Eserlere Göre Listeleme

Toplam 4997 sonuçtan 2981 - 2990 arası görüntüleniyor.
  • Muhammed B. Turtuşi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Endülüs'teki İslam medeniyetinin yetiştirdiği Muhammed B. Turtuşi'nin bu eseri yazıldığı zamandan itibaren ilim ehlinin dikkatini çekmiş, yöneticilerin referans kaynağı olagelmiştir. Sirac, sadece bir nasihat kitabı olmaktan öte hukuku eksen alan bir siyaset danışma kitabıdır. Eser, Turtuşi'nin çok yönlülüğünün bir yansıması olarak siyaset, tarih, ahlak felsefesi, varlık felsefesi, fıkıh, kelam, hadis, şiir ve nasihat gibi çok çeşitli konuları içine almaktadır. Zımmilerin haklarından, yöneticinin mesuliyetinden, ordunun nasıl hazırlanacağından, savaş taktiklerinden bahsedilmiş; yeri gelince Alparslan ve Endülüslü kumandanlardan örnek verilerek muhtelif savaş stratejileri gözler önüne serilmiştir.
  • John Katzenbach
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    1233,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yiğit Yılmaz
    Bir gazetede muhabir olan Malcolm Anderson şehirdeki cinayetlerin haberlerini yaparken bir gün hiç beklenmedik bir telefon alır. Telefondaki ses ona kısa süre sonra işleyeceği cinayeti tüm detaylarıyla anlatmaya başlar ve saatte cebinde 'Bir Numara' yazan bir notla bir gencin cesedi bulunduğunda, bunun muazzam bir zekayla tasarlanmış cinayetlerin ilki olduğu anlaşılır. İzini bir gölge gibi kaybettiren bu psikopat, bir anda Malcolm'ın ve tüm şehrin üzerine bir kabus gibi çöker. Neden yalnızca onunla iletişime geçtiği sorusuyla boğuşan Malcolm, insanların korkularıyla beslenen bu sıra dışı seri katilin zihnini okuyabilmek ve ondan önce adım atabilmek için bir psikologla işbirliği yapar. Ve çok geçmeden hikayeyi tüm akıl almazlığı ve dehşetiyle medyayla paylaşan kişi olmakla kalmaz, aynı zamanda hikayenin kendisi olur.
  • John Katzenbach
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    O telefonu açtığın için, artık sen de kabusun bir parçasısın. Bir gazetede muhabir olan Malcolm Anderson şehirdeki cinayetlerin haberlerini yaparken bir gün hiç beklenmedik bir telefon alır. Telefondaki ses ona kısa süre sonra işleyeceği cinayeti tüm detaylarıyla anlatmaya başlar ve tam da söylediği yerde ve saatte cebinde ‘Bir Numara’ yazan bir notla bir gencin cesedi bulunduğunda, bunun muazzam bir zekayla tasarlanmış cinayetlerin ilki olduğu anlaşılır. İzini bir gölge gibi kaybettiren bu psikopat bir anda Malcolm’ın ve tüm şehrin üzerine bir kabus gibi çöker. Neden yalnızca onunla iletişime geçtiği sorusuyla boğuşan Malcolm, insanların korkularıyla beslenen bu sıra dışı seri katilin zihnini okuyabilmek ve ondan önce adım atabilmek için bir psikologla işbirliği yapar. Ve çok geçmeden hikayeyi tüm akıl almazlığı ve dehşetiyle medyayla paylaşan kişi olmakla kalmaz, aynı zamanda hikayenin kendisi olur. “Malcolm’ın yerinde siz olsaydınız o dehşet verici oyunu gözlemleyen mi olurdunuz oynayan mı? Sıradaki Sensin sizi hayatınızda karşılaşabileceğiniz en büyük ikilemlerinden biriyle baş başa bırakıyor.” -Anthony Lewis- (Tanıtım Bülteninden)
  • Nilgün Bodur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    162,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Kaftar
    Her güne gülümseyerek başlamak için bir sebep bulmak, canınızı sıkanları umursamamanız gerektiğini hatırlamak, standart kusursuz hayatlar yerine kendi hayalinizi yaşamanın o kadar da zor olmadığını fark etmek, kendi değerinize, sağlığınıza, huzurunuza sahip çıkmak, herkese yetmek, her işe yetişmek her zaman kolay değil belki. Ancak bir yol arkadaşı elinizden tutarsa başka... Hayatı boyunca biraz daha fazla kahkahanın peşinde koşan, anılar biriktiren, hayaller kuran, yorulup tökezledikçe yeniden ayağa kalkmaktan usanmayan, geleceği hep umutla bekleyen, gözyaşına da, hatalarına da sahip çıkan, neşesinden kolay kolay vazgeçmeyen bir kadının hikâyesi bu. Herkese tanıdık gelecek.
