Yazara Gore Listeleme

  • Selahattin Demirtaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    296,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Tezcan
    “Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım; çekingen, utangaçtı. Aç olduğu her halinden belliydi, yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı. … Kapkara gözlerinin feri sönmüş, omuzları çökmüş, dudakları çatlamıştı. Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım; tereddüt etti, gözleri doldu, boğazı düğümlendi. … Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu, belli ki ‘nan’ın kıymetini biliyordu, ‘nankör’ değildi yani. Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline; ilk defa gülümsedi, bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı. Birbirimizin dilini konuşamıyorduk, ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi.”   Düşenlerin, sürülenlerin, yersiz yurtsuz bırakılanların, içlerinde bir anda “tık” diye bir şeyler kopanların, acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak. Orada insan olmanın/insan kalmanın, dayanışmanın, bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır; yüzüstü bırakılmanın, tepetaklak yere çakılmanın acısı da. İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur, en kötücül hallerine de. Ama sokağın “sesine” kulak vermek değildir aslolan, o “sesin” bizzat kendisi olmaktır. Sokak özgürlüktür çünkü, özgürlük sokaktadır.
  • Cihat Pala
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    181,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Atifet Yücel
    InsanSesiTurkce/BirSimavSevdalisi-DoktorIbrahimNaciEren
  • Bahar Eriş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    143,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    “önemlidir farklılıklar yoksa güvelerle çevrili bir kelebek kendini göremeyip bir olmaya çalışır güvelerle” Susarak hayatta kalmaya çalışan bir kız çocuğunun kırık hayallerinden, kendine kelimelerle bir dünya kurmaya çalışan bir kadının direnişine uzanan, sabrın ve inancın kanat açtığı güçlü bir büyüme hikâyesi. Bu hikâyede şefkatli bir dokunuştan yoksun büyüyen küçük kız; dijital dünyanın sahte yankılarıyla, çağın yalnızlıklarıyla ve sevgisizlikle dolu sessiz ev içleriyle savaşıyor. Yitirilmiş düşlere, gizli defterlere ve çocukluk yaralarına karşı verilen bu kararlı savaşta gerçekler ağır adımlarla ortaya çıkıyor. Talih ve yetenek arasındaki kırılgan dengede, insanın kendini gerçekleştirme mücadelesini anlatan Baharın İlk Şarkısı, kozasını sabırla ören bir tırtıl gibi, karanlığın içinde kendine yol arayanların ve fırtınalara rağmen umut etmekten vazgeçmeyenlerin romanı. Bahar Eriş, incelikli anlatımıyla her yara izinin bir şarkıya dönüştüğünü, yeniden doğuşu ve en karanlık fırtınalarda bile saklı olan ilkbaharı usulca hatırlatıyor.
  • Yıldız Hacıevliyagil Cüceloğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    486,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Hayatımızın büyük bir kısmını işimize adıyoruz. Üstelik iş yalnızca bir geçim kaynağı değil; dünyaya katkıda bulunduğumuz, sınırlarımızı keşfettiğimiz, kendimizi geliştirdiğimiz ve yaşamın akışına katıldığımız bir alan... Peki, hayatımızın bu denli büyük bir bölümünü işimize adarken kim bu yılları anlamlı, keyifli ve tatmin edici bir uğraşla geçirmek istemez ki? Elbette hepimiz isteriz. Ancak hayat her zaman planladığımız gibi akmaz. Kariyer yolculuğunun başında olup eğitim aldığı alanda umduğunu bulamayanlar… Yıllarca emek verdiği işinde artık anlam bulamayıp tatmin duyamayanlar… Başarılı olmasına rağmen içinde bir huzursuzluk taşıyanlar… Ailevi sorumluluklarıyla kariyer değişimi arzusu arasında sıkışıp kalanlar… Ve maddi kaygılar nedeniyle her sabah işine ayaklarını sürüyerek giden insanlar… Bir noktada işimizin ya da mesleğimizin bize uymadığını ya da bizi tatmin etmediğini fark edebiliriz. İşte o an içimizde bir ses belirir: “Mesleğimde/kariyerimde değişim mümkün mü?” Devamı da gelir: “Ve gerekli mi?”
