En Son Eklenenler

Toplam 58618 sonuçtan 26531 - 26540 arası görüntüleniyor.
  • Philippe Gasc
    metin
    2 Ayrım
    228,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Vakvakkent’te piyasaya sahte paralar sürülmüştür! Minnie ile Mickey hemen kalpazanların peşine düşerler. Ancak polisin araştırmaları herkesi şaşırtacak br sonuca ulaşır, suçlu... Mickey’dir!
  • Fatih Doğan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    96,40 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fotoğraf
    Konusu:
    Dijital Fotoğrafçılık Teknikleri
  • Sibel Atasoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    548,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Yasemin Öztürk
    Konusu:
    Neden Bir Kadını Öldürmek istedim? Sibel Atasoy’un Bir Kadını Öldürmek adlı son ‘roman’ında, alışılmadık biçimde çok-fonksiyonlu / çok-boyutlu anlatımlar kullanıyor. Totalde ilginç bir aşk-ölüm öyküsünün anlatıldığı romanda, Sibel Atasoy, ‘Neden bir kadını öldürmek istedim?’ sorusuna şöyle cevap veriyor: "Sanırım bu metaforik bir yaklaşım" Teolojik ve felsefi düzeyde kadının yüz yıllardır yerden yere vurulmasının gerçek sebebini araştırmaya cesaret ediyorum. Dinlerin ve bir çok öğretinin görünen yüzünde "kadın" deyince etiyle buduyla fiziki kadını anlamıştık. Acaba gerçekten kastedilen bu muydu? Kadın "yasaklı" olunca cinsellik de geri plana itildi, yön değiştirdi; zevk lanetlendi. Basitçe bir cümlede ifade ettiğim bu sosyopsikolojik gerçeklik, bin yıllardır öyle altından kalkılmaz sapmalara sebep oldu ki, sonuçlarını değil düzeltmeye, tam anlamıyla görmeye bile bir ömür yetmez. İki cinsi, pozitif ve negatif kutbu, dengelemeyi amaçlayan dünya oyunu endazesinden fırladı gitti. Şimdi iki ucunu bulabilirsen bul artık! Ben bu kitapta fiziki beden kimliklerinden biraz aşağı doğru iniyorum ve gördüklerimi okuyucularımla paylaşmayı ümit ediyorum. Bu durumda sorunuzun ikinci kısmına geçersek; sanırım ben, binlerce yıldır ‘kadın’ kelimesine yüklenilmiş giysileri yakıyorum. Gölgeye bakmaktan vaz geçiyorum.
  • Kenan Karabağ
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    908,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : Handan TAPTIK
    Konusu:
    Kura Çözüldü, 1900'lü yıllarda Doğu'nun en ucunda Kars ve Ardahan'da yaşananların anlatıldığı bir roman. Başlangıçta bir arada yaşayan ve Kura boyundaki hayatı paylaşan bu insanlar, ne oldu da birbirlerini kırmaya başladılar. Bu roman, ünlü 93 Harbi'nden sonra (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) Ruslara 40 yıllığına savaş tazminatı olarak verilen Kars ve Ardahan'a "sürgün kavim" olarak gelip Kura boyuna yerleşen eline silah almayan ve insan öldürmeyi günahların en büyüğü sayan Malakanların romanı… Kura boyunda köyler kuran Rumların… Gülüşleri çığlığa dönüşen Ermenilerin romanı… Bu roman Ardahan kırımının arkasından Kazak süvarilerinden kaçan Türklerin, Sahara Dağı'nda karla boğuştuğu insan eliyle yaratılan felaketin kitabı. Kura Çözüldü, Ardahan'ı bir haftalığına ele geçiren mahkûmlar ordusu, Teşkilat-ı Mahsusa'nın başı Dr. Bahattin Şakir, ünlü tetikçi Yakup Cemil, Alman Binbaşı Ştange, Sinop Cezaevi'nin silahlandırılmış azılı katilleri, Rus Generali Kalitin, Enver Paşa'nın bölgedeki milis güçleri olan Ur Beyleri ve bütün bunların yanında yaşamak için vargüçleriyle hayata sarılanların romanı… Kura Çözüldü ve bir şehrin çığlıkları gökyüzüne yükseldi. Soluksuz okuyacaksınız… (Tanıtım Bülteninden)
  • Suat Derviş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    510,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Biyografi
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    Tefrikalarda kalmış yüzlerce yazısı arasından titizlikle seçilen metinlerde ilk kez Suat Derviş kendi hayatını anlatıyor. Refah içinde başlayan bir hayatın değişimi, ailenin bilinmeyen tarihçesi, saklanan sırlar ve unutturulmaya çalışılan gerçekler… Gazete yahut dergi ciltleri arasında, birbirine, bir bütün olmaya belki de hasret metinler nihayet yan yana. 1939’da Son Posta’da tefrika edildiği günden bugüne hiçbir kaynakta adı geçmeyen Berlin hatıratından Sovyetler yazılarına, iki-üç sefer niyetlenip ancak çocukluk yıllarını yazabildiği hayat hikâyesinden ömrünce yapılmış röportajlardan seçmelere Suat Derviş’in yaşadıkları yazdıklarıyla gün yüzüne çıkıyor. Suat Derviş’in kardeşi Ruhi Dervişoğlu’nun oğlu Bülend İsmail Dervişoğlu’nun kaleme aldığı “Derviş Ailesi Tarihi” de bu kitap sayesinde okurla buluşuyor.
