Yazara Gore Listeleme

  • Hasan Ürel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    244,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gökçe Yesilbas
    “Tavşan Salih’in Otobüsü”, Hasan Ürel’in ‘heybesinde biriktirdiği’ memleket hikâyelerinden oluşuyor. Hasan Ürel’in hikâyeleri, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından günümüze uzanarak bize bir yakın tarih retrospektifi sunuyor. Tavşan Salih’in otobüsünde bir çocuk masumiyeti ile başlayan yolculuk, hayatın hemen tüm duraklarına uğruyor. Karadeniz’in değirmenlerine, derelerine, türkülerine, söyleyişlerine, oyunlarına ve hatta körükçülerine rastlıyoruz; kendimizi büyük şehre yeni gelmiş bir gurbetçi gibi hissediyoruz; gecelerin kaç saat olduğunu kimden sormamız gerektiğini öğreniyoruz ve insanoğlunu tüm eksiklikleri, yanlışları ve hayal kırıklıklarıyla birlikte tekrar seviyoruz. Kitaba adına veren “Tavşan Salih’in Otobüsü” hikâyesinden bir bölüm: “Anlatıcının konudan konuya atladığını düşünüyorsunuz belki, ama onun yükü ağır, çok memleket hikayesi birikti heybesinde. Telaşı bu yüzden. Cesaretini de Don Kişot’un hikâyesini anlatırken yaptığı sapmalar için okuyucudan anlayış bekleyen Cervantes’ten alıyor. ‘Benim derdim, kısaca bir çırpıda anlatılamaz, anlatılmamalı; çünkü derdimin her ayrıntısı, uzun bir söyleve layıktır bence…’ ” “Salih Amca da dut ağacının altındaki evine döndü. Günlerce ağzını bıçak açmadı, Birinci sigarasından başka sığınacak kimsesi kalmamıştı. Ne şehre indi, ne pazara. Cemaatin durumu bildiği halde, “ne oldu senin otobüs, hâlâ tamirde mi?” ya da “kaça sattın?” sorularından o kadar bizar oldu ki Cumaları camiye gitmek için bile evden dışarı çıkmak istemedi. Bir de otobüsün iyi zamanlarında edindiği transistorlu Grundig marka radyosunda “Yurttan Sesler” dinlerdi. Hele Neriman Altındağ Tüfekçi’nin söylediği “Yine gam yükünün kervanı geldi” türküsü çalınınca efkârı büsbütün artar, sigarasından derin nefesler çekerdi.” Kitapta yer alan hikayelerden, “Gelin Kayası”ndan bir bölüm: “Ona öyle geldi ki artık bu dünyada herkes, onun toprağın altına kaynayarak yok olmasını istiyordu. Kendi elini sürmeden şuracıkta olsaydı bu iş de Allah canını alsaydı diye düşündü ama yine de yürümeye devam etti. Geçen yıl kaçırılan Gürcü kızı, adamların bir anlık gafletinden yararlanıp bu kayalardan kendisini atmıştı. Acaba kendisi de mi öyle yapsaydı? Ne yapacağını bilmez halde yayla yoluna çıktı. Birden aklına Ermeni Garısı geldi, ne olursa olsun onun evine kadar yürümeliydi, ondan sonrası Allah kerim. Ama o halde kilometrelerce yol nasıl yürünür? Daha şimdiden ayaklarının dermanı kesilmişti.” “Ermeni Garısı kapıyı açtı, kadını içeri aldı, hiçbir şey sormadan doğrudan gürgen odunlarının yandığı ocaklığın başına götürdü. Birkaç ay önce babasının talak-i salasiye ile evden kovduğu kadın hiç de şaşırmış görünmüyordu. Acaba ondan önce kara haber buraya ulaşmış mıydı? Nedeni henüz bilinmese de bu saatte yalnız başına karda kıyamette kadının kapıya düşmesi kovulduğuna işaretti. Kadınlar ümmi dahi olsa birbirlerinin yüzlerini tam isabetle okurlar.”
