Yazara Gore Listeleme

  • Abdüllah-ı Dehlevî
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1003,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bismillâhirrahmânirrahîm Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ecma'în. Gulâm Alî ismi ile bilinen bu fakîr Abdullah (Dehlevî) "afâ anhu" bildiririm ki, bu kitâb, kemâ-lât ve ma'rifetler sâhibi destgâh hazret-i Mevlevî Naîmullahın, mürşidimiz ve seyyidimiz tarîkat nurlarının kaynağı, hakîkat sırlarının menbâı, yakîn ve irfân erbâbının rehberi, Şemsüddîn Habîbullah hazret-i Mirzâ Cân-ı Cânânın "radıyallahü teâlâ anh" hâlleri ve halîfelerinin hâlleri ile alâkalı olarak yazdığı ve muhlîslerin gönüllerine ve gözlerine ih-sânda bulunduğu kıymetli kitâbın bir muhtasârıdır. Bu fakîr, o kitâbın ba'zı bölümlerini seçerek ve hâtırladığım şeyleri de ilâve ederek yazdım. Böylece bu sermâyesizin se'âdet sermâyesi olsun. Muvaffâkiyet Allahü teâlâdandır. Bu kitâbı yazarken Mazher-i Cân-ı Cânân hazretleri "kuddise sirruh" bu işe râzı olur mu, olmaz mı diye tereddüd etdim. Bunun üzerine rü'yâmda şöyle gördüm. Hazret-i Îşân (Mazher-i Cân-ı Cânân "kuddise sirruh") bu fakîrin evine teşrîf etdiler. Yanında Mevlevî Naîmullah da vardı. Sana müsâde etdim, buyurdu ve Fâtiha okudu. Böylece bu kitâbın yazılmasına izn verdiklerini anladım. Tereddüdüm kalkıp, kesin kanâ'at hâsıl oldu. Ümmîd edilir ki, bu iş kabûle nâil olur. Uzun ve meşgûl eden sözden, kısa söz dahâ iyidir.
  • Emekli Binbaşı Ali Kocaer
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    122,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu küçük hikaye bir hayal mahsulü değildir. Yaşanmış, gerçek bir hikayedir. Esasen Merih'e seyahatle ilgili hatıralarımı okurken gerçek hikaye deyişimi her sayfayı çevirişte daha iyi anlayacaksınız. Bizim yeryüzü insanlarının teknik yapıları yıldan yıla gelişmekte ve türlü icatlarla fezanın fethine çalışılmakta olduğu malumdur. Bugün Ay'a ulaşmanın bir şey ifade etmeyeceğini Merih'e ait bilgileri okumakla öğrenecek ve Dünya insanlarının uzun asırlar boyunca kendi kendileri ile boğuşmaları yüzünden Fezayı fetetme yolunda ne kadar geç kaldıklarını esefle karşılayacaksınız. Hele böyle giderse şu şeytani icatlar ve tehlikeli oyuncakların Dünya ve insanlığın mahvına sebeb olacağı aşikardır. İnsanoğlunun, her şeyden önce: Halike ve onun yüce kudretine olan inançla çalışmaya başladığı zaman, vücut bulacak mucizevi icatlar ve tekniğin baş döndürücü hızı ile kainatın koynunda saklı nice muhteşem dünyalara ulaşması mümkün olacaktır.
