En Son Eklenenler

Toplam 58618 sonuçtan 25841 - 25850 arası görüntüleniyor.
  • Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu-Prof. Dr. Halil İnalcık-Şevket Koçsoy-Prof. Dr. Baykan Sezer-Komisyon
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu-Prof. Dr. Halil İnalcık-Şevket Koçsoy-Prof. Dr. Baykan Sezer-Komisyon
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu-Prof. Dr. Halil İnalcık-Şevket Koçsoy-Prof. Dr. Baykan Sezer-Komisyon
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Brandon Sanderson
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Konusu:
    Hallandren’in başkenti T’Telir... Güneşli sokaklarında dolanan ve rengârenk kıyafetler giymiş insanların, tanrı olarak yeniden doğan kahramanlara taptığı bir sahil şehri. Sessiz ve gizemli Tanrı Kral’ın liderliğindeki tapınak, yaşamaya devam etmeleri ve daima genç kalmaları İçin halk tarafından bağışlanan hayat gücü, yani Nefes sayesinde varlığını sürdürmeye devam ediyor. Idris'e sürülmüş olan eski kraliyet ailesi, gönülsüzce de olsa, prenseslerden birini Tanrı Kral ile evlendirmek zorunda. Ancak T’Telir’e gelen prenses ne şehri beklediği gibi bulacak ne de tahmin ettiği gibi bir evlilik yapacak. Prensesin tek dostu, Idris’le bir savaş çıkmasından endişe eden ve kendi kutsallığından şüphe duyan bir tanrı: Işıktım. Bütün bunlar olup biterken Gecekanı isminde bilinçli bir kılıç taşıyan ve renkleri kullanarak Nefesin gücünü odaklayan Hallandren, büyüsüyle gizli kapaklı işler çeviriyor ve gizli planları, belki de tüm dünyayı değiştirecek... * ★ ★ "Tekinsiz dostluklar, karanlık entrikalar ve tehlikeli büyüler üzerine çok güçlü bir hikâye anlatan, bağımsız bir roman. Karmaşık ve ikna edici karakterleri, muhteşem bir dünyayı ve incelikli bir mizahı aynı potada eriten Sanderson, ilgi çekici ve olağanüstü bir macera yaratmış." Publishers Weekly
  • metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu-Prof. Dr. Halil İnalcık-Şevket Koçsoy-Prof. Dr. Baykan Sezer-Komisyon
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Büyük Türk tarihçisi Zeki Velidi Togan, dişi Bozkurt tarafından beslenen ilk Türk'ün Tanrı dağlarının güneyinde dünyaya geldiğini söyler. Bu konuda Göktürklere ait olduğu düşünülen Ergenekon Destanı, aslında bütün Türklerin türeyişi ve yayılması ile ilgili kabul edilebilir. Türkler, dünyanın en eski kültür ve medeniyetlerinden birine sahiptir. Binlerce yıllık Türk tarihinin başlangıç noktasını tespit etmek kolay değildir. Arkeolojik ve antropolojik araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan, milattan önce 4000 yıllarına kadar inen ve Orta Asya'nın en eski kültürü olan Anav kültürünün Proto-Türklerle ilgili olması ihtimali yüksektir. Devirler yakınlaştıkça, Kelteminar ve Afenesevo (M.Ö. 3000), Andronova (M.Ö. 1700), Karasuk (M.Ö. 1200), Tagar ve Taştık (M.Ö. 700) kültürlerinin Proto-Türklerle ilgisi daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Başta Pazırık ve Issık kurganlarındaki arkeolojik buluntular olmak üzere bu konuda çok çeşitli bilimsel deliller mevcuttur. Diğer taraftan, yapılan son araştırmalar neticesinde, M.Ö. VII. yüzyılda tarih sahnesine çıkan Sakalar/İskitler'in bir Türk İmparatorluğu olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Ancak, M.Ö. 318-M.S. 216 tarihleri arasında beşyüz yıl hüküm süren Büyük Hun İmparatorluğu'nun ve Çin kaynaklarına göre kesinlik kazanan ondan önceki Proto-Hunların Türklüğü konusunda dünya bilim aleminde pek fazla bir tereddüt kalmamıştır. Büyük Hun İmparatorluğu, Batı Hun İmparatorluğu ve özellikle Avrupa Hunları batılı tarihçiler tarafından da geniş şekilde incelenmiştir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han (destanlara göre Oğuz Kağan) ve Avrupa'yı yıllarca titreten büyük Türk Hakanı Atilla'nın hikayesini herkes bilmektedir. Avrupa Hunları, sebep oldukları kavimler göçü neticesinde dünya tarihini değiştirmişlerdir.
