Yazara Gore Listeleme

  • Antoine de Saint-Exupery
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    538,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    2. Dünya Savaşı'nın çalkantılı günlerinde, Antoine de Saint-Exupéry ve yanındaki bir avuç Fransız pilot, bütün Fransa'nın hatta bütün Avrupa'nın umutsuzluğa düştüğü bir dönemde hâlâ Almanlarla çarpışmaya devam ediyordur. Savaş Pilotu'nda, yalnızca cesur pilotların keşif uçuşları sırasında başından geçenleri değil, Saint-Exupéry'nin insanın ve hayatın anlamına, Fransız halkının durumuna dair düşüncelerini de okuruz. Savaş Pilotu işgalci Almanlara karşı umutsuz bir göreve atılan bir avuç pilotun hikâyesini anlatmasının yanı sıra, Saint-Exupéry'nin en önemli ve en otobiyografik eserlerinden biridir. "Benim uygarlığım İnsan'ın hükümdarlığını kurmak için İnsan adına yapılan fedakârlığı Yardımseverlik olarak adlandırıyor. Yardımseverlik aciz kişiye yardım ederek İnsan'a fedakârlıkta bulunmaktır. İnsanı insan yapan odur. Yardımseverliğin âcizliği onurlandırdığını iddia ederek, İnsan'ı inkâr eden ve böylece kişiyi ebedi bir acizliğe mahkûm edenlere karşı savaşacağım. İnsan için savaşacağım. İnsanın düşmanlarına karşı. Ama aynı zamanda kendimle savaşacağım." (Tanıtım Bülteninden)
  • Andre Maurois
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    217,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünya çocuk edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olan Şişkolarla Sıskalar'da çocukça bir düşsellik içinde, iki ülke arasındaki garip savaş anlatılır. Bütün yurttaşları şişko olan bir ülke: Göbekistan ile bütün yurttaşları sıska olan bir başka ülke: Kemikistan arasındaki sonu gelmez geçimsizlik, uyuşmazlık, sizleri hem güldürecek, hem de düşündürecek. Savaşın bu kadar alaya alındığı, savaşla bu kadar dalga geçildiği pek az roman vardır. Şişko olan Ünal'la sıska olan İlkay kardeştirler. Dokuz on yaşlarındaki bu iki kardeş, Göbekistan ile Kemikistan arasındaki Şişkolar'la Sıskalar'ın arasına düşerler.
  • Dursun Akçam
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    469,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dursun Akçam, yaban elde yaşayan Türklerin dünyasını değişik bir gözle yansıtıyor. Nükteli bir anlatımla onların dramından unutulmaz tipler çiziyor. Politik göçmenlerin, "entel"lerin, kendini koyvermiş delikanlıların, kızların renkli portreleriyle tanıştırıyor okuru. Ayrı kültür, ayrı yaşam biçimi içinde kadın-erkek ilişkilerindeki çarpıklığı, cinsel açlığı, siyasal, toplumsal etkenlerin kuşatmasında yabancılıktan doğan bunalımı, yalnızlığı, sevgi boşluğunu ve sevgi arayışını konu ediniyor... Derinlemesine gözlemler, insancıl sıcak bir anlatım kucak kucağa Sevdam Ürktü'de.
  • Cengiz Aytmatov
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    402,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebî, askeri yani, bütün maddi, zenginliğini eserlerine yansıymış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkının içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile ‘tipik insan’ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikâyelerinde milletinin temel mülkü olan millî hafızaya ait efsane, destan, masal, hikâye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikâyeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır. "Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve ‘evrensel’ olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar ‘tipik insan’ ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."
  • Aysel Gürmen
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    126,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Selen, çok tatlı bir kız. Bütün çocuklar gibi sevimli ve renkli bir dünyası var. Selen'in öykülerini okurken kendi çocuğunuzun dünyasına konuk olduğunuzu düşüneceksiniz. Selen, sizin de çocuğunuz çünkü...
  • Aysel Gürmen
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    331,19 KB
    Eser Türü: Kitap
    Selen'in öyküleri, bizi üç-dört yaşlarındaki çocukların penceresinden dünyaya ve yaşama bakmaya çağırıyor.