  • Ali Ramazan Dinç
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    295,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Abdullah İbnu Mes'ud el-Hüzeli r.a.'nın anlattığına göre, bir adam kendisine: Sırat-ı müstakim doğru yol nedir? diye sordu. İbnu Mes'ud, ona şu cevabı verdi: Muhammed (alehissalatu vesselam), bizi sırat-ı müstakimin bir başında bıraktı. Bunun öbür ucu ise cennete ulaşmaktır. Bu ana yolun sağında ve solunda başka tali yollarda var. Bunlardan her birini başında bir kısım insanlar durmuş, oradan geçenleri kendilerine çağırıyorlar. Kim bu dış yollardan birine süluk ederse, yol onu ateşe götürecektir. Kim de sırat-ı müstakime süluk ederse, o da cennet'e ulaşacaktır. İbnu Mes'ud bu açıklamayı yaptıktan sonra şu ayeti okudu: İşte bu benim sırat-ı müstakimimdir, buna uyun. Başka yollara sapmayın, sonra onlar sizi Allah'ın yolundan ayırırlar..(En'am 152)
  • Ammalat Bek
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    701,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    -Marlinsky'den Bir Kafkas Hikayesi -Kafkas-Rus savaşlarının gittikçe şiddetini arttırarak en kanlı safhasına ulaştığı 19. yüzyılın ilk yarısında Kafkasya'¬da sadece ölüm ve nefret saçan Rus askerlerinin değil, fakat aynı zamanda kalplerde sevgi ve heyecan uyandıran Rus ozan¬larının da varlıklarına şahit olmaktayız. Özellikle 1820-45 yılları arasında Kafkasya'da göze çar¬pan kişiliklerin başında (Teğmen) Lermontov, (Yüzbaşı) Tolstoy, Puşkin ve Marlinsky gelmektedir. Çerkesleri derinleme¬sine inceleyerek Dağlı ruhunu tam anlamıyla kavrayan bu Rus ozanları, Kafkasya üzerindeki çalışmalarıyla Rus edebiyatının en görkemli eserlerini ortaya koymuşlardır.
  • Brigitte Riebe
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    ... Büyük Ananın rahibi Çift Ağızlı Balta tapınağında diz çökmüştü. Önünde kireç taşından yapılma iki tören boynuzu ve yılan tanrıçanın küçük bir heykeli vardı. Sol elinde kutsal yağla dolu kulplu bir testi tutuyordu, suratını ise deri bir boğa maskesi örtmekteydi. Elerini yukarı kaldırdı ve duyulur duyulmaz bir sesle yakarmaya başladı. Giritin üzerindeki gökyüzü kararmaya başlamıştı bile. Kor halindeki sünger taşları adanın üzerine sağanak gibi yağıyordu. Denizin üzerini dolduran yüzen kaya parçaları, gitgide artan bir süratle birleşip yanan setler oluşturuyordu. Kabaran sular önlerinde oluşan bu doğal engele balyoz gibi darbeler indirmeye başlamıştı. Uğultuları yeri göğü dolduruyordu. Devasa su sütunları yıldırımlar eşliğinde fışkırmaya başlamıştı. Sel baskını, büyük sel baskını! Bir anda kendine geldi ve nerede olduğunu anımsadı: Mavi Yunuslar Sarayında bulunuyordu. ...
  • Abdulkadir Geylani
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    252,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mektubatı geylani Büyük veli Abdülkadir Geylânî Hazretleri'nin manevi yolun mensuplarına yazdığı 15 mektup, okuyanı mana deryasında yüzdürürken, kalbî hayatımızın gidişatına dair önemli ipuçları veriyor. Diğer eserlerinde olduğu gibi kendine has üslubuyla ayetlerden hikmet devşirici tarzda yorumlarını görebileceğimiz bu eserini titiz bir şekilde okumalı, adeta özümsenmeli... (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    3,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Hazretleri'nin hazırladığı Râmûz el-Ehadîs isimli hadis mecmuasından alınmış, kıyamet ile ilgili hadis-i şeriflerden oluşmaktadır. 1949 - 1952 yılları arasında Abdül'aziz Bekkine Hazretleri'nin yapmış olduğu Râmûz el-Ehadis derslerinde, Osman Çataklı tarafından tutulan notlar, Lütfi Doğan ve M. Cevad Akşit tarafından "Râmûz el-Ehadîs, Hadisler Deryası" adı altında neşredilmiştir (1982). Bu kitabın hazırlanmasında sözkonusu tercüme esas alınmıştır. Kitabın hazırlanma amacı, hazırlayanı tarafından şöyle ifade edilmiştir: "Hülâsa olarak şu söylenebilir ki: Kıyametin küçük alâmetlerinin hemen hepsi zuhur etmiş ve sıra büyük alâmetlere gelmiştir. Binâen aleyh, her müslümanın imanını koruyabilmesi için buna göre hazırlanması, bilhassa Deccal fitnesine karşı müteyakkız olması, kendisi için bir kurtuluş vesilesi olacaktır. Bu eserde kıyametin yaklaşmasına ait alâmetleri belirten hadis-i şerifleri, tasnif edilmiş bir şekilde takdim etmekle, din kardeşlerimize faydalı olmaya çalışılmıştır. Tevfik Allah'tandır.
