Yazara Gore Listeleme

  • Nabizade Nazım
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    585,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    Nabizade Nazım'ın Karabibik'ten altı yıl sonra yayımladığı Zehra, bir hırs ve intikam romanıdır. Zengin bir tüccarın kızı olan Zehra, öksüz büyümüştür ve aşırı kıskançtır. Babasının kâtibi Suphi'yle evlidir. İlk zamanlar karısına âşık olan Suphi bir süre sonra gönlünü güzeller güzeli Sırrı Cemal'e kaptırır. Yaradılışından kıskanç olan Zehra, birde kocasının evdeki güzel cariye Sırrı Cemal'e âşık olduğunu öğrenince intikam ateşiyle tutuşmaya başlar. Zehra'nın hırsıyla sonunu düşünmeden çevirdiği entrikalar sonucu birçok hayat mahvolur. Nabizade Nazım, romanda aşırıya kaçan duygu ve zaafların insanlara neler yaptırabildiğini, kişinin hem kendisine hem de çevresine verdiği zararları anlatmak istemiştir.
  • Michel Deon
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    916,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    İş hukuku okumak üzere Fransa'dan Amerika'ya doğru bir transatlantikle yola çıkan bir Fransız delikanlı: Arthur. Ellili yıllar. Yoksul kırsal kesimden gelen oğlunun toplum içinde yukarılara tırmanması için yanıp tutuşan annesi, onun zenginler ve ayrıcalıklılar kulübüne katılmasını dört gözle beklemektedir. Oğlunun başarılı bir öğrenim yaşamı olduğunu düşleyerek, mutluluk içinde ölür. Ne var ki, onun duygusal başarısızlıklarından haberi olmaz. Oysa bu başarısızlıklar, Arthur'ün eğitimde gösterdiği başarıları gölgede bırakacaktır. Brezilyalı Augusta ile olan ilişkisi, altından kalkamadığı bir bozgun olur. Elisabeth'ten aldığı dersin açtığı yara yirmi yılda kapanacaktır. Gizli tutulmuş aşkların öyküsü, bir yanlış anlaşılmalar dizisinden başka bir şey olamaz. Augusta, Elisabeth ve Arthur de bu yazgıdan kurtulamazlar. Ne var ki, alınan bu yaraların zaman içinde deneyim kazanılarak iyileştirilmesi insanı sonunda mutlu kılmaya yeter. Michel D‚on, Zenginler Sofrası yayımlandığında şöyle demişti: "Benim sermayem geçmişimdir. Bu geçmişe sürekli el atıyorum. Öyle ki, günün birinde beş parasız kalabilirim."
  • Fabian Lenk
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    1,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    M. S. 80 yılında Roma Kolezyum’da düzenlenen gladyatör dövüşlerine son verilmesini isteyen kişi kim olabilir? Zaman Dedektifleri, kendisine “Kızıl İntikamcı“ diyen bu gizemli kişinin kimliğini ortaya çıkarabilecek mi? Üç yakın arkadaş; Güneş, Maya ve Ateş eski bir kütüphanedeki zaman tünelinden geçerek istedikleri tarihe ve yere gidebiliyorlar. Bu tünel sayesinde yaklaşık 2000 yıl öncesinin Roması’na giden üç arkadaşın bu macerasını soluk soluğa okuyacaksınız.
  • Fabian Lenk
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    M.Ö. 1478 yılı... Mısır'dayız. Mısır'ı, kadın firavun Hatşepsut yönetiyor. Onu öldürmek için fırsat kollayan düşmanları kim dersiniz? Üç yakın arkadaş; Güneş, Maya ve Ateş, sırlarla dolu, eski bir kütüphanenin gizemini öğrendiler. Zaman tünelinden geçerek geçmişe yolculuk yapabiliyor, istedikleri tarihe ve yere gidebiliyorlar. Bu tünelin yardımıyla Hatşepsut dönemine giden üç arkadaş, kraliçeyi kurtarabilecekler mi? Heyecanın dorukta olduğu bu serüven, Eski Mısır'da sırlarla dolu bir yolculuğa çağırıyor sizi.
