Yazara Gore Listeleme

  • Prof. Dr. A. Afetinan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    389,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    462,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GİZEM KARAKUŞ
    Daha önce Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanmış olan ünlü Üçleme’sinden sonra kaleme aldığı bu romanda Samuel Beckett, artık roman kurgusunu bozmaktan vazgeçmiş, sadece en temel öğelerine indirgediği anlatıyı, bir “yokluk duygusu” üzerine oturtmuştur. Murphy ve Watt adlı daha önceki romanlarda kahramanlar üzerine birtakım bilgiler edinebiliyorduk. Oysa burada anlatıcı bize sadece kendi konumuyla ilgili deneyimini aktarmaktadır. Roman kahramanı gibi gözüken Pim’in anlatıcının kendisi olduğunu düşünürsek, bir roman parodisiyle karşı karşıya olduğumuzu varsayabiliriz. Ama bundan da hiçbir zaman kesin olarak emin olamayacağız. 1961’de yayımlanan bu roman aynı dönemde ortaya çıkmış olan minimal akımın da yetkin bir örneği. Acaba Nasıl? tekdüze, ele aldığı her konuyu yineleyen, herhangi bir kesinliğe ulaşmak gibi bir amacı olmayan bir “yokluk metni”. Yazar sadece bir sese indirgenmiş, elinde bulundurduğu bilgiye hapsolmuştur. Kapalı bir uzamda sanki okuyucusuyla birlikte kilitlenmiştir. Amacı okuyucusuyla bir ilişki kurmak değil, o anı geçiştirmektir. Oyalanmaktadır, okuru da oyalanmaya çağırmaktadır. Bütün bunları dili oyarak, dille oynayarak, oya gibi işleyerek gerçekleştirmektedir. Acaba Nasıl? kolay metinlerden hoşlanan okur için değildir. Noktalama işaretlerinin, kahramanın ve konunun yokluğu, roman boyunca söz konusu edilen ama bir türlü içeriklendirilmeyen özel adların bolluğu, kolaycı okuru şaşırtacaktır. Edebiyatın salt konuya indirgenemeyeceğini bilen has okur ise çetrefil bir dil yolculuğuna çıkacaktır.
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    454,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Baykal
    20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri kabul edilen Beckett’in ilk romanı Sıradan Kadınlar Düşü, yazarın iç dünyasını sergileyen otobiyografik bir eser niteliğindedir. St. Petersburg Times tarafından “edebi bir dönüm noktası” olarak tanımlanan roman için Beckett “bütün çılgınca düşüncelerimi içine tıktığım bir sandık” demiştir. Eser yayıncılar tarafından fazla edebi ve riskli bulunduğundan yazarın yaşamı boyunca hiç yayımlanmamış; ancak ölümünden sonra basılmıştır. Hikâyenin başlangıcında; sevgisi, Smeraldina-Rima ve Alba adındaki iki kadın arasında ikiye bölünmüş olan Belacqua “son kez ‘Dublin’e düşmeden’ önce şehvet duygusuyla ve kelime dağarcığının yarattıklarıyla cebelleşmektedir” (The New Yorker). Gençliğe özgü duygulardan ve gözle görülür bir şekilde James Joyce’tan etkilenmiş olan Sıradan Kadınlar Düşü, olağanüstü bir ustalık eseridir. Beckett, sonraki çalışmalarına da damgasını vuran kelime oyunları ve dilinin saflığıyla okuru keyiflendirmenin yanı sıra, edebiyat ve sanat tarihindeki önemli yazarlara ve eserlere, mitolojiye ve daha pek çok kültürel öğeye atıfta bulunmaktadır. SAMUEL BECKETT: İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Protestan bir aileden gelen Beckett, Dublin’in bir banliyösünde doğmuştur. 1927’de Dublin’deki Trinity College’ın Roman Dilleri Bölümü’nden mezun olur. 1928’de Paris’teki École Normalé Supérieure’de İngilizce okutmanı olarak çalışmaya başlar. Burada James Joyce’la tanışır. Joyce’un ileride Finnegan’s Wake adıyla yayımlanacak romanının bir bölümünün Fransızcaya çevrilmesine yardım eder. 1930’da Whoroscope adlı bir şiiri yayımlanır. 