Yazara Gore Listeleme

  • Terry Pratchett
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Diskdünya, topyekûn savaşın eşiğinde! Sör Terry Pratchett'ın benzersiz yaratımı “Diskdünya” serisinin ilk kez Türkçeye çevrilen yeni kitabı Savaş Naraları, içinde bulunduğumuz şu tuhaf günlerden ilham alırcasına, “düşman ilan edilen” zararsız halkların feryadına kulak kabartıyor. Dünya çapında 85 milyonun üzerinde satan külliyatın yirmi birinci halkası olan bu politik hiciv, “Bekçiler” alt serisinin de dördüncü serüveni. Günümüzden ve yakın tarihimizden pek çok olaya dem vurmasının yanı sıra, ırkçılık, milliyetçilik, savaş çığırtkanlığı, ötekileştirilen halklar gibi konulara eğilen roman; Ankh-Morpork Bekçi Teşkilatı'nın ve elbette Sam Vimes'ın derin, felsefi ve adalet dolu macerasına, ta Klatch kıtasına uzanıyor! “Hırsız avcısı” demişlerdi ona. Elbette bu bir hakaretti aslında ama Vimes buna takılmadı bile. Çalınan şey altın da olsa masumiyet de, toprak da olsa can da, gerçekte var olan tek suç, hırsızlıktı... Sıradan bir “hırsız avcısı”nın ait olduğu yer şehirdir. Şehir dar sokaklarıyla, pis dimağlarıyla ve azılı suçlularıyla tam da tazılara göre bir yerdir. Fakat bazen öyle bir an gelir ki, kişi yerini yurdunu terk edip bambaşka bir diyara seyirtir... Çölde hepimiz değişiyoruz, diye düşündü Vimes. Çöl, şehir gibi değil, düşüncelerini sınırlamıyor. Zihninin ufka kadar genişlediğini hissedebiliyorsun. Dinlerin burada başlamasına şaşmamak gerek... Sonra sıra, Ankh-Morpork ile Klatch İmparatorluğu arasındaki savaşı engellemeye gelir. Ama durum da bir hayli zorludur: kriz doğuran bir ada, faili meçhul bir suikast, hızla yükselen ırkçı nidalar ve iki ordunun arasında kalmış bir avuç bekçi... Son âna kadar gizemini korumayı başaran mükemmel kurgusuyla nefes nefese bir serüvene açılan Savaş Naraları, pek çok açıdan hem son derece komik hem de bir o kadar ciddi bir eser. Niran Elçi'nin pürüzsüz Türkçesi ve Delidolu'nun özenli baskısıyla Türkiye'deki okurlarının karşısına ilk kez çıkan bu zekice ve ustalıkla yazılmış polisiye roman; savaşın eşiğindeyken atılacak her adımın, gerçekte bambaşka bir sonuca dönüşeceğinin altını çiziyor.
  • Gülfer Akkaya
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    8,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Elinizde tuttuğunuz kitap Aleviliği kadınlar gözünden anlatmayı hedefliyor ve Alevi kadınları görünür kılıyor. Bu açıdan kitap bir ilktir. Alevilikle ilgili yaptığım araştırmalar bana, Alevilik anlatımının dil, üslup, yöntem ve perspektif olarak erkekleri öne çıkaran, onları yüceleştiren bir yerden yazıldığını gösterdi. Kadınlar ortada yoktu! Aleviliğin yeni kuşaklara kadınlar tarafından anlatılması, topluma doğal kaynağından aktarıldığı için değişmeden, yabancılaşmadan, asimilasyona uğramadan, çeşitliliğini, yöresel özelliğini kaybetmeden, doğrudan ulaşması demektir.
  • V. E. Schwab
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    511,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Suna Ağı
    Geceleri rüzgâr seni çağırırsa dinlememelisin. Rüzgâr yalnızdır ve kendine her zaman bir arkadaş arar. Ve Near kasabasında hiç yabancı yoktur. Bunlar Lexi’nin hayatı boyunca duyduğu gerçeklerdir. Fakat bir gece bozkırdaki evinin önünde havaya duman gibi karışan bir oğlan gördüğünde bu hikâyede anlatılanlardan en az birinin doğru olmadığını anlar. Ertesi gece Near’da yaşayan çocuklar yataklarından kaybolmaya başlar ve gizemli oğlan zan altında kalır. Çocukları bulma yarışı hızlandıkça Lexi’nin, efsanelerdeki cadının yalnızca bir uyku masalı karakteri olup olmadığını ve bu isimsiz oğlanın nereden geldiğini keşfetmesi gerekecektir. V. E. Schwab’ın peri masalı ve aşk hikâyesi karışımı bu ilk romanı oldukça aşina olduğunuz, öte yandan da tümüyle orijinal bir hikâye: uzun yıllar önce duyduğunuz bir şarkı, rüzgârın taşıdığı bir fısıltı ve kolay kolay aklınızdan çıkaramayacağınız bir rüya.