  • Shari Lapena
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yan evin duvarlarının ardında neler yaşandığını asla bilemezsin… Marco ile Anne, komşuları Cynthia ile Graham'ın evine akşam yemeğine davetlidirler. Cynthia altı aylık bebekleri Cora’yı getirmemelerini özellikle rica etmiştir. Bebek bakıcısı yemekten az önce gelemeyeceğini söyleyince Marco bir plan yapar. Bebek telsizini yanlarına alacaklar ve bitişik evdeki bebeklerini sırayla, yarım saatte bir kontrol edeceklerdir. Marco ile Anne gece 1’de eve döndüklerinde bebeklerini yatağında bulamazlar. Cora’yı en son 12.30’da gören Marco’dur. Eve gelen Dedektif Rasbach’ın ilk şüphelileri çıldırmanın eşiğindeki Anne ile Marco’dur…
  • Kemal Sayar
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanın insanı pek az dinler hale geldiği bir dünyada, psikoterapi, eşsiz bir insani karşılaşma imkânı sunar. Terapi odası, zamanımızda, pek çok kişinin gerçekten işitildiği tek yer haline gelmiştir. Peki, terapi odası değer-bağımsız bir alan mıdır, yoksa bütün kuramlar gibi modern terapi kuramlarının da berisinde bir kültür ve ideoloji saklamakta mıdır? Terapi : Kültürel bir Eleştiri adlı bu kitabında Prof. Dr. Kemal Sayar, bir şifa yönteminin kültürel çözümlemesini yapıyor. Zamanımız 'psikolojik insan'ın yükselişine ve 'terapi kültürü'nün yaygınlaşmasına tanıklık ediyor. İnsanlar kendilerini, modern çağda giderek daha fazla terapi diliyle ifade ediyor. Modern terapiler, bireyselleşme ve özgürlüğe vurgu yaparken, insanı toplumsal ve kültürel bağlamından uzaklaştırıyor mu? Modern terapiler eliyle yalnızlaşma, katı bireycilik, yabancılaşma veya narsisizm gibi modernliğe mahsus bazı 'hastalıklar' çoğaltılıyor mu? Terapi, kimileyin çözümünü hedeflediği sorunları, kendi eliyle üretebilir mi? Elinizde tuttuğunuz kitap, hem bir modern çağ eleştirisi sunuyor, hem de bu sorulara cevap arıyor. Terapi: Kültürel Bir Eleştiri, psikoterapinin kendi içinden yükselen bir ses, bir eleştiri. Bireyi iyileştirmeye çalışırken, kendi içindeki açmazlara bakmayı başaramayan terapi yöntemlerine içeriden bir bakış. Prof. Dr. Kemal Sayar, insanın “kendisini tavaf eden hacı” olduğu bir zamanda, mesleki birikimini bir ayna misali psikoterapi kuramlarının üzerine tutuyor. İnsanın ilişki arayan bir varlık olduğunu söyleyerek, psikoterapi kuramlarındaki esaslı paradigma değişimine dikkatimizi çekiyor. Gündelik hayatı ve politikayı terapi odasının dışında bırakmayan, kültürel ve sosyal bağlama dikkat kesilen, ötekinin yüzünü bir çağrı olarak önemseyen, şiirsel ilhamlara açık bir psikoterapi öneriyor. 'Çağın terapi odası'nda kafası karışmış herkes için, yeni sorular sorduracak, insanı farklı ve derinlikli bir bakış açısıyla kavramamızı sağlayacak bir kitap. Şifa niyetine.
  • PAUL KALANITHI
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    594,45 KB
    Eser Türü: Kitap
    Otuz altı yaşında başarılı bir beyin cerrahı olarak yıllarını verdiği yüksek tıp ihtisasını tamamlayıp tam emeklerinin karşılığını almak üzereyken, dördüncü evre akciğer kanseri olduğunu öğrenen Paul Kalanithi, kendini bir anda ölümle yüz yüze bulmuştu. Düne kadar ölümcül hastalıkları tedavi eden bir hekimken, bugün hasta yatağında yaşam mücadelesi veren kendisiydi. Karısıyla hayalini kurdukları ve ulaşmaya çok yaklaştıkları gelecek bir anda buharlaşıvermişti. Paul, herkesin bir başına yüzleştiği ve hiç kimsenin muaf olmadığı o en büyük eşitleyiciye birinci elden tanıklık etmek üzereydi. "Yaşayan her şey ölmeye mahkûmken, hayatı anlamlı kılan nedir?" Hayatı boyunca bu soruya kafa yoran Paul Kalanithi, yazdığı ilk ve son kitapta, insan hayatını ölüm ve yok oluş karşısında bile anlamlı kılan şeyin ne olduğunu sorgularken, her ikisini de bizzat tecrübe etmiş yetenekli bir yazarın gözünden doktor-hasta ilişkisine ışık tutuyor.
  • Sempe-Goscinny
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Pıtırcık matematik sınavında 10. olarak büyük bir başarıya imza atıyor. Aferin. Babası da ona yepyeni bir bisiklet alıyor. Gerçi sınava 11 kişi girmişti, ama olsun. Sınava katılmak da önemli. Sonracığıma, Pıtırcık'a tiyatro oyununda Çizmeli Kedi rolü veriliyor; Lüplüp'le okulu asıyorlar; Pıtırcık evi terk etmeye karar veriyor ve daha neler neler. İlk okuyup bitiren hemen Pıtırcık'ın diğer kitabını alsın.
  • Sempe-Goscinny
    metin
    3 Ayrım
    1,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir önceki kadar yoğun bir ders yılı daha sona erdi. Ödül töreninden sonra Pıtırcık, Lüplüp, Sırım, Toraman, Dırdır, Gümüş, Dalgacı, Tıngır ve ötekiler, yine biraz hüzünlenerek birbirlerinden ayrıldılar.
  • Mustafa Akyol
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    460,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Filatlı
    Mustafa Akyol, İslam düşüncesindeki “bireyci” ve “hürriyetçi” damarı gözler önüne seriyor ve özgürlükçü bir İslam’ın mümkün olabileceğini gösteriyor. “İstanbul’daki en parlak zihinlerden biri.” Fareed Zakaria, CNN “Çok cesur ve zarif bir Müslümanca özgürlük müdafaası.” Financial Times “Türkiye’de ve İslami Ortadoğu’da liberal demokrasi imkânları üzerine çok orijinal bir yorum.” Wall Street Journal Mustafa Akyol, 2011’de İngilizce yayımlanan ve Türkçe baskısı için gözden geçirdiği kitabında Müslüman dünyadaki “özgürlük açığı”nı ele alıyor. Ve şu kritik soruyu soruyor: Müslüman dünyadaki otoriter rejim ve akımlar, İslam’dan değil de, acaba dünyanın bu kısmında kökleşmiş siyasi kültürler ve sosyal yapılardan kaynaklanıyor olabilir mi? Başka bir ifadeyle, acaba otoriter Müslümanlar, hasbelkader Müslüman olmuş otoriter insanlar mı?Tüm dünyayı ilgilendiren bu temel sorunun ardından, İslam düşüncesindeki “bireyci” ve “hürriyetçi” damarı gözler önüne seren Akyol, okurlara özgürlükçü bir İslam’ın pekâlâ mümkün olabileceğini de gösteriyor.

Sayfalar