1932-1937 yılları arasında Londra’da yaşar. Bu dönemde yazdığı öykülerden oluşan ve Joyce’un etkisini yansıtan More Pricks Than Kicks’de (1934; Aşksız İlişkiler) akıl hastanesinde bakıcı olmasını konu alan Murphy 1938’de Londra’da yayımlanır. 1937’de Paris’e yerleşir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş’ine katılır. 1942’de Gestapo’dan kurtulmak için Fransa’nın güneyine, Vaucluse’e kaçar. Burada kaldığı iki yıl içinde gündüzleri tarım işçiliği yaparken, geceleri Watt’ı yazar. Savaş sona erdikten sonra Paris’e döner. Bundan sonra yapıtlarını daha yalın yazabildiğini düşündüğü Fransızcada kaleme almaya başlar ve 1946-1950 yılları arasında Molloy (1951), Malone Meurt (1951; Malone Ölüyor) ve L’innomable (1953; Adlandırılamayan) adlı romanlardan oluşan Üçleme’yi tamamlar. Beckett’ın en önemli yapıtları olarak görülen her üç roman da tek bir kişinin çeşitlemeleri denebilecek bir dizi karakter tarafından anlatılır. Anlatıcılar hızlı bir fiziksel çöküş içindedir ve var olduklarının tek kanıtı zihinleridir. Adlandırılamayan’da bu çöküş, anlatıcının bir ağız ve zihne indirgenmesiyle doruğa ulaşır. Beckett’ın pek çok yapıtında olduğu gibi burada da anlatıcı sessizliğe ve hiçliğe tahammül edebilmek için hikâyeler uydurur ve uzun, karmaşık monologlara girer.
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    230,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Teoman
    İnsan tekinin yüreğindeki ve zihnindeki kimi karanlık yerlere dokunuyor Samuel Beckett bu eserinde: Ölüm, hayat, doğa, varlık, eylem, zaman, anlam… Bu eski fakat hâlâ etkisini sürdüren puslu alanlara elindeki neşterle ince kesikler atıyor Beckett; insani varoşulun gelip geçiciliğine, değersizliğine, anlamsızlığına ilişkin duygu ve düşünceler de işte bu neşter kesiklerinden sızıyor. Sızmalara patlatmalar eşlik etmiyor, aksine asude bir akış söz konusu. İniltiyi andıran, kırılıp dağılan kelimelerse hep aynı kör noktaya, yani ölümün soğuk zaferine ulaşıyor, ama ölüm toprak altında dahi ruhlara huzur vermiyor: Ölüler zor ölür, öteki dünyaya davetsiz girenlerdir onlar, buldukları yere yerleşmek zorundadırlar, çamurun içine inen kuyulara ve kapaklı deliklere, ta ki arazinin efendisi çok uzun süren bir kabul sürecinin ardından onlarla ilgilenme işini yükleninceye kadar. O zaman ölüler arasında şüphesiz ki serbest hale gelirler, o zaman dertleri biter, doğal dertleri yani. Trajik olanın da komik olanın da artık hükmünü yitirdiği, mevcut anlamların ve değerlerin hızla çözülüp dağıldığı, eylemin mümkün olmadığı, kara yazgının egemenliğini büsbütün ilan ettiği bir eşikte; "doğal dertlerinin" yükünden kurtulmaya çalışan insanın çaresizliğini işliyor Beckett, o her zamanki kurucu "gaddarca" tavrıyla...
  • Aydın Belet
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    351,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Müşterinin tatmin olması artık yeterli değil. İşin doğrusu, müşteriler bizim değil. Sadece arabalarını bizim dükkanlarımızın önüne park etmişler. Daha iyi bir park yeri bulduklarında, bizden memnuniyetle ayrılıp gideceklerdir. Bundan hepimiz emin olabiliriz. Eğer müşterilerimize gerçekten sahip olmak istiyorsak; hele bugünün rekabet koşullarında işimizin gelişmesini istiyorsak, bizlere memnun müşterilerden fazlası gerek. Fanatik müşteriler yaratmamız gerekiyor.
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    76,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merva Yıldırım
    Samuel Beckett, neden iyi dikilmiş bir pantolonu kötü tasarlanmış bir evrene yeğliyor?
