En Son Eklenenler

Toplam 58381 sonuçtan 29671 - 29680 arası görüntüleniyor.
  • David Carnoy
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Neşter Müziği bir intihar olayı ile başlayan ve araştırdıkça altından çok daha farklı olayların çıktığı ve kitabın sonunda ağzınızı açık bırakan bir kitap. Neşter Müziği Dr. Ted Cogan’ın trafik kazası geçiren bir hastasını iyileştirmesi ile başlıyor. Trafik kazasından sonra Kristen’ın iyileşmesinden sonra yavaş yavaş iletişimin bittiği hasta doktor ilişkisi, Kristen’ın intiharı ve geride bıraktığı bir günlük ile resmen yeniden hortluyor. Günlükte yazılanların doktorun hastasına tecavüz ettiğini ortaya koyması, romanda geçen karakterlerin bilinmeze doğru gitmesine neden oluyor. Kendi savunmasının peşinden kendisi koşan doktor Cogan kimsenin kendisine inanmamasına rağmen işin peşini bırakmıyor ve hastasına kim(ler)in tecavüz ettiğini buluyor. Çocukluğunda bir doktor tarafından cinsel tacize uğramış bir polis memuru doktorun suçsuzluğuna kesinlikle inanmıyor ve onun hatasını yakalamaya çalışıyor.Suçluların ortaya çıkmasını ise doktor ve polis ortaklaşa ve belki biraz da şans eseri buluyorlar.
  • Osman Aysu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    “Jeoloji Doçenti Altan turistik amaçla gittiği Nemrut Dağı’nda birtakım ürpertici bulgularla karşılaşır. Zirveye yaklaştıkça; az da olsa gri küllerle karşılaşır, bitki örtüsü değişmeye başlar, yanık kuş leşleri bulur ve çevrede belirgin asit kokusu duyar. Bulgular genç bilim adamını dehşete sürükler…”
  • İhsan Süreyya Sırma
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Konusu:
    Okuyucularımıza sunduğumuz bu mütevazı kitap, değişik zaman ve mekânlarda bizimle yapılmış olan mülakatları içermektedir. Konuşulmuş, ve de günü geçmiş bu yazıları bir daha yayınlamanın ne faydası var? diye bir soru haklı olarak sorulabilir. Ne var ki bazı arkadaşların teklifleriyle, on beş senelik bir zaman dilimi içerisinde yapmış olduğumuz bu söyleşileri tekrar gözden geçirdik, ne var ne yok diye. Ve şu kanaate vardık ki, çok az dahi olsa, bazı okuyucularımızın göremediği ve bizce önemli olan hususları, onlara da ulaştırmak, faydadan hâli değil! Bu kanaate vardıktan sonra da, orjinal hallerini bozmadan, yâni devrik ve gramer kaidelerine uymayan cümleleri dahi değiştirmeden bu konuşmaları bir araya topladık, ve "NELER SORDULAR" adıyla bu kitabı yayınlamaya karar verdik. Her zaman söylediğimiz gibi, yine de tekrar ediyoruz: Bizim gayemiz, hakkı söylemekten, gerçekleri dile getirmekten başka bir şey değil! Bunu yaparken de her beşer gibi, bizim de hatalarımız olabilir. Fakat biz, hatalarımızı düzeltmeye, her gün İslâm'a daha yakın olmaya talibiz. Konuşa konuşa anlaşacağız. Allah, biz insanları konuşa konuşa anlaşalım, ve O'nun koymuş olduğu din esaslarına göre bir hayat yaşayalım diye yarattı. Bizim en çok üzerinde hassas olmamız gereken husus, başkalarının hak ve hürriyetlerine karşı, meşru kanunlar çerçevesi içerisinde, göstereceğimiz saygıdır. "Benim rengim sarı, onun için iyi insanım" diyorsanız, başkasının da, "benim rengim esmer, onun için yiğit insanım" demesine saygılı olacaksınız. Fakat renklere dayalı, ırklara dayalı insan sınıflamaları zarar ve fitne getirdiğinden, Allah, en iyi insanın, Kur'ân kanunlarına göre yaşamını sürdürenlerin olduğunu ferman buyuruyor, insan hak ve hürriyetleri, ancak bu kanunla temin edilebilir. Ey müslümanlar, hatta ey insanlar, bırakın birbirinizin hak-hukukunu ihlâl etmeyi sarılın Allah'ın emirlerine, kurtulun zalimlerin sömürüsünden!
