Yazara Gore Listeleme

  • Hagop Baronyan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    316,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burcu Diri
    Hicvi ve dolayısıyla mizahı; toplumsal yozlaşmayı, kurumların bozulmasını, insanlar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeyi ve adaletsizliği anlatmak için bir silah olarak gayet iyi kullanan Hagop Baronyan, yaşadığı dönemde sansür baskısına uğramış ve elinden geldiğince buna direnebilmiştir. İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti'de XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul'unda 34 mahallenin toplum yaşantısı, mahalle hayatı oldukça kuvvetli bir mizahi dille anlatılıyor. Ermeni ileri gelenlerinin Ermeni toplumunun sorunlarına ilgisizliği, zengin fakir ayrımının yarattığı çelişkiler, kadın erkek ilişkileri, kilisenin mahalle hayatı üzerindeki hegemonyası, ince ve keskin gözlemlerle aktarılıyor. Baronyan, rengini, "siluetini" ve hatta halklarını büyük ölçüde kaybetmiş bir şehrin mazisine başka bir gözle bakmamızı sağlıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Nihal Olçok
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    179,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice ALABAY
    Bir Annenin Kaleminden… Rüya, hayat bir rüya.. Rüya içinde rüya görüyoruz. Uyuyoruz, rüyadayız. Uyanıyoruz, yine rüyadayız. Artık nereye kadar uykuda rüyadayız, nereye kadar uyanık rüyadayız, onu da bilemiyoruz. Bildiğimiz bir tek şey var: Rüyadayız. Hayat bir rüya… Ölünce uyanacağız. Bazılarımız, ömür ipliğini eğirip sonuna gelince uyanacak. Bazılarımız ömrünün bir yerinde, belki tam ortasında. Ama bir gün muhakkak hepimiz uyanacağız. Gerçeğin ne olduğunu o zaman göreceğiz. Gerçek, rüyamıza uygun mu olacak, yoksa bambaşka mı çıkacak? Şimdilik anlayabildiğimiz bu kadar: Rüyadayız. Kendince sevmeler vardır, Kendince gitmeler olduğu gibi Senin gibi Benim gibi… Seni kendimce, kendime göre sevdim ben. Evlat gibi, dost gibi, gamzelerinden kalbine süzülerek… Elinizde tuttuğunuz kitap bir annenin kalbinden kâğıda yansıyanlardır. 15 Temmuz Şehidi Erol Olçok’un zevcesi Abdullah Tayyip Olçok’un annesi Nihal Olçok’un kaleminden yansıyanlar…
  • Nil Gün
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    400,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Maytalman
    Bir şirketin çalışanlarına eğitim vermek için Bursa'ya gitmişti. Hayatlarını dönüştürmeye hazır katılımcıların enerjisiyle ışıldadığını hissettiği dört günlük eğitimin sonunda Uludağ'da yeni yeni tomurcuklanan baharın tadını çıkarmaya karar verdi. Doğanın koynunda birkaç gün geçirecekti… O sabah erkenden uyandı. Hafif bir kahvaltının ardından ormanın mis gibi havasını soluyarak karşısına çıkan ilk patikada ilerlemeye başladı. İçinde o bildik "bir şeyler olacağı" hissiyle ağır adımlarla, etrafı ve bitki örtüsünü inceleyerek yürüyordu. Derken gözüne bir şey ilişti. Birkaç adım ötedeki ağacın dibinde bir kitap duruyordu. Merakla ağaca yaklaştı, yere eğilip kitabı eline aldı. Üzerinde yazar adı yazmıyordu. Sadece bir başlık vardı: "Geleceği Hatırlamak" Doğanın eşsiz güzelliği ve sükûneti içinde keyifle ağaca yaslanıp okumaya başladı. Bu kitapta insanlığın dünü, bugünü ve yarınının hikâyesini okuyacak; Homo Sapiens'lerin bir üst modeli olan Homo Novus insanı ile tanışacaksınız. Onlar yarının insanı! İnsanlığın geleceği.