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    348,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Süzek
    Samuel Beckett'in tüm sanatı, bireyin anlamlandıramadığı, sancılı bir varoluş serüveni içinde acı çekmesi üzerine kuruludur. Beckett, Descartes'ın ünlü söylemini, "Acı çekiyorum, o halde varım" biçiminde yeniden dile getirmiştir adeta. Yarattığı kişiler dış dünyann "fiyasko" sundan kaçmaya çalışan, yalnız, yorgun ve tekbenci karşı-kahramanlardır. Bir ilk yapıt olmasına karşın Aşksız İlişkiler Beckett'in yazarlığında ve dünya yazınında yabancılaşmayı uç noktalara taşıyacak olan Beckett karşı-kahramanlarının öncüsüdür, modern dünyanın anlamsız kaosuna teslim olmak istemeyen, usunun dışında akıp giden günlük yaşam karşısında yalnızca bir izleyici, hatta kimi kez bir röntgenci olmayı yeğleyen eylemsiz bir isyankardır. Dante'yi sevgiyle okuyup anlamaya çalışan (kahramanın ismini de İlahi Komedya'dan almıştır Beckett) bir şair ve Batı dilleri öğrencisi olan Belacqua Shuah, içkiye çok düşkün, sarsak ve pasaklıdır. Sürekli ağrıyan ayaklarıyla, Dublin'in alaycılıkla betimlenen küçük burjuva ve entellektüelleriyle başı derttedir. Bedeni ve bedeninin ait olduğu dış dünyayla usu arasındaki uçurumun farkındadır. Hep; kalbinin ait olduğu yerin bir akıl hastanesi olduğuna inanır inatla. Tıpkı tanıdığımız öteki Beckett kişilikleri gibi bir bisikleti, bir kadınla birlikte olmaya yeğler; aşk ve sevgi ondan çok uzak kavramlardır; grotesk birlikteliklerdir kadınlarla yaşadıkları. Belki de içinde yitip gitmek istediği o karanlık dünyayı asla anlayamayacakları, onun acı dolu varoluş serüvenine hep kuşkuyla bakacakları için, birlikte olduğu kadınlar ironik bir biçimde ölüp yaşamından çıkar. Öyküler, Belacqua Shuah'ın öğrenciliğinden bir ameliyat sırasında narkoz sonucu ölümüne dek, yaşamındaki kronolojik akışla uyum içindedir; aynı zamanda her biri bağımsız ve kendi içinde bir bütün olarak okunabilir. Dante ve Istakoz adlı çarpıcı açılış öyküsü ise Beckett'in tüm yazınında acı çekmekte olan karşı-kahramanların ilk ve sonsuz çığlığını duyurur âdeta; çabuk bir ölüm diler Belaqua canlı canlı kaynatılan ıstakoz için: "Tanrı bizimledir. Değil ama." Hiçbir ölüm çabuk değildir Beckett'in dünyasında, tüm yaşam bir ölüm sürecidir çünkü. Beckett'le tanışmamış olan tüm modern yazın severlere... (Tanıtım Bülteninden)
  • Nahide Bozkurt
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    590,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kültürel açıdan oldukça parlak bir dönem olan Halife Me'mun devrinin en önemli özelliklerinden biri de, çeşitli düşünce akımlarına mensup kişilerin bir araya gelerek halifenin huzurunda ilmi tartışmalar yapmaları idi. Me'mun'un hilafeti, İslam Tarihinde felsefi ve kelami düşüncenin gelişmesi açısından bir dönüm noktasıdır.
  • Louis Aragon
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    325,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Mutlu Aşk Yoktur ünlü Fransız şairi Aragon'un seksene yakın şirini bir araya getiriyor. Daha önce yayımladığımız Elsa'ya Şiirler dışındaki şiirlerinden yapılan bu derleme onun çok yanlı kişiliğini, akılcı ve devrimci yanıyla birlikte ince duyarlığını da belgeliyor.
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    248,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Demircan
    İrlandalı yazar Samuel Beckett, "başarısızlık yoksunluk sanatı" olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştü. "Sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan ahiçi anlatmak zorunda kalışı" biçiminde açabileceğimiz "başarısızlık yoksunluk" kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur. Bu öyküler Beckett'ın edebiyat serüveninde bir kilometre taşı oluşturur, ilk ben öyküsel anlatı olmasının yanında İrlandalı yazarın yabancı bir dilde (Fransızca) verdiği ilk yapıttır. "Hiç İçin Metinler"de ise iyice yoksunlaşan, öznel ve nesnel tüm duyumlarını yitirmiş, sanrısal bir kimliği bile kalmamış anlatıcı, çelişkilerle, karşıtlıklarla dolu söylemini "hiçliğin içini oyarak" sürdürür. Beckett bu metinlerden, her türlü noktalama işaretini, söz dizimini, kısacısı klasik edebiyatla tüm bağlarını koparacağını, anti-edebiyatın başyapıtı "Acaba Nasıl"a ulaşacaktır. Edebiyatın bu ödünsüz yaarıyla yüz yüze gelmeye cesaret edenlere.

Sayfalar