  • Mehmet Yaman
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    157,82 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    İnsanlarımızın kör döğüşü içinde, yine birbirlerine saldırtılmaya çalışıldığı nazik dönemlerimizden birini yaşadığımız şu günlerde, yöneticisi ile yönetileni ile, milletimizin tümünü ilgilendiren bir konuda, üzülerek görüyoruz ki, birtakım temel hak ve özgürlükler, kısır siyasal çekişmelere kurban ediliyor ve konular seviyesizce ayağa düşürülüyor, skandallar yaşanıyor. Duygusal ve siyasal yönlerine girmeksizin, sadece teknik ve bilimsel bir bakış açısıyla, yeni bir değerlendirmede bulunmak istiyorum.
  • M. Abdullah Said
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    414,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kılavuz
    Konusu:
    Allah'a hamd; Resûlüllah Efendimiz Muhammed (SA.V.)'e, âl ve ashabına salât ü selâm olsun. Maneviyat inancı olanlar için dua bir huzur kaynağı ve yardım vesilesidir. Müslüman için aynı zamanda bir silâhtır, öyle bir silâhtır ki; O, maddi her türlü imkânlardan sonra, o imkânların tükendiği noktadan itibaren bize lâzım ve fâideli olur. Duanın belli başlı şartı: Her bakım' dan temiz olmak, tam inanç ve niyet içinde bulunmak; duayı bir hayır işin akabinde, bir ibâdetin ardında veya içinde riyadan uzak, sakin bir durumda yapmaktır. Duadan önce bir sadaka ver-mek de çok fâidelidir. tnsan için fikri ızdıraplann, fakr u .... - __ 5'_ zaruretlerin ve bedenî rahatsızlıfelarm görünür görünmez birer gizli sebebi vardır. Bu sebebler bilinmeden anlatılan arızalardan kurtulmak veya onlara yakalanmamak mümkün değildir. Bu bakımdan, insanların bu sebeb-leri bilmesinde 'şiddetli zaruret vardır. Onun için, bu kitapçıkda insanı rahatsızlıklara ve fakr u zaruretlere sev-keden mânevi (gizli, görünmez) sebebler ile maddi (bedeni) rahatsızlıklara sevk eden sebebleri izah ettik. Ayrıca türlü hastalıkların tedavisinde ve hayatın türiü safhalarında şifâ bahşedici dualar, devalar (terkipler) verdik. Verdiğimiz bu dualar içinde aynı zamanda halkımızın şiddetle ihtiyaç duyup da bulamadıkları muhtelif dualar mevcuttur. Fakat, şunu unutmamak lâzımdır ki, dualarla tedavi yoiuna ancafe, maddeten (tıbben) çare ve imkânların tükendiği, tedavinin mümfeün oimadığı *- 6 ,nofetadan itibaren daha ziyade teşebbüs edilmelidir. Bu, dinimizin de uygun gördüğü bir husustur. Cenâb-ı Hak'tan, bu duaları istimal eden kardeşlerimize feyz ve te'sirini halketmesini dileriz.
  • Georg Simmel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    729,34 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Felsefe
    Konusu:
    Felsefe üzerine denemeler.
  • Nuran Yıldırım
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    248,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
  • Henri Lefebvre
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    Yayımlandığı tarihten bugüne, mevcut düzene karşı gündelik hayatın kendisinden yola çıkarak muhalefet oluşturmak isteyenlere yol gösterdi Modern Dünyada Gündelik Hayat. Fransa'da 1968'in hemen öncesinde yayımlanan kitap, yeni muhalefet hareketlerinin, dünyaya dair yeni bir algılama ve kavrama çabasının habercisi oldu. Henri Lefebvre, felsefecilerin, sosyologların, antropologların bir dolayım olarak, kendisinden başka bir şeyin işareti ya da bahanesi olarak ele aldıkları gündelik hayatı eleştirel teorinin merkezine koyuyor bu yapıtında. Modern toplumun bütün gerilimlerinin yansıdığı alan olan gündelik hayat bir araştırma nesnesi haline getirilirse, hem baskılama tekniklerine hem de özgürleşme olanaklarına başka bir gözle bakılabilir. Dilin toplumsal baskıyı örtmekteki işlevi, tüketim ideolojisinin yarattığı yanılsamalar, iktidar aygıtları tarafından uygulanan terör ancak gündelik hayat içinden anlaşılabilir; çünkü çeşitli biçimlerde adlandırmaya çalıştığımız, ekonomik terimlerle, statü gruplarının hareketlilikleriyle, kendi çıkarını gözeten birey anlayışıyla incelediğimiz toplum, bu kavramsal araçları yetersiz kılacak denli karmaşıklaşmıştır. Ancak gündelik hayatı ve bu hayatın aldığı çeşitli biçimleri merkezine alan bir tarihsel eleştiri bu zorlu çabanın altından kalkabilir; varlığını sürdüren ama halihazırdaki toplum içinde göze görünmeyen muhalefetleri, direnişleri ve başkaldırı olanaklarını açığa çıkarabilir. Lefebvre'in kitabı, bugüne kadar güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir klasik.
