En Son Eklenenler

Toplam 58415 sonuçtan 3211 - 3220 arası görüntüleniyor.
  • ALİ EŞKİNAT
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    163,33 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Çağımızda yüksek öğretim kurumları eğitimlerini yeni yöntemlerle sunmak ve küresel bir pazarda faaliyet göstermek gerçeğiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle üniversiteler, zaman ve lokasyon kavramı olmaksızın derslerine nasıl erişim sağlayabileceklerini yeniden değerlendirmek zorundadır. Bununla birlikte yüksek öğretim kurumları sadece Z Kuşağı öğrencilerinin artan dijital dönüşüm beklentilerini karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda yaklaşan Alfa Kuşağı fırtınasına da hazır olmalıdır. Orta Çağ'dan bu yana, yükseköğretim kavramı ve ana aktörleri üniversitelerin gelişim süreçleri tartışılan bir konudur. Birinci nesil Üniversite 1.0, 11. Yüzyılda bilgi aktarım merkezleri olarak başlatılırken, ikinci nesil Üniversite 2.0, 19. Yüzyılda bilgi aktarımı ve araştırma merkezleri olarak karşımıza çıktı. 1970'ler ise bilgi aktarım, araştırma ve uygulama (üniversite-sanayi) merkezleri olarak üçüncü nesil Üniversite 3.0'ı getirdi. Ardından dördüncü nesil Üniversite 4.0, 2000'li yılların dijital dönüşüm çağının atmosferinde teknolojik ve sosyal inovasyonlara bağlı olarak dijitalleşen bir üniversite olarak gelişti. Bu tezin amacı, özellikle 2030'lardan itibaren tüm dünyayı tek bir pazar olarak hedefleyen ve eğitim faaliyetlerini küresel olarak farklı coğrafyalarda aynı anda yürütürken dijital üniversite kimliğini taşıyan, gelecek beşinci nesil Üniversite 5.0'a ileriye dönük bir yaklaşım sağlamaktır. Bu yaklaşım, gerçekleştirilen literatür taramasının sonunda, hem teknolojide yeni gelişimler ve çağdaş anlayış kavramlarının getirdiği sürekli artan dijital dönüşümün etkileri, hem de mevcut üniversite öğrencileri olan Z kuşağı ve onların halefi Alpha'nın beklentileri ile ilgili olarak doğrulanmıştır. Bu çerçevede, bu çalışmanın 8 hipotezini değerlendirmek için üniversite öğrencileri, akademisyenler ve işverenler/yöneticiler olmak üzere 3 farklı grupta 346 katılımcı ile 4 ana soru grubu üzerinde bütünleşik bir yaklaşımla tasarlanmış bir anket ile araştırma çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde, katılımcıların dijital eğitime verdikleri önem ile dijitalleşmeye verdikleri önem arasında doğrusal ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilirken, dijital eğitime verilen önem ve üniversite eğitimine verilen önem arasında da doğrusal ve anlamlı bir ilişki olduğu da tespit edilmiştir. Neticede, hem üniversite öğrencilerinin tercihleri hem de üniversitelerin stratejileri halihazırda hibrit eğitim modeline olumlu bir yaklaşım göstermektedir. Ayrıca 2030'lardan sonra sanal eğitim modeline geçiş öngörüsünde de aynı yaklaşım görülmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma, üniversitelerin 2030 yılına kadar hibrit eğitim modelini uygulamaya geçireceğini, 2030'dan sonra ise geleneksel üniversiteler hibrit eğitim modelini kullanmaya devam ederken, Üniversite 5.0 jenerasyonu dijital üniversitelerin kaçınılmaz gelişiminin başlayacağını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital Dönüşüm, Üniversite 5.0, Dijital Üniversite, Hibrit Eğitim, Sanal Eğitim,
  • HACER SENA MUMCU
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    186,43 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Ebeveynleşme, çocukların kendi yaşlarına uygun olmayan, ebeveynlere ait olan rolleri üstlendiği, ebeveyn ve çocuk arasındaki rol değişimi olarak tanımlanmaktadır. Bu rol değişimi sonucunda, ebeveynleşme kavramının depresyon ve utanç kavramlarıyla arasında anlamlı ilişkiler olabileceği düşünülmüştür. Bu çalışma, geç ergenlik dönemindeki bireylerin ebeveynleşme ve depresyon arasındaki ilişkide utancın aracı rolünün incelenmesini amaçlamıştır. Çalışmanın yan amacı ise ebeveynleşme, depresyon ve utanç değişkenlerinin sosyodemografik değişkenler aracılığıyla farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Çalışmanın örneklemini 18-21 yaş aralığında 212 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler Sosyodemografik Özellikler ve Bilgi Formu, Ebeveynleşme Envanteri, Sürekli Utanç ve Suçluluk Ölçeği’nin (SUSÖ) utanç alt boyutu ve Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği’nin (DASS-21) depresyon alt boyutu ile toplanmıştır. Veriler, yüz yüze ve çevrimiçi olarak toplanmıştır. Araştırmada yer alan verilerin analiz çalışması SPSS programı ile yapılmıştır. Araştırmanın hipotezleri t-test, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon, hiyerarşik regresyon ve PROCESS Model ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, ilk çocukların ebeveynleşme düzeylerinin, ortanca ve son çocuklara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Düşük sosyoekonomik düzeye sahip katılımcıların utanç düzeylerinin, orta ve yüksek sosyoekonomik düzeye sahip katılımcıların utanç düzeylerinden fazla olduğu sonucu bulunmuştur. Utanç değişkeninin depresyonu pozitif ve anlamlı düzeyde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, ebeveynleşmenin utanç aracılığıyla depresyonu etkilediği bulunmuştur. Ebeveynleşme, utanç düzeyinin artmasında etkili olmakta ve artan utanç düzeyi ile depresyon arasında ilişki oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, klinik bağlamda ebeveynleşme kavramı çalışılırken depresyon ve utanç kavramlarının da ele alınması gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır. Ebeveynleşmenin depresyon ve utanç ile ilişkisinde kullanılması gereken birbirinden farklı terapi tekniklerine değinilmiştir. Aynı zamanda, ebeveynleşme kavramının ülkemizde daha çok çalışılması ve daha görünür olması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Geç Ergenlik, Ebeveynleşme, Depresyon, Utanç
  • Majid Fakhry
    insan sesi mp3 - Türkçe
    91 Ayrım
    685,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Felsefe… İnsanlığın ortak değeri. Batıdan yükselip Doğu’ya kadar genişlemiş ve kültür ve medeniyetleri etkilemiş en esaslı zihinsel faaliyet. Platon, Sokrat, Aristo… Felsefe Batı’da onlarla başladı. Sonrasında pek çok büyük filozof yetişti. İslâm dünyası da gecikmeden felsefe ile tanıştı; Fârâbî, İbn Sînâ veya el-Kindî gibi öncüler geldiler. … Onları da başka başka meşrepten düşünürler takip ettiler. İnsan, varlık, hayat, dünya neydi? İnsan nereden gelip nereye gidiyordu? İnsan bu dünyada ne arıyordu? İnsan kaderin mahkûmu muydu? İnsan kendi kaderini kendisi mi çizerdi? Külli ve cüzi irade neydi? Sorular soruları izledi. Soru soruyu doğurdu. İslam filozofları kendi zaviyelerinden hem felsefenin iç aleminde derinleştiler hem de özgün yorumlarıyla Batı Felsefesi üzerinde de etkili oldular. Majid Fakhry, alanında klasik sayılan İslam Felsefesi Tarihi ile öz ama kapsamlı bir çerçeve sunuyor. İslam Felsefesi’nin serencamı kendi yüksekliğinde kalarak çağ için bir düşünme vizyonu çiziyor.
  • Şaban Ali Düzgün
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    309,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din
    Seslendiren : Zerrin Saklıca
    Konusu:
    İnsanlığın binlerce yıllık birikimine ve tecrübesine rağmen insan bugün ölçüsüzlüğü ve değer aşınmasını en yoğun haliyle yaşamaktadır: Sefalete, yoksulluğa, savaşlara, çocuk istismarlarına, kadın cinayetlerine hülasa haklının/masumun güçlü tarafından, yasanın kanun tarafından ele geçirilişine; en yücelere çıkarılan insanın en aşağılara düşüşüne tanık oluyoruz. Onca birikimiyle ve tarihe tanıklığıyla insan bütün bu olup bitene nasıl müdahale edebilir? İnsan, tarihin önümüze getirip koyduğu sonuçlara maruz kalmanın ötesine geçip sebeplere etki eden bir özneye nasıl dönüşebilir? Çözülmüş/tükenmiş insanlara nasıl hayat iksiri olabilir? Herkesin tanıdığı ama hiç kimsenin anlamadığı insanı yeni bir dünyanın kurucusu olarak yeniden nasıl konumlandırabiliriz? Bu kitap, yeni bir yaşam için çaba sarf eden hakikat uğrunda varoluş sancısı çeken insanlara odaklanıyor.