  • Robert Seethaler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    221,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gokhan Turker
    Küçük yaşta annesini kaybeden Andreas Egger, uzak akrabası olan zalim bir çiftçinin yanında büyür. Zorlu çocukluğunun ardından az konuşan, fiziken güçlü ve çok çalışkan, ama bir o kadar da kırılgan ve içine kapalı bir adama dönüşür. Dünyanın hızına, insanların hırsına ve öfkesine yetişemez, aslında bunu istemez de. Dağların kocaman boşluğu içinde kaybolmak ona iyi gelir. Avusturya Alpleri’nde kendi dünyasında yaşayan Andreas, günün birinde Marie’ye âşık olur. Marie ilk çocuklarına hamileyken çığ altında kalarak hayatını kaybedince Egger her şeyi bırakıp evini terk eder ve savaşa katılır. Savaşta esir düşer, çalışma kampına gönderilir ve aradan yıllar geçer... Dağlarına, evine döndüğünde kurulan teleferik hattıyla modernizmin o yalın kırsalı nasıl ele geçirdiğiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kendini yalnızlığıyla kuşatarak içindeki gerçeğe sığınan bir adamın hikâyesi bu. Basit olduğu kadar çarpıcı ve etkileyici, gücünü yalınlığından alan bir ömür... 2016 yılında Man Booker International Ödülü finalistleri arasına giren Bütün Bir Ömür, Feza Şişman’ın çevirisiyle... “Bütün Bir Ömür - bu kısa ama ihtişamla kurgulanmış romana bayıldım.” -Margaret Atwood- “Okumanız iki saat sürse de unutmanız bir ömür alacak.” -Graham Robb- “Bütün Bir Ömür, uzak bir vadideki yalıtılmış bir hayatı ve onu yavaş yavaş kuşatan modernizmi ustalıkla işleyen muhteşem bir roman.” -Ian McEwan- “Her ayrıntı, her kelime, her cümle - her şey tam anlamıyla yerli yerinde. Böyle kısa bir romanda bunu başarmak, büyük bir yeteneğin göstergesi.” -Die Welt- “İçten bir bilgelik ve ölçülü bir şiirsellikle biçimlenmiş anları ortaya çıkaran direkt bir tavır hâkim üsluba. Bu noktada bu romanın Almanya’da neden bu kadar ilgi gördüğünü ve neden bizim de buna ihtiyaç duyduğumuzu anlıyorsunuz: Bütün Bir Ömür, okurunu hayatını en iyi şekilde değerlendirmeye yönlendiriyor, ne olursa olsun.” -Sunday Telegraph- (Tanıtım Bülteninden)
  • Aylin Oflaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    283,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fikriye Durmus
    Murakami’nin Kedisi, Beyoğlu’ndan Prag’a, pagan büyülerinden psikanalize uzanan geniş bir yelpazede, sayfalardan adeta fırlayan renkli karakterleri ve soluksuz okunan akıcılığıyla büyülü bir roman.   O an kendime geldim, resmen ve fiilen Murakami’nin pek mühim kedisini çalmış bulunuyordum. Oh olsun! İçimi bir huşu kapladı, bir kedi çaldığım için kendimi böylesine iyi hissedeceğim hayatta aklıma gelmezdi.   Senaryo yazarı Lal, eşi Umut’a öfkelenip ardına bakmadan evi terk etti. Kendini  Beyoğlu’nda, St. Antoine Kilisesi apartmanlarında buldu. Çok sevdiği yazar Haruki Murakami’nin Pera Palas’ta yapılacak bir panel için İstanbul’da olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadı. Otele geldiğinde kapıda bir kargaşa vardı, biricik Murakami ise suratını asmış, lobide öylece oturuyordu. Edebiyat devinin kedisi yer yarılmış, içine girmişti!  Murakami’nin Kedisi, Beyoğlu’ndan Prag’a, pagan büyülerinden psikanalize uzanan geniş bir yelpazede, sayfalardan adeta fırlayan renkli karakterleri ve soluksuz okunan akıcılığıyla büyülü bir roman.
  • SABAHATTİN EYÜBOĞLU
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    307,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GÜNFER DEMİRCİ
    Demiri ,demirle dövdüler ; biri sıcak ,biri soğuktu , İnsanı ,insanla kırdılar ; biri aç ,biri toktu....
