Yazara Gore Listeleme

  • Yavuz Bahadıroğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    979,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Genç Osman'ın, uyuz bir ata bindirilip hakaretler altında, sokaklarda dolaştırıldıktan sonra, yeniçeriler tarafından hunharca katledilişinin anıları hâlâ tazedir. Yeniçerilerin gemi azıya aldıkları kâbus yıllar... Devleti kılıçlarıyla yüceltenlerin, devleti kılıçladıkları yıllar... İşte böyle bir dönemde, henüz on üç yaşındaki IV. Murad, Osmanlı tahtına oturur. İlerleyen yıllarda konumunu güçlendirerek yerleşik "ağalar saltanatı"nı sarsmaya, yıkmaya başlar. IV. Murad, devletin en zirvesinde verdiği adalet, hak ve hukuk mücadelesinde yalnız değildir: Hamzalar, deli Osmanlar ve çolaklar... gözünü budaktan sakınmayan fedailer... ağalar cuntasını çökerten adalet savaşçıları... Bu roman, tarihe geçen o çetin savaşı günümüze taşıyor. Bu romanı okuyunca, tarihin nasıl tekrar ettiğine şahit olacaksınız.
  • Halil Açıkgöz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    408,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevil Gökdemir
    Ege’de, Bozdağların eteğindeki bir yörük köyünde babası ve üvey annesiyle yokluk ve yoksunluk içerisinde yaşarken, keçi gütmeye gittiği bir gün kaderini değiştiren olaylar başlar Helme’nin. Bugünlerden o günlere bakıldığında, zaman bize yokluk zamanları olarak görünebilir. Oysa körelmiş duygularımızı mercek altına aldığımızda o günlerin zenginliğinin tarifi mümkün değildir. Doğayla iç içe, renklerin, kokuların, seslerin farkında bir Yörük kızıdır Helme. Nazım’ın dediği gibi; soframızdaki yeri öküzden sonra gelen kadınların, acımasız erkek egemenliğinde ezildiği günlerde, Helme yaşam mücadelesine devam eder. Ümitsizliklere rağmen hayata sımsıkı tutunur. Çiğ tanelerine, kargının gözüne, kafire çiçeklerine, oğlaklara, doğan bebelere, uyanan doğaya, duvardaki kerpici yurt edinmiş papatyalara, kısacası gördüğü, duyduğu, dokunduğu her şeye anlamlar yükleyerek yaşama sevincini taze tutar. Daha on dördünde karartılan dünyasını dünyaya getirdiği çocuklarıyla renklendirir. Önceleri ürkek ve sessiz olan Helme, başkaldırıya geçtikten sonra tam bir hanım ağaya dönüşür. Bu kitap sadece dramatik yönü güçlü bir roman değildir, her ne kadar Helme’nin hayatı sarsıcı dramatik anlar barındırsa da... Kitaba başlar başlamaz, daha ilk satırlarda kendinizi doğanın, o köyün bir parçası olarak hissedeceksiniz. Helme’nin yürüdüğü sokaklarda, patikalarda, işlendiği tarlalarda onunla birlikte yaşamaya, nefes almaya başlayacaksınız. Helme keyiflendiğinde gülümseyecek, ağladığında gözyaşlarınıza engel olamayacaksınız. Ruhumuzu her detayıyla açık edecek tüm duygulara izin vereceksiniz. Ve şairin dediği gibi; hep taze tutacaksınız sevincinizi, avluda diz boyu kar olsa da elinizden eksilmeyecek kır çicekleri... (Tanıtım Bülteninden)
  • Peadar O. Guilin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Stopmouth ve ailesi, günlük yaşam savaşından başka birşey bilmezler. Yaşamak için ya diğer türleri avlayacaklar ya da en taze insan eti yiyenlerle alışveriş yapmak zorundalar. Bu vahşice ve ümitsizce bir yaşam. Kabilesi tarafından geri zekâlı bir av yemi olarak görülen Stopmouth, kardeşi tarafından umursamazca ihanete uğrayacakken, gökten çok güzel ve tuhaf bir kadın düşer. O an Stopmouth'un ve bütün insanlığını kaderini değiştirecektir sonsuza dek...
  • Sandra Brown
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnternette konusu bulunamamıştır.