  • Işılca
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    354,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Kadriye Gürşimşir
    Konusu:
    İntikam ateşi küle çevirse de benliğini, kalbi hep onun için atacaktı.   Ruhunu amansız bir fırtına gibi istila eden intikam duygusu, geçmişin kâbusundan izlerle doluydu. Çaresizliğe boyun eğmişken karanlık gölgelerin ardında umutlarla dolu bir güneş misali doğmuştu aşk. İyileşiyordu, hırçın ve tutkuyla atan bir kalbin ritmiyle uyanıyordu her sabaha. Lakin silik geçmişi tekinsiz işaretlerle rüyalarındaydı. Korkuyordu. Ya işaretlerin peşinden gidecekti ya da ruhunu aşka teslim edecekti.
  • BURÇAK GÜLER
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    149,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    Amaç: Bu çalışmanın amacı evli bireylerde ruminatif düşünme biçimi ve evlilik uyumunun kaygılı ve kaçınmacı bağlanma ile romantik ilişki odaklı ve partnere ilişkin obsesif kompulsif belirtiler üzerindeki aracı rolünü araştırmaktır. Yöntem: Örneklem, yaşları 23-70 arasında değişen ve ortalaması 38,9±9,77 olan 351 evli bireyden oluşmaktadır. Örneklemin çoğunu kadın (%65,2), üniversite mezunu (%77,2), çalışan (%76,4) ve ilk evliliğini sürdüren (%96,3) bireyler oluşturmuştur. Çalışmada Sosyodemografik Form, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri-II Kısa Formu, Ruminatif Düşünme Biçimi Ölçeği, Yenilenmiş Çift Uyum Ölçeği, Romantik İlişki Odaklı Obsesyon ve Kompulsiyonlar Ölçeği ve Partnere İlişkin Obsesif Kompulsif Belirtiler Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizinde, bağımsız gruplar t-testi, Pearson korelasyon analizi, hiyerarşik regresyon analizi ve PROCESS aracı etki analizi kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonuçlarına göre evli bireylerde romantik ilişki ve partnere ilişkin obsesif kompulsif belirti düzeyleri kaygılı bağlanma, kaçınmacı bağlanma ve ruminatif düşünme biçimi tarafından anlamlı düzeyde pozitif yönde, evlilik uyumu tarafından anlamlı düzeyde negatif yönde yordanmaktadır. Ek olarak, ruminatif düşünme eğilimi ve evlilik uyumu, kaygılı ve kaçınmacı bağlanma ile romantik ilişki odaklı obsesif kompulsif belirti düzeyi arasındaki ilişkide kısmi aracı rolü olduğu düşünme eğilimi ve evlilik uyumu, kaygılı ve kaçınmacı bağlanma ile romantik ilişki odaklı obsesif kompulsif belirti düzeyi arasındaki ilişkide kısmi aracı rolü olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, ruminatif düşünme eğilimi ve evlilik uyumu, kaygılı ve kaçınmacı bağlanma ile partnere ilişkin obsesif kompulsif belirti düzeyi arasındaki ilişkide tam aracı rolü bulunmuştur. Sonuç: Evli bireylerde, romantik ilişki ve partnere ilişkin obsesif kompulsif belirti düzeylerinin yordayıcıları olarak kaygılı bağlanma, kaçınmacı bağlanma, evlilik uyumu ve ruminatif düşünme biçimi bulunmuştur. İncelenen aracı modellerinde, güvensiz bağlanma stillerinin romantik ilişki ve partnere ilişkin obsesif kompulsif belirti düzeyleri ile doğrudan ilişkisinin olumsuz olduğu, bu ilişkinin artan ruminatif düşünme eğilimi ve azalan evlilik uyumu ile açıklandığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Güvensiz Bağlanma, Evlilik Uyumu, Ruminatif Düşünme Biçimi, Romantik İlişki Odaklı Obsesif Kompulsif Belirtiler, Partnere İlişkin Obsesif Kompulsif Belirtiler.