  • Kemal Gündüzalp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    58,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Kemal Gündüzalp Eksik Sevinçler’de içe dönük, duyarlı ama hep kendine özgü bir söylem ve imgelerle kuruyor şiirini. Onun zaten başlangıç dönemi dışında, kendi dilini bulduktan sonra, kimseninkine benzemeyen çok özel bir şiiri var. Öznel yaşamından yarattığı çok bireysel şiirlerin bile arka planında hep bir toplumsal yan oldu. Bireyselle toplumsalı kaynaştıran, bu anlamda toplumsalcı şiirler yazan bir ozandır. Bana gözyaşlarınızı da bağışlayabilirsiniz çünkü tuz ve nem Ve yufka yüreğim, merhametim, kimsenin taşımadığı duygular Hâlâ seviyor olabilmek, hâlâ titremek biçimlenmemiş sevgilerle Siz neleri yitirmiştiniz öyle gözlerinizi derin çukurlara gömerek? Güvercin bir sevda kuşudur aslında, unutmayın, uçmaksa bir düş! Şairin olgunluk döneminin şiirlerinden oluşan Eksik Sevinçler, şiirin ölümsüz niteliğini iyice belirginleştiriyor. Kendi şiircesine uygun şiirlerden oluşan Eksik Sevinçler’de şiiri imgeye boğmuyor, anlatımcı yanlarıyla anlamı önceliyor. Ozanın kendine özgü iç dünyasını anlatan şiirlerin yanı sıra, bir dergide yayımlandığında ilgiyle karşılanan “Mezopotamya/Gül Bahçem, Kan Gölüm” şiirinin de yer aldığı Eksik Sevinçler’le coşku, öfke ve hüzün iç içe geçiyor.
  • Kemal Gündüzalp
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    453,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Kemal Gündüzalp’in düzyazı çalışmalarının dördüncüsü, öykü üzerine ilki olan bu kitapta, iki yazı dışında, özellikle öykü üzerinde yoğun çalışmalar yaptığı 2000-2011 yılları arasında yazdığı ve Adam Öykü, Dünyanın Öyküsü, Her Şeye Karşın, Hürriyet Gösteri, İmge Öyküler, Öykü Teknesi, Promete, Varlık ile Yazıt Dergileri’nde yayımlanan öykü eleştirisi ve incelemelerinin bir bölümü yer almaktadır. Kemal Gündüzalp bu eleştiri ve incelemelerinde Sait Faik, Erdal Öz, Bekir Yıldız, Adalet Ağaoğlu, Özcan Karabulut, Hasan Ali Toptaş ve Nalan Barbarosoğlu’nun öykülerini en ince ayrıntılarına kadar incelerken, Dinçer Sezgin, Feyza Hepçilingirler, M. Sadık Aslankara, Hasan Özkılıç, Zafer Doruk, Ahmet Yıldız, Ayfer Tunç, Behçet Çelik ve Sibel K. Türker’in öykü kitaplarını derinlemesine irdeleyip eleştiriyor. “Gündüzalp okumalarını yüzünden yapan, eleştirilerini geçiştiren biri değil; ele aldığı yapıtın derinliklerine dalıyor, derinlikli kuşatıcı bir eleştiri yapıyor. Günümüzün eleştirmen sıfatıyla gezinen kitap tanıtıcıları gibi yazısını övgüye boğmadan kalabildiği kadar nesnel ama ister istemez acıtıcı, hırpalayıcı olan bir eleştirmen.” Hayri K. Yetik, Cumhuriyet Kitap
  • Özlem Çakır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    285,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Koç
    Farkında olmadan kalbimizi aklımızdaki düşüncelerle doldururuz ve işte asıl sorun bu noktada başlar; çünkü aklımızdakiler her zaman sevdiğimiz şeyler değildir. Belki sevdiğimiz birini ölüm bizden ayırmış, eşimiz umduğumuz gibi çıkmamış, birileri diliyle bize zulmetmiş, çocuğumuz hayırsız olmuş, mucizelere olan inancımızı kaybetmiş, olumluyu göremez olmuş, hayatın gerçekleri arasında kaybettiğimiz çocuk ruhumuzu kalbimize gömmüş aklımızdakileri bu onlarca düşünceyi kalbimize indirmişiz.   Tüm bunlarla kalbimizi dolu zannederiz. Onlarca düşüncenin arasında kişiyi iyi hissettirecek düşüncelere yer olmayın kalp hep boş kalır. Ne zaman bilinçli olarak bir duyguyu, bir düşünceyi kalbine indirmeyi başarabilirsen aslında o zaman doldurabilirsin kalbini. Kalbini kontrol et orada ne var? Hayattan keyif alamıyor musun, bir kontrol et kalbini orada ne var? Canın bir şey yapmak istemiyor mu bir kontrol et orada ne var? Sürekli erteliyor ve bir türlü istediğin gibi yapamıyor musun bir kontrol et, orada ne var?
