Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3523 sonuçtan 301 - 310 arası görüntüleniyor.
  • Ali Abaday
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    411,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysegul Okumus
    Cumhurbaşkanı yukarı bakmak istedi ancak görebildiği sadece alevler ve güvercinlerdi. Bir an güvercinleri, cennetin işareti olarak düşündü. Sonra eskiden kuşları beslemeyi ne kadar sevdiğini hatırladı ve bunu uzun zamandır yapmadığı aklına geldi. Camideki alevler onu da sardı. Teni yanıyor, canı acıyordu. Çığlık atmak istedi ama başaramadı. O gün camiye giren kimse dışarı çıkamadı. (Tanıtım Bülteninden)
  • C. W. Ceram
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    5,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler“ ile birlikte “Arkeolojinin Romanı“ olarak adlandırılan eser. Anadolu uygarlığı üzerine en tutarlı belgesel gerçekler…
  • Leyla Coşan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Tanrım yardımcı ol bize sözlerinle Papa'nın ve Türklerin cinayetini engelle Senin oğlun olan İsa'yı İsterler senin tahtından indirmeyi" Martin Luther'in Türklere Karşı Çocuk Duası Avrupa arşivleri ışığında "Avrupa'da Türk Korkusu"nu ele alan titiz bir çalışma: -Avrupa'da Türklere nasıl bakılıyordu? -Türk deyince Batı'nın aklına gelenler. -Martin Luther'in Türkler Hakkındaki Genel Görüşleri -Tanrı'nın Cezası Olarak Gönderilen Türkler -Deccal Türkler -Yecuç-Mecuç Olarak Yorumlanan Türkler -Martin Luther'in Türklere Karşı Çocuk Duası Türklere karşı yazılan dualar içeriklerine göre beş farklı başlık altında incelenmiştir. Bunlar sırasıyla çocuk ve gençlere yönelik dualar, evde okunacak dualar, kilise duaları, savaş duaları ve özel bir kesime yönelik olmayan dualarıdır.
  • Doğan Duru
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    27,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Baş Gönül
    prens prensese prensip gereği âşık
  • Nazım Tektaş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Az veya yanlış bilinen tarihimizin dönemlerini veya kurumlarını ele almış yazar. Hunlar, Tabgaçlar, Siyenpiler ve diğer boyluklar dönemimizle ancak o sahalarda uzman olanlar ilgilenirler; fakat köklerimiz oralarda yatmaktadır. Onları iyi analiz edebilirsek, tarihi akışımızı ve bugünkü durumumuzu yeterince idrak edebiliriz. İnsan, Tektaş'ın çalışmasına bakınca, idealizmine gıpta ediyor. Alıcısı pek bulunmayacak dönemleri didik didik etmek için yıllarını vermek, onları yayımlamak herkesin yapacağı iş değildir." Mehmet Niyazi Şimdiye kadar gördüklerimiz bir şeyler öğretmiştir bize. Bunlardan biri de, Türklerin her toprakta yaşayabilen nebatlara benzemediğidir. Kadim Türk yurtları sayılan yerler, üzerlerindekileri inancıyla-geleneğiyle beraber taşımıştır ileriki asırlara, diğer coğrafyalar horlamış. Hunlardan itibaren Çin'e hâkim olanlar Çinlileşti, Tanbaç'lar gibi. Avrupa'ya akanlar, Bulgarlar ve Macarlar kayboldular Hıristiyanlaşıp Slavlaşarak. Bu hususta örnekler çoğaltılabilir. Anadolu'ya gelenler sağlam kaldı milliyeti ve inancıyla birlikte. Birkaç küçük grupları saymaz isek, dünyanın hiçbir bölgesinde, Müslüman olmayan Türk de kalmadı. Günümüzde Türklük, Müslümanlıkla özdeşleşmiştir. Bu anlayış, sadece milletimizin fertlerini kuşatan bir anlayış değil, aynı zamanda başka dine mensup milletlerce ve onların tarihçeleri tarafından da teyit edilmektedir. Bu ciltle İslam öncesi Türk tarihini, Müslümanlığın kabul edildiği asra kadar getirmiş oluyoruz.
  • Nazım Tektaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    7,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan : Cem Kandemir
    Tufan’dan sonra Nuh Peygamber yeryüzünü çocukları arasında paylaştırdı. Ceyhun tarafının hepsini Yafes’e verdi. Bu toprakların insanları Yafes’in soyundandır. Şöyle rivayet olunur ki: Yafes babasının yanından ayrılmak isteyince ona, “Ey Allah’ın Peygamber’i, bana verdiğin memleketin suyu az, kendisi harap. Bana bir dua öğret ki yağmura muhtaç olunca Allah’a o dua ile yakarayım. Allah bize cevap versin” dedi. Nuh Peygamber dua öğretti ve Ulu Allah ona bir ad (dua) ilham etti. O da bu adı oğluna öğretti. Yafes’in insanoğluna tanıtımı böyle başlar. Yedi oğlu olur Yafes’in, birinin adı Türk. “Türk; edepli, akıllı ve doğru kalpliydi.” Bilinmeyen zamandan başlar tarihimiz, yavaş yavaş dağılan bulutlardan sıyrılan güneş gibi görünür Hunlar. Ve ebedi batmak istemeyen bu doğumla “Tanrının Askerleri” dağılır yeryüzüne.