  • Şafak Altun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    345,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: ekonomi
    Konusu:
    Serbest Ticaret Anlaşması ve Tanzimat Fermanı’yla kapılarını Batı’ya açan Osmanlı ekonomisi, ilk kez kapitalist bir zihniyet dünyasıyla karşı karşıya kalmıştı. Bu öyle yeni bir dünyaydı ki, bünyesinde bulundurmadığı yeni kurumlara yer vermek zorundaydı. İlk Batı usûlü mağazalar, dışarıdan alınan ilk borçla yapılan saraylar, ilk şirket, ilk demiryolu ve ilk telgraf hattı… İşte hep bu dönemin sonuçlarıydı; ilk mali iflas ve ardından kurulan Düyûn-u Umûmiye de. Cumhuriyet’in kalkınma hamlesi ve ekonomide yaratılan devletçi uygulamalar; IMF ile ilk tanışma, yabancı sermayenin teşviki, her mahalleden bir milyoner yaratma sevdası; planlı yıllar ve 1980’lerde ekonomin dışa açılım süreci; Türkiye’nin ekol yaratan girişimci işadamları ve onların örnek yatırımları... İşte karşınızda, Türkiye ekonomisinin önemli satır başlarıyla son iki yüzyılı; popüler tarihimizden derlenmiş bilinen ve bilinmeyen 101 ekonomi hikayesi.
  • Eda Bildek
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    358,98 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    ‘Yeni bir kitaba başladım seninle. Gözlerin, tam kalbimin renginde.” diyerek başladım yazmaya…. Yazarken, çaresizlik içinde umut sözcüğüne sığındığım anlar oldu. Fakat: “ Kim uydurdu bu umut denen şeyi. O dünyanın en büyük yalanı, kendi kendini kandırma oyunu." dediğim anlar, daha fazla oldu. Çeliştim kendi içimde. Hem de çok çeliştim... Kah bulutların üzerinde gezindim kah yerin yedi kat dibinde öleceğim günü bekledim. Makul bir yanı yok ki aşkın, sıradan insanlar gibi düzyolda yürüyelim. Değişiğiz biz biraz. Hücrelerine kadar sevenlerdeniz ki sevinç yeniden doğurur bizi, acı yıkıcıdır bizde. Coşkuyla başlayıp tutkuyla sürdürdüğümüzü, kederle sonlandırmak zorunda bırakılsak da her seferinde, şükür. Bin kere şükür. Ölmek ne güzel şeydir aşkın elinden. Kimimizin teninde kokusu, kimimizin hafızasında hatırasıyla… Kaybetmek de güzeldir bazen. Zira sahip olmadığınızı kaybedemezsiniz. Bir zamanlar benimdi, bana aitti diyebilmek de güzeldir. Ki kaybetmek yenilmek değildir asla. Geride kalan olmaksa kaybetmek değildir her zaman. Yüreğindeki aşkın hakkını verdin mi sonuna kadar ? Boşver gerisini. Gitmek isteyen bırak gitsin… Ben de sordum kendime, en az sizin kadar. Sadakatle sevenlere neden yalnızlık düşer daima ? Anladım ki yanıtı Tanrı’nın avucunda, hiç öğrenemeyeceğimiz bir muamma. Bize düşense hep aynı cümle: “Gidenlere Merhaba.” Evet, elveda değil, merhaba. Çünkü her giden, hatırasıyla sonsuza kadar bizimle...
