Yazara Gore Listeleme

  • Per Petterson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    399,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÖNÜL AYDOĞDU
    "İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, –duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilmiyorlar. Onların yaptıkları şey kendi duyguları, düşünceleri ve tahminleriyle boşlukları doldurmak, sizinle çok az ilgisi olan yepyeni bir yaşam yaratmak, böylece artık güvendesiniz." Trond 67 yaşında kenti arkasında bırakıp Norveç ormanlarında inzivaya çekilir. Taşra hayatı güzeldir ama daha on beş yaşındayken hayatını alt üst eden olaylar tesadüf eseri yeniden zihnine hücum eder. Artık sandıktaki sırların bir bir ortaya dökülme vakti gelmiştir. At Çalmaya Gidiyoruz, çok güzel ve etkileyici bir roman. Çevrildiği bütün dillerde de çok beğenildi ve iyi eleştiriler aldı. New York Times gazetesinin yıl sonlarında yaptığı, ABD'de yayımlanan yılın en iyi edebiyat yapıtları listesinde, 2007 yılında ilk sıradaydı. OKUMA PARÇASI Üçüncü Bölüm’den, s. 38-40. Babam ve ben iki hafta önce Oslo'dan trene binmiştik, sonra Elverum'da trenden inip saatlerce otobüs yolculuğu yaparak buraya gelmiştik. Otobüs benim hiç anlamadığım bir düzene göre mola veriyordu, ama en azından sık sık durduğunu biliyordum, kimi zamanlar sıcak koltukta, güneşin altında pişerek uyuyordum, yeniden uyanıp camdan dışarı baktığımda bir milim bile ilerlememişiz gibi görünüyordu, çünkü manzara ben uyumadan öncekinin aynısıydı: iki yandaki tarlalar arasından kıvrılarak uzanan çakıllı bir yol; beyaz boyalı ahırları, kırmızı boyalı samanlıklarıyla irili ufaklı çiftlik evleri; yola kadar inen dikenli tellerin arkasındaki otların üzerine uzanmış, güneşin altında gözlerini kısarak geviş getiren, neredeyse hepsi kahverengi, birkaç tanesi de beyaz üzerine kahverengi ya da siyah benekli inekler; çiftliklerin arkasında orman ve hiç değişmediğinden emin olduğum bir yamacın üzerindeki maviliğin içinde bulutlar. Bu yolculuk hemen hemen bütün gün sürdü, ama en tuhaf yanı hiç canımın sıkılmamasıydı. Gözkapaklarım ısınıp ağırlaşana kadar camdan dışarıyı seyretmek hoşuma gidiyordu, uykuya dalıyor, yeniden uyanıyor, belki bin birinci kez camdan dışarıyı seyrediyordum ya da arkamı dönüp bütün yolculuk boyunca teknikle, ev yapımıyla, makinalarla ya da motorlarla ilgili bir kitaba burnunu gömüp oturan babama bakıyordum, bu tür şeylere müthiş bir düşkünlüğü vardı. Ben baktığımda kafasını kaldırıp bana bakıyor, başını sallayarak gülümsüyordu, ben de ona gülümsüyordum, sonra yeniden kitabına gömülüyordu. Sonra bir kez daha uykuya dalıp sıcak, yumuşak şeylere dair rüyalar görüyordum; son kez uyandığımda babam omzumu sarsıyordu. "Selam şef," dediğinde gözlerimi açıp çevreme bakındım. Otobüs durmuş, motoru susmuştu, dükkânın önündeki büyük huş ağacının gölgesindeydik. Irmağın üzerindeki köprüye giden yolu, tam orada daralıp köpürerek akan ırmağı ve ağaçların tepesinde parlayan alçalmış güneşi gördüm. Şimdi son kez dışarı çıkacaktık. Burası son duraktı. Daha öteye gitmek olanaksızdı, geri kalanını yürümek zorundaydık, beni Norveç'te gidilebilecek en uzak yere kadar getirmiş olmanın tam babama göre bir davranış olduğunu düşündüm; niçin özellikle buraya geldiğimiz konusunda hiçbir şey sormadım, çünkü sanki beni bir sınava sokmuş gibiydi ve benim de buna hiç itirazım yoktu. Babama güveniyordum.
  • Vedat Ozan
    insan sesi + metin - Türkçe
    55 Ayrım
    1019,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şennur Pars
    Gönül rahatlığıyla "burnunuzun dikine" gidebilesiniz diye hazırlanan Kokular Kitabı'nın Parfümlere odaklanan bu yeni cildinde, koku dünyasının görünen yüzündeki hülyalı ifadelerin perde arkasına tanık olacaksınız.hazır olun, beklentilerinizden farklı şeylerle karşılaşabilirsiniz. Sert bilimsel gerçekle yumuşak hayallerin tam ortasında bir yerde ayağı kaymadan durmaya çalışarak, Shalimar'dan cK One'a, Grasse'taki yasemin tarlalarından koku molrküllerine uzanan şaşırtıcı bir yolculuğa çıkacaksınız. Üstelik "koku" dendiğinde, Türkiye'de akla gelen ilk isim olan Vedat Ozan'ın "burnunuzda tüten" üslubuyla... Vedat Ozan bu kez de mitolojiden Kültürel tarihe, kimyadan ekonomi-politiğe,edebiyattan sinemaya girilmedik tarla bırakmadı. Parfüm kullanın veya kullanmayın; bu cilt vazgeçilmez başucu kitabınız olacak. Not: Esere ilişkin okuma listesi en son ayrımda Word dokümanı olarak bulunmaktadır.