  • Nazım Tektaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan : Cem Kandemir
    Türk adını devletlerine verdiler, millet adı olarak dünyaya duyurdular. Vazgeçilmezleri ile kuvvetlenmiştiler. Zaman geldi değiştirdi her şeyi. Çin'e tabi olmaya bile rıza gösterdi İşbara Kağan: İmparator istedikçe istedi; Türklük ruhu dahil. Her gün sabahtan akşama kadar sizin emirlerinizden başka bir şey dinlemeyeceğim. Fakat elbiselerimizin önlerini kesmeye, omuzlarımızda dalgalanan saç örgülerimizi çözmeye, dilimizi değiştirmeye ve sizin kanunlarınızı kabul etmeye gelince, bizim adetlerimizle ananelerimiz o kadar eskidir ki, ben şimdiye kadar bunları değiştirmeye cesaret edemedim. Bütün millet aynı kalbi taşıyor. Tabgaç Türkleri'nin her şeyleriyle Çinliliği kolayca kabul edişleri, yukardaki sözleri değerli kılmaktadır.
  • Nazım Tektaş
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan : Cem Kandemir
    Türklerin anayurdunu bir çırpıda sınırlandırabilmek mümkün değil. Dağ gibi yerinden oynamayan bir nesne değil ki, ona sabit mekân tayin edilsin. Çinlilerin anayurdunun tarifi kolay, çünkü onlar aynı coğrafya içinde vücuda gelip, gelişmişler, ikide bir vatan arama durumuna düşmemişler. Türklerin hayatı farklı. Şartları kendileri koyamadıkları için, mevcut şartlara uymaya mecbur kalıyorlar, uyamayınca da gerekli şartları haiz yeni yurtlar arıyorlardı. Yine de belirli bir ana vatan sınırı tespitiyle, oradan sağa – sola, ileri – geri hareketler takip edilecekti.
  • Mary Doria Russell
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    16,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Mary Doria Russell'ın ilgiyle okunan romanı Serçe'den sonra Tanrının Çocukları da Türkçede: Beklenmedik dönemeçlerle dolu incelikli olay örgüsü ve edebi ustalığıyla en az ilki kadar güçlü bir eser. Roman, Jana'ata ve Runa adlı iki akıllı türün bulunduğu Rakhat gezegenine yapılan ilk seferde yaşanan felaketin ardından, yeni bir sefer için kolların sıvanmasıyla başlıyor. Dünya'da hazırlıklar sürerken, paralel bir anlatımla, Rakhat'ta insanların ister istemez başlattığı değişim rüzgârına da tanık oluyoruz. Zorlu bir yolculuğun ardından Dünyalı ekip hedefe vardığındaysa, iki gezegenin halklarının kaderi bir kez daha kesişiyor. Bir bilimkurgu romanı olarak Tanrının Çocukları'nın ayırt edici özelliği antropolojik derinliği: karakterlerin karmaşık iç dünyasını ikna edici bir şekilde resmetmesi; onların zaaflarını, kendi kendini kandırma ve anlam olmayan yerde bile sürekli anlam arama eğilimlerini, hırs ve yanılgılarını, iyi niyetle de olsa başkalarına zarar verme kapasitelerini gözler önüne sermesi. Dahası, yazarın önemli toplumsal meselelere -farklı türlerin/kültürlerin bir arada yaşaması, anlayış ve hoşgörünün kendinden farklı olanı tanımayla başlaması, katı geleneklerin zulmü, değişimin kaçınılmazlığı vb- yaklaşımı da kayda değer. Bütün bunlara yaratıcı bir hayal gücü ve kitabın her sayfasında hissedilen ince bir mizah da eklenince, ortaya keyif ve heyecanla okunan doyurucu bir roman çıkıyor. Tüm bilim kurgu hayranlarına ve edebiyat severlere tavsiye ediyoruz.
  • Burak Özdemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    1608,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ELIF EBRU BASKAN
    Yeryüzünde işler hiç iyi gitmiyordu. Dünya gergin, insanlar mutsuzdu "Artık zamanı gelmişti" Tanrı, imajını değiştirmesi için bir reklam ajansıyla anlaştı. Genç reklamcı ile chat’leşmeye başladılar. Çocuk, "Nasıl olur da Tanrı insanla chat yapar" diye sordu. "Musa ile çalılıklar arasından konuşmuştum, seninle de internetten yazışıyorum. Şaşılacak bir şey yok" dedi. "Tanrı'nın Doğum Günü", böyle başlıyor ve her sayfasında okuyucusunu biraz daha içine alarak kendine hapsediyor. Güzeldünya Kitapları'nın ilk eseri olan bu kitap, saatler süren bir chat'ten sonra müthiş finaliyle kişiyi kucaklıyor, hayata bakışını baştan aşağı değiştiriyor. Kimine göre roman tadında bir araştırma, kimine göre NLP'nin ulaştığı son nokta, kimine göre bir tür tefsir ya da hayat bilgisi kitabı. Adını ne koyarsanız, o. "Nereden geldim, nereye gidiyorum?" sorusuna bu kadar açık ve yalın cevap veren bir eser yazılmadı. "Tanrı'nın Doğum Günü", Burak Özdemir'in üçüncü eseri. "Yıl 2102" ve "Türklerim Diken Diken Oldu" kitaplarını bir solukta okuyan tiryakilerinin bile tüylerini diken diken edecek bir eser, "Tanrı'nın Doğum Günü" "Ya sonra?" sorusunun kitabı..

Sayfalar