Yazara Gore Listeleme

  • Mustafa Özel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    646,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Serbest Piyasa ile kapitalizm arasında zorunlu bir ilişkinin olduğunu sananlara rağmen, kapitalizmin özde tekelci ve piyasa düşmanı olduğu tezini işleyen, çözüm yolları ve metodlarını da ortaya koyan etkileyici bir eser.
  • Tuncel Altınköprü
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    717,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsan karakterini kavramak, iki kere ikinin dört etmesi kadar yalın eşitlemelerle algılanabilecek bir olgu değildir. Girift, karmaşık, gizemli bir yapıya sahiptir. İnsan karakterini incelemeye başladığınızda insan yapısı, sizi doğru yoldan uzaklaştıracak tuzaklar hazırlıyor. İnsan kişiliğinin dışa vuran yanıltıcı yansımaları, bir labirentin çıkmaz sosakları gibi sizi aldatıp gerçek bilginin ötelerinde dolaştırıp durabiliyor. Bu kitapta yer alan testler yardımıyla: - Kendi öz kişiliğinizde göremediklerinizi öğrenmek, - Eksiklerinizi, yeteneklerinizi, eğilimlerinizi bilmek, - Başarılı olacağınız girişimlerde bulunmak, - Uyum sağlayacağınız kişi ve çevreleri bulmak, - Dostlarınızı bilinmeyen yönleriyle tanımak, - Çevrenizdeki kişileri içyüzleriyle görmek
  • Tom Bottomore
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    422,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Toplumsal Araştırma Enstitüsü'nün bir düşünce akımı olarak ortaya çıkan Frankfurt Okulu, 1. Dünya Savaşı sonrasında önemli bir sosyal teori merkezi konumuna geldi. Üyelerinden Adorno, Horkheimer ve Marcuse, Frankfurt Okulu'nun genel yaklaşım biçimi olarak Eleştirel Kuram olarak adlandırılan Marksist Kuram'ı ortaya koydular. Eleştirel Kuram, sosyoloji, siyaset bilimi, kültür ve ideoloji alanlarında yapılan çalışmalarda etkili oldu. Başta Habermas olmak üzere son katılan üyelerinin yaptığı felsefi ve sosyolojik çalışmalar Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da ses getirdi. "Tom Bottomore, bu kitapta bize Frankfurt Okulu'nun doğuşunun ve çöküşünün ana özelliklerinin etkileyici bir özetini sunuyor. Kitap aynı zamanda 'Eleştirel Kuram'ın belli başlı önderlerinin eleştirel bir değerlendirmesi olduğu için, vardığı sonuçlar bazı bakımlardan tartışmalı olacaktır. Tom Bottomore, Frankfurt Okulu'nun tutarlı bir Marksçı toplum kuramı paradigması oluşturma başarısızlığını, felsefece düşünmenin yüksek düzeyinden tarihin ve ampirik olguların bulanık sularına inmeyi reddetmelerinde konumlandırırken, yadsınamaz bir biçimde meselenin özüne dokunuyor." -Peter Hamilton-
  • Anton Çehov
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    391,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    "Tıp, nikâhlı karım benim, edebiyat ise metresim. Birine kızarsam, geceyi öbürüyle geçiriyorum. Bu davranışımı belki biraz uygunsuz bulabilirsin, ama en azından sıkıcı değil. Hem zaten, benim bu ikiyüzlülüğümden ikisinin de bir şey kaybettiği yok!" Kısa öykünün büyük ustası Anton Çehov (1860-1904), dostu ve yayıncısı Aleksey Suvorin'e 1888'de yazdığı bir mektupta böyle bir 'aşk reçetesi' sunuyordu. Dünya edebiyatına, öykü sanatını temelinden değiştiren yüzlerce öykü; tiyatro sanatına Martı, Vanya Dayı, Üç Kızkardeş ve Vişne Bahçesi gibi başyapıtlar armağan eden Çehov, aynı zamanda iyi bir hekimdi. Hekimliğinden de gelen gözlem gücüyle tıp, hastalar, hastalıklar, hastaneler, hekimler üstüne öyküler de kaleme almıştı. Doktor Çehov'dan Öyküler'de, onun bu tür öykülerini ilk kez bir araya getirdik. Çehov'un bu kitaptaki karakterlerine, hastalarına gösterdiği sevecenlik ve insancıllıkla yaklaştığını; gündelik yaşamın bağrından gelen, umarsız karakterlerini, tıpkı hastaları gibi, hep 'iyileştirmeye' çalıştığını göreceksiniz. Tıpkı Shakespeare ve Dostoyevski gibi, Çehov da, her zaman hemşerimiz ve çağdaşımız olan yazarlardan.
