En Son Eklenenler

Toplam 58454 sonuçtan 32441 - 32450 arası görüntüleniyor.
  • Sedat Veyis Örnek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    2,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
  • Halit Ertuğrul
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    667,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Yaşantı
    Konusu:
    Evlilikle ilgili olarak son yıllarda bir çok kitap yazıldı. Bunlar arasında "Evliliği vazgeçilmez bir kurum" olarak savunan eserlerin çokluğu, sevindirici bir gelişmedir. Çünkü aile kurumuna ne kadar değer verilip, desteklenirse, kişinin ve toplumun huzuru da o kadar artacaktır. Adım Adım Evlik kitabındaki konular, farklı bir üslup ve yaklaşımla ele alındı. Teorik bilgilerden ziyade uygulamalara ağırlık verildi. Ayrıca, aile hayatı ile ilgili her insanın acil ihtiyacı olan hususlar ve güncel problemler ön plana çıkarıldı. * Flört, mutlu bir evlilikle sonuçlanır mı? * Eş seçmenin kuralları * Mutlaka bir "Evlilik Sözleşmesi" yapın * Ailenin temel kuralları nelerdir? * Akraba evliliğinin getirdikleri ve götürdükleri * Evlilikte mutluluğun ipuçları * Ailede "kaçamak" felaketi ve bir hazin son * Cinsen özgürlükler bir esarettir * Gelin-Kaynana kavgaları ve çözüm önerileri
  • Sedat Veyis Örnek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    22,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
  • Neşet Çağatay
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    135,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Esnaf ve sanatkâr kesiminin tarihine baktığımızda ilk teşkilatlanma birimleri olan "Ahi Birlikleri" karşımıza çıkar. Bilindiği üzere Ahilik ya da Ahi Teşkilatı, Anadolu'da XIII. yüzyılda görülmeye başlayan, Selçuklu Devleti yıkılmaya yüz tuttuktan sonra sosyal düzeni tesiste ve Osmanlı Devletinin kuruluşunda büyük rol oynayan bir kurumdur. Gerek Selçuklu ve gerekse Osmanlı Devleti dönemlerinde, günümüzdeki kooperatif, sendika, sigorta ve bankaların fonksiyonunu yüklenmiş bulunan Ahilik, İslam iş ahlâkını yayan ve benimseten bir kuruluş olarak da dikkati çekmektedir. Esnaf ve sanatkâr kesimi Ahilik kültürünün oluşturduğu, geliştirdiği ve bugüne kadar getirdiği sosyal ve ekonomik bir oluşumdur. Bu oluşumun dayandığı dört esas vardır. Bunlar AKIL, AHLAK, BİLİM ve ÇALIŞMA'dır. Esnaf ve sanatkâr kesimimiz Ahilikten gelen bu güzel değerleri halen taşımaktadır. Ahilik kültürünün topluma mal edilmesinde büyük emekleri olan sayın Prof. Dr. Neşet Çağatay hocamıza minnet borçluyuz. Gerek bütün çalışmaları ve gerekse elinizdeki bu kitapçığın hazırlanmasındaki emekleri sebebiyle Sayın Hocamıza bütün esnaf ve sanatkârlar camiası adına teşekkür ediyorum. Derviş GÜNDAY Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı
  • Hikmet Kıvılcımlı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    174,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
  • Vehbi Vakkasoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Aile
    Konusu:
    VEHBİ VAKKASOGLU 1947 yılında, Kahramanmaraş'ta doğan yazar, istanbul Yüksek islâm Enstitüsü'nden mezun oldu. Öğretmenlik yaşamını, 35 yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli kademelerinde sürdürdü. 6 yıl boyunca Almanya'da görev yaptı. Yazar, günümüzde gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışında verdiği seminer ve konferanslarla eğitim hizmetlerine devam etmektedir. 40 civarmda eseri bulunan yazarın eserleri genelde taffn, edebiyat, din ve psikoloji eksenlidir. Yayınevimizden çıkan eserleri: Allah'ı Nasıl Anlamalı Çocuklarımıza Nasıl Anlatmalı Biz Evleniyoruz (Nikah Şekeri) Öğretmenin Not Defteri 1, 2, 3 Yazarın yayınlanmış eserleri arasında Ailede Sevgi iletişimi, Aşk Çağlayanı Mevlana, Avrupanın Gerçek Yüzü, Başkasının Günahına Ağlayan Adam, Bilinmeyen Kadın, Bir Destandır Çanakkale, Bu Vatanı Terkedenler, Çanakkale'de Şahlananlar, Doğru Düşünme ve Başarma Sanatı, Dünyada islam'a Koşanlar, Farkınız islam Olsun, içinizdeki Dostu Keşfedin, islam Alimleri, iz Bırakanlar, Kalp Sevmekten Yorulmaz, Mehmet Akif, Osmanlı insanı, Our Teacher's Notebook-1 (ingilizce), Öğrencime Mektuplar 1-2-3, Önce Alkışladılar Sonra Öldürdüler, Son Bozgun, Tagebuch Einens Lehrers-1 (Almanca), Üzüntüsüz Yaşamak, Yeniden Doğanlar ve Yunus Emre bulunmaktadır.
