En Son Eklenenler

Toplam 58945 sonuçtan 26601 - 26610 arası görüntüleniyor.
  • John Maxwell Coetzee
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    277,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Barbarları Beklerken ve Michael K. Nasıl Yaşadı adlı romanlarından tanıdığımız Güney Afrikalı yazar J. M. Coetze Düşman'da Robinson Crusoe'nun öyküsünü bir kadının bakış açısından ele alıyor. Daha doğrusu burada anlatılmak istenen Cuma'nın öyküsü. Ama romanın anlatıcısının da dediği gibi, "Cuma'nın dilinin öyküsü anlatılamaz bir öykü. Veya benim tarafımdan anlatılamaz bir öykü. Aslında, Cuma'nın dili hakkında bir sürü öykü anlatılabilir, ama gerçek öykü, bir dilsiz olan Cuma'nın içinde gömülü. Gerçek öykü, bir sanatın yardımıyla Cuma'ya bir ses vermenin yolunu bulana kadar bilinemeyecek."
  • Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    152,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’de tarihimizde milad kabul edilen dönüm noktalarından biridir. Öyle ki Müttefik donanması ile Osmanlı topçusunun düellosu olarak nitelenebilecek bu gün, 3 Kasım Seddülbahir borbardımanından başlayıp 8-9 Ocak 1916 gecesi son müttefik askerinin yine Seddülbahir bölgesineden ayrılmasına kadar süren Çanakkale Muharebeleri’nin sembol günü olarak da anılamktadır. Bu kitap, işte o günü sadece bizim tarafımızdan değil karşı tarafın gözlemleriyle de anlatıyor. Hamasi duyguların yanında teknik bilgilerle de zenginleştirilen çalışma, 18 Mart 1915 Çanakkale Boğazı Muharebesi’nin sonuçlarını irdeliyor, karşılaştırma yapmamızı sağlıyor. Küçük hacmiyle sahasında önemli bir boşluğu dolduruyor.
  • Kant, Schopenhauer, Heidegger
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    178,05 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Uzun zaman önce Parminedes 'to gar auto noein estin te kai einai: Düşünme ve varlık aynıdır' demişti. Düşünce tarihi boyunca çok çeşitli yorumlara konu olmuş olan bu söz sonunda bir varlıkbilim meselesi olarak kabul edildi ve rafa kaldırıldı. Descartes dünyanın ve insanın varoluşu üzerine büyük yalnızlık içinde yirmi yıl boyunca sürdürdüğü düşünmesini 'cogito, ergo sum: düşünüyorum, o halde varım' diye sona erdirdi. Bu, 'kuşku duyuyorum, demek ki varım' kestirmesiyle solipsizm (tekbencilik) uçurumundan kurtulma çabası olarak yorumlandı. 'Düşündüğüm kadar ve düşündüğüm sürece varım' önermesi, hiçbir iddiası olmayan bir yorum olarak bile zihinlerde yer etmedi, dolayısıyla düşünmeyle var olmak arasındaki bağ uzunca bir zaman bir daha kurcalanmamak üzere örtük kaldı. Dünyanın ve insanın geldiği nokta her haliyle düşünmeye çağrıda bulunurken, karşılaştığımız her mesele bizi durup dinlemeye, dinleyip düşünmeye davet ederken neden düşüncenin izine rastlanmıyor? Düşünmeye bu ayak direyiş neye işaret ediyor? Yaşadıklarımız bu çağrıya karşı gösterilecek serkeşliğin düşünmeyle erişilecek olanın kendisini geri çekmesiyle sonuçlandığını gösteriyor: Kitap, milletçe varlığımızın tehlikenin eşiğine geldiği şu günlerde bu tehlikeyi savuşturabileceğimiz tek ve biricik tutumağa mütevazı bir ışık tutmayı amaçlıyor.
  • Hayrettin Ökçesiz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    106,97 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    “Bir şeyi söylerken binini susarız. Binini duyumsamak birini duymaktan daha güzel değil mi? Ya da öyle bir şey söylemeli, duymalı ki, binini birden duyumsatsın” Hayrettin Ökçesiz bir hukukçu olarak sivil itaatsizlik kitabıyla tanınır. Bu kitabıyla birlikte felsefe dünyamız da kendisinden çok söz edecek.
