Yazara Gore Listeleme

  • Yusuf el-Karadavi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cemiyet, din ve iman olmadan orman cemiyetidir, isterse tepesinde medeniyet şimşekleri çaksın. Orada hayat zorbanın ve kuvvetlinindir; faziletlinin ve muttakinin değildir. O cemiyet mutsuz ve bedbahttır; isterse refah içinde yaşasın ve nimet içinde yüzsün. O cemiyet basit ve ucuz bir cemiyettir. Çünkü onu meydana getiren fertlerin gayesi karın ve göbek şehvetinden ileri geçmez. Onlar, “Hayvanlar gibi zevklenir, hayvanlar gibi yer, içerler.” Ne kadar ilerlerse ilerlesin, ne kadar genişlerse genişlesin maddi ilmin insanlara huzur ve saadet vermeye gücü yetmez. Çünkü ilim yalnız hayatın maddi tarafını yükseltir; uzağı yakın eder. Bunun içindir ki asrımıza “sürat çağı” ve “mesafeleri yenme çağı” adını vermişlerdir. Fakat hiç kimse ona ”fazilet” veya “sükûnet” ya da “beşerin mutluluk çağı” adını ver(e)memiştir. Maddi ilim insana birçok alet ve edevat vermiştir, ancak ona kıymet vermemiş ve uğrunda ölümü göze alabileceği bir hedef göstermemiştir. Çünkü bu, ilmin vazifesi değildir ve onun ihtisas sahasına da girmez. Bu, ancak ve ancak dinin ihtisas sahasına girer.
  • Helen Keller
    insan sesi mp3 - İngilizce
    4 Ayrım
    20,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Deniz İpek Zeynioğlu
    Decades before the dawn of the positive psychology movement and a century before what neuroscience has taught us about the benefits of optimism, Helen Keller (June 27, 1880–June 1, 1968) — the remarkable woman who grew up without sight and hearing until, with the help of her teacher Annie Sullivan, she learned to speak, read, write, and inhabit the life of the mind with such grace and fierceness that made her one of history’s most inspired intellectual heroes — penned a timeless treatise on optimism as a philosophy of life. Simply titled Optimism, it was originally published in 1903 and written — a moment of pause here — after Keller learned to write on a grooved board over a sheet of paper, using the grooves and the end of her index pencil to guide her writing.
  • Muhammed Kutub
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    998,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bugün aydınların çoğu dinî meselelerde manevî sarsıntıların ızdırabını çekiyor. Zaman zaman kafalarında şöyle sorular dönüyor: Acaba din hayatın gerçeklerinden biri midir? Eğer geçmişte öyle idiyse bilimin hayatın şeklini değiştirdiği, dünyadan bilim ve bilimsel gerçeklerin dışında herhangi bir konunun kalmadığı bugün de öyle olmaya devam ediyor mu? Din beşerî bir ihtiyaç mıdır yoksa şahsî bir mizaç meselesi midir ki o zaman dileyen dindar olur dileyen inkâr eder, sonuçta bu ve öteki eşit midir?
  • Mustafa İslamoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bugün, kendi nefislerinde olan "Yahudileşme temayülü" sonucunda ümmet olarak geldiğimiz vahim nokta ortada. Ümmetin kıyameti, Yahudileşme sonucunda koptu. Ümmet coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen ah u eninler bunun acı habercisi. Her kıyamete bir "ba'sü ba'del-mevt" gerek. Eğer nefislerimizde olan "Yahudileşme temayülü"nü frenler, onu "Müslümanlaşma temayülü"ne dönüştürebilirsek, o zaman çölde avare kasnakçasına dönüp duran İsrailoğulları gibi sıkıştığımız şu zaman çölünden "huruç"a kadir olup, "arz-ı mev'ud'a" değil ama Kur'an'da vadedilen "nasr-ı Mev'ud"a ulaşabiliriz.
  • İsmet Özel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    461,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış olduğunu farkederek varır. Ama iş burada bitmez, burada başlar.
  • Muhammed İkbal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    627,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Gazali
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,16 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Mustafa İslamoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,03 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Dilaver Selvi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    317,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mustafa İslamoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu mısraların sahibi koca Yunus, sözün gücüne inanıyordu. Çünkü o "sözlerin sultanı" olan vahiy medeniyetinin çocuğuydu. İşte bu nedenle, sözün savaş kesebilme imkanına atıfta bulunmuştu. Elbet sözün el üstünde tutulduğu bir medeniyette, savaş kesen söz sahipleri ve sözün gücü önünde diz çöküp savaş kesen savaşçılar bulunuyordu. Fakat sözün tahtını kaba kuvvete terkettiği modern zamanlarda, sözlüren gücü savaş kesmeye yetmedi. Çünkü savaş açanlar, ne söz dinliyorlar, ne de sözün gücüne inanıyorlardı. Onlar kaba kuvvetle diz çöktürüyorlar, kaba kuvvetin önünde diz çöküyorlardı.

Sayfalar