  • Juliana Buhring
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    453,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Arapoğlu
    Bazen kendini bulmak için her şeyini kaybetmen gerekir Dünyanın çevresini bisikletle en kısa sürede dolaşan kadının sıradışı hikayesi. Rüzgara Karşı, bisiklete ilk kez 30 yaşındayken binmesine karşın sekiz aylık antrenman ile Guinness Rekorlar Kitabı’na giren Juliana Buhring’in ilham verici hikayesini anlatıyor. 2012 yılında dünyanın çevresini bisikletle en kısa sürede dolaşan ilk kadın ünvanını kazanan Juliana Buhring’in rekoru henüz kırılamadı. 2013 yılında, Avrupa’nın en uzun ve zor desteksiz yarışı olan Londra-İstanbul arasında gerçekleştirilen Kıtalararası Bisiklet Yarışı’nda mücadele eden tek kadındı ve 9. oldu. 2014 yılında ilk defa yapılan Trans Am Bisiklet Yarışı’na da katıldı ve 7.137 kilometreyi 20 gün ve 23 saatte tamamlayarak genel klasmanda 4. oldu. Juliana Buhring bugün dünyanın en güçlü kadın ultra-dayanıklılık yarışçılarından biri olarak kabul ediliyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Jason Goodwin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    969,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Oktay Köken
    Dedektif. Dil cambazı. Aşçı. Haremağası. Yaşim Nefes Kesici Bir Macerayla Geri Dönüyor! İstanbul, 1838. Sultan II. Mahmud, Boğaz kıyısındaki sarayında ölüm döşeğinde yatarken şehir söylentilerle çalkalanmaktadır. Kayıp Bizans hazinelerinin izini sürmeye kararlı bir Fransız arkeoloğun beklenmedik bir şekilde ortaya çıkması Rumlar arasında kargaşa yaratmıştır. Meseleyi araştırma görevi yine Yaşim Togalu’ya verilir. Fakat arkeoloğun parçalanmış cesedi Fransız Elçiliği’nin önünde bulununca gözler tek bir şüpheliye çevrilir: Yaşim. Cinayetler devam ederken Haremağası Yaşim, Bizans İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmayı amaçlayan karanlık bir cemiyetle ilgili ürkütücü gerçekleri ortaya çıkarmaya başlar. Bu sırada yolu Lord Byron’ın hekimi ile Padişah’ın Batı Hint Adaları kökenli annesi Valide Sultan gibi renkli karakterlerle kesişir. Jason Goodwin, tartışmasız yeteneği ve çarpıcı zekâsıyla bizi ihanetin ölüm anlamına geldiği bir dünyada, 19. yüzyıl İstanbul’unun labirenti andıran arka sokaklarından Boğaz kıyılarına uzanan müthiş bir kovalamacanın içine çekiyor. “Jason Goodwin’in kaleme aldığı tarihî polisiyeler okuyucuyu sihirli bir halı üzerinde dünyanın en egzotik yerlerine doğru yolculuğa çıkarıyor.” -Marilyn Stasio, New York Times Book Review- “Keskin virajlarla dolu bir roman… Goodwin zengin tarihî detaylar kullanarak yarattığı bu seriyi sıradan dedektif hikâyelerinin çok üstüne taşımış. Yaşim karakteri o karmaşık atmosferin içinde büyüleyici bir zarafetle dolaşıyor. Yemek yapmak, sohbet etmek, düşünmek, sorgulamak ya da haremdeki eski tanıdıklarıyla tekrar buluşmak için durup soluklandığında bile o çok farklı bir dedektif… Yaşim’i sevmemek mümkün değil.” -Janet Maslin, New York Times- “Yılanlı Sütun’un başarısı, onlarca kültürü tek bir potada eriten 19. yüzyıl İstanbul’unu okuyucunun zihninde çok etkileyici bir şekilde canlandırabilmesinde yatıyor. Goodwin’in gözlem gücü şiirsel üslubuyla birleşerek şehri âdeta ete kemiğe büründürmüş.” -Clare Clark, Washington Post- “Büyüleyici… İstanbul’un dolambaçlı arka sokaklarında zevkle kaybolacak ve şehrin hareketli batakhanelerinden ayrılmak istemeyeceksiniz. Sezgileri kuvvetli, sakin ve zeki bir dedektif olan Yaşim soruşturmayı sürdürürken karşınıza Lord Byron’ın hekimi bile çıkacak.” -Rod Cockshutt, The News & Observer- “Geceleri fenerlerle dolaşan kayıkçılar, pazardaki renkler ve kokular, Yaşim’in keyifle yaptığı yemekler… Erkekliğini kaybettiği anı büyük bir acıyla hatırlayan Haremağası Yaşim, çalınan arzularının bıraktığı boşluğu yemek pişirmenin verdiği hazla bastırıyor. Ağız sulandıran tereyağlı pilav ve leziz meze tasvirleriyle dolu Yılanlı Sütun’u okurken burnunuza gelen baharat kokularını uzun süre unutamayacaksınız.” -Washington Post- “Pek çok milletten insanın, dinlerin ve kültürlerin birbiriyle kaynaştığı 19. yüzyıl İstanbul’u, Edgar® Ödülü sahibi Yeniçeri Ağacı’nın bu nefes kesici devam kitabında hayat buluyor.” -Publishers Weekly- (Tanıtım Bülteninden)
  • Gazi Bayram Ünal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    638,44 MB
    Eser Türü: Dergi
    Görme Engelliler İçin, aylık sesli edebiyat, haber, kültür ve sanat dergisi.
