En Son Eklenenler

Toplam 58454 sonuçtan 28501 - 28510 arası görüntüleniyor.
  • Nathalie Sarraute
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    121,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    Yeni Roman akımının öncüsünden hep "yeni" kalacak bir başyapıt. 1963 yılında yazın dünyasının en büyük ödülü Uluslararası Eleştirmenler Ödülü ile ödüllendirilen Altın Meyveler birey, toplum, "sürü" kavramları ve güçlülerle sıradan kişiler arasındaki dengeler üzerine kurulmuş gerçek bir yazı serüveni.
  • Jean-Paul Sartre
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    222,60 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tiyatro Oyunu
    Konusu:
    1946 yılında kaleme aldığı L’Engrenage (Çark) senaryosu 1948’de yayımlanır. Aynı yıl sahnelenen Les Mains sales (Kirli Eller) oyunuyla benzer düzlemde yer alan bu çalışmasında Sartre bireyin toplumla ve kendisiyle olan kavgasına komünizm, particilik sorunları ekseninde yer verir. 1951’de kendi açısından tiyatro yapıtları içerisinde bir zirve olan Le Diable et le Bon Dieu (Şeytan ve Yüce Tanrı) oyununu yazar. Alman romantizminin ve Sturm und Drang ekolünün ilk defa tarihsel gerçeklik kaygısını öne çıkartan Goethe’nin Goetz von Berlichingen (1774) oyununun kaynaklık ettiği Şeytan ve Yüce Tanrı (Le diable et le bon dieu, 1951) Sartre’ın henüz ondört yaşındayken roman olarak tasarladığı bir yapıttır. Goethe’nin yapıtı gibi oldukça hızlı ve sahneler arası geçişlerin güçlü bir dramatik aksiyonla ilerlediği Şeytan ve Yüce Tanrı Sartre’ın ilk dönem yapıtlarına egemen olan özgürlüğün “mutlak” karakterinden belirgin şekilde ayrılır. Özgürlüğün mutlak olmadığını Gœtz, Heinrich, Nasty ve Hilda gibi karakterlerin geçmişlerini ve şimdi’lerini yorumlama ediminde somutlaşan bir “seçme” eylemi belirler. İyilik, kötülük oyununun farklı yüzlerinin açığa çıkartıldığı bu oyun; varlık ve hiçlik durumunun kişinin bir kefaret olarak sunamayacağı kendindeliğinden kaynaklandığı olgusu ve Pascal’ın bahsinde açığa çıkan “kötünün zaferi”ne varlığın tarihsel grameri üzerinden yapılmış bir müdahaledir.( Ahmet Bozkurt, Mimesis )
  • Banu Özkan Tozluyurt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    329,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nurgün Kocababuç
    Konusu:
    “İmza Kızın”, “İmza Karın” ve “İmza Ben” adlı çok satan kitapların yaratıcılarından Banu Özkan Tozluyurt'un ilk romanı “Dut Ağacı”   Nihan'ın iki ülke ve 20 yıllık zaman dilimini kapsayan hikâyesinin arka fonunda Türkiye'nin o yıllardaki sosyal ve siyasi panoraması var... Berlin in Berlin ödül almış, ödülden çok filmdeki erotik sahne konuşuluyor, Uğur Mumcu öldürülmüş... Nihan, Kamer ve Seval'i babaları cumartesi halaları Ayla'nın oturduğu Kadıköy'e götürürdü. Belki de balıkçılar çarşısında balık alırken yanlarından geçtiniz. Ya da Üsküdar'dan Nihan'la aynı vapura bindiniz, yanyana oturdunuz... Bir ailenin ve o ailenin içinde kendi olma mücadelesi veren Nihan’ın romanı bu. Hikâyedeki gerçeklik duygusu o kadar geçiyor ki insana, sokakta yürüyen bir genç kıza acaba bu Nihan mı diye bakabilirsiniz...   Kitabı okurken Banu Tozluyurt'un tanınmış yazarlara; bir Banu'luk yer açın ben geliyorum diyen ayak sesleri duyuluyor... - Lale Celepoğlu
  • Şükrü Ünalan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    885,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Dilbilim
    Konusu:
    Türkçe dünyada en çok konuşulan dillerden biridir. Dünyada Türkçe konuşan insanlar yaklaşık 11 milyon kilometrekarelik bir alana yayılmıştır. Doğuda Moğolistan ve Çin, batıda Sırbistan, kuzeyde Sibirya ve Kazan, güneyde Bağdat'a kadar geniş bir coğrafyada Türkçe konuşulmaktadır. Bu coğrafya içerisinde, yedi tanesi Türk devleti olan 23 ayrı devlet vardır. Günümüzde yaklaşık 300 milyon insan Türkçe ve onun lehçeleri, ağızlarıyla konuşmaktadır. Türk yazı dilinin en önemli ve ilk örneklerinden olan Orhun Abideleri, MS 720-735 yılları arasında dikilmiştir. Orhun Abideleri okunduğunda Türkçenin ulaştığı seviye yüksekliği ve zenginliği karşısında bütün Avrupa hayretler içinde kalmıştır. 