  • Mustafa Tahhan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,30 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Kemal Demirel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    354,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Hemen hepimizin düşü ve coşkuyu olanca bağımsızlığımızla yaşadığımız o çocukluk yaşlarımızdan bende iz bırakan insan ve olayları yazmaya çalıştım bu kitapta (...) Yarım yüzyıl önce beş ile on üç yaş arası birlikte yaşadığım o insanları anlatırken onlara hiç haksızlık etmemeye çalıştım. Ne anlattımsa iyi ve kötünün ötesinde, yani insanları yargılamadan anlatmaya çalıştım. Yüreğimizle yaşadıklarımızı ortaya koymak, düşünerek yaşadıklarımızı ortaya koymaktan ne kadar da zormuş." Kemal Demirel İkinci Dünya Savaşı öncesinin karanlık günlerinde, İstanbul'da, eski zamanların harap konaklarının sakinleri, yoksulluk, korku ve güvensizlik içinde birbirlerine sarılırlar. Piano Piano Bacaksız'da, küçük bir çocuğun hayal gücüyle genişleyen dünyası, bu kuru ve renksiz, acı dolu dünyayı yutar, masumiyetiyle dipsiz kuyulardan yukarıya umut ışıkları çeker. Yazar Kemal Demirel'in gerçek yaşamöyküsünden esinlenerek yazdığı Piano Piano Bacaksız, gücünü işte bu umut ışıklarını, kendi çocukluğundan, günümüzün çocuklarına aktarabilmesinden alıyor. Kuşaklar boyu renkli karakterlerinden, sürükleyici hikâyesinden ve samimiyetinden bir şey kaybetmeyen Piano Piano Bacaksız, bir Türk Edebiyatı klasiğidir. Bu klasik yapıttan sinemaya uyarlanan aynı adlı film de, Türk Sineması'nın klasikleri arasında yerini almış; Oscar ödüllerine aday adayı olan ikinci Türk filmi olmuştur.
  • Gülcan Özer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    781,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    MALUM, HAYAT GERİYE DOĞRU OKUNUR, İLERİYE DOĞRU YAŞANIR... İçinde çocukluğu ve yaşlılığı beraber barındıran; ergenlik, kişilik, hatta cinsellikle tatlandırılmış bir kitap nasıl okunur? Misal, çocuğu olan çocukluğu, ergeni olan ergenliği okuyup geçsin mi, yoksa bu mevzular birbiriyle muhabbet halinde midir? Bildiğimiz şudur: Çocukluğun ve ergenliğin kişiliğe damga vuruşu, kişiliği anlamak için çocukluğumuzun karanlık sularında dolaşmanın lüzumlu oluşu, ergenliğin kazasız belasız atlatılmasının önemi, kendine güven denen asırlık meselenin sahiden mesele oluşu, nasıl seviştiğimiz yahut sevişemediğimiz, kendi muhtemel yaşlılığımız, yaşlanmakta olan ana babalarımız, nasıl yaşadığımız, kim olduğumuz, nereye ve ne şekil evrileceğimiz zor zanaat ömürlük hikâye... Biz dilimiz döndüğünce anlattık. İnsan halleri bunlar, birbirinden ayrılmaz; malum, hayat geriye doğru okunur, ileriye doğru yaşanır... Yolunuz açık olsun! Terapi İstanbul
  • Frederick Copleston
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    771,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Platon'un felsefesinin Felsefe Tarihindeki yeri öylesine benzersizdir ki, bütün bir İdealizmin başlangıcı gibi ereği de ondadır. Hiç kuşkusuz bilgelik-sevgisi onda Parmenides'ten Herakleitos'a, Zenon'dan Sokrates'e antik çağın tüm soylu eytişimcilerini kucaklar. Ama ancak onun felsefi yaşamı düşüncesiyle ve eylemiyle bütünleştiren İdealizmindedir ki tüm ön felsefi çabanın gerçek değeri ve gücü kendini gösterir, ve ussallığın, İdeanın varoluşun gerçek değer ve anlamının kaynağı olduğu kavrayışı doğar. Kendini ilkesinde gösteren