğundan beri hep son sözü söyleyen doğanın kucağındadır artık.
  • Yavuz Bahadıroğlu
    metin
    3 Ayrım
    1,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Zaten kahraman olan birini kahramanlaştırmak gibi bir iddiamız yok... Selahaddin Eyyubi bütün dünyanın tanıdığı büyük bir kahraman... Bu kitapta onun hayatını bile değil, anlatılması hatta anlaşılması güç hayatından yalnızca bazı kesitler aldık... Bunda maksadımız, her türlü davanın büyük ölçüde insan unsuruna dayandığını göstermektir. İmanlı, kararlı, idealist bir avuç insanın gerçek bir lider etrafında kenetlenmesi halinde nelerin olabileceğini gözler önüne sermektir. Nesillerin Selahaddin Eyyubi'den alacakları büyük dersler olduğuna inanıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı 1.3.1984 tarih 2184 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak okullara tavsiye edilmiştir.
  • Tuna Kiremitçi
    metin
    2 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir ulusun doğmasını engelleyen suikast, o suikaste uğramasa lider olacak bir asker, gerçekleşmesi Ölüm’e bağlı bir aşk... “Fikriye’nin bedenine girmiş ölümün yanına uzandım, ona sarılıp gün boyu bekledim. Sigara içtim bekledim. Tuvalete gidip geldim bekledim. Yeterince beklersem ölüm bedeninden çıkar, Fikriye uyanır diye bekledim. Beklemek beni onun babası yaptı, oğlu yaptı, ölüm benim bekleyişimden dev bir heykel yaptı, ben o heykelin tepesine konan kuş oldum yine bekledim. Asırlar beklemekle geçti, derken bekleyiş de geçti, cümleler büsbütün anlamsızlaşıp anlam kendisini bir kız için vurdu ve ben anladım: Bekleye bekleye onu geri getiremeyecektim.”
  • Terry Eagleton
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    301,28 KB
    Eser Türü: Kitap
    1916'da, İrlanda'nın batı kıyısında bir kulübede, sıra dışı kaçaklar bir araya gelmiştir. Ludwig Wittgenstein, İngiliz dar görüşlülüğünden yorgun, felsefeden ise tamamen bitap düşmüş bir halde Cambridge'den kaçmıştır. Yol arkadaşı Mihail Bahtin, Rus devrimci hiziplerinin tartışmalarından gına getirip, kendini oburluğa adamıştır. Onlar yüksek meseleler hakkında komik gevezelikler ederlerken, kulübeleri İrlanda Cumhuriyet Ordusu'nun lideri James Connolly ile Joyce'un "Ulysess" romanından kaçıp gelen Leopold Bloom tarafından basılır. Ve aralarında, devrimden felsefeye, hayattan boşvermişliğe, itişli kakışlı, bol küfürlü ve ortalığa harika fikirlerin saçıldığı bir muhabbettir başlar... Terry Eagteton'un yazdığı tek roman olan "Azizler ve Alimler", anekdotlar, idealler, kavramlar, kültürler ve St. Petersburg, Viyana ve ('hiçbir şeyin başkenti') Dublin gibi çalkantılı şehirler arasında gezinen keyifli ve oyuncul bir 'fikir romanı'dır.
  • Gerard De Villiers
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    210,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Şarnilar Hüseyni, Ayetullah dönemi zenginlerinden birinin dul eşidir ve çok zengindir. Ancak bir gün bir saldırıya uğrar ve bir gözü çıkarılır. Ölmüş kocasının elinde Humeyni ve Şah dönemine ait oldukça gizli belgeler vardır ve hem İranlılar hem de Amerikalılar bu belgelerin peşindedir.
  • Doğu Perinçek
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    311,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Aydın kavramının nesnelliği, aydının doğuşu, ilk aydınlar: Enbiya ve evliya, aydının yapıtaşları: İdeoloji ve işlev, aydın ile kafa emekçisi farkı, hakim sınıf aydınının 'asil yalanları', devrimci sınıf-devrimci aydın, kitle hareketi-aydın diyalektiği, 'bağımsız' ve 'özerk aydın', örgütlenme ve aydın, aydın metafizikleri: Düşüncenin, aklın ve kültürün idealleştirilmesi. Kültür ve uygarlık nedir, sınıfsal karakterleri, ulusal kültür-uluslararası kültür, kabile kültürünün, feodal ve kapitalist kültürün evrenselliği, ulusun ve Türk ulusunun yaratıcısı, ulus kurgusundaki gerçeklik ve yanılsama, ulusun mayasındaki ruh, yabancı kültürün yerlileşmesi, küreselleşme ve işçi sınıfının uluslararası kültürü. Doğu kültürü-Batı kültürü, oriyentalizm, Doğu-Batı ayrımının emperyalist karakteri, insanlığın ortak gelişme yatağı ve Doğu'nun dinamizmi, ileri-geri diyalektiği, Türkiye'nin batılılaşma çıkmazı.