  • Christopher R. Browning
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    504,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    13 Temmuz 1942 sabahında, Alman 101. Yedek Polis Taburunun adamları Josefow isimli bir Polonya köyüne giderler. Çoğu, ileri yaşlarından ötürü doğrudan cepheye gönderilmemiş, aile babası sıradan adamlardı. Sivil yaşamlarında işçi, esnaf, zanaatkâr ya da memur olan bu adamların kahir ekseriyeti, Almanya’nın o dönemlerde Nazi ideolojisine görece en kapalı şehri Hamburg kökenliydi ve zihin dünyalarının büyük bir kısmı Weimar Cumhuriyetinde şekillenmişti. Ancak, 13 Temmuz gecesinden itibaren 16 ay içerisinde, bu sıradan adamlar acımasız birer katile dönüşecek; 38.000 Yahudi’yi enselerinden vurarak katledecek ve 45.000’inini de Treblinka’daki gaz odalarına göndereceklerdi. Toplamda 500 adamdan oluşan bir tabur, 83.000 Yahudi’nin ölümünden sorumlu olacaktı. Fevkalade özenli bir arşiv çalışmasının ürünü olan bu eserinde Christopher R. Browning, 101. Yedek Polis Taburunun adamlarının ‘‘Nihai Çözüm’’e katılımlarını yine onların ağzından ve dönemin tanıklıklarıyla ortaya koyuyor. İnfazların durumsal unsurlarından, grup psikolojisine, mutlak itaat kültürüne ya da bunun dayatılmasına, oradan Yahudi karşıtlığının ya da Nazi doktrinin Alman toplumunu nasıl biçimlendirdiği iddiasına dek bir dizi faktörü titizlikle inceleyen Browning, böylece, sıradan insanların olağanüstü insan dışılık kapasitesine ilişkin, bugün de geçerliliğini koruyan sarsıcı bir tablo sunuyor.
  • Yekta Kopan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    527,25 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beril ALTIN
    Sıradan bir günde başınıza neler gelebilir? Sıradan bir günde kahvaltı yapıp gazetenizi okuyabilir ve işinize gidebilirsiniz. Çalışırken biraz içiniz geçebilir mesela. Bir kahve içip toparlanabilirsiniz. Sıradan bir günde sevdiklerinizle görüşür, evinize market alışverişi yapabilirsiniz. Sıradan bir günde bir cinayete tanıklık edebilir ve hayatınızın sonsuz yolculuğuna çıkabilirsiniz. Sıradan bir gün size bazen kişisel gelişim kitaplarında yazanlardan fazlasını öğretir. Takma isimle kişisel gelişim kitapları yazan Armağan Gündoğdu’nun hikâyesi bu. Yekta Kopan’ın kaleminden sahte kimlikler, yalanlar ve hesaplaşmalar üstüne sürprizlerle dolu bir roman.
  • Daniel Bourdon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    104,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serra Gök
    "Daniel Bourdon, Türkçedeki bu ilk öykü kitabında, gerçekle fantastik arasında askıda kalmış bir ara dünya oluşturuyor. Bu ara dünyada her şey gerçek ve her şey sıradışı. Sıradan Bir Ölümlü 'Dünyaya gelmeden önce, dikeylik, denge, yerçekimi nedir bilmiyorduk. Düşme yeteneği doğuşla birlikte öğreniliyor' diyen bir yazarın okurun kafasına çaktığı soru işaretleri... "
  • Dr. Avad b. Muhammed
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    510,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Başarı sadece, güçlük, azim ve sebattır. Başarısızlık ancak batıl acizlik, himmet (gayret) zayıflığı ve görüş bozukluğudur. Müslüman asırlar boyunca, kendini ve çevresindekileri ilerlemeye layık görmeyen sıradan bir insana dönüşmesiyle bugün insanlığın sıkıntısını çektiği duruma düştü. Artık müslümanlar daha önce dünyayı idare ederken şimdi yolun kenarında kendisi yürümeden yürüyenleri seyrederek yaşar hale gelmiştir. Öyle olunca insanlık kafilesinin başkanlığını batılılar aldı. Onlar gayb alemini ve oradakileri bilmedikleri için insanın bir yönünü, diğer yönünün aleyhine idare eden, tek gözle bakan, sapık olan ve saptıran millettir.