bu erek nedeniyle, ilkesi ile bir olan erek nedeniyledir ki Felsefe Tarihinin kendisi doğal olarak Platonizmin tarihinden, felsefi gerçekliğin açınımı özsel olarak Platonik İdeanın açınımdan başka birşey değildir. Onun İdealar Kuramı felsefi dizgeler içersinden ilerleyen kurgul düşüncenin yarattığı her yeni tabloyu bir kez daha çizecek, Kavramın felsefe tarihinde kendinde ve kendi için her yeni irdelenişi özsel olarak bir kez daha "Parmenides"te en çarpıcı sergilenişini bulan o eytişimsel ustalık ve üretkenlik düzeyine yükselişi arayacaktır. Eğer Platon kuramıyla insanın Gerçeğe yetenekli olduğunu tanıtlamışsa, eylemiyle de Erdeme yetenekli olduğunu göstermiştir. Eğer Eğitimin insanın gerçekleşmesi için biricik yöntem olduğunu göstermişse, gerçek eğitim olarak Felsefenin bütün öneminin ve bütün anlamının ideal insan bilincini üretme girişimi olmasında yattığını da göstermiştir.
  • Daria Bignardi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    438,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: mehtap tolu
    Hayatımda tekbir kadın sevdim: Beni terk etmesinden sonra, on altı yıl boyunca onu hiç görmedim. Arno ile Sara, ilkgençliklerinde tanışırlar ve bir anda birbirlerine aşık olurlar. Ne var ki Sara bir gün Arno'yu ansızın terk eder, tekrar karşılaşmaları ise tam on altı yıl sonra bir havaalanında, rastlantıyla olacaktır. Aradan geçen yıllarda Arno en büyük hayalini gerçekleştirmiş, Milano'daki ünlü La Scala'nın orkestrasında viyolonsel çalmaya başlamıştır. Arno ile Sara'nın aşkları kaldığı yerden devam eder, evlenirler, üç çocukları ve kusursuz bir hayatları olur. Ancak Arno, bir sabah soğuk ve boş bir yatakta uyanınca, karısını yeterince tanımadığını anlar. Arkasında bir mektup bırakarak ortadan kaybolan Sara'nın peşinden, ilişkilerini irdelemeye başlar. Sardinya adasındaki balayılarından başlayarak geçmişe, Cenova sahillerindeki ilk tanışmalarına kadar iz sürer ve birlikte olmadıkları on altı yıl boyunca Sara'nın nasıl bir hayatı olduğunu öğrenir. Arno için bu keşif hayatının dönüm noktası olacaktır. Bir kadın, kendisini sevdiğini düşünen ama gerçekten tanımayı aklına getirmeyen bir erkeğin yanında kalabilir mi? Bir erkek karısının kendisine güvenmemesini kabul edebilir mi? Artık Gidebilirsin, sadece aşık olmanın ve sevmenin yeterli olmadığını, yüzeyin altındaki acıların ve yaşanmışlıkların hayatımızın yönünü değiştirebileceğini gösteren bir aşk romanı.
  • David Furlong
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    878,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir harita mühendisi olan David Furlong, İngiltere Marlborough Downs'da birtakım geometrik yeryüzü şekillerine rastladığını farkederek 20 yıldan uzun sürecek ve bu sırada kendisini gizemli Mısır Piramitleri'ne ve firavunların dünyasına sürükleyecek bilimsel bir araştırmaya başladı. Sonrasında yüzlercesini daha karşısına çıkaracak üç önemli soruyu cevaplamak zorundaydı. 1- Antik insanlar Marlborough Downs'daki yeryüzü şekillerini oluşturacak gözlem teknolojisi ve bilgisine sahipler miydi? 2- Marlborough Downs'daki yeryüzü şekillerinin Mısır Piramitleri ile nasıl bir bağlantısı vardı? 3- Mısır Piramitleri inanıldığı gibi firavunların mezarları mıydı, yoksa farklı bir amaç için mi kullanılıyordu? Furlong'un araştırması kısa bir süre sonra Antik Dünya'ya doğru zaman içinde bir maceraya dönüşecekti...

Sayfalar