Yazara Gore Listeleme

  • Yavuz Bahadıroğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    920,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı’da hiç kimsenin kudret ve kuvveti “mutlak” değildi. Özellikle padişahlar denetim altındaydılar. İsrafa ve sefahate meyleden padişahlar, ulema fetvasıyla hal’edilir, yani tahttan indirilirdi. Osmanlı devlet sistemi, insanı merkez alan ve insana değer veren, bugünkü anlayışa yatkın demokratik bir yapıya sahipti. Osmanlı Devleti; insan, hayvan ve bitkiye yönelik hizmetler üreten büyük bir hayır kurumuna dönüşmüştü. Padişahlar bu büyük hayır kurumunun bir nevi garsonuydular. Padişahlar zaman zaman kıyafet değiştirip halkın içine karışmakta, talep ve değerlendirmeleri birinci elden almaya özen göstermekteydiler. Halk, padişahı, devlet ve hükümet adamlarını açıktan açığa tenkit etmek hakkına sahipti. Vaizler vaazlarında, halk hatipleri meydanlarda tenkit hakkını kullanırken zabıta müdahale etmezdi. Özgürce konuşurlardı. Padişahlar din, dil, ırk, mezhep ayırımı gözetmeksizin halkın hakkını hukukunu muhafazaya mecburdu. Bu ve benzeri daha pek çok uygulama Osmanlı döneminde mevcuttu. Özetle Osmanlı bütün bu icraatları “demokrasi” adına yapmadı, demokratlık adına gerçekleştirmedi. Peki ya Osmanlı sonrası? Cumhuriyetimizin ilk yıllarından günümüze demokrasiyi, hak ve özgürlükleri millet olarak ne ölçüde tadabildik, ne kadar yaşayabildik? Osmanlı’nın halkına sağladığı hak ve özgürlükleri, hoşgörü ve serbestliği neden mumla aramaktayız? Bu kitabı okurken Osmanlı’nın kurduğu, hâkim kıldığı ve uyguladığı demokrasi havasını derin derin teneffüs edeceksiniz. Satırlar arasında gezinirken zihniniz sürekli Osmanlı’dan günümüze gidip gelecek, “Neydik? Ne olduk? Ne olmalıyız?” sorusuna cevaplar arayacak ve bulacaksınız.
  • Stephan Lauzan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    439,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu eser, kırk güne yakın bir zaman içinde bozguna uğramış koca İmparatorluğun hasta yatağının yanı başında bulunup gördüklerini kaydetmiş birinin eseridir. Elbette benim bu konuda bir kusurum yok. Ben ne gördüysem, onu yazdım. Gördüklerimi kaleme geçirirken, 'acaba bu ortamda hoşa giderler mi' diye hiç düşünmedim. Fakat hakikate en yakın bir biçimde yazmaya gayret gösterdim."
