Yazara Gore Listeleme

  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    755,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    İslam Tarihi'nin zor günleri artık başlamıştır. Halkın arasında yönetim hırsı olanlar baş göstermektedir. Muhemmedi nuru gören sahabiler ise, fitnelerin önüne geçmek için üstün gayret sarfederler. Ama bir hakikat vardır: Halife Hz. Osman (r.a), Sevgili Peygamberimizin iki kızını verdiği ve "Başka kızım olsaydı yine ona verirdim" buyurduğu iki nur sahibi, ayrıca cenntele müjdelenmiş ama yaratılığı gereği yumuşak huylu ve meleklerin bile kendisinden haya ettiği bir sahabi... Bu eserde, Halife Hz. Osman'ın olaylar karşısında hikmetlerle örülü hayatını okuyacak, mahzun gönüllerin, bir tebessüme ne kadar muhtaç kaldıklarını hissedeceksiniz. Roman üslubuyla...
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    836,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hazreti Ömer (r.a), Sevgili Peygamberimizin (s.a.v): "Ey Allah'ım' Bu dini, şu iki insandan hangisi sana daha sevimli ise onunla aziz eyle: Ömer b. El Hattab ve Amr b. Hişam" diye Alemlerin sahibine el açıp dua ettiği insandır. Yine O, el-Faruk (Hakkı batıldan ayıran insan) lakabının verildiği tek Müslüman ve ikinci büyük halifedir. Saadet Devrini İzleyenler Serisi'nin bu ikinci eserinde, Hz. Ömer'in hayatı ele alınıyor. İslami kaynaklardan ve roman üslubuyla.
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    887,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hazreti Ömer (r.a), Sevgili Peygamberimizin (s.a.v): "Ey Allah'ım' Bu dini, şu iki insandan hangisi sana daha sevimli ise onunla aziz eyle: Ömer b. El Hattab ve Amr b. Hişam" diye Alemlerin sahibine el açıp dua ettiği insandır. Yine O, el-Faruk (Hakkı batıldan ayıran insan) lakabının verildiği tek Müslüman ve ikinci büyük halifedir. Saadet Devrini İzleyenler Serisi'nin bu ikinci eserinde, Hz. Ömer'in hayatı ele alınıyor. İslami kaynaklardan ve roman üslubuyla.
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    946,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Efendimizin arkadaşları denilince ilk akla gelen Hz. Ebû Bekir’dir. O, Hatemü’l-Enbiya ve’l-Mürselin Efendimizin en yakın, en sevgili, en vefalı arkadaşıdır. Bu arkadaşlık Nübüvvet görevinin verilmesinden yıllarca evvel, en samimi ölçüler içinde başlamış, vefanın ve sevginin en güzel örnekleriyle devam etmiştir. Bu iki arkadaştan birinin en belirgin lakabı “el-Emîn” (güvenilir insan) dır, diğerinin ki ise “es-Sıddîk” tır yani pek doğru insan…
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    878,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    956,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1006,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Engin Geçtan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    910,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: AYŞE ERATLI
    lk kez yayımlandığı 1983'ten günümüze defalarca baskı yapmış ve okurla kurduğu yapıcı ilişkiyi kanıtlamış olan bu kitabında Engin Geçtan insan olmanın ikilemini şöyle anlatır: "Çağdaş toplumlar kendine özgü bir olguyu da birlikte getirmiştir. İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla, çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir. Bu, soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer. Kirpiler ısınabilmek için birbirlerine sokulurlar, ama dikenleri birbirine batar. Birbirlerinden ayrıldıklarındaysa soğuktan rahatsız olurlar. İleri geri hareket ederek sonunda dikenlerini batırmadan birbirlerini ısıtabilecekleri en uygun uzaklığı bulurlar." Son yirmi yılın dünyasındaki sosyal ve maddi değişimler düşünülürse, kirpilerin birbirine daha da çok ihtiyaç duyduğunu, her kirpinin bu ikilem karşısında kendi cevabını bulması gerektiğini, tam da bu yüzden İnsan Olmak'ın bugün daha da güncel olduğunu söyleyebiliriz.
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,13 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ahmet Lütfi Kazancı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu cilt, sevgili Peygamberimizin ve değerli ashabının çile devrini ihtiva etmektedir. Nübüvvetin gelişinden itibaren, Hicret-i Muhammediyye'nin noktalandığı ana kadar geçen on üç yıl… Bu yıllarda Mekke'yi, devamlı şekilde kızdırılan bir fırın olarak kabul etmek mümkündür. "La ilahe illallah…" diyerek iman dairesine girenler, bu fırında pişmiş, kavrulmuş, yanmıştır. Fırının başında bulunanlar insaf ölçüsünü yitirmiş, vicdanlardan yükselen feryatlara kulaklarını tıkamış, merhamet ve şefkatle ilgilerini kökten koparmış kişilerdir. Bu devir, ölçüye sığmayan bir sabır ve tahammül devridir… Zilleti kabul ettiğinden değil, Allah Teâlâ'nın karşı koyma izni vermediğinden, bu iznin çıkmamsında türlü hikmetlerin bulunduğuna inandığından ses çıkarmayanların gösterdiği tahammül devri… Normal düşüncenin, " Sabır burada biter" dediği yerde yeniden başlayan, birbirine eklenen, sonu gelmeyen, bitip tükenmeyen bu sabırlar, İslam'ın temeline harç olarak konulmuştur.

Sayfalar