Yazara Gore Listeleme

  • Erdal Sarızeybek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    882,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hayat bu, insanın başına her şey gelir. Bazen iyi, bazen kötü..Bazen sınanırsınız, nefsinizle kendiniz arasında gelip gidersiniz..Ne yapacağınızı bilemezsiniz. Emekli Jandarma Albay Erdal Sarızeybek'in başına gelenler de belki bu şekilde izah edilebilir, ama asla yeterli olmaz. 1993-95 yılları arasında PKK terör örgütüne vurulan büyük darbede önemli rol oynayan Sarızeybek, bu kitabında adeta kendisiyle yüzleşiyor. Bir yanda ahlaksızlığı, pervasızlığı, sahtekarlığı ispat edilmiş bir adam ve öte yanda sistemin kendi içinden kaynaklanan sorunlarla uğraşmak zorunda kalan Erdal Sarızeybek, her şeye rağmen mücadelesine devam ediyor ve ülkesine duyduğu sevgiden vazgeçmiyor..En önemlisi küsmüyor. Kitabı okurken, bu kadar da olur mu diyeceksiniz ve Erdal Sarızeybek'le gurur duyacaksınız.
  • Mecbure İnal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    370,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Romanlarıyla bir okur kitlesi oluşturan Mecbure İnal'ın yine halkın sesini taşıyan hikayeleri... Özgün hikayeler, dil işçiliğinin nakışlarıyla bezeli... Türk hikayeciliğinde orijinal bir anlatım bir bakış...
  • Emin Özdemir
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    312,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitapta okuyacağınız öyküler, sizi değişik dünyalara taşıyacak, olaylar, durumlar, insan davranışları üzerinde düşünmenizi sağlayacak. Çünkü bu öykülerin daha önce okuduğunuz öykülerden ayrılan bir yanı var: Her öykü, bir atasözümüzün yansıttığı yaşam gerçeğini içeriyor. Bu gerçeği bulabilmek için soruların ardına düşecek, meraklı dakikalar yaşayacaksınız. Güzel kitapların bir özelliği de içimizde sorular uyandırması değil midir? Kitaptaki öykülerin güzelliği de buradan geliyor işte: Düşündürmesinden, merakımızı kamçılamasından. Yalnızlığı Seven Kırlangıç'taki öyküleri severek, tat alarak okuyacaksınız.
  • Kathryn Stockett
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kathryn Stockett mukemmel bir roman yazmis. Siz onun karakter calismasi, oyun ve ask kurgusu ile alinip goturuleceksiniz. Bu kitap gelecek ruyalari sinirsiz olan kadinlarin oykusudur. Mukemmel bir okuma." Adriana Trigiani"Sevecen, yasamsal derecede onemli ve ustaca ele alinmis. Ben kitabi cok sevdim ve hayran kaldim. Cok curetkar bir anlatimi var. Fantastik." "Mukemmel bir kitap. Uc kadin hakkinda etkileyici ve komik bir sekilde dokunakli bir kitap. Bu kadinlar simdi ve burada bizimle yasamaya devam etmektedir." Robert Hicks"Oyku anlatimi konusunda dogal yeteneklere sahip olan bir yazarin mukemmel bir zamanlamasi ... Stockett'in hem siyah hem de beyaz karakterleri cok tazedir ve nefes almaktadir. Ben kitabin bir misyoneri oluyorum. Bu akillica yazilmis ve sasirtici ilk kitabi kacirmayin." Joshilyn Jachson"Ben kitabi cok sevdim. Kathryn Stockett bize gerceklerle dolu bir oyku icinde guclu, gorkemli karakterler sunuyor. Aibileen, Minny ve Skeeter kendi farkliliklarina ragmen boylesine zorlu bir donemden gecen bir ortami yansitmakta ve bu siradan kadinlarin kahramanligini ortaya koymaktadir. Jill Conner Bromne"Kathryn Stockett tarafindan yazilan kitap nefret ve korkular uzerine kucuk fakat surekli bir zafer elde etmenin oykusunu anlatmaktadir. Bu mukemmel kitabi asla unutmayacagim."