  • Edward Carey
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    553,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nihal Paçaman Sun
    Konusu:
    “Eldiven takanlar esrarengiz insanlardır, eldiven takarak dokundukları her şeyi kontrol ederler; bu, dünyanın üzerinde süzülüp yaşayanları, acı çekenleri izlemek gibidir, yalnızca gözlemlersin ama asla dokunmazsın. En iyisi Beyaz Eldiven Kanunu’nu çiğnemeyi aklımdan bile geçirmemekti...” Beyaz Eldiven Kanunu gereği eldivenlerini hiç çıkarmayan Francis Orme, gündüzleri parktaki kaidesinde hareketsiz durmakta, kalan zamanında da topladığı nesnelerle kişisel müzesini Gözlemevi Apartmanı’nın bodrum katında kurmaktadır. Yıllardır birbirleriyle konuşmayıp odalarından çıkmayan anne babasıyla ve nevi şahsına münhasır komşu tiplerle oturan Orme, 18 numaraya taşınan yeni komşu Anna Tap sayesinde sıkı sıkıya kontrol ettiği dünyasının çok geçmeden kökünden değişeceğini anlar. Bu yeni kiracıdan kurtulmak için giriştiği mücadelenin seyri hiç de umduğu gibi olmayacak, her şey tepetaklak olana kadar ayakta neyin kalacağını kimse bilemeyecektir. Kendine özgü tarzı, çizimleri ve kara mizahıyla Edward Carey’nin ilk romanı Gözlemevi Apartmanı’nda, henüz Amélie Poulain’in maceraları ya da Masumiyet Müzesi ortada yokken, Perec’in Yaşam Kullanma Kılavuzu’nun izinden giden özgün bir apartman tablosu sergileniyor.
  • Metin Turan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    249,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Derleme
    Seslendiren : TÜRKAN KINAY SOOMRO
    Konusu:
    Kimsesizlik, yalnızlaşma, yoksayma, kendi yurdunda gurbeti yaşama... Türkiye devraldığı imparatorluk kalıtının etkisiyle önemli kültürel kırılmalar yaşamıştır, yaşamaya da devam etmektedir. Bu kırılmalar zaman zaman yerel ve ulusal dinamiklerin dışından da destek alarak kuşatmaya dönüştürmektedir. Siyasal iktidarların, çoğu zaman, politik ve sanatsal tercihlerini niteliksiz bir genelikçilikten yana kullanmları, özgün halk kültürü birikiminin zenginliğinin farkına varılmasını da engellemektedir. Aşık Veysel, Ruhi Su ve Enver Gökçe, Türkiye`nin çığulcu kültürünün en somut simgelerindendir. Bu isimlerin hem duruşları hem de ortaya koyduğu ürünler, aynı zamanda gelenekten beslenen nitelikli birikimin de yansımasını oluşturur. Onlar bu sahnedeki karanlığı aydınlatmaya adanmış üç ömürdür. Halk kültürünün, sanatının, renkliliğinin ve çok sesliliğinin en somut simgeleridir. Dolayısıyla onların sanatsal uğraşısı, Anadolu gerçekliğinin kesişim noktasıdır. Bu kesişimi iktidar merkezli, tekcil politik ve sanatsal niteliksizliğe itiraz edilmesi gerektiğinin en somut göstergesidir. Gurbet bizim evimizdir; Aşık Veysel, Ruhi Su, Enver Gökçe`nin sanatsal yolculuklarını ele alan, onların sanatla kurdukları kültürel köprülerin sıradan olmayan güzelliklerini anlatan bir çalışma.