  • George R. R. Martin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    80,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Konusu:
    "Düzenbaz Prens", Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ilk kitabı olan Taht Oyunları'ndan yaklaşık olarak 200 yıl öncesinde geçen ve Ejderhaların Dansı olarak bilinen Targaryen iç savaşının sebeplerini kısa, kısa olmasına rağmen açık ve keskin bir dille anlatan, ''Prenses ve Kraliçe'' hikayesinin karanlık yerlerine ışık tutan bir hikaye! Buz ve Ateş'in evreninde Westeros'un çalkantılı topraklarında geçen bu hikaye bizi; bütün dünyayı savaşa sürükleyebilecek bir hırsı olmasına rağmen tahta çıkmayı başaramayan, bir kralın torunu, başka bir kralın kardeşi, bir kraliçenin kocası, iki kralın babası, üç kralın dedesi, maceraperest ve gösterişli ''Düzenbaz Prens''; Daemon Targaryen'in hikayesine götürecek. ''Prenses ve Kraliçe''den sonra George R. R. Martin'den yine epik bir şaheser. Eski Şehir, Hisar’dan Aliüstat Gyldayn tarafından yazıya geçirilen bu kaynak, Prens Daemon Targaryen’in gençlik yıllarının, maceralarının, suçlarının ve evliliklerinin hususlarını anlatır. İşte burada GEORGE R. R. MARTIN tarafından (tekrar) kayda alınmıştır.
  • Ali Şeriati
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    314,56 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze'de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: "Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideririz." dedi. Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla ayakta tuttukları parça parça olmuş çadırlarını o yandan bu yana sallıyordu. Ebuzer'in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer'in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakârlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü.
  • Bülent Ecevit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    386,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    1974 Kıbrıs Harekâtı’nın ardından dünyanın cephe aldığı Türkiye’de, Milliyetçi Cephe hükümetine muhalif eylemci sol hareketin de gelişmesiyle birlikte iç siyasi çatışmalar hızlanmaya başlamış, bu doğrultuda partiler arasındaki gerginlik ve suçlamalar da iyice artmıştı. Kıbrıs’a asker çıkartan başbakan olarak “Kıbrıs Fatihi” namını kazanan Ecevit, bu konuya hayatı boyunca yakın ilgi göstermiş ve sık sık bilgi ve yorumlarını basınla paylaşmıştır. Öte yandan siyasetteki baş rakibi Başbakan Süleyman Demirel’le polemiğini de sürdürmüştür. Elinizdeki kitapta Ecevit’in 1976 yılında gazeteci Abdi İpekçi, İsmail Cem ve Adil Özkol’a verdiği hükümeti eleştiren mülakatlarıyla Kıbrıs ve Ege konusundaki açıklamaları yer almaktadır. “Halk eğer bizim sol anlayaşımızın özgürlükçü demokrasi ile çelişen bir noktaya dönüştüğünü görecek olursa ya bizi durdurur veya bizi bırakır. Bunu değişik ifadelerle belirtmek suretiyle, ‘Bizim soldaki sınırımızı halk çizecektir’ demişimdir. Bunu, solumuzun nereye kadar gidebileceğinden kuşku duyanlara veya kuşku duyar gibi gözükenlere karşı halkı, sağduyululuğunu, gerçekçiliğini ve özgürlüğe bağımlığını herhalde herkesin bilmesi gereken Türk halkını güvence göstererek söylemişimdir...”
  • Vladimir Nabokov
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    486,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Amerika'da çeşitli okullarda verdiği Rus edebiyatı derslerinin bir dökümü niteliğindeki bu kitapta Nabokov, 19. yüzyılın en büyük addedilen Rus yazarları -Çehov, Dostoyevski, Tolstoy, Turgenyev, Gorki, Gogol- üzerine konuşurken, romanlarındaki sıra dışı üslubundan yine ödün vermiyor. Nabokov, parlak zihin oyunlarını bu defa da Rus romanlarını didiklemek için kullanıyor. "Rus eleştirmenleri Çehov'un üslubunun, kelime seçiminin vesaire, sözgelimi Gogol'ü, Flaubert'i ya da Henry James'i meşgul eden sanatsal kaygıların hiçbirini açığa vurmadığını belirtirler. Lûgati fakirdir, söz bileşimleri alelade sayılır - gümüş tepside sunulan cafcaflı paragraflar, lezzetli fiiller, turfanda sıfatlar, nane likörü gibi lakaplar yabancıdır ona. Gogol gibi bir söz mucidi değildir Çehov; günlük giysileri içinde gider partilere. Böylece Çehov, bir yazarın söz tekniğinde fevkalade bir canlılık bulunmadan veya cümlelerini eğip bükmeye fevkalade önem vermeden de mükemmel bir sanatçı olabileceğinin iyi bir örneğini teşkil eder."