  • sedat veyis örnek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    58,26 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Seslendiren : İbrahim Önder, Cihan Korkmaz, Ata Çağdaş Yıldırım, Çağlar Öner, İsmet Acar, Erengül Öztürk
    Konusu:
    Kurt Radyo Tiyatrosu
  • Sedat Veyis Örnek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    13,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hikaye
  • Ömer F. Oyal
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    450,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Bir kentin uzantısından başka nedir ki bir ruh? Yıllar önce işlediği bir günahla kirlenen ruhunu zamanla, hem de zamanın ta kendisiyle arındırmaya çalışan çaresiz bir adam; dönüştükçe değişen, değiştikçe yıkılan bir ömür; Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Uzakdoğu’dan İstanbul’a uzanan çarpıcı bir hikâye... YKY okurlarının “Magda Döndüğünde” ile tanıdıkları Ömer F. Oyal, “Sürgün Ruhun Rüya Defteri”nde mucizeyle sınanmış lanetli bir adamın tedirgin sesine kulak veriyor: “Dilin zamanlarüstü yasası”nın izinde, zaafların ve erdemlerin, iyi’lerin ve kötü’lerin ötesine bakıyor... Yerini yadırgayan bütün ruhlar için. Uçuruma doğru giden atın üzerinden bir türlü atlayamazsınız. Felaketinize yapışmışsınızdır. Günahına tutkuyla sarılmak... O zamanlar, günahı onarmak üzere bir hayatı inşa etmeyi anlamıyordum henüz. Sadece ürperdiğimi biliyorum. O rahibin kendini suçlu hissetmesinin ululuğu ve benim boş vermişliğimdeki sefil zavallılık. İki ruh arasında fark bu kadar olur! O merdivenlerin başında gerçekten utanmıştım. Utanç, ruhu olgunlaştıran yağmur gibidir. Utanç hissetmeyen bir ruhun arınması mümkün değil. Utancı acı, acıyı çaresizlik, çaresizliği yine utanç izler. Böylece kavrula kavrula arınıp yavaş yavaş başka birisi olursunuz.
  • MİM KEMAL ÖKE
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Konusu:
    Yazarın ifadesiyle bu çalışma, ''siyasi emellere alet edilmiş bir geçmişi inceleme konusu" yapıyor. Kitap genel olarak Osmanlı İmparatorluğu'nda ortaya çıkan Ermeni sorununun "ne olduğu" sorusuna cevap aramıştır. Sosyal bilimlerdeki araştırmacılar tarafından, bugüne kadar Ermeni sorunu değişik yönleriyle ele alınmış ve kitap haline getirilmiştir. Kitap, bu konuda yazılmış diğer eserlerden farklı olarak mevcut belgeler ışığında sorunu uluslar arası ilişkiler bilimi metodolojisiyle ele alarak analiz etmeye çalışmıştır. Kitabı ilginç hale getiren, Ermeni sorunu incelenirken, metodoloji olarak uluslar arası ilişkilerin kullanılmasıdır. Çünkü, tarih kavramı ve bilgisi olmaksızın bir uluslar arası politika incelemesinin yerinde olamayacağı açıktır. Ayrıca, uluslar arası politika kavramı dikkate alınmaksızın yapılan bir siyasi tarih çalışması da globalleşen dünya ile ilişkilendirilemeyen olayların bir karmaşası olarak görülecektir. Bu dönemde; dünya, güç dengesinde giderek daha önemli bir devlet olarak ortaya çıkan Çarlık Rusya ile Osmanlı Devleti'ni bir doğal yayılma alanı olarak kabul etmekte ve bu topraklardan yararlanarak güneyde sıcak denizlere açılma hedefi gütmektedir. Bu hedefe ulaşmak için ise; Osmanlı yönetimi altındaki Hristiyan toplumların hamisi rolünü oynamaktadır. Ayrıca, dönemin diğer iki başlıca gücü olan İngiltere ve Fransa da Osmanlı Ermenilerine