  • Jean Echenoz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    111,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Fransızların Büyük Savaş dedikleri Birinci Dünya Savaşı'nı küçük bir romana sığdırmak kolay olmasa gerek. Ama iğne deliğinden Hindistan geçiren Echenoz var karşımızda. Dolayısıyla romanın tam bir Homeros destanına dönüşmesi işten bile değil. Öyle de olur, Anthime adlı roman kahramanı, türdeşlerinin bu tuhaf, müziksiz, bitmek bilmez savaş dansının tam ortasına düşer. Tek "kahramanlığı" sağ eline taktığı şövalye yüzüğüdür belki de. Bir şarapnel parçası sağ kolunu özenle kesip aldığında o da kalmaz geriye. Oysa kolunu hiç unutmayacaktır o. Zaman geçtikçe daha çok hisseder sağ kolunu, öyle ki avucunun içinin acıdığını söyleyip tedavi ettirmeye bile yeltenecektir. Anthime'in kahramanlığı hafızasındaki kaşıntıdır bir bakıma. İşte böyle, Anthime yavaşça epik bir kahramana, okur da efsanevi zamanlara ait bir destanın dinleyicisine dönüşecektir.
  • Haluk Gerger
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Haluk Gerger bu kitabında, Soğuk Savaş''tan Büyük Ortadoğu Projesi''ne ABD - Ortadoğu - Türkiye ilişkilerini anlatıyor. Ortadoğu''nun 1950''lerden günümüze dek uzanan tarihsel kesitinin panoramasını çıkarıyor. ABD, Ortadoğu''ya neden saldırıyor? Ortadoğu ülkeleri, rejimleri, halkları, Amerikan saldırılarına nasıl, hangi yöntemlerle direndiler, direniyorlar? Ulusalcı Sol, Ortadoğu''da neden yenilgiye uğradı? ABD''nin, Lübnan''a müdahale etme kararı ve önerisini Bayar, Menderes ve Türk Dış İşlerinin yanıtı ne oldu? Türkiye, Suriye''ye saldırmaya karar verince ABD ile İngiltere nasıl bir tavır aldılar? 1958''de İsrail devletiyle Genel Kurmay Başkanı Fevzi Mengüç dahil Türk devleti yetkilileri arasında yapılan gizli görüşmeler nasıl açığa çıktı? Savaş tarihinde ilk kez Kürtlere karşı kullanılan kimyasal silahları Curchill nasıl savundu? Direniş neden İslamcı örgütlerin önderliğinde gelişiyor? Bu savaşın gidişi nereye doğru? Ortadoğu''da ilk kez nükleer silahları ABD ne zaman, hangi ülkeye yerleşterdi? Haluk Gerger, bu kitabında, bunun gibi onlarca sorunun yanıtını gizli belgelerle açıklıyor...
  • Doğan Yurdakul
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    "Rahmetli Sabahattin Eyüboğlu ile ilgili bir anım var. Birlikte yatıyoruz. 12 Mart dönemi. Şimdi Sabahattin Bey Amca bana soruyor -çok zeki adamdı-: 'Evladım Dündar, bizi buraya neden getirdiler?' Ben de diyorum ki: 'Aaa! Hocam. Ben diyeyim altı ay, sen de on altı ay sonra seni çağırıp soracaklar: 'Kimsin?' Sen diyeceksin ki 'Ben Profesör Sabahattin Eyüboğlu'yum'. 'Hay Allah, bir yanlışlık olmuş. Biz pezevenk Sabahattin'i arıyorduk. Kusura bakma,' deyip seni salıverecekler. İşte seni o zannediyorlar, onun için tutuyorlar Hocam..." Bir kuşağın son temsilcisidir Dündar Kılıç. İlhan Selçuk'un ifadesiyle "Külhanbeyi değil kabadayı, mafya babası değil kabadayı"dır. 21 yılı cezaevlerinde geçen hayatı, yeraltı dünyasının iç işleyişini, devletle olan gizli-açık ilişkilerini ve suçun evrimini gözler önüne serer. Gazeteci-yazar Doğan Yurdakul "Abi" lakabıyla tanınan Dündar Kılıç'ın renkli kişiliği ve "racon" etrafında şekillenen sıra dışı yaşamı üzerinden Türkiye'nin yeraltı dünyasının bir dönemine ışık tutuyor.

Sayfalar