  • Terry Eagleton
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    556,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    "Edebiyat" diye bir kategoriden bahsedebilir miyiz? Gerçeklik ile kurmaca nerede birbirinden ayrılır? Çeşitli edebiyat kuramları metnin ne demek olduğu ve ne işe yaradığı konusunda bize ne söylüyor? Kavram ile "şeyler", söz ile eylem arasındaki ilişki nedir? Kültür kuramları ile politik durumun bir ilgisi var mı? Edebiyat bir strateji midir? Terry Eagleton daha önceki kitaplarında da öne sürdüğü soruları yeni bir perspektifle ele alırken, edebiyatın kültür içindeki yerine, geçerliliğine, işlevine ve sınırlarına dair net bir bakış açısı sağlıyor. "Edebiyat Olayı", yalnızca bir edebiyat olayı değil. Edebiyatın doğasına, yapısına, dünya ile ilişkisine dair temel soruları ve çeşitli edebiyat teorilerinin bu konularda verdiği yanıtların ne anlama geldiğini incelerken; dil, kavramlar, gerçeklik, kültür ve ideoloji gibi konularda temel yaklaşımları da sorguluyor ve tatmin edici cevaplar sağlıyor. Edebiyat kuramı, eleştirel teori ve analitik felsefeyi alışılmadık biçimde bir araya getiren Eagleton, ona haklı bir ün sağlayan birikimini ironik bir dille, hiç olmadığı kadar özlü ve bütünlüklü biçimde okuyucularına sunuyor. "Görgüsüzlük edecek olsam, diyebilirdim ki bu kitap, edebiyatın (en azından bugün için) gerçekte ne anlama geldiğinin makul bir açıklamasını sunuyor ve aynı zamanda hemen hemen tüm edebi kuramların ortak bir yönüne ilk kez dikkati çekiyor. Ama dediğim gibi görgüsüzlük edip bunu dile getirmeyeceğim."
  • Edebiyat Yazıları
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    380,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Adorno’dan kültürel göndermelerini ve Türkçede okunabilirliğini gözeterek seçtiğimiz on edebiyat yazısı var kitapta… Kavramlaştırma Adorno’ya göre, farklı şeylerin ve olguların bir kalıba dökülmesi, tikelin genele indirgenmesidir – kuşkusuz eleştirel metinlerin de yaptığı budur sonuçta. Kitap için yazdığı Sunuş’ta Orhan Koçak Adorno’nun buna karşı başvurduğu özgürleştirici stratejiyi şöyle açıklıyor: "Sanat yapıtınınki gibi özgürleştirici bir ters akıntıdır bu… Genele karşı tikelin haklarını korumak, ‘bir şeyin bir an için bile olsa başka bir şey için değil de sırf kendisi için belirebileceği’ bir düşünsel ufkun açılmasına çalışmak.... Ne var ki bu ufuk yine de düşünseldir, kavramlarla tasarlanmaktadır. Adorno, bu uzlaşmaz karşıtlığın bütün gerilimini kaydeder; ama onu donmuş, kımıltısız bir karşıtlık olarak bırakmaz: Bu açıdan tıpkı ustaları Hegel ve Marx gibi, karşıtlığı işletir, işlemeye bırakır. Genelliklerin, genelgeçer yargıların içinde rahat edemez denemeci; ama her zaman tikelden genele ilerleme gereğini de hisseder, çünkü o tikel 'şey'in de o tikellik noktasında bırakıldığında inatçı bir körlükten, hatta bir yalandan başka bir şey olamayacağını sezmektedir."

Sayfalar