  • Doç. Dr. Ali Arslan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    695,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eçmiyazin Kilisesi'den Stratejik Savaşlar SSCB'nin kurulması ve ermesitan Cumhuriyeti'nin bu ülkeye dahil edilmesiyle yeni bir dönem başlamıştı. Ermenileri yayılma stratejisinin bir parçası olarak gören Sovyetler, Eçmiyazin Katogigosluğu'nu kullanmak istemişlerdi. Sovyetlerin Eçmiyazin'i Türkiye dahil Batı için kullanmasına karşı, ABD öncülüğünde Batı da beyrut'taki antilyas Katogigosluğu'nu kullanmaya başlamışlardı. Bu sayede Eçmiyazin'in Batı'daki etkisi kırılmış ve Antilyas Katogigosluğu esas güç haline gelmişti. Türkiye'nin ABD ve Batı ile Kıbrıs konusu üzerinden başlayan endişeleri, Türkiye'nin kendi politikalarını oluşturma çabalarına girmesi döneminde, Batı'ın kontolündeki Ermeni kiliselerinin ve Ermenilerin Türkiye karşıtı politikalarının kuvvet bulmasını sağladı. 1965 yılından itibaren "Diaspora Ermenileri" birlik halinde Türkiye aleyhine propagandalara ve gerçeklerle ilgisi olmayan soykırım iddialarını siyasal kanallarla Türkiye'ye kabul ettirmek için çalışmalara başlamışlardı. Bu isteklerini 1987'de Avrupa Parlamentosu'nda kabul ettiren Ermeniler Birleşmiş Milletler'den de bir karar çıkararak hedeflerine varmak istemektedirler. (Tanıtım Yazısı'ndan)
  • John L. Esposito
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Amerika'da islam'ın en önde gelen yorumcularından ve otoritelerinden birisi olan Esposito, siyasal İslam'ın bilgilendirici ve konuya açıklık getirici bir tartışmasını yapıyor. İslam ve Batı çatışıyor mu? Batı hükümetleri ve medyası, Humeyni'den Saddam'a kadar İslam'ın militan, yayılmacı ve Amerika aleyhtarı bir din olduğu vehmine kapılmıştır. Fakat Esposito, İslam ile Batı arasındaki karşılıklı şüphe, eleştiri ve suçlamanın kökeninin geçmişten kaynaklandığını söylüyor ve günümüzün en önemli siyasi sorunlarından birisini anlamamıza yardımcı oluyor.
  • Michel Warschawski
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    494,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    İsrail ordusunun, işgal topraklarında yaşayan savunmasız Filistin halkına yıllardır uyguladığı şiddeti ölçüsüz bir şekilde arttırması, sadece Filistinlileri değil, İsrail toplumunu da umutsuzluğa sürüklemekte ve her iki tarafta da geri dönüşü olmayan bir intikam duygusu yaratmaktadır. İsrail anti-Siyonist solunun en önemli figürlerinden biri olan ve onyıllardır İsrail işgaline karşı Yahudiler ile Filistinlilerin birliğini inşa etmeye çalışan Michel Warschawski, bu kitabında, işgalin, kurbanlarından ziyade işgalciler üzerindeki, yani bir bütün olarak İsrail toplumundaki etkisini ele alıyor; Ramallah’ın yok edilmesinden Cenin katliamına, evlerin ve mülteci kamplarının yerle bir edilmesinden ambulanslara ateş edilmesine, hastanelerin işgal edilmesinden Filistinlilerin canlı kalkan olarak kullanılmasına değin işgalin zalimliklerinin tahammül sınırlarını nasıl zorladığını gösteriyor...
  • Mario Mogan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    731,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bugüne dek size iki kitabı “mutlaka” diye tavsiye ettim... Martı ve Simyacı... Bu üçüncüsü... Bir Çift Yürek... Bu kitaptan çok alıntı yapacağım... Çok söz edeceğim... siz de kitabın sayfalarını çevirirken bana kim bilir kaç defa teşekkür edeceksiniz, adım gibi biliyorum...” —Hıncal Uluç, Sabah Gazetesi Batıyı Sarsan yürek!... Çevrenize yabancılaşmaya başladınızsa okuyun derim, bir kapı mutlaka aralanacak!...” —Ayça Atikoğlu, Milliyet Gazetesi “İnsanlığın çoktan yitirdiği geçmişini merak edenler için.” —Füsun Özbilgen, Posta Gazetesi “Bu haftasonu bu kitabı okuyun, Pazartesi hayata yeni -ve daha iyi- bir insan olarak başlayın! —Murat Birsel, Sabah Gazetesi
  • Hikmet Kıvılcımlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    74,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Türkkaya Ataöv
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    208,85 KB
    Eser Türü: Kitap
    Prof. Dr. Türkkaya Ataöv, 29 Kasım 2004'te, İstanbul'da, TÜBA Konferansları çerçevesinde "Aydın Kime Demeli" başlıklı bir konferans vermiştir. Prof. Ataöv konuşmasına aydın kavramının bir tanımını yaparak başlamıştır. Günümüz dünya düzeninin bozukluklarına örnekler vererek konuşmasını sürdüren Ataöv, bu bozuklukların arkasında yatan temel sorunları ele almayan, onları sorgulamaktan kaçınan ve yüzeysel, ayrıntı nitelikli konularla ilgilenme yönünde gözlenen genel eğilime işaret etmiştir...