  • Prof.Dr.Harun TUNÇEL (Ünite 1) Prof.Dr.Semra GÜNAY AKTAŞ (Ünite 2) Prof.Dr. Erdal KARAKAŞ (Ünite 3) Yrd.Doç.Dr. Taner KILIÇ (Ünite 4) Doç.Dr. Nazlı GÖKÇE (Ünite 5) Prof.Dr. Ali YILMAZ (Ünite 6) Doç.Dr. Erdoğan KAYA (Ünite 7) Yrd.Doç.Dr. Ali YİĞİT (Ünite8)
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    731,40 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Yelda
    Konusu:
    Açık Öğretim Fakültesi Aşçılık Bölümü 1. Sınıf 3. Dönem Gıda Coğrafyası Dersidir.
  • Rick Riordan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Konusu:
    Roma imparatorlarının en korkulanı... Bulmacalarla konuşan bir kâhin... Tüm zamanların en işe yaramaz ölümlü bedenine hapis bir tanrı... Zeus tarafından cezalandırılarak yeryüzüne gönderilen bir zamanların ihtişamlı tanrısı Apollon, artık Lester Papadopoulos adında ölümlü ve şaşkın bir yeniyetme. Olimpos Dağı’ndaki yerine geri dönebilmek ve görkemine yeniden kavuşabilmek için karanlığa teslim olmuş kâhinleri eski haline döndürmesi lazım. Üstelik tüm bunları tanrısal hiçbir gücü olmadan ve Demeter’in akıl almaz kızı Meg’in emrindeyken başarması gerekiyor. Sağ ol be baba. Lester arkadaşlarının yardımıyla Melez Kampı’ndaki ve Meg’in Karanlık Kehanet’i dillendirdiği Indianapolis’teki görevlerinden sağ çıkmayı başardı. Meg’in Indianapolis’te Hafıza Tahtı’nda otururken sarf ettiği sözcükler, Roma imparatorlarından oluşan kötücül bir triumvirate’nin Jüpiter Kampı’na saldıracağını haber veriyordu. Şimdi ise, Leo kampı uyarmak için Festus’la birlikte önden uçarken, Lester ve Meg’in Labirent e girerek üçüncü imparatoru ve bulmacalarla konuşan bir kâhini bulmaları gerekiyor. Felaket habercisi kehanetin umut veren tek bir dizesi var: Yolu yalnız toynaklı rehber bilir. Satir bir rehbere ihtiyaçları olacak ve Meg, kimi çağıracağını çok iyi biliyor...
  • Sibel Oral
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    415,83 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bu ülkenin susturulmuş kahramanları onlar; bir çıkmaz sokakta, metruk binalar gibi birbirlerine yaslanmış, yalnızlıkları ve kederleriyle, kendi araflarında yaşıyorlar: insan oluşundan usanıp ağaç olmayı düşleyen Lerna Hanım, gölgesinden bile korkan Emine, Emine’nin kızı Çilem, eskiden meydanlarda taşıdığı pankartı salonunun duvarına çivileyen Rüstem, Kumru bakkalın sahibi deli-güzel Ayhan, kadın adam Sofie ve balıkçı eskisi Rızvan Efendi... Bir de o kadın var... başında uçuşan iki kuzgunla, bambaşka bir ölümden çıkıp kınında bir çığlıkla çıkmaz sokağa gelen kadın… Selvi. Susan, sustukça anlatan, anlattıran. Sibel Oral bu yeni romanı Zayi’de 70’lerden günümüze Türkiye siyasetinin yok ettiği, acılarla parçaladığı hayatları şiirle, edebiyatla, kâbuslarla ve rüyalarla yazıyor.
  • Arthur Schopenhauer
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    246,09 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Schopenhauer’e göre dünya, bedenimizde yer almakla birlikte kökeni transzendental (aşkın) bir alanda yatan "iradenin" eseridir. Gerçeklik, bu iradenin fenomenlerinden biri olan beynimizin "tasarımlarından" ibarettir. Biricik amacı türü koruyup sürdürmek olan "irade", bireyi aldatarak onu kendi hedefinin hizmetine koşar. Öyleyse yapılması gereken, "iradeye" ‘hayır’ demek, hayatı "olumsuzlamaktır". Azizce, keşişçe, nihilist bir hayat sürmek, iradenin esaretinden kurtulmak olacaktır. Sadece "merhametin" içinde ortaya çıkan "yaşama iradesinin" reddi, bizi acıların, ıstırapların dünyasından çıkartıp "kurtuluşa" ulaştıracak biricik yoldur. Acı çekenler ile acı çektirenler aynıdır. A. Schopenhauer

Sayfalar