  • Nuri Gökalp
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    329,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    İster öğrenci, ister işsiz, ister simitçi, ister çiftçi, ister köylü, ister esnaf, ister memur, ister öğretmen, mühendis, doktor, işadamı, iş hanımı, ev hanımı olun. Yüreğinizin coşkusu ile beyninizin ürettiklerini birlikte kullanarak gerçek başarıyı sağlayabilirsiniz. Yeter ki, önyargısız olun, inanın ve vazgeçmeyin. Yarınlar; inanan, okuyan, öğrenen, bilen, azim ve emeği ile hak eden herkesin olacaktır. Önemli olan okunan kitabın içerdiği mesajı almak ve gereğini yapmak için harekete geçmektir. Harekete geçinceye kadar kitabı defalarca okumanızı rica ediyorum. Her seferinde farklı bir algılama olabilir. Sonuçta harekete geçmek kaçınılmaz olur, işte o zaman istenen sonuç sürecine girilmiş olacaktır. Unutmayın yeniden başlamak için parolamız: “Bugün erken yarın geçtir.”
  • İclal Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    427,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Düşünmek ile suskunluk arasındaki orta odada, bitmeyen yazlar düşleyenler için. "Sanki hiç vedalaşmamışım herhangi biriyle. Sanki artık hiç özlemiyorum. Kimseyi. Yazlıklardan ayrılanlar, güneşten solmuş tişörtlerinin omzunda getirirdi küçük yaz aşklarının ayrılığını. Mektuplarla, arada bir güçlükle açılan telefonlarla yaşatılırdı biraz daha yaz aşkı. Yaz bitimi, yirmili yaşlarım başlayana dek daha derin acıtırdı kalbimi ve o zamanlar daha çabuk onarabilirdi kalbim kendini. Bir ayrılığın, uzun bir yola çıkmanın, bir şehre son kez bakmanın burukluğu ile baş etmeyi öğrendim sonunda..."
  • Mehmet Niyazi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ey göz alabildiğine uzanan Büyük Türk Mezarlığı! Nasıl bir ölü uykusundasın ki bunca şehidin kanı seni yeşertemedi. Hâlâ derin bir sükût içindesin; bir dile gelsen, neler anlatırsın, neler…” Türk edebiyatının usta kalemi Mehmed Niyazi’nin 2004 yılında yayınlandığı ilk günden itibaren büyük ses getiren Yemen! Ah Yemen!.. romanı, Türk toplumunun gönlünde hiç kapanmayan yaralar açan Yemen’i ve Yemen’de cansipârâne bir mücadele veren kahraman Türk askerlerini anlatıyor. Bir tarafta Wayman Buryler ve Lawrencelar ile onların kışkırttığı Yemenli asiler, diğer tarafta ise bizzat Enver Paşa’nın görevlendirdiği “Kuşların Şehyi” Eşref Sencer Kuşçubaşılar ve Mihrali Beyler… Bir tarafta İngiliz altınları ve silahlarıyla donanmış Yemenli asiler, diğer tarafta ise bütün yokluklara, hastalıklara ve imkânsızlıklara rağmen Yemen’i Anadolu’dan ayrı görmeden canını dişine takıp mücadele eden Türk askerleri…
  • Harold Lamb
    metin
    2 Ayrım
    1,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aşkın, Bilimin ve Özgür Eleştirinin, Yıldızların Efendisi Ömer Hayyam'ın Romanı "Şimdi" dedi Ömer sesini yükseltmeden, "hareket etme ve adım atma. Korkacak bir şey yok. Sadece kule senin etrafında dönecek." Gazali, yüzünde hafif bir tebessümle, öylece bekliyordu. Böyle bir şeyin mümkün olmadığını gayet iyi biliyordu. Bu bir şakaydı. Ansızın hızlı bir nefes aldı. Aydınlatılmış perde gözlerinin önünde dönmeye başlamıştı... Bir süre sonra kule hafif bir sarsıntıyla durdu ve Gazali dizlerinin üstüne düştü. "Yarabbi... Neler oluyor?.. Allah'ın izniyle... kim?.." Kelimeler ağzında dolanıyordu Hüccet ül-İslam'ın. "Böyle büyük bir kuleyi ne döndürebilir ki? Onu dönerken gördüm." Ömer hiçbir şey söylemeden Gazali'nin ayağa kalkmasına yardım etti...