  • İhsan Süreyya Sırma
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    759,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    İşte önderimiz Hz. Muhammed, Allah'ın yaratmış olduğu en güzel insanın hayatını ve mücedelesini anlatmaktadır. Hz. Muhammed, kendisinden önce gelip geçmiş olan bütün peygamberler gibi, insanların, kendileri gibi insan olan varlıklara değil, sadece Allah'ın Kur'an'la bildirdiği ilahi kanunlara bağlanmalarını tebliğ ediyor, ezilmiş insanlara hürriyet mücaadelesini öğretiyordu.
  • Gianfranco Poggi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Son yıllarda Batılı sosyologlar, devlet kavramına ilişkin çeşitli sorunlarla giderek daha fazla ilgilenmeye başladılar. Devletin temel yapısal niteliklerini belirlemek, bu niteliklerin zaman süreci içinde ya da bir ülkeden diğerine ne tür değişikliklere uğradığını saptamak ve değişikliklerin kapsam ve önemini açıklamak bu sorunlar arasındadır. Bir diğeri, toplumsal faaliyetlerde devlet müdahalesinin artma nedenlerini, müdahale biçimlerini ve bu tür müdahalelerin etkilerini anlamaktır. Bir başka sorun ise, devlet politikalarının gerisindeki nedenleri ve bu politikaların yarattığı etkileri değerlendirmek, devletin gerek diğer kurumlar gerekse çeşitli uluslararası güç ve örgütlerle olan ilişkilerini açığa çıkarmaktır. Son zamanlara kadar bu tür konular sosyolojinin ilgi alanının hemen hemen dışındaydı. Bu genel ilgisizlik, en azından üç nedenden kaynaklanıyordu.1 Birincisi, sosyolojinin bir bilim dalı olarak ortaya çıktığı toplumlarda "siyasal" ile "toplumsal" alan arasındaki kurumsal ayrım büyük ölçüde olağan karşılanıyor, sosyoloji inceleme alanı olarak toplumu seçtiğinden siyasal alanı ve dolayısıyla devlet olgusunu göz ardı ediyordu. İkincisi, devlet ve sivil toplum arasında bariz bir ayrım olmayan Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde sosyologlar görevlerini toplumsal yaşamın daha mütevazi, somut, ku-rumsallaşmamış ve çoğu kez gizli yönlerini araştırmak olarak tanımlıyorlardı. Açıkça gözlemlenebilecek güç ve süreçler yerine zımni olanla, resmi düzenlemeler yerine gayri resmi uyarlamalarla, "planlı" kurumlar yerine "doğal" kurumlarla, toplumun görünürdeki yönleri yerine yüzeyin altındaki boyutlarıyla ilgileniyorlardı. Bu tür kaygılar sonucu zorunlu olarak devlet gibi görünürde ve resmi olan bir kurum ilgi alanı dışında bırakılıyordu. Üçüncüsü, birçok Batı ülkesinde sosyolojinin akademik bir disiplin olarak kabul görmesi için siyasal felsefe, anayasa hukuku ve siyaset bilimi gibi daha saygı duyulan ve varlığını kabul ettirmiş bilim dallarıyla rekabet etmesi gerekiyordu. Alanını tanımlarken, diğer bilim dallarında merkezi bir konumda olan devlet kavramı sosyolojinin sınırları dışında bırakılmıştı. Bu geçmişe bakarak sosyolojinin devlet sorununu irdelemek için kendi geleneğinden yeterince malzeme çıkaramayacağını söyleyebiliriz. Ünlü sosyologlar arasında siyasal olaylar ve özellikle devlet olgusu sadece Max Weber'in çalışmalarında temel bir yer işgal eder. Buna rağmen Weber bile "devlet sosyolojisi" türü bir yapıt ortaya çıkaramamıştır. Bu konudaki yazılarının çoğu makale ya da müsvedde şeklindedir. Birçok sosyolog yanlış bile olsa, Weber'in meşru tahakküm ti-polojisini, siyasal olayların sosyolojik açıdan incelenmesine en önemli katkısı olarak görür.

Sayfalar