En Son Eklenenler

Toplam 58427 sonuçtan 32591 - 32600 arası görüntüleniyor.
  • Dick Maller ve Jeffrey Feinman
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    381,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hayvanlar
    Konusu:
    ...Köpeğinizin yavruluk dönemi ikinizin birbiriniz tanıma dönemidir. O, aynı zamanda etrafındaki geniş dünyayı tanıma şansıda elde etmiş olur. Yılların deneyimi sonucunda bizim geldiğimiz nokta, köpeğin dört aylık olmadan hatırı sayılır bir itaat eğitimine tabi tutulamayacağıdır. Küçük bir yavrunun kısa süreli konsantrasyonu ile başa çıkacak sabrınız varsa dört ila altı aylık bir köpeğin yavaş ama istekli bir öğrenci olduğunu görebilirsiniz...
  • Dr. Kemal Sayar ve Erol Göka
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    888,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Soru sormaktan kaçınmak verilebilecek cevapların en kötüsüdür diyor bir yazar. Bu kitap dikkatli bir okura iyi sorular vadetmektedir. Sormaya başladığımız anda düşünmeye, düşünmeye başladığımız anda sormaya da başlamış oluruz. Elinizde tuttuğunuz kitabın bir amacı felsefe, antropoloji ve sair kültürel okumalara meraklı kişileri ruh sağlığı alanının kimi çetrefil sorularıyla buluşturmaksa, bir diğer amacı da mesleğin içinden kişilerin kafasını karıştırmaktır. Kitabın edötürleri, öznellik ve muğlaklığın öne çıktığı bir zaman diliminde bilimde 'kesin inançlılar'a pek az yer kaldığı fikrindedir. Bu kitapta yer alan makaleler pozitif bilimsel etkinliğin düşünce ve sosyal bilimlerden bağımsız ele alınamayacağını, kendi üzerine düşünme pratiği en gelişmiş tıp dalı olan psikiyatriden hareketle söylemektedirler. Bu makalelerde, yerleşik ruh sağlığı söylemine eleştirel bir bakış vardır, buradan sızan fikir insan tekinin biricikliğine, moleküllere indirgenemezliğine, 'zübde-i alem'liğine delalet etmektedir. Bir bilim olarak psikiyatri; sosyal disiplinlere, düşünceye, sanat ve edebiyata yakın durabildiği ölçüde insana da yakın durmuş olacaktır.
  • Erik H. Erikson
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    214,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    20. yüzyılın en önemli psikanalistlerinden Erik H. Erikson'un, insanın 8 evresini tanımladığı 'psikososyal gelişim kuramı' psikoloji dünyasında çığır açmıştır. Erikson'un evreleri, hem sosyal hem de psikolojik odaklanmayla, gelişimin psikoseksüel doğasını vurgulayan Freudyen düşüncede bir sıçramayı temsil eder. Freud, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının belirleyici olduğunu ve ergenlik yıllarından itibaren yetişkin kişiliğin kazanıldığını belirtirken; Erikson, kişilik gelişiminde çocukluk yıllarının önemini kabul etmekle birlikte, kişiliğin yaşam boyunca devam eden bir süreçte geliştiğini savunur. Erikson insanın 8 evresini tanımlamakla birlikte, kendisi 90'lı yaşlarına yaklaştığında yeni gündelik zorluklar ve yeni gereksinimler oluştuğunu fark eder. Bunlara göğüs gerebilmenin de, ancak insan yaşamında dokuzuncu bir evrenin tanımlanmasıyla mümkün olabileceğine karar verir. İnsanın 8 Evresi'nin, Erikson'un eşi psikolog Joan M. Erikson tarafından kaleme alınan bu genişletilmiş baskısında yaşam döngüsüne katılan 9. evre de anlatılmaktadır. "Erik, İnsanın 8 Evresi'ni yazdığında henüz 90'larına girmemişti. 80 yaşında yaşlılığımızı kabullenmeye başlamamıza rağmen, yaşlılıkla ilintili zorluklarla 90 yaşına yaklaşana kadar gerçekçi bir şekilde karşı karşıya kalmadığımıza inanıyorum. 90 yaşında âdeta bize yabancı bir bölgede uyandık. Önceden sezinlemiş olabileceğimiz ve tuhaf hatta komik diye başımızdan attığımız şeyler, kısa zamanda kaçınılmaz -ve kesinlikle hoş olmayan- gerçeklikler olarak karşımıza çıktılar. Üretkenlik yıllarının içinden geçerken yolun sonundaymışız gibi hiç hissetmemiştik. Yaşanacak yıllarımız olacağına kesin gözüyle bakıyorduk. 90 yaşında bakış açımız değişti; önümüzdeki görüntü sınırlı ve belirsiz bir hâl aldı. Muhtemel olduğunu her zaman bildiğimiz ama üzerinde durmadığımız ölümün kapısı artık yakındı."
  • Erich Fromm
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    953,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Eğer insan yalnızca "sahip olduğu" şeylerden ibaretse, onları yitirdiğinde, kendini de yitirecek, kim olduğunu bilemeyecektir. Böylece yaşamı yanlış kurmanın sonucunda ortaya yenilmiş, moralsiz, yıkık ve acınacak bir insan çıkar. "Olmak" kavramında ise sahip olunan şeylerin kaybedileceğinden doğan endişe ve korku yoktur. Olduğum gibiysem ve kişiliğim "olmak" tarafından belirleniyorsa kimse benden bunu alamaz ve kişiliğimin yıkılması tehlikesi de doğmaz. Odak noktamı ve davranışlarımı yönlendiren güdüleri, kendi içimde bulurum.