  • Rasim Özdenören
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    679,23 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Kapıya gelen yolculara bak. hepsi de birbirine dayanıp yoldaş olmuş, gelmişler! Her zerreye ayrı bir kapı var; şu halde her zerreden ona başka bir yol var! Sen ne bilirsin hangi yola gideceğini: hangi yolla o kapıya varıp ulaşacağını? Onu apaçık ararsan işte o zaman gizlenir... gizliliklerde ararsan açığa çıkar! Açıkta aradığın zaman gizlidir, gizlide aradığın zaman meydanda! Onu, onunla tanı, kendinle değil. Yol, ondan başlar, ona gider: akıldan başlamaz!" -Ferîdüddin Attar- (Tanıtım Bülteninden)
  • Turgut Özakman
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    2,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konu Atatürk ve silah arkadaşları, 19 Mayıs 1999'da Samsun'a yeniden ayak basıyorlar ve Türkiye'nin son 50 yılına damgasını vuran liderlerden hesap soruyorlar. Kitap Özeti Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özlediğimiz Atatürk bir mucize gerçekleşip dönseydi neler olurdu acaba? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan olayların, sevinçlerin, umutların, acıların romanıdır. Okurken şaşıracak, düşünecek ve trajikomik sahnelerde kendinizi tutamayıp güleceksiniz. Kitap Özeti Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özlediğimiz Atatürk bir mucize gerçekleşip dönseydi neler olurdu acaba? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan olayların, sevinçlerin, umutların, acıların romanıdır. Okurken şaşıracak, düşünecek ve trajikomik sahnelerde kendinizi tutamayıp güleceksiniz.
  • Vedat Türkali
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye ekonomisi ve siyasetinde ABD ağırlığının iyiden iyiye hissedildiği, burjuvazinin giderek egemenliğini pekiştirdiği ve hatta uluslararası bağlantıları zorladığı, işçi ve köylülerin üzerindeki yükün iyice arttığı ve bazı 'aydınların' ise gerçeklere nüfuz etmeyen söylemlerinin içerisinde boğuldukları bir dönem... Bu dönemin bütün tipik özelliklerini bir apartman toplantısında veriyor Türkali.Güldürerek, düşündürerek ve yakın tarihimizin üzerine düşürdüğü ışıkla, geleceğimize de yön verdiğini gösterek... "Politik, devrimci bir halk oyunu yapmak, acılı güldürü içinde Türkiye'yi eleştirmek istedik.İsteyen okur, isteyen oynar." Vedat Türkali
  • Ebu'l-Leys Semerkandî
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,90 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ebu'l-Leys Semerkandî
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,87 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Timur Kuran
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Müslüman toplumlarda “kâr”, “zekât”, “riba” gibi kavramlar tartışma konusu olsa da, İslâm’ın ekonomik veçhesi, sosyo-politik yönünün gölgesinde kalmış durumda. Oysa İslâm bankacılığı ve İslâm sermayesi gibi olguların 1970’li yıllardan beri, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkenin ekonomisinde etkin bir yeri var. Ne yazık ki “ekonomik İslâmlaşma” sürecine bütünlüklü ve analitik bir yorum getiren pek az araştırmaya rastlıyoruz. Zaten “İslâm ekonomisi” kavramının bile ne zaman ve hangi nedenlerle oluşturulduğu eleştirel bir incelemeye konu olmadığından, “İslâm’a dönüş” programları çerçevesinde başlatılan ekonomik uygulamalar da sağlıklı bir değerlendirmeye konu olamıyor. Demokratik değerleri korumaya niyetli bir toplum açısından ekonomik İslâmlaşmanın bir tehdit oluşturup oluşturmadığını; gerek kuramsal gerek uygulama açısından İslâmî ilkelere göre işleyen bir ekonominin bildiğimiz pazar ekonomilerinden daha adaletli olup olmadığını ve İslâm bankaları, zekât sistemleri ve İslâmî işyerlerinin oluşturduğu İslâmî alt-ekonomileri araştıran bu kitap, alanında ufuk açıcı bir etki bırakmaya aday. Kitabın bir başka katkısı da İslâm dünyasının Batı’nın ekonomik gelişmesine neden ayak uyduramadığını açıklamaya yönelik bilimsel yapıtları sınıflandırması ve kapsamlı bir araştırmanın yanıtlaması gereken soruları ortaya koyması. İslâm ekonomi tarihinin ana temalarıyla günümüzdeki İslâm ekonomisi ekolünün uğraştığı sorunların örtüşmemesi, İslâm’ın birçok ekonomik yüzü olduğunu kanıtlayarak kitaba ayrı bir boyut kazandırıyor.

Sayfalar