  • ABDUL SAMMAD CHOHAN
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    110,63 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamaları, son on yılda akademisyenler için en ilgi çekici odak noktalarından biri olmuştur. Daha önce yapılan çalışmalar yeşil tedarik zinciri yönetiminin gelişimi ve kapsamı hakkında bilgi vermenin yanı sıra farklı sektörlerden şirketlerin yeşil tedarik zinciri uygulama örneklerini sunmuştur. Yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının, örgütsel performansın bir parçası olarak çevresel performansı etkileyebileceğini öne sürüyorlar. Ancak yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının Türkiye tekstil sektöründeki KOBİ'lerin örgütsel performanslarının bir parçası olarak çevresel performanslarını etkileyip etkilemeyeceği henüz belirlenmemiştir. Bu tez, literatürdeki boşlukları keşfetmeyi ve örgütsel performansın bir parçası olarak çevresel performansın etkisini tanımayı ve sonuç olarak özellikle Türk tekstil endüstrisindeki yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarını (GSCMP) ele almayı amaçlamaktadır. Veriler, Türk tekstil firmalarından anket yoluyla toplanmıştır ve toplanan verilerin analizinde SPSS'nin İstatistiksel Paketi kullanılmıştır. Önerilen hipotez test edilir. Hipotezde önerilen değişkenler, yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamaları, yeşil süreç ve ürün tasarımı ve örgütsel performansın bir parçası olarak bir şirketin genel çevresel performansını iyileştirip iyileştirmediğini belirlemek için kullanılan yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulama yaklaşımlarının içsel farkındalığıdır. Bu araştırmanın bulguları, bir tekstil sektörü organizasyonunda GSCM uygulamalarının uygulanmasının çevresel performans üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışma, tekstil endüstrisindeki KOBİ'lerin, kurumsal performansın bir parçası olarak çevreyi iyileştirebilecek yeşil tedarik zinciri yönetimi uygulamalarını belirlemek için daha iyi kararlar almalarına yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Yeşil Tedarik Zinciri Yönetimi Uygulamaları, Tekstil Endüstrisi, Türk İmalat Sanayii
  • CANSU CANBAZ
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    121,14 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Amaç: Bu çalışmada 14-18 yaş arası ergenlerde algılanan psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkide duygusal özerkliğin ve öz şefkatin aracı rolleri araştırılmıştır. Ayrıca sosyodemografik değişkenlerden cinsiyet, yaş, sınıf, algılanan aylık gelir, kardeş varlığı, kardeş sayısı, psikolojik/psikiyatrik tedavi durumu, anne-babanın medeni durumu, anne-babanın yaşı ve anne-babanın eğitim düzeyinin ergenlerin sağlıklı yaşam biçimi davranışları üzerindeki rolü incelenmiştir. Yöntem: Çalışma, kartopu ve uygun örnekleme yöntemleri kullanılarak 14-18 yaşları arasında 217 ergen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama araçları sırasıyla; araştırmacılar tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu, Duygusal Özerklik Ölçeği (DÖÖ), Psikolojik İstismar Ölçeği (PİÖ), Adolesan Yaşam Biçimi Ölçeği (AYBÖ) ve Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu (ÖŞÖ-K) şeklindedir. Çalışmada temel hipotezleri test etmek için aracı değişken analizi ve sosyodemografik değişkenlerin değerlendirilmesi için bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Yapılan analizler sonucunda algılanan psikolojik istismar, duygusal özerklik, öz şefkat ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Duygusal özerkliğin ve öz şefkatin ergenlerde algılanan psikolojik istismar ve sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasındaki ilişkiye tam aracılık ettiği tespit edilmiştir. Diğer yandan, ergenlerin sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının tüm sosyodemografik değişkenler arasında yalnızca babaların yaşına göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Ergenlerin babalarının yaşı artıkça sağlıklı yaşam biçimi davranışları düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Sonuç: Psikolojik istismarın birey üzerindeki olumsuz etkileri bilinmektedir. Yapılan çalışmanın bulguları olumsuz etkileri olan psikolojik istismar için duygusal özerkliğin ve öz şefkatin koruyucu rollerini göstererek bu koruyucu faktörler bireylerin olumlu sağlık davranışlarına yönelmesini sağlamaktadır. Mevcut bulgular literatür ışığında tartışılarak araştırmanın sınırlılıklarına ve gelecek araştırmalar için önerilere değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Algılanan psikolojik istismar, Sağlıklı yaşam biçimi davranışları, Duygusal özerklik, Öz şefkat.

Sayfalar