  • Ahmet Nedim
    metin - Türkçe
    7 Ayrım
    1,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu rejimin temellerinde kan vardır, zulüm vardır, ihanet vardır. Dahası, edilen yeminleri verilen sözleri, inkar vardır. Osmanlı devletinin üç-beş devşirme ve masonun elinde oyuncak olduğu ve sürüklendiği Birinci Cihan Harbi felaketi sonrasında; felakete sebep olanlar hiçbir hesaba çekilmeksizin ellerini kollarını sallaya sallaya yurtdışına kaçmışlar, payitaht İstanbul dahil memleketin her köşesi işgal felaketine uğramış, ümmet sun'i nifak tohumlarıyla birbirine düşürülmüş, devlet acz ve çaresizlik içerisinde bırakılmıştır. Halife'ye, içine düşülen çıkmazdan kurtuluş yolları önerenler, istedikleri maddi ve manevi desteği aldıktan sonra edilen bağlılık yeminlerini ve verilen şeref sözlerini unutmuşlar, şahsi diktatörlüklerini kurmak ve iktidarlarını pekiştirmek uğruna her türlü ihaneti ve namussuzluğu bi hak olarak kullanabilmişlerdir. İşte İstiklal Mahkemeleri bu zulmün ve ihanetin en açık ve en acımasız ibret belgeleridir. Yeni bir cihad da istiklal gibi kutsi ve yüce bir emel uğruna verilen mücadelede ortaya çıkabilecek ihanet gibi badireleri atlatmak için kurulan bu mahkemeler, kısa bir süre içerisinde zulmün en acımasız çarkları haline gelebilmişlerdir...
  • Alan Woods, Ted Grant
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    21. yüzyıla girdiğimiz şu sıralarda, bilim ve felsefe bir yol ayrımına gelmiş görünüyor. Bilim ve teknolojinin 20. yüzyılda kaydettiği eşsiz başarılar bir yandan gezegenimizin karşı karşıya bulunduğu bütün sorunların çözümü için muazzam bir potansiyel sunarken diğer yandan da onun toptan imhası için bir tehdit oluşturuyor. İnsanlığa çok daha sağlıklı bir yaşam olanağı sunan genetikteki çarpıcı gelişmeler, en karanlık ırkçı ve ayrımcı düşüncelere dayanak yapılabilmektedir. Maddenin derinliklerindeki muazzam enerjinin keşfedilmesi de aynı sonucu doğurdu. Bu enerji uygun biçimler altında insanlığa büyük bir refah getirebilecekken, nükleer bombalar ve mevcut nükleer santraller biçiminde bir karabasan olarak karşımıza dikilmiştir. Öte yandan özellikle teorik fizik ve kozmoloji alanında bir mistisizme kayma eğilimi görüyoruz. Sözde evrenin doğuşunu açıklayan "Büyük Patlama" teorisi gibi teoriler bir Yaratıcının varlığını kanıtlamak için kullanılıyor. Bilim yüzyıllardır ilk kez dinsel gericiliğe inandırıcılık kazandırma işine koşuluyor. Yine de bu, hikayenin yalnızca bir yanı. Giderek artan sayıda bilimci eski bakış açısından hoşnutsuz hale geliyor. Kaos ve Karmaşıklık teorisinin hızlı yükselişi, son yıllarda bilimdeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu yeni eğilimin dile getirdiği materyalizmin teorilerine şaşırtıcı ölçüde benzemektedir. Bu eserin önemli bir kısmı, Marksist felsefeyle yeni teoriler arasındaki ilişkinin araştırılmasına ayrılmış bulunuyor. Acaba bu karşılaşma bilimin yönteminde yeni ve heyecan verici bir atılıma temel sağlayacak mı?

Sayfalar