  • Gregory Curtis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    576,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Keskin
    Mağara Ressamları Fransa ve İspanya’nın olağanüstü mağara resimlerine, bu resimleri keşfeden kişilere, kökenleriyle ilgili teorilere, ihtişam ve gizemlerine güçlü bir giriş niteliği taşıyor. Gregory Curtis, bizlere resimlerin gücünü ve hayret verici karmaşıklığını gösteriyor; resimlerin yaratıcıları, 40.000 yıl önce yaşamış Cro-Magnonlar ile ilgili bilinenleri anlatıyor. Sanatın, verimliliğin veya av ritüellerinin bir parçası olduğunu söyleyen ya da dini amaçlara yönelik kullanıldığını veya kabilenin mitolojisi olduğunu iddia eden çeşitli teoriler üzerinden yorumların zaman içinde nasıl değiştiğini inceliyor. Detay, karakter ve tarih bakımından zengin bir eser olan Mağara Ressamları belki de ilk kez hem soyut düşünceyi hem de bunu ifade etmenin derin ve güzel bir yolunu bulan uzak atalarımıza hayranlık ve saygıyla dolu. “Mağara sanatının güzelliği Curtis’in ruhunun derinliklerine işlemiş ve yazdıklarında bu tutku dolu hisler saklı.” -The Seattle Times “Curtis iyi bir hikâye anlatıcı ve her türlü tuhaflıkla ilgili anlatacak iyi hikâyeleri var.” -The Christian Science Monitor “Birbirine rakip teorilerin muhteşem bir incelemesi… Okurlar mağara resimlerinin güzelliklerine ve Curtis’in güçlü anlatımına kendilerini kaptıracak.” -Richmond Times-Dispatch
  • Ahmet Günbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    175,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Kitaplar ne yazarsa yazsın, yaşamdan öğrendiklerimizin gizemi başka türlü çekermiş insanı içine. Foça’yı sevmek de böyle bir tutkuymuş! Bir kediyi sever gibi usul usul severmiş insan Foça’yı. Öylesine doğal ve dayanılmaz… Kıpır kıpır edermiş yüreciği. Foça’ya geç kalmak ise korkuların en büyüğüymüş. Şiire ve aşka geç kalmak gibi bir şeymiş. Esin’e geç kalmak ise başlı başına talihsizlikmiş. İyi ki yolları çakışmış, yazgıları birleşmiş. Bir “haydi” sözcüğü yerleşirmiş içine Foça’ya gelenin. Dur duraksız biri olurmuş sonrasında; “haydi”siz günü geçmezmiş. “Haydi, gidelim! Haydi, yapalım!” denirmiş sık sık. Görünen o ki burada söylenceli bir rüzgar dolaşırmış köşe bucak. Bir kez “Foça” diyeni kanatlandırıp esrik zamanlara taşırmış. Sulara sırtüstü yatmak gibi bir duyguymuş bu. Mutluluk dalga dalga yayılırmış artık.
  • Uğur Olgar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    369,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Halime Aktaş
    Hayatta herkesin bir çan eğrisi var. Doğa denilen sonsuz sınıfın gelgeç öğrencileriyiz hepimiz; öğretmenimiz ise çoğu kez eli kırbaçlı, acımasız ama herkes ve her şey için de en iyi ilaç ve müzmin iyileştirici bir zaman; bazen de anne kılığında şefkatli bir tanrı. Hepimiz yaşarken iyi notlar da alıyoruz sınıfta kötü notlar da; en yüksek not ile en düşük notun ortalaması ise sınıfı geçmemize yetiyor, bu sınıfta kimse kalmıyor, bütünlemeye kalanlar da mahşer gününde geçiyor sınıfı. Çan eğrisinin tepesindeyken herkes hiç bitmeyecek sanıyor tatlı hayatı. Oysa İtalyanların “Dolce Vita” dedikleri çan eğrisinin doruğundan öyle tez iniliyor ki zamanı geldiğinde, ikinci kez gerçekleşmiyor bu doruğa tırmanma, her insana, her canlıya bir kez veriliyor bu şans ayrıcalığı. Bu romandaki kahramanların çok azı çan eğrisinin doruğunda oturuyorlar, inmeleri an meselesi, büyük bölümü de çoktan inmişler ve eteklerinde dolaşıyorlar eğrinin, bir üst sınıf olan mahşere geçmeyi bekliyorlar ritüeller yaratıp oyalanarak. Nina, Tuğra, Mirza, Cezmi, Olga, Ludmilla, Boris, Sibel, Fuşya ve diğerleri bu romanı çan eğrisinin tepesine çıkarmayı başarabilecekler mi? Bunu okurların çan eğrileri gösterecek zaman içinde…

Sayfalar