8. yüzyıla kadar Avrupa'da hâkim dil olan Latince, dünya düşünce tarihinde egemen tek dil olarak kabul ediliyord u. Latince dışında son derece etkin, zengin ve edebi bir Türk dilinin mevcudiyeti, düşünce ve kültür tarihi uzmanlarını da şaşırtmıştır. Fransızcanın en eski yazılı belgesinin 15. yüzyıla, Almancanın 14. yüzyıl, Rusçanın ise 13. yüzyıla ait olduğu göz önüne alınırsa, Türk dilinin köklü geçmişi çarpıcı bir biçimde ortaya çıkmaktadır. “Öldükten sonra da yaşamak istiyorsanız geride ölmez bir eser bırakınız.” sözünün mucibince, milletimizin genç beyinlerinin millî kimlik ve benlikten uzaklaşmamasını temin için büyük gayret gösteren yazar, bu gayretlerini ebedîleştirmek için kaleme sarılmış ve yıllardır birçok üniversitede okutulan bir eser ortaya çıkarmıştır. Yazar bu eseri ile küreselleşme adı altında dil ve kültürü yozlaştırma ve böylece millî devletleri daha kolay sömürülebilir hale getirme oyunlarına dikkat çekmiştir. Sadece eğitim çağındaki gençlerin değil her yaştan okurun ilgisini çeken bu eser “bâki kalan bu kubbede hoş bir seda” misali millî bili nce sahip Türk insanının yüreğinde yankı bulacaktır. Eserin yeni baskısının yapılmasında teşviki olan başta üniversite öğrencilerimiz olmak üzere, meslektaşlarımıza ve rahmetli yazarın eşine ve çocuklarına şükran ve minnet duygularımızı ifade etmek istiyoruz. Özellikle de yazarın ruhunun şad olması duasıyla bütün okuyucularımıza selam ve hürmetlerimizi bildiririz.
  • metin - Türkçe
    11 Ayrım
    640,08 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: KPSS/EKPSS
  • Mehmet Paksu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Konusu:
    Hayata hayat katmak ancak iman ile mümkün olabilir. Hayat ancak o zaman sonsuzluk kazanır ve dünyalar ötesi bir varlık elde edilebilir. Cennet bu dünyada da yaşanmaya başlanır. "Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız." sözü bu sırrı yakalamanın bir ifadesidir. Maneviyat dünyamızda inancını hayata geçiren ve diğer insanlara da hal ve tavırlarıyla örnek olan bir çok büyük insan vardır. Bunlar Kur'an planında ve Peygamber çizgisinde yaşamışlar, böylece hem kendi zamanlarına, hem de gelcek zamanlara örnek olmuşlardır. Bugün de o kimselerin "mü'mince yaşamaya dair" hayat prensipleri bizlere rehberlik etmektedir. Hayatımızı imani bir çerçevede geçirmek ve Allah'a gerçek anlamda kul olarak hayata sonsuzluk katmak ve Cennetteki tuba ağacının tohumunu bu dünyada toprağa atmak hepimizin elinde...
  • Dursaliye Şahan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    1264,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren : Şirin Hülya Sarıhan
    Konusu:
    Gazetecilerin ömrü çabuk tükenir. Çünkü onlar 7/24 çalışır. Oysa bir gazeteyle kebapçı arasında, işletme bakımından hemen hiç fark yoktur. Her ikisi de müşterinin isteğine göre servis yapar. Hâliyle ben de o çarkın en anlamsız haberlerini yapan muhabir ordusundan sadece biriydim. Gelen istihbaratın değeri yüksekse -ki bunun anlamı okuyucu sayısı demekti- Şef'ten duyduğumuz ilk sözcük bu olurdu. Haber bitene kadar da kıpır kıpır yerinde duramazdı. Son noktayı koyup teslim ettiğimizde biz rahatlardık ama o başka bir boyuta geçerdi. Hangi sayfada çıkacak? Ne kadarı kırpılacak? Kaç fotoğraf kullanılacak? Hele de haber siyasî bir nitelik taşıyorsa, akıbeti yazarına dahi tam bir muammadır. "Sahneden dansöz indirdi" olayı, pekâlâ baskıda "İngiltere'deki Türk dansözlere çalışma yasağı geldi" manşetine dönüşebilirdi. Okuyucu bilmez ama genelde muhabirler, yazı işlerinin insafına kalmış bir nevi etkisiz elemanlardır. Kariyerlerinin kaderini, çalışmaktan barut fıçısına dönen medyanın bu gizli elleri belirler. Onların karşısında habercilerin boynu kıldan incedir. "Bu ortaçağ ilişkisine niye katlanırlar?" derseniz, hemen her basın emekçisi için imzasını manşette görmek müthiş bir duygudur. Yazdıkları her satırı, Amazon ormanlarındaki yerliler dâhil bütün dünyanın okuduğunu ve isimlerini ezberlediğini düşünürler. Oysa ülkenin onda dokuzu, en yetkin gazetecinin adını bile bilmez. Ayrıca gazetecilik, 24 saatlik bir iştir. Kalemi bıraktığınız gün ölürsünüz. Çünkü o güne kadar yaptığınız bütün haberler çoktan tarihin tozlu yaprakları arasına gömülmüş demektir. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 288
  • metin - İngilizce
    3 Ayrım
    17,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
  • metin - Türkçe
    1 Ayrım
    600,07 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Üniversite Hazırlık
  • Mahmut Toptaş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    36,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din

Sayfalar