Yazara Gore Listeleme

  • Uğur Mumcu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    9,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir anayasa ki basına güvenmez, yüksek yargıçlara, yargı kuruluşlarına güvenmez; bir anayasa ki işçilerine, memurlarına, köylülerine güvenmez; bir anayasa ki avukatlarına, mühendislerine, doktorlarına güvenmez; bunların yasal örgütlerini birer suç odağı gibi görür. ... Bütün hak ve özgürlüklere karşı devletin sınırlama yetkisini getiren... Anayasa, sıra özel sektöre gelince yumuşar. Toprak reformu ve kamulaştırma söz konusu olunca devletten kuşkulanmaya başlar. ... Toplumun büyük kesimlerine karşı kuşku, özel sektöre ve Cumhurbaşkanına duyulan güven, Aldıkaçtı Anayasasının temel ideolojisini oluşturmaktadır. (Cumhuriyet, 15 Ağustos 1982, Güvensizlik Belgesi...) Aldıkaçtı Anayasası, bir huzur anayasası olmaktan çok uzaktır. Tersine, çeşitli toplum kesimleri arasında uyuşmazlık tohumları atan bir anayasadır. Bu tohumların yeşermesi, yarın toplumu büyük bir kargaşanın içine sürükleyebilir. Türk halkı böyle bir anayasaya mahkum edilmemelidir. (Cumhuriyet, 1 Ağustos 1982, 24 Ocak Anayasası...) Hukukun sosyal sınıflar arasındaki yarışmada yeri yoktur. Hukuk bütün sosyal sınıfları... aynı güvencelerle donatmamışsa, herkese hakça ve eşitçe davranmamışsa, orada "ideolojik nitelliği" ağır basan hukuk vardır. Ve orada, "hukukçulara" değil, "emir kullarına" rastlanır. (Cumhuriyet, 6 Ekim 1982, Hukukçu ve Görevi...)
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm...
  • Firdevs Şengül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    121,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    “Şengül, yalın bir dille yazdığı şiirlerindeki Küçük Dokunuşlarla yaşamı farkındalaştırmaya çalışıyor, okura çok yönlü ve gerçek bir dünya sunuyor.   İyi bir ‘İlk Şiir Kitap’.   Şiire iyi bir başlangıç!”   Özkan MERT
  • Tayfun Atay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    772,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: meltem yavuz
    Türkiye, Batı’dan esen rüzgârların etkisinde kitlesel bir “meşhurluk” hevesine hanidir kapılmış görünmekte. Andy Warhol’un, “Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak,” sözünün geçerlik kazandığı günlerin içinde gibiyiz. Var olmanın yolunun düşünmekten değil “görünmek”ten geçtiği sanısının yaygınlaştığı bir dünya bu. Okumadan duramayan yazılı kültür insanının çok gerilerde kaldığı, seyretmeden duramayan görsel kültür insanının dünyası... Böyle bir dünyada okumaktan çok seyretmek, bilmekten çok görünmek, akla hitap etmekten çok göze hitap etmek, kafa yormaktan çok “yorma kafanı” telkinine uğramak söz konusu. Görünüyorum O Halde Varım, bu dünya insanının ruh haline, itki ve yönelimlerine karşılık gelen bir ifade. Ancak kimsenin kimseyi umursamadığı, herkesin herkesten ürktüğü “kalabalık yalnızlıklar” dünyasında, “Var olmak görünmektir,” ifadesi aslında bir “sanı”dan ibaret olmaktan öteye de gitmiyor. Peki ya gerçekler?.. Gerçekler karşısında “yorma kafanı” diyen çok olsa da… Hâlâ kafa yormadan duramamanın mutluluğuyla yazdığı bu kitabında Tayfun Atay, gerçekler üzerine bir tartışma açmayı hedefliyor.
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    121,01 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Yelda
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    58,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Eda Bacaksız
    Müjdeliyorum: Yeni çağın yeni kıtası, "iç"tir.Kıpırtısız seyahatlerin vakti gelmiştir. Pek yakında insan,kendi "iç"ine gidecektir. Ve: Kendimden bir melek kopartıp, fırlattıysam bile "sözlü" âle-me, yine de hiçbir şey onu bir karıncaya çeviremeyecektir.işte bu yüzden, atıp çözdüğüm düğümleri, bu iç yolculuk hi-kâyesini -elbette hâlâ taşıyorsa meleksi kıpırdanışları- bu sözleri, sadece melekler sevecektir.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    355,40 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Aybüke Aslantaş
    Karacan Açıköğretim İnsan Kaynakları Yonetimi Nokta Atış Sorularıdır.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    366,88 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Şeyda Deveci
    Karacan Açıköğretim Maliye Politikası 2
  • Bige Güven Kızılay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    477,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Ortayol
    Sokaklarında ıhlamur, iğde, meyve ağaçlarının sıralandığı, Demirden bahçe kapısına yediveren güllerin sarmalandığı 3-4 katlı apartmanları, akşamüstü fış fış yeşil bir hortumla sulanan bahçeleri, Yerlere attıkları çekirdek kabukları yüzünden Mansur Efendi tarafından çalı süpürgesiyle kovalanan neşeli çocukları, Mizample saçlı, döpiyesli, ince çoraplı, topluklu pabuçlu zarif hanımları, takım elbiseli, düzgün giyimli beyefendileri... Bakkal Seyfi’si, taş fırını, yorgancısı, tuhafiyecisi ile en kralından mahalle esnafı, Siyah-beyaz televizyonlarda Kaçak, Kunta Kinte’yi izleyebilmek için dama tırmanıp anteni düzelten babaları, Karlı havalarda sokakta saatlerce, elleri uyuşana dek kartopu oynayan ahalisi, Kışın közde kestane, yazın buğulu buğulu çağlaları yanında gazete kağıdının içinde bir çimdik tuzla satan Ali Amcası, Selamlaşan, yardımlaşan komşuları, mevsiminde kapı kapı dağıtılan aşureleri, Yaz vakti geldi mi balkonlara kurulan sofraları, kokusu gitti diye kendi pişirdiğinden komşusuna da bir tabak uzatan teyzeleri, Ve ilk aşkları, ve yaz aşkları, ve ergenlik kaygıları, ve üniversite hayalleri, Ve ayrılıklar, kavuşmalar, ve kabuslar, kabuslardan uyanmalar, Ve hastaneye gözyaşları içinde koşmalar, ve o hastane binasının bir penceresinden müjde niyetine sallanan kırmızı karanfiller... Ve kırk yamalı yürekleri... Yamaların çare olduğu, yamaların hediye olduğu 1970-1990 Türkiye’si...
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    239,50 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Nuray Şandağ
    AÖF Karacan Yayınları Kamu Yönetiminde Çagdaş Yaklaşımlar Nokta Atış Sorularıdır.

Sayfalar