  • Ergün Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    305,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
    Adnan Oktar, 2 Şubat 1956 tarihinde Ankara’da doğdu. Asıl adı Adnan Arslan’dı… Sonradan Oktar’da karar kıldı. Adnan Oktar’ın annesinin adı Mediha, babasının adı Yusuf’tu… Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Oktar ilk ve orta öğrenimini Ankara’da, ortaokulu Cebeci’de, liseyi Kurtuluş’ta okudu. Liseden sonra özel bir dershaneye giderek 1979 yılında İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümüne girdiği, bir süre sonra okuldan ayrıldığı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne kayıp yaptırıp sonra bu okulu da yarım bıraktığı iddia ediliyorsa da lise öğretmenlerinden bazılarının açıklamasına göre şizofren olduğu için liseyi bitiremediğiydi… 1993 yılında Eskişehir Hava Hastanesi’nden aldığı “askerliğe elverişli değildir” raporuyla askere gitmedi. 90’lı yıllarda mayo giyen kadınlar için “cehennemde cayır cayır yanacaklar” fetvası veren Adnan Oktar, 2000’li yılların başlarında “motor”ları, 2010’yu yıllarda bir anda “kedicik”leri ile gündem olmaya başladı. Adnan Oktar’ın dekoltede ve estetikte sınır tanımayan kedicikleri uzun yıllardan beri gündemden düşmedi.
  • Ergün Poyraz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    330,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Delibaş
    Atatürk: “Defolun buradan Masonlar, cehennem olun gidin Yahudi uşakları!” Cumhuriyet düşmanı gerici örgütlerle mücadeleye hayatını adamış Ergün Poyraz, şimdi de Cumhuriyet karşıtı bir başka tehdidin üzerindeki sır perdesini kaldırıyor: Masonlar… - Atatürk Masonlar'a neden karşıydı? Mason Locası'nı neden kapattı? - Tarih boyunca ünlü Masonlar - Tapınak Şövalyeleri’nden günümüze Masonların tarihi - Masonların gizli örgütlenmesi, amaçları ve çalışma yöntemleri - Fetullah Gülen Mason muydu? - Mason olduğunu öğrendiğinizde çok şaşıracağınız isimler
  • Kendini Bul
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    490,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pervin Yaşar
  • Ayhan Gültaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    211,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Erkuloğlu
    "İlerideki kuytuda bir kayanın üzerinde şimdiye kadar hiç görmediği güzellikte bir kutu ışıltılar içinde parıldıyordu. Yaklaşıp kutunun kapağını açtı ve deri kaplı eski kitabı gördü. Üzerinde birikmiş yılların tozunu temizleyip kalın kapağı kaldırdı. Sararmış, yer yer kopmuş sayfalarını karıştırmaya başladı. İstanbul'un altındaki en eski İstanbul'da, bu gizli dehlizlerin gizli odasında, bu dünyadan olmayan Gizemler Kitabı'nın sırlarının yalnızca bir kişide, bilge rahipte olduğunu, kitabın içeriğini görme yetkisinin de yalnızca bu rahibe ait olduğunu bilmeden açıvermişti." İstanbul Fatih'te, Hayri ve arkadaşlarının kurdukları ve "KEÇİ OBASI" adını verdikleri bir izci grubun fantastik öyküsü… İstanbul'un yeraltı dehlizlerinde yaşadıkları akıllara durgunluk veren, olağanüstü maceralar...
  • Kendine Dön
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    446,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pervin Yaşar
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Demet Fünf
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Selki bir masal ama bildiğimiz masallara benzemiyor. Biri bilincin öbürü bilinçdışının yabani diliyle konuşan iki kızkardeş anılar ve sezgilerle birbirlerine düşe kalka eşlik etmeye çalışırken yaşam, ölüm, sevgi, bağlılık, fedakârlık gibi kavramlar derinlerde kendini gösteriyor. Haberdar olduğumuz ve olmadığımız içdenizler üzerine bir dil arayışı bu. Kurduğu dille ve dokunduğu evrenle bizi bilinemeyen ama sezilenin karanlık sularına davet ediyor.

Sayfalar