  • Immanuel Wallerstein
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    169,31 KB
    Eser Türü: Kitap
    Immanuel Wallerstein, son yıllarda muktedirlerin düzenine yüksek sesle karşı çıkan entelektüel isimlerinden biri olarak öne çıkıyor. "Avrupa Evrenselliği-İktidarın Retoriği" adlı çalışmasıyla muhalif kimliğini bir kez daha ortaya koyuyor. "Avrupa Evrenselliği" kitabında Wallerstein, Avrupa’nın evrenselleşme çabasının tarihsel, ekonomik ve siyasal nedenleri üzerinde duruyor. Wallerstein, Avrupa evrenselciliği ile kendisinin kuramsallaştırdığı "evrensel evrenselcilik" arasındaki mücadelenin, çağdaş dünyanın esas ideolojik mücadelesi olduğunu ileri sürüyor. Eşitlikçi ve demokratik olmayan dünya sistemine karşı mücadelenin mümkün olduğunu ifade eden Wallerstein, bu mücadelenin kendiliğinden ve kaçınılmaz olarak gerçekleşmeyeceğinin de, uyarı mahiyetinde, altını çiziyor.
  • Izsak Schulhof
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    126,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Osmanlı'nın her şehrinde, her memleketten ve her dilden sayısız Yahudiye rastlamak mümkündür... Çünkü kovuldukları her yerden sonra kurtuluşu Osmanlı'da bulmuşlardır" Budin'li bir Yahudi olan Izsak Schulhof'un Osmanlı hâkimiyetindeyken Avusturya tarafından işgal edilen Budin'de yaşanan acıları ve o dönemde yaşanan gelişmeleri halktan birinin gözü ile kaleme aldığı anıları dilimize çevrilerek, tarih kitaplığımızdan okuruyla buluşuyor. Prof. Dr. Kemal Karpat'ın uzun bir ön sözü ile hazırlanmış, literatüre geçecek önemli bir hatırat niteliğindeki Avrupa'da Osmanlı Damgası-Budin Destanı satışa çıkmıştır. Bilgilerinize sunulur... "Osmanlı İmparatorluğu, Yahudi tarihinin en trajik anlarından birinde Yahudilere sığınacak bir yer ve yaşama ümidi vererek sayısız insan için barınma noktası oluşturdu. İspanya'dan kaçanların ötesinde, din savaşlarından, Orta Avrupa'yı kasıp kavuran zulümlerden ve Reform fanatizminden kaçan daha pek çok sayıda Yahudi, Türk hakimiyetinin sunduğu nispi özgürlüğü tercih etti. 1686'da Osmanlı hakimiyeti altında olan, Türk ve Yahudilerin çoğunlukta yaşadığı Budin Avusturya orduları tarafından işgal edilir. Şehrin düşmesi sonucu Avusturya askerleri şehirde büyük bir katliama başlarlar. Bu katliama tanıklık eden Iszak Schulhof hatıralarını kaleme alır. Hatıralarında rahat bir hayat sürdükleri Osmanlı dönemini ve Avusturya ordusunun işgalini anlatan Schulhof okura Osmanlı ve diğer Avrupa devletlerinin yönetim biçimini karşılaştırma şansı veriyor. Prof. Dr. Kemal Karpat'ın 25 sayfalık önsözüyle kitap literatüre geçecek önemli bir hatırat niteliğinde. Bu kitabın Türkçeye çevrilerek yayınlanmasını Timaş'a ben önerdim. Bu kitap ilk bakışta Budin'de yaşayan Iszak Schulhof isminde bir Yahudi'nin başından geçenleri anlatmakta, küçük çapta bir olayı dile getirmekte gibi görünmektedir. Fakat bu kitap 1683 Viyana yenilgisinden sonra başlayan Habsburg taarruzunun ve din ve kültür farklarına dayanan Balkan kıyamlarının başlangıcını anlatan bir vesika olarak düşünülürse o zaman önemi daha iyi anlaşılmış olur. Viyana 1683 Kuşatması ve Sonucunda Osmanlı ordularının yenilgiye