  • Erich Fromm
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    860,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Rüyalarımızın çoğu ortak bir özelliğe sahiptir; uyanık halimizin en büyük özelliği olan mantık kurallarına uymazlar. Orada uzay ve zaman kategorileri de artık geçersizdir. Ölmüş dostlarımız yaşıyormuş gibi karşımıza çıkabilir ya da eskiden başımızdan geçen ve unutmuş olduğumuz olaylar birdenbire gözümüzün önünde canlanabilir. Gerçekte hiç mümkün olmayacak biçimde, iki ayrı olayı aynı anda oluyormuş gibi görebiliriz. Uykumuzda zamana olduğu kadar, uzayın kurallarına da uymayız. Uzak bir yere bir anda gitmek, iki farklı yerde aynı anda bulunmak, iki değişik insanı bir tek insan olarak görmek veya bir insanı ansızın başka bir insana dönüştürmek bizim için hiç de zor değildir. Kısaca, bedenimizin faaliyetine sınırlar koyan zaman ve uzayın kaybolduğu bir dünyayı rüyalarımızda yaratmak pek kolaydır.
  • Erich Fromm
    metin
    1 Ayrım
    943,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    Bu yapıt, çağdaş insanın kişilik yapısına, psikolojik ve sosyolojik etkenler arasındaki iç-etkileşimin sorunlarına ilişkin bir çalışmadır. Özgürlüğün çağdaş insan için taşıdığı anlam üzerinde durmaktadır. "Bu kitabın savı, ona aynı anda hem güvenlik veren hem de onu sınırlayan bireysellik öncesi toplumun bağlamından kurtulan çağdaş insanın, kendi bireysel özünün gerçekleşmesi gibi olumlu bir anlamda; yani kendi zihinsel, coşkusal ve duyusal potansiyellerinin dile gelmesi anlamında bir özgürlük kazanmış olmadığıdır. Ona bağımsızlık ve ussallık kazandırmış olmasına karşın özgürlük, onu yalıtmış ve böylece kaygılı ve güçsüz kılmıştır. Bu yalıtım kaçınılmaz bir şeydir ve bireyin bu durumda karşı karşıya kaldığı seçenek, ya kendi özgürlüğünün yükünden kaçıp yeni yeni bağımlılıklara ve boyun eğmelere sığınmak ya da insanın eşitsizliğine ve bireyselliğine dayanan olumlu özgürlüğün tam olarak gerçekleştirmesi doğrultusunda ilerlemektir."
  • Erich Fromm
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    501,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Konusu:
    Marx'ı "maddecilik" ile suçlayanlar aynı zamanda Marx'ın öngördüğü sosyalizmi, "maddi kâr motifinin" eksikliği yüzünden bu sefer de alabildiğine yermektedirler! Bu ifadelerde görülen belirgin zıtlık, bizim psikolojide "rasyonalizasyon" dediğimiz bir fenomenle açıklanabilir. Çünkü burada Marx'ın dini ve ruhsal geleneklerimize aykırı olduğu iddia edilen görüşleri, içinde yaşadığımız sistemi Marx'a karşı korumada kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra kapitalizmin insan doğasına uygun olduğunu ispatlamak ve "gerçek olamayan" bir sosyalizm görüşünden çok daha fazla üstün olduğunu gösterebilmek için yine rahatlıkla Marx'ın fikirleri öne sürülebilmekte ve onlardan yararlanılabilmektedir.
  • Erich Fromm
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    612,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Konusu:
    "Şimdiye kadar tarihin büyük bir bölümünde, bir azınlık çoğunluğa hükmetmiştir. Bu hâkimiyeti gerekli kılan, hayatın güzelliklerinin sadece azınlığa yetecek kadar olup, çoğunluğa kırıntıların kalmasıdır. Eğer bu azınlık güzelliklerin tadını çıkarmak ve bunun da ötesinde çoğunluğun kendine hizmet etmesini, kendisi için çalışmasını istemişse gerekli şart şuydu: Çoğunluk itaat etmeyi öğrenmeliydi."
  • ERIC BERNE
    metin
    2 Ayrım
    1,60 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Eric Berne
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    696,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Eğitim
    Konusu:
    Çocuk dünyaya gözlerini açtığında kendini karmaşık oyunlar içinde bulur. Bir bakıma çocuk "yetiştirmek" ona oynayacağı oyunları öğretmek demektir. Bu oyunlar kuşaktan kuşağa geçerek varlıklarını, yoğunlukları değişmiş de olsa, bir şekilde sürdürürler. Ve bu eserde göreceğiniz gibi klinik çalışmaya konu edilmiş oyunlar bir bakıma kötü oyunlardır. Herkeste Anababa, Yetişkin ve Çocuk benlikleri vardır. Ve zaman zaman biri diğerine baskın gelir. İyi bir ruh hekimi kişinin kullandığı cümlelerden benlik durumunu tespit edebilir ve ona göre kendisi de oyuna sürüklenmeden hastasına yardım edebilir. Mesela; "Yeni bir tasarım var zamanında gelebilmekle ilgili." cümlesi yetişkin cümlesidir. Oysa "Son kez geç kaldım; bir kez daha olmayacak." ifadesi çocuk cümlesidir ve oyun hazırlığı için bir girişim olabilir. Kısacası, herkeste biraz kaygı vardır. Oyun çözümlemenin amacı bu kaygılı olma durumunu en düşük düzeyde tutabilmektir.

Sayfalar