Protestanlık ve Katolikliği kazandırmak amacındadır. Bu kapsamda; İngiliz ve Fransızlar İstanbul'da 1830'da Ermeni Katolik, 1847'de Ermeni Protestan kiliselerini kurdurmuşlardır. Rusya, İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Ermenilerine ve diğer Hristiyan toplumlara gösterdikleri bu ilginin gerisinde esas olarak Osmanlı Devleti'nin iç işlerine müdahale edebilmek ve İmparatorluğu parçalamak amaçlanmaktadır. Ermeni sorunu yapı itibarıyla milliyetçilik hareketlerinin sonucu olarak Osmanlıların son döneminde ortaya çıkan ve geniş bir bölgeye tesiri olan bir azınlık meselesinden ziyade, Orta Doğuda nüfuz mücadelesinde bulunan, bu bölgede çıkar ve emelleri bulunan bütün devletleri ilgilendiren uluslar arası bir problem olarak karşımızdadır. Ayrıca, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yer alan bu ve diğer azınlık meseleleri de İmparatorluk tarafından üretilen siyasetlerle değil, dünya siyasal sisteminde meydana gelen savaşlar ve diplomatik mücadelelerle bugünkü durumuna gelmiştir. Ermeni akademisyenler tarafından, büyük azim ve gayretlerle Doğu Anadolu'nun Ermenilerin asıl yurdu olduğu, Türklerin ise; bu bölgeyi asıl sahiplerinden zorla aldığı ve amaçlarına ulaşmak için de soykırım uyguladıkları yolundaki sözde iddiaları gündemdedir. Günümüzde uluslar arası arenada aynı tez kullanılarak Türklerin Kıbrıs'ta da aynı yola başvurduğu iddialarına şahit olunmaktadır. Belki bütün bunlar kitabın değerini bir ölçüde daha artırıp dünya siyasetinin takibinde tarih kavramının eksikliklerinin uluslar arası politika ile birlikte ele alınması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Kitabın diğer bir üstün tarafı ise; konuyu Anadolu Ermenileri ile sınırlı tutmayarak, aynı sistematik içerisinde Kafkasya'ya uzanan yönlerini de incelemesidir. Ermeni sorununun, Kafkasya'ya bakan yönünü, 1990'larda başlayan Karabağ sorunu tam anlamıyla doğrulamakta ve canlı bir bakış kazandırmaktadır. İlk bölüm uluslar arası politika teorisinden bahsetmektedir. Olay daha sonrasında bu teori çerçevesinde ele alınarak, sorunun oluştuğu uluslar arası ortam incelenmiştir. Bu bölümde özellikle 1815'li yıllardan sonra Avrupa'nın Osmanlı politikasının temelini oluşturan "şark meselesi''ne dikkat çekilmiş ve sonraki bölümlerde daha çok sorunun anatomisiyle ilgilenilmiş ve çerçevesi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ermeni yazarların ifadeleri tüm çelişkileriyle ortaya çıkarılmış ve diğer devletlerin çok değişken dış politikaları incelenmiştir. Uzun yıllar boyunca İmparatorluk topraklarında "millet-i sadıka" olacak kadar iç içe yaşayan bir topluluğun hangi nedenler ile bir "sorun" olarak nitelendirilmeye başlandığı belirtilmiştir. Son bölümlerde olayın çözümlenmesine dair analizler gündeme gelmiş ve dikkat bir yönüyle Ermeni sorununun bir dönüm noktası olan 1917 yılına çevrilmiştir. Sovyet devrimi ile meydana gelen global değişim yeni bir boyut kazanmış ve Ermeni sorununun Anadolu merkezli olmaktan çıkarak Kafkasya ekseninde yer aldığı belirtilmiştir. Sonuç olarak "yeni dünya düzeni" adı altında yaşanan tüm karmaşa, bazı güçlerin 19ncu yüzyıl "Sömürgeci Batı" geleneklerini kötü bir şekilde devam ettirme inatlarıdır. Kitap ayrıca bu konu üzerinde okunabilecek geniş bir kaynakçayı da içermektedir.

Sayfalar