uğraması Avusturya'nın ve Katolik Kilisesinin Türklere ve Müslümanlara karşı aldığı uzlaşmaz tavrını tayin etmiştir. Elimizdeki bu kısa kitap 17. yüzyılda olayları bizzat gören ve olduğu gibi tasvir eden bir kişinin şahitliğine dayandığı için birinci derecede önemli ve benzeri az olan bir kaynaktır. Kitap ayrıca Budin'de Türk idaresinin niteliği ve Budin'in defalarca hücuma maruz kaldıktan sonra Avusturya orduları tarafından nasıl ele geçirildiğini anlatan çok nadir vesikalardan biridir. Budin'in 1686'da Avusturyalılar tarafından işgal edilmesi ve Müslümanlarla birlikte Yahudi halkının yok edilmesi Balkanlar'da 250 yıl sürecek ve halen sürmekte olan etnik temizliğin başlangıcını oluşturmuştur. Bu kitap bu kanlı tarihin başlangıcına işaret eder ve ilk mazlumlardan birinin kaleminden çıkmıştır. Viyana Kuşatması'ndan yani 1683'ten sonra Habsburg İmparatorluğu Ege ve Adriyatik denizlerine ulaşmak için her çareye başvurmuştur. Avusturya'nın Balkanlar'a yayılma gayretleri bölgede Sırp, Hırvat vs. yerel milliyetçilikleri körüklemiş ve bölgenin Osmanlı zamanında yer etmiş ayrı kültür, ayrı din ve ayrı dile sahip gruplar arasında hoşgörüye ve birbirini olduğu gibi karşılıklı kabul geleneğine son vermiştir. Izsak Schulhof Budinli bir Yahudi'dir. Onun anlattığına göre Yahudiler uzun süre güven ve refah içinde Türklerin idaresinde yaşadıktan sonra 1686'da Avusturyalıların Budin'i almalarıyla katliama maruz kalmışlardır - Fakat Schulhof bu katliamdan kurtulmuştur. Kurtuluşunun Allah'ın bir mucizesi olduğuna inandığı için bu kurtuluşunu anlatmayı bir vazife bilmiş ve bu hatıratı yazmıştır. Olaylar şu şekilde gelişmiştir. Viyana'yı 1683'te ele geçirdikten sonra Avusturya orduları doğu ve güneydoğuya ilerleyerek birçok şehri ele geçirmişlerdir. Birkaç başarısız hücum ve kuşatmadan sonra nihayet 1686'da Budin'i işgal eden Avusturya o tarihte 53 bin kadar nüfusu olan şehrin Müslüman halkını ya kılıçtan geçirmiş veya kaçırmışlardır. O tarihte Budin'de yaşayan 1000 kadar Yahudi'nin yarısı esir edilerek gemilere yüklenmiş ve sonra Tuna'ya atılarak boğulmuşlardır. Geri kalan Yahudilerin bir kısmı Türk ordusu ve Müslüman halkla beraber güneye çekilmişlerdir. Budin'de kalan Yahudiler ise esir edilmiş ve öldürülmüşlerdir. Hatıratın yazarı Iszak Schulhof bir Avusturya subayının eline geçmişse de mucize diyebileceğimiz bir şekilde ölümden kurtulmuş ve nihayet zengin bir Budinli kadın tarafından satın alınarak hayatta kalabilmiştir. Iszak kurtuluşunu bir mucize saydığı için bunu anlatmayı adeta dini bir görev sayarak başından geçenleri anlatmaya yemin etmiş. (Kitabın ilk ve gerçek ismi Esther'in kitabı imiş. Esther eski tarihlerde İran'da yaşayan tüm Yahudileri öldürmeyi tasarlayan bir vezirin planlarını son anda öğrenip katliamı önlemiştir. Esther İran şahının eşi idi.) İşte Iszak başından geçenleri anlatırken hem Türk idaresi ve onun sağladığı güven ve refahı hem Avusturyalıların ölüm saçan davranışı hakkında değerli bilgiler vermektedir. Tekrar edelim. Bu hatırat Budin ve Macaristan tarihi ile ilgili en eski ve bilinmeyen kaynaklardan biri olduğu için değeri büyüktür. Prof. Dr. Kemal Karpat

Sayfalar