  • Alper Turgut
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    122 insanı aramızdan alan 600'ü aşkın sakata yol açan tecrit karşıtı eylem tamı tamına 2285 güne yayıldı. Bu millyonlarca cana mal olan İkinci Dünya Savaşı'ndan daha uzun bir süreye denk geliyor. Direniş başlarken doğanlar, bugün ilkokul öğrencisi.. Düşünün, gazeteci Hrant Dink'in katil zanlısı açlık grevinin ilk günlerinde henüz 10 yaşında masum bir çocuktu. Tarihte benzeri bir direniş yok. Ne eski çağlarda, ne de asri zamanlarda.. 20 Ekim 2000 günü başlayan ölüm orucu direnişi, Hayata Dönüş operasyonuyla, eylem evleriyle, kanlı Küçükarmutlu baskınıyla büyüdü. Kahredici tecrit koşullarında eriyen sadece bedenler değildi. Kor bir ateş düşmüştü insana dair her şeye..İnsan belleği, balık hafızasıyla çoktan yer değiştirmişti. İliklere dek işleyen duyarsızlığın berisinde analar ağlıyor, Türkiye'nin cezaevleri cehennemi yaşıyordu. Sonra vicdanları tekrar ayaklandıran bir adam eyleme başladı. Avukat Behiç Aşçı, hayatını ortaya koyarak Sessizliğe Karşı çıktı. Onun, İnsanlık asla kaybetmez çığlığı yüreklerde yerini buldu. Çözümün diğer adı "3 Kapı - 3 Kilit" ete kemiğe büründü. Eyleme 22 Ocak 2007 günü ara verildi ancak soru işaretleri hala kafalarda.. Şimdi somut adımlar bekleniyor.
  • Ayda Erbal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    432,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    İstanbul, Ankara, Sırbistan, New York: '40'ların demokrat partilisi Nuhi Bey, Seyranbağları'nda bir açık hava sineması. Niş'de bir akıl hastanesinde Luka, New York'tan bir fahişe. Ayda Erbal, bazen bir fotoğraf karasine sıkışacak küçük bir anın bazen bir dönemin öyküsünün, bazence bir resmin çağrıştırdığı imgelerin peşine düşüyor. Hüzünlü bir zekanın kışkırttığı neşeli bir düş gücünün acımasız iğnemeleri.
  • Abidin Sönmez
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    733,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    İslâm'ın temel prensiplerinden biri olan şûra, son derece ehemmiyet arzettiği halde, üzülerek ifade etmek gerekirse Sahâbe-i Kiram devrinden sonra ona gereği gibi önem verilmemiştir. Onu, insanın ne kişisel hayatından ve ne devlet hayatından çıkarıp atmak mümkündür. Çünkü şûra, gerek fert, gerek cemaat ve gerekse devlet olarak hayatımızın siyasî, sosyal ve iktisadî bütün kesimlerini kapsamasına rağmen bu konuda şimdiye kadar ne Türkiye'de ne de diğer halkı müslüman olan ülkelerde ciddî bir araştırma yapılmıştır. Sadece çeşitli konuları ihtiva eden kitaplar içinde yer yer serpiştirilmiş durumdadır. Ancak hiç biri ihtiyaca cevap verecek nitelikte değildir. Meşveretle hareket etmek, mü’minlerin bir sıfatı ve İslâm devletinin de üzerine bina edildiği temel esaslardan biridir. Bunun için de üzerinde önemle durulması ve araştırma yapılması gereken bir konudur. Konunun kaynakları çok yönlüdür. Bir taraftan, tefsir ve hadîsi, bir taraftan fıkhı ve İslâm tarihini de ilgilendirmektedir. Asr-ı Saâdet'te her sahada çok bol ve değişik örnekler bulmak mümkün olduğu gibi dört halife devrindeki uygulama da aynı şekilde bize ışık tutabilecek kadar çoktur. Zamanımızın ferdî ve siyâsî hayatına yeni bir ruh ve canlılık getirebilecek öneme sahip olan şûra prensibi, bu eserde, Rasûlullah’ın devri ele alınmak suretiyle işlenmeye çalışılmıştır.
  • Ahmed Hulusi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    178,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gözün görme sınırları kadar düşünen beynin, varlığın özüne yöneldiğinde, tefekkür yoluyla hakîkatını tanıma özünü bulma çalışmalarına dinde tasavvuf deniyor... Bilincin, bütün bedensel kayıtlardan özgürlüğünü elde ederek mutlak varlıkla özdeşleşmesi; varsaydığı «Ben»liğinin «SINIRSIZ TEK» yanında «yok» olduğunu idrâk etmesi kişinin İSLAM'ın sırrına ermesidir. Ahmed HULÛSİ 1966 yılında eriştiği «Hakîkat»'ı bu eserinde bizlere anlatıyor. İlk baskısı 1967 yılında yapılan bu eseri ısrarlı talepler üzerine bir defa daha sizlere ulaştırmaktan onur duyarız.

Sayfalar