  • Azİz Nesin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    638,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ama yedi yaşındaki oğlu Cengiz, -Anne be!... dedi, babamdı vallahi. Babam bugün dükkâna gitmedi ki... Bilâl amcanın kahvesindeydi... Çocuk lafını tamamlayamadan bir çığlık koptu. Esma, Cengiz'in kaba etine bir çimdik basmış, -Yumurcak... Sus... diye haykırmıştı. Kocasının kocaman Karadenizli burnunu duvarın köşesinden o da görmüştü. Ama konu komşunun yanında iki paralık olmak istemiyordu. Başını pencereden içeri çekip, -Etinden et koparılmış gibi bağırma domuz, şimdi alırım ayağımın altına!... diye çocuğa bağırdı. "Şimdi ayağının altına almak" sık sık kocasının kullandığı, Esma'nın da ondan öğrendiği laftı. Kadınlar başlarını pencerelerden içeri çektiler. Artık dedikodu dört duvar arasında kahve değirmeninin sesine, kundaktaki çocukların viyaklamasına karışıyordu. (Tanıtım Bülteninden)
  • Prof. Dr. Ali Murat Daryal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslam’da kurban genel olarak ibadetlerin takip ettikleri seyre zıt bir seyir gösterir. Müslümanlar bunu tabii karşılarlarken Batılı Hı¬ristiyan şer odakları bu zıt oluşumu Müslümanların aleyhinde kullanmak ve onları aldatmak için, onda kendi hesaplarına istis¬mar edecekleri malzeme bulmak istemişlerdir. Bu taarruz ve hü¬cumlar daha önceleri kendi tabiî seyrine göre gelişirken meselenin siyasileşmesi ile beraber hızını ve şiddetini çok daha fazla arttır¬mıştır. Müslümanlar, bu taarruz ve hücum karşısında savunma mevzilerine geri çekilmişler ve bu durum şirret Batıyı daha cesa¬retlendirmiştir. Nihayet iki tarafın tutumu ile ortaya böyle bir tablo çıkmıştır. Bütün bunların bir tek sebebi vardır ki, o da Müslümanların bir ibadet felsefesi kuramamış ve yine bu kapsam içinde isimleri bu güne göre belirlenmiş de olsa bir ibadet psikolojisi ve sos¬yo¬lojisi geliştirememiş olmaları idi. Her bir Müslüman, ben iba¬det¬lerimi yaparım, bu ibadetlerin bende hâsıl etmek istediği kemâlât ve tekâmül nasıl olsa bende tecelli eder ve ben nasıl olsa arzu edilen manevi mertebelere ulaşırım, diye düşünüyordu. Bunda haklıydı. Bir ilacın iyi gelmesi için hastanın o ilacın terki¬bini bil¬mesinin lüzumu olmadığı gibi.
  • Allame Şerefuddin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    295,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Resulullah (s.a.a) buyuruyor ki; - Şüphesiz ki Allah Ehl-i Beyt'imin sevgisini benim mükafatım olarak sizlere farz kılmıştır, bunu da kıyamet günü sizlerden soracağım. - Benim Ehl-i Beyt'im Nuh'un gemisine benzer, ona binenler kurtulur, binmeyense helak olur. - Fatıma, vücudumun bir parçasıdır; ona eziyet eden herkes bana eziyet etmiş olur ve onu gazaplandıran her şey beni gazaplandırmış sayılır. - Fatıma'yı gazaplandıran her şey Allah'ı gazaplandırır ve O'un sevindiren her şey Allah'ı sevindirir.

Sayfalar