  • Zerrin Ardam
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    139,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sevgi Üzerine
  • Ferda Şenel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    321,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Beyin hakkında
  • Yahya Kemal Beyatlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    563,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Türklük, beş yüz seneden beri İstanbul'u ve Boğaziçi'ni bütün beşeriyetin hayaline böyle nakşetti. Mimarisini bu şehrin her tepesine, her sahiline, her köşesine kurarken güya: “Artık bu diyar dünya durdukça Türk kalacaktır.” dediği hissedilir. Fetihten sonra İstanbul'a yerleşmiş olan halkın iklimle bu imtizacını kaydettikten sonra, yeni baştan kurmuş olduğu bu şehirde yaratmış olduğu güzelliklerin en yüksek bir kıratta olduğunu söylemek lâzımdır.” Yahya Kemal için İstanbul tabiı güzelliğinin yanında, Türk millenin fizyolojik olarak kazandığı mükemmeliye, kültür ve medeniye"e vardığı seviyeyi gösteren bir şehirdir. Bu sebepten olmalı ki o, İstanbul'u çok sever, onun içinde yaşamaktan, onu keşfetmekten büyük zevk duyar. Türk kültür ve edebiya*nda İstanbul'un manasını ilk kavrayan yazar, Yahya Kemal'dir.
  • Hakan Akdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    186,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Handan TAPTIK
    '' İkinci Dünya Savaşı' nın en karanlık günlerinde, Köstence' den yola çıkan Struma adlı bir gemi, İstanbul kıyılarına demir atar. Kendilerine yeni bir ülke arayan yüzlerce Yahudi' yi nereye kadar taşıyabilecektir bu yüzer tabut?... Sorunun yanıtı, tarihin en utanç verici sayfalarından biridir. 'Lanetliler Gemisi' nin kaderi, Karadeniz' in karanlık sularına gömülmektedir. Bir başka karanlık: 12 Eylül. İhanetler, işkenceler ve direnişler... Bu iki hikayeyi birleştiren, daha 'doğru' bir ülke arayan ya da ülkeleri ellerinden alınan insanların trajesidir belki. Belki de tarihin farklı dönemlerinde bir insanın diğerine yapabildiği haksızlıkların ortak paydası. Kesin olan, çok sıradan bazı rastlantıların bile insanın hayatını tümüyle değiştirebileceği gerçeği. Hayatın anlamı orada gizli olabilir mi?...''
  • Turgut Akıntürk
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    7,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Aile hukuku hakkında
  • Ergün Candan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir zamanlar "Ezoterik Kültür"ün en önde gelen kalelerinden biri olan Antik Mısır, Dünya coğrafyasında yer almış en gizemli toplumlardan biridir. Mısır, kadin çağlarda çok sayıda kişiyi eğiten ve yetiştiren bir okuldu... Bir zamanlar yeryüzünü aydınlatmış olan "Osiris'in Işığı", bugün terkedilmiş mabetlerde artık sönmüş durumdadır. Atlantisli bilge Thot'un binlerce yıl önce söylemiş olduğu kehanet niteliğindeki şu sözleri, bugün tam anlamıyla gerçekleşmiş bulunmaktadır: Ey Mısır! Gelecek kuşaklara senden hatıra olarak sadece inanılmaz masallar kalacaktır ve seninle ilgili olarak geriye, taşlara oyulmuş kelimelerden başka bir şey kalmayacaktır... Evet... Taşlara oyulmuş bir tarih... Bu taş sayfaların üzerine işlenmiş hiyeroglifler arkeologlar ve tarihçilere bugün çözümlenebilmiştir. Ama bütün bunlara rağmen ortada yine de, önemli bir sorun kalmıştır: Bu gizemli tarihin ve kültürün sırlarına nüfuz etmek... İşte bunu yapabilmek için, tarihin geçmiş dönemlerine geri dönüyor ve bir zamanlar Mısır'daki mabetlerin içinde yaşananları gözümüzün önünde canlandırmaya başlıyoruz... Kitabın sayfalarını açtığınızda, Mısır'da gerçekleştirilen "Gizli Öğreti"ye, mabetlerin içine girerek, bizzat kendiniz rahiplerin arasında yaşayarak şahit olacaksınız...
  • Afet Ilgaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,41 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Ali Enes Dalkılıç
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    252,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir şifalı bitki Aloe Vera
  • A. Vahap Akbaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    710,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Alevler ve Güller yetmişli yıllar romanı. Yazar, bu yıllara damgasını vuran terör ortamı ve Ermeni meselesini merkeze alarak dönemi derinlemesine tahlil ediyor. Üniversiteli bir gencin etrafında, bir çalkantının içinde değişen, yabancılaşan bocalayıp bunalan insanımızı anlatıyor. Bunalan ancak bir yandan da kendini arayan insanımızı...

Sayfalar