  • Murathan Mungan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu hacimli kitap orta yaşın kıyısındaki yalnız bir kadının 5 yaşında bir kız çocuğuyla başbaşa geçirdiği beş günde geçiyor. Kolay üstesinden gelinmiş bir zaman dilimi değil ama. Adeta minyatür bir günümüz kadın prototipi olan minik Tuğde ile yaşadıkları roman kahramanı açısından zengin ama ıstıraplı bir deneyime dönüşüyor ilerleyen sayfalarda. Yüksek Topuklar, Murathan Mungan'dan İstanbul, özellikle de Beyoğlu ekseninde gezinen uzun bir gözlem ve deneyim kılavuzu olarak okunabilir. Bundan birkaç yıl önce yazmaya karar vermiştim bu öyküyü. Güzel ve uzun bir öykü olsun istemiştim. Her zamanki gibi onca iş, onca uğraş girdi araya; gündeliğin hayhuyunda başka öyküler, başka öykücükler; yalnızca yazılan, yazılmayı bekleyenler değil, yaşananlar da geçit vermedi... Sonunda, "Bir gün yazarım, nasıl olsa bir gün yazarım," diye beklettiklerimden biri olup çıktı bu da... Kimi zaman, yazdığımda, kim bilir nasıl müthiş bir kitap olacağını düşleyip, heyecanlandıklarımdan biri olarak geliyordu aklıma; kimi zaman da yazamadıklarımın yüreğimi daraltan ağır çeki taşlarından biri olarak... Bu tür "muhasebeler" içinde bulunduğum ruh haline göre değişiyordu; belki yazacağı onca şeyi üst üste yığıp yıllar boyu onlarla birlikte gezen bütün yazarlarda böyle oluyordur. Artık onları bilemem. Ama her zaman söylerim, yazıp da, düşlediklerinizin ne kadarını yazabildiğinizi görmektense, "bir gün yazdığımda nasıl müthiş bir şey olacak kim bilir!" diyerek kendinizi geleceğe ertelemeniz daha heyecan vericidir. Bilirsiniz, insanları heyecanları yaşatır. Buraya kadar söylediklerimden benim bir yazar olduğumu düşünmüş olmalısınız; hayır, değilim, ama öyle zannedilmek hoşuma gidiyor. Aslında yazıya gönül vermiş olduğumu, boş zamanlarımda, nasıl derler, "kendi çapımda" öyküler, öykücükler, çeşitli denemeler yazdığımı, ne yazık ki, ancak birkaç yakınım biliyor. Onların da pek ciddiye aldığını sanmıyorum. Başarılı bir grafikerim, işime çok asılmamakla birlikte fena para kazanmıyorum; bunların bana yettiğini düşünüyor olmalılar. Yazdıklarımdan, yazmaya çalıştıklarımdan kimselere pek söz etmem; hem kendimi sahiden bir yazar olarak görmeyişimden kaynaklanıyor bu -insan kendini bir yazar gibi hissetmezse, başkaları için nasıl ikna edici olabilir?-; hem de heyecanlarıma kapılıp birkaç kez anlatacak gibi olduğumda, karşılaştığım genel bir kayıtsızlık, umursamaz tavırlar ya da anlattıklarımın başkaları tarafından inançsız gözlerle dinlenmesi, beni bu konuda iyice ürkek yaptı. Ben de bu arzumu kendime saklamaya karar verdim. Eğer günün birinde iyi bir kitap yazabilirsem, hepsinden öcümü almış olacağım.
  • Melissa P.
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    334,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    Saplantılı bir aşk. Şiddetli bir tutku. Çarpıcı bir yetenek. Ve geceleri yusufçuk kılığında gezen bu gizemli kız… Yusufçuk Gece Gelir, edebiyat dünyasında son on yılın en çok yankı uyandıran yazarının sıra dışı yeni romanı. Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi, Türkiye’de 200.000 adet satıldı, hâlâ satılıyor. Hakkında birçok kişi yazdı, konuştu, hâlâ konuşuluyor. 30 dilde, 41 ülkede yayımlandı. İtalya ve Almanya’dan sonra en çok Türkiye’de sattı. ”Hemen orada bana sahip oluyor. Bedeni görkemle bedenimin üzerine çıkıyor ve kulağıma hoşuma giden şeyler fısıldıyor, kulak mememi nefesiyle ısıtıyor. Sonra bir öksürük sesi duyuyorum ve gözlerimi aralıyorum; masaya doğru eğilmiş ve boğuk boğuk öksüren bir kadın görüyorum. Kafasını kaldırıyor ve bana kötü kötü bakıyor. Sarışın, çiçekli bir elbise giymiş, zayıf ve derisi kırış kırış. Ona bir süre daha bakıyorum, sonra üzerimde uzanmakta olan erkeğe bakıyorum, gözlerimi yeniden kapatıp açıyorum, bakışlarımı kadının olduğu yere doğru çeviriyorum, gitmiş olduğunu fark ediyorum. Ama öksürük sesi gelmeye devam ediyor. Erkeğimi kendime doğru çekiyorum ve onu yiyip bitiriyorum. Dili kanıyor ve dilinden kan damlıyor.” Eğer onu tanıdığınızı zannediyorsanız, bir kez daha düşünün!

Sayfalar