  • Franz Kafka
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    96,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rıza Elitok
    Franz Kafka'nın 1915'te yayımlanan Dönüşüm adlı öyküsü, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir. Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal'in açıklamasında bulur: "Gregor Samsa'nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat 'başkalaşım'dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur." Bu açıklama, Kafka'nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay." (Tanıtım Bülteninden)
  • Michel de Montaigne
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    206,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İbrahim Barut - Yenal İyialkan
    Edebiyat dünyasında bu türün ilk örneğini veren Montaigne, Denemeler'iyle insanlık tarihinin panoramasını gözler önüne sermektedir. Evrensel öze dair düşüncelerini büyük bir içtenlikle dile getiren Montaigne'in okuyucusuyla adeta koyu bir sohbete daldığını fark edeceksiniz. Bu sohbet, birbirinden farklı düşünceler arasında akıp giderken Denemeler'in yazılmış olmasının bugün ne denli kıymetli olduğunu anlayacaksınız. Bugün üzerine konuştuğumuz pek çok şeyin özü, düşünme ve konuşma biçimimizin ilk hali Denemeler'de yer alıyor çünkü. Gözden geçirilmiş çevirisiyle... "Bir zamanlar Montaigne gibi bir insanın yaşamış olması, bugün şu yeryüzünde yaşamanın hazzını gerçekten artırıyor." -Friedrich Nietzsche- (Tanıtım Bülteninden)
  • Jack London
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    200,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Elçi
    Dünyada çok büyük bir okur kitlesinin ilgisini kazanmış olan büyük yazar Jack London, varsayımlar üzerine kurduğu ünlü romanı Demir Ökçe'yle işçi sınıfı yazınında haklı bir yer almıştır. Marx'ın yapıtlarının çoğunun Amerika'da yayımlanmadığı bir dönemde (1906), işçi hareketlerinin doğuşuyla birlikte kitlelerin bir işçi sınıfı yazarı arayışına yanıt veren tek yazar Jack London olmuştur. İşci sınıfı yazını, işçi hareketinin gücünün bir ölçüsü, bir ifadesi olacak biçimde gelişebilir ancak; bu noktadan bakıldıkça, o dönem Amerika'sında ancak işçi sınıfının gelişen bilincini yansıtan ürünlerin ortaya konması beklenebilirdi; İşte, Jack London'ın ölmezliğinde büyük payı olan 'Demir Ökçe', bu gereksinmeyi doyurmakla toplumcuların ilgisini ayakta tutmayı başarmıştır. Demir Ökçe'nin bugün bile bir toplumcu roman niteliğini koruması, yazarın kapitalizme yönelttiği ağır eleştirilerden kaynaklanmaktadır. Kapitalist sistemin savunucuları, romanın kahramanı Ernest Everhard'ın acımasız eleştirileriyle aşağılanmakta, toplumun en güçlü, en zengin kişilerine yani yönetici sınıfa ağır bir dille hakaret edilmektedir. Bedensel gücü, bilgisi, ileri görüşlülüğü ve yürekliliği ile örnek bir devrimci olarak idealize edilen Everhard, yazarın kızı Joan London'ın sözleriyle, "...Jack London'ın olmak istediği devrimci tipidir." Marx'ın yapıtları Demir Ökçe'nin yazıldığı 1906 yılında İngilizceye çevrilmiş olsaydı, Jack London kapitalist toplumdaki ikilemi sergilemekle kalmaz, artıdeğer ve üretim - fazlası konularında daha doğru çözümlemeler getirebilirdi kuşkusuz. Yazarın gözler önüne serdiği bu savaş, daha çok bireysel güçler arasında gelişmektedir. Romanda doğa - üstü bir varlık, bir "sarışın canavar" olarak betimlenen Everhard'ın çevresi, yazarın geleneğine uygun olarak, İdealize edilmiş kişilerle doludur. Ancak bunlar, yukarıda sözünü ettiğimiz gereksinmeyi karşılamaktan, ilgiyi kazanmaktan ırak tutmamıştır Demir Ökçe'yi. Aynı ilgi, günümüzde de sürmektedir. Demir Ökçe'nin ünü, Jack London'ın ölümünden sonra, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında yönetici sınıfların tüm güçlerini ortaklaşmacılığa karşı kullandırmaya başladığında büyümüş ve bu ün, günümüze dek korunmuştur. Bukharin'in toplumcu kitaplar listesine aldığı, yazarı Amerikalı olan tek kitap, Demir Ökçe'dir.
  • Kürşat Bumin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    146,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Örencik
    Kürşat Bumin bu çalışmasında “vekâlet” demokrasisine karşı “katılım” demokrasisini savunan “yurttaş kentliler”in ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, tüketim.. vb konular kadar kentin kendisinin de düzenlenmesine katılarak, “merkezi yönetimler”e karşı “karşı iktidarlar” kurmalarını öneriyor. Farklı insanların bir araya gelip birbirlerini ve çevrelerini zenginleştirdikleri; uygarlığın ve demokrasinin beşiği olan kente, doğuşundan başlayarak geçirdiği bütün evrelere kuşbakışı değinen yazar, aynı zamanda anti-demokratik kent modelleriyle hesaplaşmayı deniyor. Ve son yıllarda “barbaresk” bir üslupla insan-çevre ilişkisini hiçe sayan, tarihsel/kültürel herhangi bir kaygı gütmeden yerleşim merkezlerini talan eden, Tanpınar’ın Beş Şehir’i yerine “Bir Şehir”i dayatan anlayışlara karşı bizi daha dikkatli/duyarlı olmaya çağırıyor.

Sayfalar