  • Charles Bukowski
    metin
    2 Ayrım
    527,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    454,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Baykal
    20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri kabul edilen Beckett’in ilk romanı Sıradan Kadınlar Düşü, yazarın iç dünyasını sergileyen otobiyografik bir eser niteliğindedir. St. Petersburg Times tarafından “edebi bir dönüm noktası” olarak tanımlanan roman için Beckett “bütün çılgınca düşüncelerimi içine tıktığım bir sandık” demiştir. Eser yayıncılar tarafından fazla edebi ve riskli bulunduğundan yazarın yaşamı boyunca hiç yayımlanmamış; ancak ölümünden sonra basılmıştır. Hikâyenin başlangıcında; sevgisi, Smeraldina-Rima ve Alba adındaki iki kadın arasında ikiye bölünmüş olan Belacqua “son kez ‘Dublin’e düşmeden’ önce şehvet duygusuyla ve kelime dağarcığının yarattıklarıyla cebelleşmektedir” (The New Yorker). Gençliğe özgü duygulardan ve gözle görülür bir şekilde James Joyce’tan etkilenmiş olan Sıradan Kadınlar Düşü, olağanüstü bir ustalık eseridir. Beckett, sonraki çalışmalarına da damgasını vuran kelime oyunları ve dilinin saflığıyla okuru keyiflendirmenin yanı sıra, edebiyat ve sanat tarihindeki önemli yazarlara ve eserlere, mitolojiye ve daha pek çok kültürel öğeye atıfta bulunmaktadır. SAMUEL BECKETT: İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Protestan bir aileden gelen Beckett, Dublin’in bir banliyösünde doğmuştur. 1927’de Dublin’deki Trinity College’ın Roman Dilleri Bölümü’nden mezun olur. 1928’de Paris’teki École Normalé Supérieure’de İngilizce okutmanı olarak çalışmaya başlar. Burada James Joyce’la tanışır. Joyce’un ileride Finnegan’s Wake adıyla yayımlanacak romanının bir bölümünün Fransızcaya çevrilmesine yardım eder. 1930’da Whoroscope adlı bir şiiri yayımlanır. 1932-1937 yılları arasında Londra’da yaşar. Bu dönemde yazdığı öykülerden oluşan ve Joyce’un etkisini yansıtan More Pricks Than Kicks’de (1934; Aşksız İlişkiler) akıl hastanesinde bakıcı olmasını konu alan Murphy 1938’de Londra’da yayımlanır. 1937’de Paris’e yerleşir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş’ine katılır. 1942’de Gestapo’dan kurtulmak için Fransa’nın güneyine, Vaucluse’e kaçar. Burada kaldığı iki yıl içinde gündüzleri tarım işçiliği yaparken, geceleri Watt’ı yazar. Savaş sona erdikten sonra Paris’e döner. Bundan sonra yapıtlarını daha yalın yazabildiğini düşündüğü Fransızcada kaleme almaya başlar ve 1946-1950 yılları arasında Molloy (1951), Malone Meurt (1951; Malone Ölüyor) ve L’innomable (1953; Adlandırılamayan) adlı romanlardan oluşan Üçleme’yi tamamlar. Beckett’ın en önemli yapıtları olarak görülen her üç roman da tek bir kişinin çeşitlemeleri denebilecek bir dizi karakter tarafından anlatılır. Anlatıcılar hızlı bir fiziksel çöküş içindedir ve var olduklarının tek kanıtı zihinleridir. Adlandırılamayan’da bu çöküş, anlatıcının bir ağız ve zihne indirgenmesiyle doruğa ulaşır. Beckett’ın pek çok yapıtında olduğu gibi burada da anlatıcı sessizliğe ve hiçliğe tahammül edebilmek için hikâyeler uydurur ve uzun, karmaşık monologlara girer.

Sayfalar