  • Gazi Bayram Ünal
    39 Ayrım
    588,36 MB
    Eser Türü: Dergi
    Görme Engelliler İçin, aylık sesli edebiyat, haber, kültür ve sanat dergisi.
  • Gazi Bayram Ünal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    577,53 MB
    Eser Türü: Dergi
    Görme Engelliler İçin, aylık sesli edebiyat, haber, kültür ve sanat dergisi.
  • Hasan Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    474,77 MB
    Eser Türü: Dergi
    Seslendiren: Dergi "Gönüllüleri
    Görme Engelliler İçin, aylık sesli, kültür, sanat edebiyat ve haber dergisi.
  • Nurettin Topçu
    metin
    3 Ayrım
    2,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye'nin Maarif Davası sözde modern eğitim sistemine kaynağını Kur'an'dan alan Anadolu insanının ruh yapısından beslenen Türk mektebi tezli bir eleştiridir. Millet bünyesinde inkılâplar mektepte başlar ve her milletin, kendine özel olan mektebi vardır. Millî mektep, zihniyet ve örfler ile, metodları ve müfredat ile, terbiye prensipleri ve psikolojik temeller ile, hattâ binasının yapı tarziyle kendini başka milletlerinkinden ayırır. Bizde vaktiyle medrese millî mektepti. Lâkin milletin ruhu ve içtimaî inkişafını takip edememiş ve cihanın fikir ve irfan hayatiyle bağlarını çoktan koparmış olduğundan, olduğu yerde enkaz halinde yıkıldı, çöktü. Öbür taraftan, Batı'da tekâmül eden insan düşüncesinin seyrini biz kendi âlemimizde devam ettiremediğimizden, açılan yeni mektep, hakikat aşkının mâbedi olmadı. Parça parça bilme hevesi, evrensel ve ilâhî hakikat aşkının yerini tutamazdı. Hakk'a götüren yol diye kendini hakikata adamak, gerçek mektebin yoludur. Hakikat aşkına sahip insanlar, cemiyetin içinde çoğalmadıkça, hakikat aşkı cemiyet içinde en yüksek ve muhterem yeri tutmadıkça ve hakikatın ihtirası cemaat içerisinde bir umumî cereyan, büyük bir hareket haline gelmedikçe, millî mektep gerçekten var olmıyacaktır.
  • Aliya İzzetbegoviç
    metin
    3 Ayrım
    293,47 KB
    Eser Türü: Kitap
    Aliya İzzetbegoviç’in kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplardan bir kısmından oluşan Geleceği Yenilemek, onu mücadele ve düşünce hayatının bir özeti olarak değerlendirilebilir. Zira burada hem hayatı hem bir ahlaki mesele olarak Bosna mücadelesi hem de İslâm dünyası üzerine söylediklerini görmek mümkün. Bu yüzden de kitap bir İzzetbegoviç seçkisi olarak okunabilir. Kitabın bu niteliği, İzzetbegoviç’in fikri ve siyasi mücadelesini kavramaya dönük çalışmalarda onu öncelikli kaynaklardan biri haline getiriyor. Ayrıca söyleşilerin İslâm dünyasının geçmişi ve geleceğine dair birtakım vurgular taşıması yanında 2000’lere kadar uzanan bir zaman aralığında İzzetbegoviç’in düşüncesinin ve mücadelesinin hangi soru(n)lar etrafında şekillendiğini görmeye de imkân tanıyor. Bu küçük kitap, İslâm dünyasının kemikleşmiş sorunlarının nasıl aşılabileceğine dair bir ufuk çiziyor. Çağdaş İslâmî uyanışın umdelerini bilmenin büyük güveniyle… İnsan fıtratının köleleştirilmesine karşı çıkarak… Bilinç ışıkları yakarak… Geleceğin tortularla değil, mesuliyet bilinci ve muhasebeyle kurulabileceğinin farkında olarak...

Sayfalar